Sevgili dünlük,
Biliyorsun, cehaletimi gidermem için bana önerilen bir kitap vardı, Erdoğan Aydın – Nasıl Müslüman Olduk?
Benim için çok şaşırtıcı bilgilerle doluydu. Bazı konuşmaların içine girdi ister istemez, ama anladım ki, nasıl Müslüman olduğumuzla ilgilenmeyen bir tek benmişim.
Kiminle konuştuysam kitabın ismini bir soru gibi algılayıp ortak bir cevap verdiler: Kılıçla!
Dünyanın yuvarlak olduğunu bilmiyor muydun ?? gibi bir ifadeyle karşılaştım da denilebilir bu konuşmalar sırasında. Kendime baktım, hiçbir cevabım yok bu konuyla ilgili, nasıl Müslüman olduğumuzla da, neden Müslüman olduğumuzla da, ya da Müslüman lığın, Hıristiyanlığın, Museviliğin ne olduğuyla da tamamen ilgisizmişim. Bununla birlikte neden inanmadığıma ya da neye inanmadığıma da baktım doğal olarak. Anladım ki inanmak ya da inanmamak diye bir seçim de yapmamışım, sorgulamamışım, düşünmemişim, sadece burada olmakla, ben olmakla ilgilenmişim, ne hissettiğimle, nasıl algıladığımla, nasıl yaşadığımla ilgilenmişim, öncesi… sonrası… ne fark eder ki?

