Sır Mısır

Her ulusun kendi sosyolojik ve kültür alt yapılarına bağlı gerekleri, yapılmalı ya da yapılmamaları var. Eğer kendi ülkemiz dışında uzunca yaşamıyorsak bu törelerden, davranış şekillerinden nasıl haberimiz oluyor? Tabii ki kitaplar ve filmler sayesinde. İşte Sır Mısır romanında temel olarak Masrilerin yaşamı algılayışlarını, güneş kültüne dayalı o muhteşem firavunlar dönemi mirasını izleyeceğiz doya doya.
Birçok güzel şey yanında, insan doğasına ait, kıskançlık, intikam, kumpas kurgulama gibi duygu ve eylemlerin, ülke ırk din gibi ayrımların çok ötesinde benzerlikler taşıdığını da göreceğiz.
Ünlü sanayici Erdoğan Durmaz’ın hiç beklenmedik bir anda içine çekildiği bilinmezleri, aile sırlarını,Türkiye’den Mısır’a taşan nefes nefese bir kovalamacanın hikayesini öğreneceğiz. Yine seri katil fenomeninin yalnızca Amerika’ya veya başka ülkelere ait olmadığını, ülkemizde de bilinen ya da üstü açılmamış şekilde aniden önümüze çıkıverdiğine şahit olacağız.
Mısırlı bir pilotla evli Rus Elena’nın kendi gelenekleri ile kocası arasında kalışını ve kızkardeşi dünya güzeli İsabel’in yürek parçalayıcı aşkını, kaderin dört bir yandan gelmiş yabancı insanları nasıl kaynaştırdığını, doğmak için ölümün ne denli doğal ve hemen yanı başımızda hazır beklediğini görüp, şaşıracağız.
Hayatın her anı SIRlarla dolu, onlar bize hem iç gıcıklayıcı ve cazip geliyor, hem de alışkın olduğumuz güven konforundan mahrum kalırız endişesine garkediyor. Belki de aslında bu endişe, kanımızda dolaşan adrenalin, bizi bunca hayat aşığı yapıyordur, kimbilir!
Ve bütün bu gizemleri bize bilinebilir kılan gönülsüz dedektif Kenan ile tanışacağız Sır Mısır serüveninde. Gönülsüz diyorum çünkü Kenan’ın hayatı başlı başına bir roman konusu olabilecek sırlar ve talihsizliklerle örülü.
Laniakea yazarı Sibel Atasoy’un önceki kitaplarından

Üst Dünya

Üst Dünya, ilham veren ve AKUA tarafından ilahi şekilde desteklenen bir yerdir (ya da konumdur). Akua ise “bütünüyle biçimlendirilmiş eylem halindeki düşünce, zeki bir enerji özü” anlamında kullanılmaktadır.
Shaman kaynaklarda bahsi geçen güç hayvanları burada bulunur, hepsi birçok rol ve form altında değişimin kişiselleşmiş güçleridir.

Bir güç hayvanı, Akua’nın hayvan formu olup, ruhsal bir oluştur ve size birçok rüya yolculuğunda rehberlik edebilir. Onları bulmak için çeşitli yollar önerilmiştir. Onlarla iyi arkadaş olun ve bahçenizi her ziyaret edişinizde Laniakea‘ya geçip güç hayvanınızla buluşun. Böylece KU’nuz bunu hoş bir alışkanlık olarak kaydedecektir.

Urban Shaman konseptinden-Sibel Atasoy

Hayatın tamamını anlamalısın

Amerikalıların %27’si yılda bir kitap bile okumuyormuş. 2012 yılına ait bir haber, ”Kütüphaneler Haftası dolayısıyla hazırlanan rapora göre bir Japon yılda ortalama 25, bir İsviçreli yılda ortalama 10, bir Fransız yılda ortalama 7, bir Türk ise 10 yılda ancak 1 kitap okuyor” diyor. 2013 yılına ait bir haber ise ”Türkiye’de yılda kişi başına 6.4 kitap düşüyor. Ancak bu rakam Türkiye’de bir kişinin yılda 6.4 kitap okuduğu anlamına gelmiyor, zira rakamlara Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullara ücretsiz dağıttığı 187 milyon ders kitabı da dahil” diye açıklıyor.
Bu ahval üzerine olduğunu sandığım bilimsel görünümlü makaleler başladı, özetle kitap okumak ömrü uzatıyormuş filan 🙂 Yarın bağırsak florasına çok iyi geldiğini de okursam şaşırmam. Olsun birilerinin çabaladığını görmek de güzel.


***Hayatın tamamını anlamalısın, sadece küçük bir parçasını değil. İşte bu nedenledir ki okumalısın, bu nedenledir ki göğe bakmalısın, bu nedenledir ki şarkı söylemeli, dans etmeli, şiirler yazmalı ve acı çekmeli ve bütün bunların yaşam olduğunu anlamalısın.
Jiddu Krishnamurti ***

Tatil, gevşeme, şeker, çikolata, Laniakea, barış… Aloha

Okyanusları köprü olarak kullanmak

Lemurya ve Atlantis zamanından bu yana maceraperestler, okyanusları köprü olarak kullanarak Amerika kıtasına hem doğudan hem de batıdan ulaşabilmenin mümkün olduğunu kanıtlamışlardır.
Norveçli kaşif Heyerdahl’ın balsa ağacından son derece ilkel şartlarda-metal kullanmadan yapmış olduğu ve adına Kon Tiki dediği salla bu tür yolculukları yapabildiğini biliyoruz (1947 yılında beş arkadaşıyla yaptığı bu 3600 millik yolculuğu yine aynı isimli Kon-Tiki kitabı ve filminde anlatılmıştır)
Mikronezya’da bulunan M.Ö. 60000 yılların ait sal örnekleri o dönemlerde insanların uzak mesafelere gitmekten korkmadıklarını göstermektedir.
Yıldızlardan, balinalardan ve rüzgarlar ile okyanus akıntılarından aldıkları destekle Lemuryalılar, istedikleri her yere gidebilmişlerdir.

Adaları batan ve yaşamlarına devam edebilmek için yeni yer arayışına giren Atlantisliler uzun yolcular sonunda Yucatan Yarımadasına gittiklerinde orada Mu ve Og’dan insanların yaşamakta olduğunu gördüler. Lemurya ve Güney Amerikalı insanlar oldukça yardımsever, şefkatli ve ruhsal açıdan üstün özellikler taşıdıklarından aralarında hiç bir sorun yaşanmadı. Hatta zaman içinde Atlantis’ten gelenler ile Mu ve Og halkı evlilikler yoluyla birbirleriyle iyice kaynaştılar, böylece oldukça ileri medeniyete sahip olduğunu bildiğimiz Maya’ların kurucuları ortaya çıktı.

(Shirley Andrews’den özetleyen sa)

Yeni dalgalarda sörf yapabilmek

Yaptığımız her şey temelde zihnin bir ifadesi olduğundan, entelektüel ve maddesel, tüm insan-ürünü yaratımlar bu gözlüklerle yapılmıştır ve onları yaratan kişinin zihninin sınırları tarafından koşullandırılmaktadır.
Eğer biz Gezegensel Altdünya ile başlayan(1755) bu dönemi içinde bulunduğumuz Evrensel Altdünya’nın (2011 başlangıç) ışığı ile bezeyip bu yeni dalgaların (Galaktik ve evrensel ) üzerinde sörf yapmayı öğrenebilirsek, dünya değişip daha iyi hale gelecektir. Calleman
Not: Evrensel Aldünya Maya takviminin çok uzun boyutlu dönemlerinin sona erdiği döngü olup 2011 yılında başlamıştır. Anlamı: Kozmik Bilincin Evrimidir. Özellikleri: Sınırlayıcı düşünceler yok. sonsuzluk.
Not.2: Büyümeyi ekonomik ve nüfusça algılayan bilinç düzeylerini dünyanın çeşitli yerlerinden ve ülkemizden takip edebiliyoruz.