KABUL ETMEK YA DA REDDETMEK ÖĞRENMENİN DURDUĞU NOKTADIR…

Öğrenme, araştırıp gözlem yaparak hatta deney imleyerek davranışlarımızın izlediği bir değişimdir. Öğrenmenin ilk temeli ailede atılır, daha sonra okul, çevre ve kendi eğilimlerimizle devam eder.

İnsanlar hayatları boyunca bir çok şey öğrenir. Bu bilgiler, bilgi dağarcığında biriktirilir. Kimi zaman kullanılır, kimi zaman unutulur. Bilgiye ulaşma isteği öğrenmenin büyük bir parçasıdır. Öğrenmenin ne yaşı ne de zamanı yoktur, her yaşta her zamanda yanı başımızda durur.

Bazen öğrendiklerimiz yanlış bilgiler de olabilir. Bilginin bulunabilen kaynağını araştırma bu bağlamda bize yol gösterici olabilir. Hatta tartışıp irdelemek, fikirlerine güven duyduğumuz insanların bu konudaki düşüncelerini almak, bakış açısını genişletebilir. Sonuç olarak edindiğimiz bilgileri kendi inandıklarımızla da birleştirip doğruya ulaşılabileceği kanısındayım. Bu arada belgeler doğru öğrenme açısından çok önemlidir. Sonuçta varsayımlar belgelenmediği sürece doğru sayılmaz.

Köpek, Kedi ve Tanrı fıkrası

Köpek der ki; “Sahibim benimle oynar, bana yatacak yer ve yemek verir, hayatımın güzel olması için uğraşır. Demek ki, sahibim kesinlikle Tanrı olmalı!”

Kedi ise der ki; “Sahibim benimle oynar, bana yatacak yer ve yemek verir, hayatımı güzel olması için uğraşır. Demek ki, BEN Tanrı olmalıyım!”

Aynı durum için iki farklı tepki, kafamızdaki çelişkiler değil mi? …

Sevgiler & Selamlar,
Aki

Bilim ve Bilgi

Son zamanlarda sıkça karşılaştığım ilginç bir durum var. Bir çok insan bilimi bilgi ile karıştırıyor. Ve durmadan “bilim değişir, bilim değişkendir” gibi sözlerin arkasına sığınıyorlar. Hatta bunlara bir çok örnek veriyorlar. Efendim, Newton öyle demişti, ama sonra Einstein böyle dedi. Şimdi de kuantum mekaniği çıktı. Ve daha bir çok konuda benzer karşılaştırmalar.

Öncelikle değişen bilim veya bilimsel yöntem değil, bilgidir. Bilimi dogmatik inançlardan ayıran özelliği de zaten bu kısımda yatar. Dogmatik inançlarda bilgi değişmez. Ama bilimde değişir. Çünkü bilim, bilgi temelli değil, yöntem temellidir. Bu yöntemlerde çok zor değil, ilkokul öğrencinin bile anlayabileceği kadar basittir. Gözlem, deney, ölçülebilirlik.

Peki insanların bilim ile bilgiyi karıştırmalarının sebebi ne olabilir? Bilim denince neden iki adım uzak durma dürtüsü hissederler? Acaba bütün eğitim/öğretim hayatı boyunca derslerden kaçmak isteyen öğrenci psikolojisinin bir devamı mıdır? Yoksa anlayamayacağı kompleksinin bir ürünü müdür? Soru sormak, merak etmek istememek midir?

hoşgeldin komünalizm

YENİ DEVRİM ŞARKISI(HOŞGELDİN KOMUNALİZM)
kıyas yaptılar-eşitlediler
ve tamam dediler…
namus ve ahlak üzerine..
mani..mani…
platon ve aristo
hepsi bir degilmi
ümeyyeoğulları,manastır-keşiş
ve dahi marks
ipleyelim hepsini
kaşlarını çattılar
oturdular ve hınçla kalktılar..
eşitlik…
anlamsızlık kıskançlıklarda sorun…
güncel olanı yaşamaksa tarihsellik,
ki öyledir mazi ,gazi
evrim-devrim
düzen
efendiler 2 adım ileri
1 adım geriyi bize miras bırakmışlarsa
bize düşen faydayı
baz alıp
kıskançlıkları kaldırıp
dikizlemeyi silmek
bize düşen,
her ne halükarda olursa olsun
eşitliği vaazetmek
yıkılın putlar
hoşgeldin komünalizm,
kahraman ırkıma sızmış ihanet…
hoşgelişler ola m.k.paşa….
askerin ,milletin,bayrağınla çok yaşa..
allahuekber,allahuekber…
fazla söze ne hacet..
kime gider bu yazılar bilmemki…
bu yazıda anlam bozukluklarını gösterebilirmisiniz?
taraf tutup-öfkelenmeden…

YEDEB Belirtileri Biliyorum!!!

İyi ki bu hastalığın bir ismi var. Bu şekilde bende olmasına rağmen kendimi daha iyi hissediyorum!

Geçenlerde bana Y.E.D.E.B. tanısı kondu – Yaşla Etkinleşen Dikkat Eksikliği Bozukluğu.
Bunun nasıl bir şey olduğunu şöyle anlatabilirim:

  • Bahçeyi sulamaya karar verdim. Hortumu alıp bahçeye çıkarken, garajdaki arabamı görüp yıkanmaya ihtiyacı olduğuna karar verdim.
  • Garaja doğru giderken, daha önce posta kutumdan alıp bahçe masama koyduğum bir mektup dikkatimi çekti. Arabamı yıkamadan bu mektuba bakmaya karar verdim.
  • Arabanın anahtarını masaya bırakıp zarfı masanın altındaki çöp kutusun atarken çöp kutusunun dolu olduğunu gördüm. Böylece, zarftaki faturaları masaya bırakıp ilk önce çöp kutusunu boşatmaya karar verdim.
  • Ama düşündüm ki, nasıl olsa çöp kutusunu boşaltırken posta kutusunun yanından geçerim, bu nedenle ilk önce faturaları ödemeliyim…
  • Masadaki çek defterimi aldım, ve yalnızca bir tek çek yaprağının olduğunu fark ettim. Yeni çek defterim çalışma odasındaki masamda idi, çalışma odasına girdiğimde masada içtiğim Kola kutusu gördüm. Çek defterime bakacaktım ama kaza ile dökülmemesi için önce Kola kutusunu oradan kaldırmam gerekiyordu.
  • Kola ısınmıştı, soğuması için buzdolabına koymaya karar verdim. Mutfağa, buzdolabına doğru giderken koridordaki rafta çiçek dolu vazoya gözüm takıldı – çiçeklerin suya ihtiyacı vardı.
  • Kolayı rafa bırakırken tüm sabah aradığım okuma gözlüklerimin orada olduğunu gördüm. Önce gözlüklerimi masaya geri götürmeye karar verdim, ama önce çiçeklere su verecektim.
  • Gözlükleri rafa bırakıp bir kap su doldurdum ve aniden TV kumandasını fark ettim. Biri onu mutfak masasına bırakmıştı.
  • Bu akşam TV seyretmek için kumandayı arayacağımı fakat mutfak masasında olduğunu hatırlayamayacağım aklıma gelince, kumandayı olması gereken yere götürmeye karar verdim ama önce çiçeklere su verecektim.
  • Çiçeklere biraz su verdim, ama yere biraz su dökülmüştü. Kumandayı rafa bırakıp yeri silmek için bir bez almaya gittim.

Böylece, hole doğru giderken yapmayı planladığım şeyleri hatırlamaya çalışıyordum.