Başka Türlü Bir Şey

Bu videoyu uzun zaman önce izlemiştim ama halen aklımdan çıkaramadım desem yeridir.

Özellikle lise yıllarında hepimizin aklından geçmiştir sanırım.. Sevdiğimiz bir arkadaşımızla, herkesi ve herşeyi bir kenara bırakıp, sempati duyduğumuz bir bölgeye (genelde Uzak Doğu veya Latin Amerika’ya) doğru yola çıkmak.

Bu arkadaşlar bir çoğumuzun hayalini kurduğu şeyi başarmışlar.. 13 aylık bir dünya turuna çıkmışlar ve güzel bir de tanıtım videosu çekmişler.. Kıskanmamak elde değil gerçekten.

Şöyle de bir siteleri var.. Böyle bir geziye çıkmak isteyenler için yardımcı olabilir.. SSS (sıkça sorulan sorular) kısmı da var.. İncelemenizi tavsiye ederim;

http://www.baskaturlubirsey.com/

Komünistler Yine Başarısız Oldu.

Kuzey Kore yetkilileri füze fırlatma işleminin başarısızlığını kabul ederek, resmi KCNA ajansı aracılığıyla, “Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti, Kwangmyongsong-3 uydusunu Cuma 07.38’de fırlattı. Kara gözlem uydusu yörüngeye girmekte başarısız oldu. Bilim adamları, teknisyenler ve uzmanlar bu başarısızlığın nedenini incelemekte” açıklamasını yaptı.

Şanghay Günlüğü gazetesi de Kuzey Kore’nin gönderdiği roketin Sarı Deniz üzerinde 120 kilometre yükseldikten sonra dört parçaya ayrılarak düşmüş olabileceğini bildirdi.

Öte yandan, Japon Savunma Bakanı Naoki Tanaka, Kuzey Kore’nin gönderdiği roketin havalandıktan bir dakika sonra denize düştüğünü söyledi.

AA.

1998 beri yaptıkları dördüncü başarısız deneme..Üstelik bu seferki deneme komünistlerin kurucu lideri Kim II-sung’un 100. doğum yılını anma törenleri kapsamında idi…Fakat yine komünizmin makus talihinden kaçamadılar..:))

ETİK KURUL İSTİFA!

Her şeyin bir yeri ve zamanı var. Bu satırlarım eğer amacına ulaşmıyorsa benim artık buradan gitme zamanım.

Bir süre önce sonsuz.us’ta bir etik kurul seçimi yapıldı.
Site içeriğinde her hangi bir yazı ve yorumdan şikayeti olan etik kurula şikayetini şu adresten yapıyor: http://www.sonsuz.us/node/sikayet

Yapılan şikayeti etik kurul kendi arasında değerlendirip karara bağlıyor.

Benim hakkımda ilk şikayet yine etik kurul üyesi olan Toruk Makto tarafından yapıldı. Orada göreceğiniz üzere “taşların arasını açarak ve arası açılan taşların ucunu sivrilterek yaptığım bir yorum”, etik kurul tarafından silinme kararı alındı. “Demokrasinin orospuluğuna” kurban edilen bu yorumdan sonra sesimi çıkartmadım. Tamam.

Ancak daha sonra şu linkte; “ http://www.sonsuz.us/node/30_mart_1972_kizildere_katliami “ , namag isimli kullanıcı tarafından ortaya söylenen “kimse züppelik yapmasın” sözüne dayanarak “züppelik yapan kim?” diye sorulduğunda namag adlı kullanıcı, “baştan beri züppelik yapan sensin” diyerek açık bir şekilde şahsıma hakaret etmiştir.

İlgili başlık altında G Milat, namag adlı kullanıcılar da şikayetçi olmuşlardır.

Hakaretin kantarı da terazisi de yoktur. Kimi hakaret sözcüklerini doğrudan bir kimseye yöneltmeden, hakaretin var olup olmadığını ölçebilmek, bir çok alanda birikim gerektirir ve yine de ölçümün nesnel olması çok zordur.

Benim bu forumda bir çok kişiyi “hakarete mahkum ettiğim” olmuştur. Ancak benim hiç kimseye doğrudan ettiğim bir hakaret sözcüğünü kimse gösteremez. Hiç kimseye “ayı” dememişimdir örneğin. Ancak öyle anlatırım ki şahıs kendisinin ayı olduğunu fark eder. Ya da yapılanın ayılık olduğunu herkes görür, şahsın kendisi de buna ikna olur. Bunun adı da hakaret etmek değildir. Yoksa tartışma yapma olanağı kalmaz…

Küfüre karşı, doğrudan insanı niteleyen hakaret sözcüklerine karşı, baştan beri aldığım tavrı, sitenin eski katılanları çok iyi bilir.

Daha fazla konuşmayacağım. Ancak
1- Namag tartışmaya yer bırakmayacak şekilde net olarak bana yönelttiği hakaretten dolayı özür dilemelidir!
2- Namag özür dilemediği takdirde yorum hakkı engellenmelidir!
3- “Tarihte Bugün: 30 Mart 1972 Kızıldere Katliamı!” başlıklı yazı altında çıkan tartışmalar ile ilgili ortaya çıkan şikayetlerin değerlendirilmesinde;
a) Etik Kurul çifte standartlı davranmıştır.
b) Toruk Makto burada beni haksız suçlamıştır. Kendisi bir çok konuşma ve yorumunda “abazanca” tavırlar sergilediği halde, benim G Milat’a sarf ettiğim “”Sen git güzellik yarışmalarına falan katıl. Bu işler seni aşar…” sözümü “seksist” olarak yorumlamıştır. Yapılan tartışma boyunca etik kurul adına konuştuğu gözlenen Toruk Makto “çamur at, düşse de izi kalır” mantığındadır.
c) Bu maddede verilen karara onay veren etik kurul üyeleri istifa etmelidir! Eğer karar oy birliği ile alınmışsa hepsi istifa etmelidir.
d) Etik Kurul ilgili kararından dolayı benden ve siteden özür dilemelidir!

4- Etik Kurul bu kararı kaldırıp, Etik Kurul ile beraber Namag adlı kullanıcı özür dileyinceye kadar siteyi protesto ediyor ve bundan sonra yazı yazmayacağımı ilan ediyorum.
Gerekli özür gelene değin bu kararım geçerlidir.
Bu başlık altında dahi, yanıt hakkı doğursanız da yanıt vermeyeceğim!

5- Tüm savunma hakkımı bana hak verme ihtimali olan arkadaşlara bırakıyorum. Hoşça kalın!…

Tasavvuf Müziği

Tasavvuf müziği, İslamdaki Tasavvuf felsefesine uygun olarak, eğlendirmek için değil, insanın Allah’a olan kulluğunun farkına varmasını sağlamak için yapılan bir müzik türüdür.Dini duyguların seslendirilmesidir.

Tasavvuf musikisi nefes ile dokunuş ile ritim ile icra edilir, sonu olmayan sürekli bir kurgu içerisinde örülür. Temel enstrumanlar Ney ve bendirdir. Mevlevi müziği tasavvuf müziğinin temelidir.

Vicdan nedir??

Vicdan, dünyanın bütün adalet sistemlerini yanıltsak bile kendimizi mahkûm eden bir iç ses. Belki de en yalın ifadesiyle, yastığa başımızı koyduğumuzda olmadı, yanlış yaptın, yapmamalıydın diyen bir uyarıcı. Vicdan belli ki, vahyin insan içinde sürekli yaşayan tek yansıması. Dünyanın her yerinde, hangi siyasi görüşten, dinden, ırktan ve ideolojiden olursa olsun tüm insanların üzerinde mutabık kalacağı tek ortak düşünce.

Dünyayı yönetenlerse kendi vicdanlarını ülke çıkarları, reel politika gerçekleri, ekonomik göstergeler bahanesiyle küresel sermaye pazarlarında satılığa çıkarıp, vicdansızlığı gelenekselleştirip neredeyse sıradanlaştıran, daha uygar, daha eğitimli ve teknik donanımı daha güçlü vicdan cellâtlarına dönüşüyor. Silah pazarlarını büyütüyor.

Küresel vicdansızlık dalgası, sinema ve medyanın da yönlendirmesiyle kabul edilmesi gereken bir iyilikmiş gibi; bazen özgürlük bahanesiyle, bazen dünyayı terörden kurtarma bahanesiyle ülkeler işgal ediyor, çocukları ve masum insanları katlediyor.
Bu açıdan bakıldığında vicdan; bırakın tamamen ortadan kalkmasını, birazcık eksikliğinin bile dünyayı nasıl da yaşanmaz hale getirebileceğini gösteren tek gerçek duygu!Dünya Vicdan Günü; dünyamızı, şehrimizi, evimizi, kalbimizi, zihnimizi açık hava morguna çevirmek isteyenlere karşı duruşumuzun en insani göstergesi.

16 Mart Dünya Vicdan Günü; cinsiyeti, dili, dini, rengi, ırkı ne olursa olsun Gazze’li çocuklardan Vietnamlı kadınlara, Diyarbakır’dan Somali’ye dünyanın her yerinde vicdan sahibi herkesin bir gün aynı şarkıyı söyleyeceklerine inananların günü.