Domingo ve Carreras

Sevgili dostlar;

Bu sabah beni çok duygulandıran ve hatta gözlermin dolmasına neden olan bir yazı okudum. Onu sizle paylaşmak istedim.

Nazlı Ilacak’ın köşesinde okuduğum bu yazıyı haydi hep beraber okuyalım:

“Domingo ve Carreras

“İspanya’ya hiç gitmemiş olanlar bile Katalanlar ile Madridliler arasındaki rekabeti bilir. Çünkü Katalanlar, İspanya’ya hükmeden Madrid’den bağımsızlıklarını almak için mücadele etmişlerdir.

“Placido Domingo Madridlidir ve Jose Carreras Katalan’dır.
Politik sebeblerle, 1984’te, Carreras ve Domingo birbirlerine düşman oldular. Birinin katıldığı konsere, diğeri bütün ısrarlara rağmen iştirak etmedi.

“1987’de Carreras, rakibi Placido Domingo’dan daha acımasız bir düşmanla karşılaştı. Korkunç bir teşhis ile alt üst olmuştu: Kan kanseri… Çalışamıyordu, tedavilerin yüksek maliyeti, maddi durumunu güçleştirmişti. Parası bittiği zaman, Madrid’de, tek amacı kan kanseri hastaları için tedavi desteği sağlamak olan bir vakıf keşfetti. “HERMOSA” vakfının desteği sayesinde Carreras hastalığı yendi ve şarkı söylemeye geri döndü.

kültür ve sanata dair

KÜLTÜR VE SANATA DAİR…
ALİ K

Ademin hikayesinden, postmoderniteye tüm insanlık; evrensel-doğal ve tarihi sürecin etkisiyle beşeri ve manevi cevherini, bulunduğu yerin konum ile durumuyla bağlantılandırarak kültür ve sanat eser ve akımları üretmişlerdir….

Kültür ve sanatın ana gövdesini, insan topluluklarının bulunduğu tarihsel dönemin ruhu ve şartları belirlemiştir…

Mezopotamya, Mısır, Hindistan, Çin, İran, Anadolu, Yunanistan, Roma gibi ilkçağ uygarlıklarında çokçu bir tanrı inancı ile birlikte, güce bağlı bir hiyerarşik düzen, ahlaki alanda da etkisini göstermiş, bu durum kültür ve sanata da sirayet etmiştir…

Kuranda adı geçen Ad, Semud, Lut kavimlerinin hikâyeleri, bu çokçu tanrı inançlarını ve ahlaki yapılanmaları ortaya koymaktadır…

Kim kimin eşidir ?

Aylardan Temmuz,günlerden Perşembe.Hava sıcak mı sıcak. Ailecek geziye çıkmış olan 4 çift, mola yerinde soğuk limonataya dayanamıyorlar ve toplam 44 bardak limonata içiyorlar.
Şebnem 2 bardak
Didem 3 bardak
Selin 4 bardak
Pelin 5 bardak
limonata içiyor.

Emre eşi kadar,
Yusuf eşinin 2 katı,
Salih eşinin 3 katı
İsmail eşinin 4 katı

limonata içiyorlar.

Kim kimin eşidir?

İNSANCA PEK İNSANCA

İnançlar hakikat düşmanları olarak, yalanlardan daha tehlikelidir. Hoşlanmadığımız bir düşünceyi öne sürdüğü zaman bir düşünürü daha sert eleştiririz. Oysa, bizi pohpohladığında onu daha sert eleştirmek uygun olacaktır. Sahip olunması zorunlu tek şey var: Ya yaradılıştan ince bir ruhtur bu, ya da bilim ve sanatlar tarafından inceltilmiş bir ruh…

Tüm idealistler, hizmet ettikleri davaların her şeyden önce dünyanın tüm öteki davalarından üstün olduğunu düşünürler. Kendi davalarının biraz olsun başarılı olması için, bu davanın tüm öteki insan girişimlerine gerekli olan aynı pis kokulu gübreye açıkca ihtiyacı olduğuna inanmak da istemezler. Bir kez yürünmüş bir yola düşenlerin sayısı çoktur, hedefe ulaşan az ..

Küçücük bağışlarla büyük mutluluklar kazanmak büyüklüğün bir ayrıcalığıdır. İnsan, diğer insanlardan hiçbir şey istememeye, onlara hep vermeye alıştığı zaman, elinde olmadan soylu davranır. Acıların bölüşülmesi değil, sevinçlerin bölüşülmesidir dostluğu yaratan … Bir şeyden hoşlanmaktan söz edilir, aslında doğrusu, bu şey aracılığıyla kendinden hoşlanmaktır. Kendinden hiç söz etmemek çok soylu bir ikiyüzlülüktür. Hakikatin temsilcisinin en az olduğu zaman, onu dile getirmenin tehlikeli olduğu zaman değil, can sıkıcı olduğu zamandır.