Rüyada uyanmak namı diğer Lücid

Rüyada uyanmak, yani lücid rüya görmek herkesin yapmak istediği birşey. Hani bazı şeyler açıktan bazı şeyler gizliden karalanır ya toplumda, lücidin üzerinde böyle bi gölge yok, uyan uyanabildiğin kadar!
Benim merak ettiğim bu hayattan ne farkı kalıyor o rüyanın?

  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü yıllardır rüyalarında uyanabilen biriyim. uyanmakla kalmayıp, rüyanın içindeki kişilere, benim rüyamda olduklarını söylerim ve rüya mekanının dışında gezinebileceğim, yapabileceğim şeyleri araştırırım. bikaç gün önce birdenbire, uyanık rüyaya dair oluveren şeylere dünya gerçekliğimizle kıyaslamayı düşündüm:) şu yukarda yazdığım cümlelerde bile, rüya kelimesinin yerine dünya yada yaşamım kelimelerini koyduğunuzda ortaya çok çarpıcı bir durum çıkıyor. dünyanın olağan gerçekliğinde, yani dünya uykusunda uyanabiliriz, dünyada olduğumuzun farkına varabiliriz, çevremizdeki insanlara ben dünya rüyasındayım, sen de benin dünya rüyamın içindesin diyebiliriz, dünya rüyasının sahnelerini değiştirebilir, mevcut durumlarımızın arkasındaki şeyleri görebiliriz..çok heyecan verici öyle dimi?:)

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Biz tanrının düşünceleriyiz ,tasarımlarıyız ya . iki aynayı karşı karşıya koyarsanız sonsuza uzayan görüntüler sunar ya , Rüyalarda öyle . Rüyanın Rüyası rüyanın rüyası şeklinde uzar.Yada uyanmanın uyanması şeklinde . Rüyayı gören kim ? Aslında rüyayı gören tek . Bakanda tek . Şuursuz bir görme içinde mi olmalıyız yoksa görenin/bakanın gözlerinde ki idrak mi olmalıyız esas soru bu . O anda bizim vasıtamızla biliniyor demektir. Yine burda aklıma Gülşeni Raz geliyor .” Orda Benimle görür ve benimle işitir ‘der .

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ben de hep dünya bir uyku halidir, uyanmak lazım der dururdum ama ilk kez gerçek bir farkındalıkla, rüyalarda uyanabilmek/rüyada olduğunu bilmekle, dünyada uykuda olmak ve burada da uyanabilmek arasında tam ve içsel bir bağ kurabildiğimi düşünüyorum. kavrayışlarımız ve aymalarımız, zihinsel olanın ötesine pek sıklıkla geçemiyor ve ne yazık ki, zihinsel olanları gerçek bir algı durumu zannetme yanılgısına çok fazla düşüyor-um-uz..

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Anda gören biz isek kendine bizden dolayı baktığı için ona uyanma diyoruz . Bizimde gördüğümüz aslında o . Göz göze gelmek anının yakalanması gibi . Bir idrak anı yakalıyoruz veya tekrar dünyanın Mayası içinde kayboluyoruz . ( Teşbihte hata olmaz 🙂 küçük anlayış dalgaları ,sonra tekrar okyanusa karışıyor . Asılı kalmasına imkan yok . Herşey durmadan deviniyor .

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ‎”küçük anlayış dalgaları ,sonra tekrar okyanusa karışıyor . Asılı kalmasına imkan yok . Herşey durmadan deviniyor .” şahane 🙂

Zar Adamın Peşinde

“Amacımız daha iyi insan ve daha iyitoplum yaratmak değildir; en azından geleneksel anlamda. Bizim değerlerimiz sadece üç tanedir: Oyunbazlık, esneklik ve çok benlilik. Oyunbazı ciddi olana, çokluğu tekliğe, esnek olanı kalıplaşmışa yeğ tutarız. Bunların hepsi sadece özgürlüğe değer verdiğimiz anlamına gelir.

Zar ve şans sadece çeşitli evetler ve çeşitli hayırlar yaratmanın bir yoludur; katılığın norm olduğu yerde esnekliği yaratmak, ciddiyetin norm olduğu yerde oyunu yaratmak için.”

Doğa neden insan yaradılışına ciddiyet denilen bu yıkıcı, neşe düşmanı günah unsurun yerleştirmiştir ki? O olmadan insanlar kelebek gibi süzülüp, arı gibi sokabilirlerdi. Ciddiyetle filler gibi süzülüp, pireler gibi sokuyoruz.

İkinci Dikkat nedir?

“olağan burası ve orasını algısı yerine, burası ve burasını algısı“
Aynı anda farklı mekANları algılamak sanırım astral ogusundan farklı bi şey. Yani bu uygulama ikinci bedeni gereksinmiyor sanki, ne dersiniz?

İyilik ve bütünlük

Ruhun gelişiminin amacı, ahlaksal bir kusursuzluk durumundan çok, tamamlanmış bir bütünlük halidir. Dr Jung, iyiliğin, bütünlüğün yerini alabilecek bişey olmadığının farkına varmıştır.

Akıl ve bilim, insanlığın en yüksek güçlerini küçümserler.

**

Öyle bi 1500 yıl geçirdik ki, son olsun, düşmanıma bile olmasın! Önce kilise zulmü, sonra bilim yönteminin akıllara zarar yorumu ve ondan beter bağnazlığı ile, gören gözlerimize perde indirdiler. Tarihte bir çok yakın zaman aliminin mana ile ilgili çalışmaları hepimizden gizlendi. Örneğin Einstein’ın son 20 yılında ne yaptığı gizlidir! Dr. Gustav Jung’un tüm insanlığın iç dünyasını taradığı adeta o muhteşem gözleriyle çekmeyi başardığı rongenimiz saklıdır. Ailesi sırf bilim bağnazlarından korktukları için (sanırım) basılmasına izin vermez. Ama bütün bunların sonu geldi, kutlu günlere ulaştık artık.
Kafamızı kuma gömmeyeceğiz. Zaman bizden yana. Alemin ve kendimizin muhteşemliğine aydık.

Bilim yöntemine karşı olduğum gibi bir izlenim ortaya çıkmasın, ben onun hayranıyım. Benim sözüm kraldan çok kralcı olup, haddini aşan bağnaz uygulamalara karşıdır. Bu insanlar büyük bilim adamlarının isimlerinin ardına saklanarak, birçok yeni fikir- yeni algıların doğabileceği fidanlıkları tarumar eden cahillerdir.

  • Turan Erdal Aldoux Huxley “yeni cesur dünyasi” kitabinda en büyük tehlikenin herseyi serbest birakmak oldugunu ima etmisti. Karsit tezi George Orwell 1984 kitabinda söylemistir, bazi güclerin bizleri kontrol ettiklerini savunmustur. Tarih Orwell’den Huxley’e dogru ilerliyor. Ikisi de tehlikeli…

    Sibel Atasoy Tehlike yerine saplanıp kalmaktır oyun içinde. Bu korkulardan kurtulma zamanıdır

    Turan Erdal Ben de söylediklerine katiliyorum. Korkulan sey sürekli kendi kendini yenilemektir. Bu cok enerji istyior.

    Sibel Atasoy Boşuna mı enerji tasarrufundan söz ettik yıllardır

    Turan Erdal Hayir, hayir, bunu sana söylemeddim. Sen iyiki de varsin. Bize önderlik ediyorsun. Kendi kendini yenilemeyi tüm toplumdan beklemenin pek anlami olmadigini ima etmistim.

    Sibel Atasoy Estağfurullah, benim işimyanlızca kendimi eğitmek. Bu eylemimin ayrılmaz parçasıolarak kendi deneyimlerimi paylaşıyorum çünkü bu yolla hem yer boşaltıyor hem de kendi frekansımdan insanları-varlıkları arıyorum ve buluyorum da.

    Turan Erdal Cok haklisin. Ama bu bahsettigimiz sey o kadar bir iki kelime ile anlatilacak sey degil ki insanar hemen ikna olsunlar. Onlari kendilerine cekmek icin anlayacaklari basit bir kac kural anlatmak yetiyor.

    Turan Erdal Sibel, umarim sen daha cok paylasirsin. Senden cok faydalaniyorum.

    Sibel Atasoy Doğrudur ancak bu benim işim değil, kimseyi ikna etmeye ihtiyaç duymuyorum. Evrelerin gerçekliğini gözlerimle gördüm. Kimin ne evresinde olduğunu bilemeyeceğimden onları ikna etmek, eğitmek haddim değil. Sözlerimin tek hedefi var: kendim 🙂

    Turan Erdal Biliyorum, söylediklerinden de senin gibi düsünmek isteyenler ancak yararlanirlar. Digerleri ne yaparlar? Hani armut pis agzima düs meselesi. Onlar da kendilerine recete sunanlarin pesinden giderler. Fark budur iste…

    Sibel Atasoy Bu da doğru fakat bu da evre 🙂 Evrende yanlış olmaz.Yukarıdaki bildirimimde bahsettiğim zulüm bile yanlış diye yorumlanamaz, sadece tespittir. Neden dersen, ihtiyaç duyulmayan bi yola girilemez. Yasak işareti olduğundan değil o girişi görmez gözün! hahahahahahaha çok tatlı bi sistem
  • Turan Erdal Dogru, bugünün dogrulari bile yarinin yanlislari olacaktir, cünkü bugün iyi diye gördügümüz seylerin sonuclarini kestiremiyoruz. Görüslerimiz sürekli sinirlidir. Bizi yarinin insanlari degerlendireceklerdir ve onlari da onlardan sonra gelenler. Bu böyle gider, devam eder.
  • Sibel Atasoy Söylenebilecek her şey doğru ancak eksik olur demiştim biçok kez, hala aynı fikireyim.
  • İlaveten, bilimci ve dinci diye genellemeler yaparak bunları birbiriyle kıyaslamaktan da titizlikle sakınmak lazım çünkü  kmseye yarar sağlamaz. Yobazlık, kimsenin, hiç bi kurumun ve dahi hiç bi zaman diliminin tekelinde değil!
    Din kelime anlamıyla yaşam tarzı demekmiş. Kurumsallaşmış dinler ise, güç kullanma peşindedirler velakin birçok insan yine de öğretilerin içinde pırıl pırıl parlayan özü çekip almayı başarmışlardır çünkü evreleri buna müsaittir. Herkes müstehakını bulur, hangi yoldan giderse gitsin.

Potansiyelden görünüre

Gözlerinizle gördüğünüz dünya/maddi gerçeklikler yalnızca duygu/düşünce bileşiminizin dışa yansıtılmasından ibarettir. Ve bu haliyle de gerçektir tabi, sizde olandır. Gördüğünüz/algıladığınız dünya; kurduğunuz mantıksal bütünlüğe ve duygularınızın dalgalı ritmine boyun eğerek masumca varoluyor. (Tıklayınız)
Ana maddesi olan bana göre Oyun Hamuru, kuantum fiziğine göre Sınırsız Potansiyeller Denizi, bilinçli insanın eseri değildir tabi, onun varlığını neticelerinden anlıyoruz. Velakin her insanın ve bilmediğimiz başka bilinçli varlıkların oyun hüneri ile görünür tanınır ve bilinir olur. sa

**

İnsanın kendini değerlendirmesi o kadar zor değil aslında, sadece biraz disiplin ve kararlılık gerektiriyor. Benim önerim şu:
Ya kendiniz ya da sizinle uzun zaman paylaşabilen bir yakınınız, bir hafta süreyle uyanık olduğunuz ve başkalarıyla iletişime geçtiğiniz tüm zamanları teybe alacak. Evet biraz kaset masrafı biraz da yardım gerekecek ama inanın sonuç garantili.
O kasetlerde duyacağınız kendi sesinizden; başkalarına yaptığınız tüm eleştiri, verdiğiniz bütün tavsiyeler, dünyaya getirmek istediğiniz düzen, beğenileriniz ve nefret ettikleriniz, bunların hepsi “kendinize” söylenmektedir; çünkü standart insanlar olarak biz henüz koza dışında bişey göremiyoruz, görebildiğimiz aynadan yansıyan kendi görüntülerimiz.
Aman canım bunu biliyorum zaten demeyin! Zihnen bilmek ayrı, deneyimleyerek aymak ayrı 🙂
Tabi buna katılmayanlar olabilecektir, ben kendi deneyimlerim gereğince bu sonuca vardım 🙂