Nedir ne değildir medyumluk?

Günaydın frekanslaarrr, bazı şeyler sanki onlara yeniden bakmamızı talep ediyor gibiler.
Örneğin nedir ne değildir medyumluk?

  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Medyumluk falcılık mıdır örneğin?
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü

    Aynı yolun ayrılmış tıkanık bir kolu olduğunu düşünüyorum.Genellemek istemem.Falcıya gitmedim,arkadaşlarıma eşlik ettim ama.Bana göre,falcılık önümüzde uzanan olasıklardan birini görüp dile getirir ve bunu d-uyan kulak ona uyar!!! Medyum-durugörü,çok daha geniş bakabilendir.Mesela: dört yol ağzında,yedinci kattan dışarı bakıyorsunuz,açıları tamamen görüyorsunuz..kuzeyden giderek hızlanan bir otomobil geliyor,doğudan da aynı hızla gelen başka otomobili gördünüz..hızlarını azaltmazlarsa karpışacakları kesindir.Devreye tüm duyular girerse keskin gözlem vs. birinin hızı azaldı ama diğeri kalp krizi geçirdiğini fark ettiniz,yine de çarpışacaklardır.Medyum bana göre böyle

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Yeni bi kavramm daha attınız ortaya; durugörür 🙂 Sizce ikisi aynı şey mi? Sanki sonrasında verdiğiniz örnek durugörüre daha uygun düşüyor; çünkü duru gören kişi bilinçlidir, kendi algı noktasından bakmakta ancak sıradan insanlara göre daha geniş bir alana bakmaktadır. Doğru anlamış mıyım?
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Evet:) bilinçlidir.Ben,sözlük anlamlarını bilmiyorum.Bu nedenle bana göre ikisi aynı,yani medyum ve durugörü.Kendimden yola çıkarak anlattım.İkisi arasında bir ayrım varsa ben de öğrenmek isterim.Zihnimi berrak tutabilmek adına,çok fazla bilgi depolamam da:)
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Depolamak zaten tercih edilesi bi şey değil, iyi yapıyorsunuz.Tabi bu merak edişimizi engellemez, biz merak eden algılayanlarız ne de olsa 🙂 Ben medyumluğun, benliği rafa kaldırarak, yani transta yapıldığını ve transtan çıktıktan sonra söyledikleri ya da yazdıkları kendisine sürpriz olma konumu gibi anlıyordum. Bu görüş üzerinden yola çıkacak olursam, medyumun kiminle ya da nelerle temasta olduğunu sorguluyorum.
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Transa girmek de belli bilinç gerektirir diye düşündüm.Benliği blok out etmek kolay bir uygulama değildir sanırım.Hatırladığım kadarıyla RA bilgileri böyle alınmıştı.Ben,benden farklı boyutta ;gelişmiş olanlarla geçmişte böyle bilgi alındığını hatırlıyorum.Öylesine sınırsız galaksiler var ki,teknolojik olarak gelişmiş ama mana olarak çok da gelişmemiş varlıklar var..iyice araştırmadan bilmeden bedeni,zihni açmamak gerektiğini düşünüyorum.Hem meraklı hem şüpheciyim:)

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Peygamberlere ve ululara malum olanlar da medyumluğa mı girer?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Bence evet.Ayrıca ben peygamberlere kutsallık atfedemiyorum.Henüz din öğretilerinde olanlar yanlış anlamasın;herkese duyduğum saygıyı onlarada duyuyorum.Pek çok yaşamımı biliyorum katlim vacip olmuştu.İki idam bir başım vuruldu:)
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü O halde medyum dışardan bi şeye kanallık ediyor diyebiliriz. Peki kanallık ettiği frekans medyumuun frekansına uyumlu olmalı mı?
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Siz hangi radyo kanalını dinleyeceğinize karar verip, radyonuza -varsa- o frekansı ayarlayansınız değil mi? (soruyla soruyla cevap! Hehe heheh)

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü frekansı ayarlamak,ayarlarken bir dolu parazite sebep olmaz mı? bu bedene ve zihine zarar verme potansiyeli yüksek bir işlem gibi geldi.

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Ona bakarsan şu modern dünyada o dediklerine sebep olmayan bişey var mı?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü O halde şu sonucu da çıkarabiliriz.O modern dünya bizi kenimize yapacağımız medyumluğa hazırlıyor! ?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü kendimize olacak,ama kenimiz bana k-en-imiz i çağırdı:))))))))

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Walla hiç hedeflemediğim ama bana şu an harika gelen bi yere vardı bu sohbet: “modern dünya bizi kendimize yapacağımız medyumluğa hazırlıyor! “
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü kendimize olacak,ama kenimiz bana k-en-imiz i çağırdı:)))))))
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Walla hiç hedeflemediğim ama bana şu an harika gelen bi yere vardı bu sohbet: “modern dünya bizi kendimize yapacağımız medyumluğa hazırlıyor! ” Frekanslar buna katılıyorlar mı?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü yazdığıma katılmamak olmaz:)))))

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ‎:)))))

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Konuyu açan ve yorum yazan arkadaşlarımdan özür dileyerek başlıyayım.Okurken dikkatimi çekti.Saat 12:12,bu aralar bana çok denk geliyor.Bu sabah saate baktığımda 09:09 du,13:13,21:21 ,14:14 ,17:17 ,11:11 saate ne zaman baksam bunlar oluyor.Merak ediyorum bir anlamı var mı,lütfen bildiklerinizi paylaşır mısınız?

    Tülay E

    ‎1 ‘Düşüncelerine dikkat et, çünkü şu anda düşüncelerinle
    yaratıyorsun’ demek.
    2’li sayılar -22.22 ya da 222 gibi- ‘meleklerin senin yanında’
    demek. Onların sizi selamlaması ya da size destek
    olduklarını söylemelerinin bir başka yolu 2 sayısıdır.
    3’lü sayılar ise aydınlanmış üstatların sizinle olduğu,
    sizinle çalıştığı anlamına gelir. İsa, Buda, Mevlana, Meryem
    Ana gibi…
    4’lü sayılar, ‘bu işi meleklerine bırak, biz hallediyoruz’
    demek. İçinizi rahat tutun ve o işin en usta ellerde olduğunu
    bilin.
    555; ‘doğru yoldasın, bu yaptığını yapmaya devam et’
    demek. Yani melekleriniz yürüdüğünüz yolu destekliyorlar.
    666; ‘bırak bizlere, bırak Allah halletsin’ demek.
    666’nın 444’ten farkı şu: 6 sayısı ile melekleriniz bilmenizi
    istiyorlar ki, sizin o konudaki endişeniz veya ‘acaba olacak
    mı, ne zaman olacak’ gibi tasalarınız, olayı ters yönde etkiliyor
    7; benim görmeyi en sevdiğim sayılardan biri. ‘Bir mucize
    bekle’ demek çünkü.
    8; ‘bereket sana geliyor’ demek. Her anlamda bereket
    olabilir bu, özellikle de finansal anlamda.
    9; ‘hayatının amacı üzerinde çalış’ demek. Sizin ve
    yakın çevrenizin dışında bir alanda, başkalarının iyiliğine
    yönelik bir konuda…
    0; ‘Allah seni seviyor’ demek. Kendinize, yaptıklarınıza
    güvenmeniz gerektiğinde karşınıza çıkabilir bu sayı.
    Eğer bu sayılardan birkaçını birlikte görüyorsanız, mesajları
    birleştirin ve en önemlisi, içgüdülerinize güvenin. O
    mesaj hakkında ilk aklınıza gelen şey doğrudur.

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü İlginç! Frekansım, aynen senin söylediğin rakamları beş altı yıldır, her baktığımda görmekteyim. Adeta sayılar söylediğin ayara geldiklerrinde benim dikkatimi talep ediyorlar ve ben de bakıyorum, çünkü saatle bi işim yok! Gerçekten ben de senin gibi bu tuhaf durumu merak etmekteyim.

Neden istekleriniz olmuyor?

Daha önce -deneyerek bulduğum- yöntemi bi kaç kere buradan paylaştım.

Olmadığını düşündüğün isteğini engelleyen sözleşmelerim nelerdir diye bağırarak -bütünlüğüne- soracaksın. Sesin içten ve gerçekten etkin çıkmalı. Anında bu isteği engelleyen diğer karar, istek ve uçucularla sözleşmelerin, bilgisayar gibi alt alta -gözünün ardında bi ekrana-dökülmeye başlıyor.

Onları incele, geçerliliğini yitirmiş olanları sokağa doğru bağırarak sözleşmeyi bozduğunu, teşekkür ettiğini ve s.olup gitmesini emret.
Hala vaz geçemediklerin olduğunu da göreceksin. Olsun, o kararların sana ait olduğunu ve şimdilik sürdürmek istediğin için yeni isteğinin olmadığını anlamak sana yeterli ivmeyi kazandırır. Aceleye gerek yok. Ne yaptığımızı biliyorsak her şey mübahtır.

Emretme, br kabalık ya da başkalarını manipüle etme amacıyla değil, yalnız ve yalnızca “yaptırım gücü olan” sesi çıkarabilmek için yaptığım teşbihtir. 🙂

Bu işleme;

CC literatüründe kontrollü delilik-iz sürücülük.
Gurdjieff ve bi çok eski öğretide: Kendini bilmek!
Yeni jargonda kendinin farkında olmak…
Bu sözcükleri buralarda kim görse “beğeni” işaretliyor, seve seve paylaşıyor, hatta yarışıyor… Velakin kimse nasıl yapacağını bilmiyor, hatta yapılması gereken bi şey var mı diye aklına bile gelmeyen çoğunluktadır. Zihnin bildiğini kendinin zannetme vahim hatası!

Yaşama zar atmalı

İnsanoğlu kendi cehaleti ile ilgili cahil kalmaya, yanılsamalarla yanılmaya devam ediyor. Oyun yaşamı, insanın deli olduğunu ve en bilge insanın, rolünü sonuna kadar oynayan kişi olduğunu farzederek başlar.

Adlandırmak tecrübedir. Akışın bir kısmını sürekli aynı şekilde adlandırmak, hep aynı şekilde tecrübe etmek demektir. İşte bu yüzden yaşama zar atmalı ve ölüp ölüp dirilmeli.
Dinamik bir yaşam sürmek, sürekli yeni baştan yaratmak,adlandırmak, eski gerçekleri ortadan kaldırmayı ve akışa yeni isimler vererek yeni bir dünya, yeni deneyimler yaratmayı gerektirir. (Luke R)

**

“Bilge olmanın tek yolu vardır,” dedi Buda

“Nedir o efendim?”

“Deliyi oynamak”

Anlam ihtiyacı

Bir masal vardı; dönüp geriye bakarsan taş kesersin, diye uyaran.
Nedir taş kesmek? Bunu terim olarak kullanırız biz, anlamı hareketsiz kalmak, donup kalmak anlamındadır.
Bir meseleye anlam verebildiğimizde bu kez; “taşlar yerine oturuyor” deriz.
Anlam verme ihtiyacımız neden böylesine azgın bizim?

**

Ben güler durur idim, çölün mecnunlarına
Dahi çöller mecnun için, tahtı Süleyman imiş
Erem dedim eremedim, Ademin esrarına
Kendini okuyan insan, bir ömür Kuran imiş (Aşık Mahzuni)

Kişi Marifet kapısında kendi kendini arındırarak, kendi özünde yarattığı ben’le yeniden doğar. (Tıklayınız)

Yeniden doğmak size bi şey hatırlattı mı?

**

Evlilik Kurumu

Yeni enerjide, ilişkilere bakış açısı değişecektir. Siz bir başkasını, evlilik kurumuyla bağlamak ihtiyacını hissetmeyeceksiniz. Birbirinizle, eski kontratlar olmadan, mutlu bir şekilde yaşayabileceksiniz. Ya da, mutlu bir şekilde kendi başınıza yaşamayı seçebilirsiniz. Bütün olmak için başka bir kişiye gereksinim duymayacaksınız. Ayrıca mutlu bir şekilde gruplar halinde birlikte yaşayıp da bireyselliğini kaybetmeyecek kişiler de olacaktır.(T)

Ne dersiniz???

  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ne güzel olur derim 🙂

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Cinsellik ve üreme fonksiyonları ne olacak acaba? kaldırıldımı?
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Tamamen böyle düşünüyorum. Eski den yeniye geçmek, önceki kural,kanun, sözleşmeleri kötü oldukları için değil artık mevcut işlevlerine gerek kalmadığı için fesh edebilme dirayeti gösterelim.

    Turan Erdal Toplumsal hayatın evlilik kuralları üzerine kurulduğu kanısındayım. Belki de ilk sahiplenme evlilikle olmustur ve ondan sonra gelen kıskançlık ve koruma dürtüsü….

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ‎”Cinsellik ve üreme fonksiyonları ne olacak acaba? kaldırıldımı?” derken bunu evlilik kurumuyla bağıntısı açısından mı, yoksa biyolijik değişim olup olmadığı açısından mı soruyorsun?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Evlilik kurumuyla bağlantısı açısından tabii..

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Eril ve dişi birbirini tamamlamaya devam edecek . Dualiteyi aşmanın tek çaresi bu . Birliği yakalamak için birbirini yine takip edecek . Bana göre yapılması gereken sağlam bir bilinçaltı temziliğidir . Dengeye gelmiş temiz, sevgi odaklı biribririni tamamlama arzulu ( duygusal açlıklardan arınmış ) samimi birliktelikler olacaktır . Fiziksel , duygusal ,entellektüel ve ruhsala doğru uzayan ve her bedende kavuşan ve bir olan samimi çift sayısı artacaktır . Şu anki hal çok sancılı . Hem kadın hem erkek için . Çünki sadece fiziksel kavuşmaların ömrüde bir yere kadar .

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü zihin temelinden uzaklaşma olacaktır.Bunun için ben de sağlam bilinçaltı temizliğine gerek olduğunu düşünüyorum.Bu tamamlamanın tanımının da değişeceğini sanıyorum.Eksiğim temeli zihinden geliyor.

    Sibel Atasoy Bir çocuğun büyütme sorumluluğunun onu doğuranda olduğu ile ilgili toplumsal anlayış değişmemişse, kadınlar çocuğun babasını nikah ya da urgan gibi bişeyle bağlamaya devam edecektir. Fakat topluluk kendi çocuklarını sevme gözetme ve büyütme sorumluluğunu gönül birliği ile üstüne aldıysa artık köle edici urganlara gerek kalmaz.

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Bir çocuğu büyütme sorumluluğunun doğuranda demişsiniz Sibel hanım.Bu bir önkabul.Erkek evlatlar için babanın rol modeli çok önemlidir.Böyle bir sorumluluğu doğa da kabul etmez,zira eşeyli ürüyoruz.Topluluk dediğiniz insanlar tehlike ve kıtlık durumunda bildiğimiz akılsız hayvanlar gibi hareket ettiği için içgüdüsel olarak kendi sülbünden olanları koruyup kollayacaktır.Evlilik kurumu ile ilgili aldığımız zedeler bize bunun köle edici urganlar olduğunu düşündürüyor olabilirmi?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Benim dediğime katılmışsınız, insan bilinci ve buna bağlı kitle bilinci gerçek dönüşüm geçirmedikçe bu harika kurum devam edecek demekir. Benim gözlemlerim evlilik konusunda her iki yönden (karı ve koca) ve çocuklar açısından büyük sorunları beraberinde taşıdığı yolunda. Danışanlarım, internet, Tv gibi tüm dışa vuranları dinleyip gözlemlediğimde pek çok dert ve hastalığın kaynağı olduğunu fark ettim. Buna katılmıyor olabilirsiniz, belki ben de şahane örneklerle karşılaşıp gözlemlerim sonucu çıkarımlarımı derhal değiştirme imkanı bulurum. Kimbilir? Her an her şey değişebilir 🙂

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü İnsanları evlilik kurumunda da sorunlara sürükleyen şey kıyas etmelerinden kaynaklanıyor diye düşünüyorum.Daha iyisi,daha güzeli eldeki malzeme ile illişki ile helva yapmaya niyeti olacak insanın önce 🙂

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Alt başlıktaki konu nasıl da buraya bağlanıverdi birden 🙂 yeni dünya Kendiliği bulmayı gereksiniyor. Kendilik ise açıkça eril ve dişil yanların tam ve eksiksiz olarak her insanda aktif hale geçişiyle başlayan bir süreç. Kendilik devreye girdiğinde, dış unsurlara ihtiyaçtan değil gerçek ilgi ve sevinçten yakınlaşırsınız.

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Ben evliliğin harika bir kurum olduğunu hiç düşünmedim hala da düşünmüyorum.Aile baskısı nedeniyle evlendim,onlardan gizlide boşandım.Çiftler birlikte gelişip büyümüyor,biri durunca diğeri gerilemeye başlıyor.Gelişimleri izlemek,araştırmak gibi karşı konulmaz bir dürtüye sahibim.Bir örnekleme yapmak gerekirse:15 yaşımızda giydiğimiz bir giysiyi 35 yaşına dek giymeye çalışmak gibi bir şey evlilik bana göre.değişen moda,alınan kilo vs.Değişmeye direç.insan evrilir ve ikisi bunu yapazsa ki çoğunlukla olmuyor,boşanma kaçınılmaz hatta kavga gürültü yaşananlara tamamen saygıszılık anlamında bii dolu tartışmalar.Elbette varsa çocuklara olumsuz yansımalar.Eşler ya da biri çocuklara tüm öfkesini yükleyip taraf olmaya zorlaması..bu uzar gider.Hep söylerim ve söylemeye devam edeceğim evlilik insan doğasına ters!

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Sizce 🙂

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü benim gördüğüm kadarıyla: bi evlenen pişman bi de evlenmeyen. Bunun ortasındakiler memnun :)))

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü anlamadım ‘sizce’ derken?
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Tercihler yapıyor bunun arkasında duramıyoruz bazen,sonra da kendimizce aklmıza yatan bahaneler üretip duruyoruz.Zorla evlendirilme bunun dışında tabii ama..Benimle büyümüyor diye ayrıldığımız adamdan veya kadından daha büyümüşümü var dışarıda? yoksa biz özgürlüğümüze evliliğimi kurban ediyoruz bilemiyorum.Herkes tercihlerinin bedelini ödediğine göre sorun yok denilebilir ama bir de morfik alana bıraktığımız zehirli atıklar var evlilik konusunda negatif kayıtlar.Onun için sizce/ bence demiştim… Bireysel bir tecrübe olarak sınırlanması çevreye duyarlı toplum..

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Evlilik insan doğasına ters diyen benim,bunun için çok geçerli sebeplerim var.Hayatımı en baştan anlatmak olmayacağına göre:) Bu yaşama neredn geldiğimi biliyorum,bu dünya eski dünya ve artık biliyorum benim gibi olanlar çokca var.Kendini hatırlarken toplumsal bilinci değişimi de ugratıyor buna ihtiyaç var ki bu gerçeleşiyor.Cinsellil yoğun bir kasılmadan ibaret değil.Birlikte gelişen bir çiftin yaşayacağı cinsellik olağan üstü enerji yayar.Bir evin elektirik sistemi gibi düşünün,tek bir düğmeyle tüm evi daha sonra mahalleyi vs. aydınlatır.Oysa uygun olmayanlarla yaşanan cinsellik karanlığa mahkum olur.Baş ağrısı yorgunluk vs. bahnelere sıgınılır.Bir yaşam böyle tüketilir işte!!!

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Birlikte gelişmek sevgi anlamına geliyor olabilirmi?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü sevgiden ne anladığımıza bağlı.çok yoğun bir kabul ki buna saygı diyoruz.dünya zamanımızda kadın/erkek atasoyunu izlemek ve çoğunlukla bir kaç adım sonrasında duraklamaya başlıyor. Doğduk,iş ev,eş,çocuk sahibi olduk eh yeter! diyerek durağanlığa geçiyor.Huzursuzluklar başlayınca ki bu da durağanlığın olmaması gerektiğinin bir işareti..zorbalıklar devreye giriyor. Kör dövüş, karma çarkına geri dönüş yani:)

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Üzüldüm sevgisizliğe 🙂
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü eksik yazmışım üzülmeyin..bencilce olan sevgi başka bişey,sevgiden doğan yoğun bir kabulle oluşan saygı başka bişey.