Real Steel

2011 yapımı bir film Real Steel. Türü ne desem? IMDB “Action | Drama | Sci-Fi” demiş. Bir türe sokamıyorum. İsteyen linkten bakabilir. http://www.imdb.com/title/tt0433035/

Filmin fragmanını izledikten sonra vakit ayırmaya değer bir film olduğunu düşünmemiştim. Bugün koleksiyoncular için filmden bir robotun figürünü yaptıklarına dair haber alınca dikkatimi çekti. Hadi izleyeyim dedim. Senaryoya çok özenilmemiş. Yine de insanı heyecanladıran, duygulandıran bir filmdi. Neyse, film eleştirisi için açmadım konuyu.

Filmdeki hikayeden ziyade dünyanın 2020 yılında geldiği noktaya dair kurgu dikkatimi çekti. İnsanlar daha vahşi dövüşler izlemeye yönelince organizatörler çareyi robotları dövüştürmekte bulmuş. Haliyle kuralsız kafes dövüşleri falan da bir yere kadar tatmin etmiş vahşi insanları. Bu robot dövüşlerinin ligi olduğu gibi daha kuralsız underground dövüşler de organize edilmiş. Eski boksörler, dövüş sanatıyla ilgilenen dövüşçüler robot kontrolörü olmuşlar. Artık insanlar dövüşmüyor en azından. Ne oluyor? Dünya daha iyi bir yer mi oluyor? Hayır, sadece insanın içindeki kavga isteği kansız olarak tatmin edilmiş oluyor. Fena gelişme değil ha!?

Savaş sanatlarıyla ilgilenen insanlara bakıyorum. Gerçekten bu işi profosyonel olarak yapan insanlara. Hepsi son derece nazikler. Beyefendi ya da hanımefendi insanlar. Kavga ederken, bağırıp çağırırken göremiyoruz onları. Kısır tartışmalara girmiyorlar. En tatsız mevzuları bile sümen altı ediveriyorlar. Bir daha da açarken göremiyoruz. En eğitimsizleri bile bir noktadan sonra çok daha az dövüştüklerini söylüyorlar. Gençliklerinde bitirim delikanlı olanları bile.

İçlerindeki vahşeti nasıl tatmin ediyorlar? Sık antrenman yaparak. Spor olmadığından müsabakası da yok bunların. Haliyle öğrendikleri ve öğrettikleri her şey teoride kalıyor. Gerçek dövüşte ne olacağını kimse net olarak bilmiyor. Bilmek de istemiyor. Eğer bu filmdeki gibi bir olanak olsaydı acaba ne gibi gelişmeler olurdu diye düşünüyorum. Gölge kontrolü diye bir şey bulmuşlar. Playstation move gibi çalışıyor. Siz bir uzvunuzu oynatırsanız robot da aynısını yapıyor. Bunlar sonsuz.us sitesini de ilgilendiren gelişmeler olabilirdi belki. Hani, burada horozumuzu dövüştürene dek haftalık robot dövüşü partileri düzenleyip robotumuzu dövüştürürdük belki. Çıkışta da içimizdeki vahşi yaratığı tatmin etmiş olarak gider bir yerde kahve içer, sigaramızı tüttürerek keyifli muhabbetimize bakardık. Hiddetli parmaklar klavyeye dokunmak durumunda kalmayabilirdi. 🙂

Düello

Forum tartışmalarında sık sık iki kişinin bir konuda anlaşmazlığa düştüğünü ve tartışmanın giderek daha kişiselleştiğine şahit oluyoruz.

Düello bölümü hem her hangi bir konuda bir birini ikna etmek için hem de kişisel tartışmaların yapılacağı bölümdür. İsteyen istediğine istediği konuda meydan okuyabilir. Kabul edip etmemek diğerine bağlıdır. Tartışılan konuda iki kişinin dışında yapılan tüm yorumlar silinecektir.

Rehber Taşı – ABD Georgia

Göğe doğru yükselen bu devasa taş tabletler ne antik bir anıt ne de dini bir değeri var. Georgia Guidestones adıyla bilinen bu yapı kıyamet sonrasına iletilmek üzere mesajlarla doldurulmuş bir anıt.

Amerika’nın Georgia Eyaleti’ne bağlı Elbert County’de bir tepeye dikilen her biri 6 metre boyunda ve toplam ağırlıkları
110 ton olan bu 6 granit blok üzerinde kıyamet sonrası hayatta kalan insanlara yol gösterecek bilgilerle dolu.Dünyanın en eski dilleri olan Sanskritçe, Çince, Antik Yunanca, Arapça hatta Svahili dilinde bile yazılar barındıran bu anıt aynı zamanda bir güneş takvimi. Altında doğru zamanda ortaya çıkacak bir zaman kapsülü olduğu iddia ediliyor. Yapıldığı tarih ise 22 Mart 1980 Kimin yaptırdığı ise hâlâ tam olarak bilinmiyor. Sadece taşların Robert C. Christian takma adlı biri tarafından sipariş edildiği ve belediyeden bu isim üzerine yapım izni çıkartıldığı biliniyor. Anıtın gerçek dikilme nedeninin bilinmemesi hakkında birçok spekülasyonu da beraberinde getirmiş. Kimileri sadece turist çekmek için yapıldığını kimileri ise Amerika’da sonradan türeyen yeni öğretilerin bir ürünü olduğunu düşünüyor.

Anıta kazılmış yazılarda insanlığa şöyle bir tavsiyelerde bulunuluyor;

-İnsan nüfusunu daima doğa ile uyumlu olarak 500.000.000’un altında tut.

-Farklılıkların ve uygunluğun, gelişiminin çoğaltılmasını bilgece idare et.

-İnsanlığı yaşayan yeni bir dil ile birleştir.

-Tutku, inanç, gelenek ve her şeyi yönet.

-İnsanları ve ulusları, adil yasalar ve sadece mahkemeler ile koru.

-Bütün anlaşmazlıkları ülkeler üstü bir mahkemeye bağla.

-Küçük yasalar ve kulanışsız protokollerden kaçın.

-Kişisel hakları, sosyal görevler ile dengele.

-Gerçeği, güzelliği, aşkı, sonsuzlukla ahenk kurma arayışını taktir et.

-Dünyada bir kanser olma, doğaya yer bırak, doğaya yer bırak.

Gelenek, Görenek, Anane, Töre

Yakın zamanda içinde bulunmak zorunda kaldığım bir sürü gelenek göreneğin çıkışlarını, nasıl evrildiklerini ve insanların saçma da olsa nasıl sürdürmeye devam ettiklerini merak ediyorum.

Kız isteme adetlerinden tutun da sözde nişanda neler yapılır, neler yapılmalıdır, yörelere göre farklılıkları nelerdir, iki farklı kültür aralarında nasıl anlaşır ve daha bir sürü -fizik sorularından bile daha- zor sorular.

En nihayetinde istenen belli, amaç belli. Peki ya bu amacın dışındaki gereksiz bir sürü davranış, tavır ve beş maymun hikayesindeki gibi böyle gelmiş böyle gider ilkeleri nedendir.

Sizin de saçma bulduğunuz ama uymak zorunda kaldığınız gelenek, görenekler var mı? Varsa neler hissediyorsunuz bunlar uyarken.

Yaratıcılığını Korumanın 33 yolu

1-Liste tutmaya özen gösterin

2-Not defteriniz her zaman yanınızda bulunsun

3-Arada serbest yazım çalışmaları yapın

4-Bilgisayarların avantajlarını kullanmadan üretimlerinizi yapmaya çalışın

5-İç sesinize daha fazla söz hakkı verin

6-Kendinizi hırpalamayı azaltın

7-Çalışmalarınıza zaman zaman mola verin

8-Duştayken şarkı söyleyin

9-Çay/ kahve için

10-Köklerinizi bilin

11-Değişik müzikler dinleyin.

12-Yeniliklere açık olun

13-Yaratıcı insanlarla takılın.

14-Yaptıklarınızı denetleyin.

15-İşbirliği fırsatlarını kollayın.

16-Azminizi kaybetmeyin..

17-Sık sık denemeler yapmaktan yılmayın.

18-Hatalarınızı gözünüzde büyütmeyin.

19-Daha önce gitmediğiniz yerleri gezin.

20- Aşina olmadığınız kültürlere ait filmler izleyin.

21-Sahip olduğunuz sizi mutlu eden şeyleri hatırlayıp şükredin.

22-Bol bol dinlenmeye özen gösterin
23-Risk almaktan çekinmeyin

24-Zaman zaman kurallarınızı ihlal edin.

25-Sizi mutlu kılan şeyleri daha sık yapın.

26-Kendinizi çok fazla zorlamayın.

27-Her gün bir sayfa sözlük okuyun.

28-Yeni bir şeye başlarken önce yapılacak şeyin çerçevesine karar verin.

29-Birilerini gözüne girmeye çalışmayı bırakın.

30-Aklınıza gelen yeni fikirleri hemen yazın.

31-Çalışma yerinizi temiz ve düzenli tutun.

32-Eğlenme fırsatlarını kaçırmayın

33-Yarım bıraktığınız bir şeyleri tamamlayın.