Basit ve mucizevi

Birçok insan hayatının bir evresinde değişiklik ister ve o an ya buna gücü yetmez ya hayaller tamamlanmamıştır, yani zamanı vardır. Bu durumda kişi, mevcut konumundaki yaşamına küser ve her an her cephede sevimsiz şeyler olmaya ve olmaya adeta kendisini her an onaylar biçimde berbat olmaya başlar. kendi kapanına yakalanmak gibi bir şey bu. Oysa insan dileğini, hayalini yapıp unutmalı (o geldiğinde kendini hatırlatır) ve tüm gücünü becerisini yaşam sevincini içinde bulunduğu konuma; evine, işine,çevresine akıtmalıdır, bunun getirisi mucizevidir.

Her gün kahrettiğin bir düzen sana nasıl cevap verir sanıyorsun? Muhtemeldir ki seni onaylar biçimde gelişip gidecektir. Hayalini şu an ve burada gerçekleştirecek gücü bulamadıysan ona şöyle davran (eskiden pehlivanları çayıra salan hakemler gibi): Saldım çayıra, mevlam kayıra!

Ve derhal onu unut ve kendini mevcutlarına çevir onları mutlu etmeye çabala, ta ki YENİ için gücün toparlanana kadar…

*

“Çözümlemeye,bölmeye, şeyler ɑrɑsındɑ kıyɑslɑmɑ yɑpmɑyɑ son verin. Sɑdece evrenin merkezinde olduğunuzu görün, Her şeyi ve her vɑrlığı; Sonsuz bedeninizin bir pɑrçɑsı olɑrɑk kɑbul edin.” Diyor Lao Tzu…
Gezgin şamanın yolundaki ayrılığın; bir amaç uğruna oluşturulmuş keyfi bir şey olduğu ve aslında her şeyin bir olduğu prensibinin iz düşümüdür bu söylem ve tüm coğrafyaların bilgeliğine Lemurya kökünden yansımaktadır. Çok boyutlu düşünmeye çalıştığımızda bu yansımanın çok çok eskiden olmuş bitmiş bir işlem değil halen ve sonsuzca devam etmekte olduğunu çıkarsayabiliriz.

Laniakea okurken bunu derinden hissettim…

5 Haziran Pazar Saat 16:00’da Sibel Sibel Atasoy‘un yepyeni kitabı LANİAKEA’nın da imza günü

LANİAKEA’yı ara ara paylaşacağım, çünkü herkesin okumasını öyle çok istiyorum ki 🙏
Barışçıl şimdimizi=geleceğimizi düşlüyorum ve bunun için kodların şimdiden zihnimize, kalbimize yerleşmesini arzuluyorum.

Urban Shaman’da da gördüğümüz KALA prensibi gibi, yani LİMİT YOK, HER ŞEY BİRBİRİYLE BAĞLANTILI, HERŞEY MÜMKÜN, AYRILIK FAYDALI BİR YANILSAMADIR.
Birimizin ürettiği yepyeni, saf, barışçıl düşünce ve eylem, bağlantıda olduğumuz için herşeyi -herkesi etkiler.

Sevgiyle hep birlikte şifalanalım

Aloha 🙋🏻🌸💕🍃🐾🌳

Ebru Dündar – 30.05.2016

”Her şey uyanık, her şey canlı ve her şey cevapçı”
Laniakea okurken bunu derinden hissettim.
teşekkürler Sevgili Sibel Atasoy <3
”Siz de takdir edersiniz ki aradan çok zaman geçti,psikoloji genç bir bilim dalı olduğu için o zamanlar doktorlar Freud ‘un yani pirlerinin tarzından ayrılmazlardı.İletişim çağında artık bilim dalları birbiriyle daha yakın ilişkideler,kuantum tekniklerinden yararlanmaya istekliler ve yöntemler gelişiyor.Her dalda bu böyle tabi,örneğin DNA’ yı ele alalım,hatırlayın o günlerde DNA’nın %5 ini teşkil eden şifreler çözülmüştü ve kalan %95 ine çöp deniyordu,çünkü o alan boşmuş!Gülümsedi ”Bir de şimdi sorun ne diyecekler?Rüyalar artık durağan beynin ürettiği zaman harcamaya değmeyen işe yaramaz veriler olarak değil,sübjektif gerçekliğin doğrultusunda geçmişin hatıraları,geleceğin öngörüleri,us kontrolüne açık geçit,ruhsal rehberlerden mesaj olarak kabul ediliyor.Dünya görüntüsü tamamıyla sembollerden oluşuyor,öyle ki her şey sembol ve semboller de gerçeklik.Bu nedenle bütün gündüz hayatımız sembolik ve rüyalar da gerçek.Bazen sembollerin şu dillere destan zaman yolculuğunu mümkün kılan uzay-zaman araçları olduğunu düşünmeden edemiyorum.”Diye bitirdi Şebnem Hanım,sanki söyleyecek daha çok şey kalmış gibiydi.
Anayurt Lemurya – Laniakea

Ezgi Sezgi – 30.05.2016

*

Bu kitap demeyeceğim, bu kutlu Laniakea, içine girip de deneyimleri gerçekten ve yürekten yaşamayı arzulattıran, türlü gerçeklikleriyle içine çeken muhteşem bir “beyaz delik” adeta … &#x1f60a;&#x2764;&#xfe0f;&#x1f490;

Fahri Yavuzer -28.04.2016

Kuantum dolanıklık ve Laniakea

13230934_10154786639608356_503004406_oDolanıklık, deneylerle defalarca kanıtlanmış gerçek bir fenomen, ancak arkasındaki mekanizma tam olarak açıklanamıyor. 2012 yılında araştırmacılar, iki ada arasında bir Qubit’i 143 km’lik uzaklığa ışınlamayı başarmışlardı. Kuantum ışınlama, özellikle uydu tabanlı bir kuantum iletişim ağının kurulabilmesinde özel öneme sahip. Bilimkurgu filmlerdeki ışınlama olgusu, teorik olarak zaten bu yöntemleri içeriyor. İnsanlar, ileride, Işınlanan Qubit’leri ileten yapay uyduların gücünü, maddenin enerjiye dönüştürülerek uzay-zamanda hareket ettirilmesinin muhteşemliğini, uydularla ışınlamanın, küresel ışınlama sistemi düzeyine erişmesini ve kuantum interneti deneyimleyebilir. Fotonlar arasındaki mesafe ne kadar uzak olursa olsun, bir tanesinin gösterdiği tepki diğerini de etkiliyor. Kuantum Dolanıklık konusunda, zamana karşı iki parçacığın dolanık olabileceği matematiksel olarak tanımlanmış. Sadece birkaç atom kullanarak, bir yerden başka bir yere kuantum teleportasyon olasılığı için Kuantum Dolanıklık kavramı gündeme gelmektedir, buna kodlama olasılığı dahildir. Teleportasyon, uzaklara ayni anda bilgi iletirken, geçmişten gelecek zamana akan ve iletilebilen bir mesaj aktarımı söz konusu olabilir mi? Neden olmasın, bu fikir; Kuantum Dolanıklık olgusu yüzünden olası. Zamanda hareket eden bir kuantum mesajına hazır mıyız? (muhtelif alıntılardan)

İç rüyanın dışa yansıması süreci oldukça gizemli bir işlem. Birilerinin hayal etmesi gerekiyor bu kaçınılmaz. Birileri de hayal edilip projekte edilmiş olanları daha 3B’de gerçekleşmeden – ama başka frekansta oluşuma geçenleri- önce görebiliyor, medyumlar, vizyonerler gibi. Her şey kuantum dolanıklık alan/an’da oluyor. Biz ise hala çaresizce lineer anlamaya çalışıyoruz. Bence kendi sınırlarını zorlayarak ellerinden geleni yapıyorlar tıpkı her birimiz gibi. Ve hepsine teşekkür borçluyuz. Bu konuları kurgulaştırabilmek ve görselleştirebilmek başlı başına mucize. İşte Laniakea da bunu deneyenlerden biri ve daha sıcağı sıcağına geçtiğimiz hafta raflara çıktı..

Garden Tiki ziyaretinde sürpriz

Dün gece uyumadan önce birkaç gündür görüşemediğimiz en içten dostumla(güç hayvanım) buluşup hasret giderdik. Sonra kimin teklifiydi bilmiyorum benim Garden Tiki’ye (Kahikideki bahçem) gittik. Orada büyük bir sürprizle karşılaştık (aklımda fikimde yoktu), sevgili Paramahamsa Nithyananda bahçemizi ziyarete gelmişti. Bunun nasıl bir mutluluk olduğunu anlatamam. Onu elimizden geldiği şekilde ağırladık hatta yine epeydir ziyaret etmediğim ELF yerleşkesine gittik birlikte. Her gidişimde bambaşka oluyor onların yerleri, çok yaratıcı ve espritüel insanlar doğrusu. Bize yine o tuhaf ışık lokumlarından ikram ettiler. Bu kez herkes havada süzülüyordu, yerçekiminden sıkılıp onu kaldırmışlar bir süre sanırım. Harikaydı. Sonra üstat Nithyananda ve can dostumla birlikte okyanusun üzerinde gezindik ve nedense ani bir kararla Lemurya batığına gitmeye karar verdik. Okyanusun dibine doğru uzunca yol aldıktan sonra bizi yunuslar karşıladı. O derinlikte bunu beklemediğim için çok şaşırdım ve aynı anda inanılmaz bir ayma anı yaşadım, yunusların Lemuryan ruhlar olduğuna dair bir hatırlamaydı bu ve daha önce hiç böyle bir şey duyup okumamıştım. Uzun bir vizyon olduğu için şimdi hepsini yazamıyorum ama uykuya geçtikten sonra sabahaçok yakın son derece canlı bir rüya gördüm. Bu da beni son derece şaşırttı, şimdilik onu anlatmayacağım 🙂 Aloha
İkinci seviye urban shaman eğitimi alan pireşamanlar, kendi garden tikilerine gidiyorlar mıdır acaba diye merak ettim?
Not: Üstat Nithyananda’nın tüm bedeni gözle fark edilmeyen yeşilimsi bir sis tabakasıyla çevrili ve bu inanılmaz bir lezzette, onu tatmana izin veriyor çünkü tükenmez bir kaynağı var sanırım. Bal gibi ama pek de tanımlanamaz bir madde bu. Ondan akan şifadır diye çıkarsıyorum. Bunu normal hayatımda (mutabakat rüyası) da bir kez yaşamıştım, hiç beklenmeyecek biri aynı yeşilimsi sis mantosunu giyiyordu.
İkinci not: ELFler benim garden tiki’de kiracı olarak oturuyorlar, yani ilk gittiğimde onları orada buldum, ilginç bi şatoydu o zaman. Bana burada kalmaya devam etmek istediklerini söyleyip izin istediler. Bu benim için bir şerefti doğrusu. Çok bağımsız, ilginç insanlar 🙂
Garden Tiki Nedir: Hawaii bilgeliği Huna geleneğinden bir terim olup, hayal ederek yarattığımız, çeşitli amaçlar için rüya bedenleri ile gidebildiğimiz kahiki (orta dünya) içinde bir yerdir. Orada merak ettiğiniz her şeyi sorabilir, normal hayatta bir araya gelemeyeceğiniz kişi ve olaylarla birebir görüşüp, karşılaşabilirsiniz. Bahçe, içsel dünyamızın tutarlı bir kısmıdır çünkü PO’nun yakın bölgelerinde bulunduğu için daha tanıdıktır.

Deneyimler soru-n-larımızın üstesinden gelebilmek için

5 gezegenin aynı anda gerilemeye girişi, eskiden çözemeyip rafa kaldırdığımız sorunları yeniden önümüze getirdi. Fakat güzel haber şu ki bizler eski biz değiliz, her gün yeniden doğduk, hayatı algılayışımızı revize ettik, bol bol özetleme yaptık, fiziksel bedenimizi uygun diyetler ve yepyeni beslenme tarzları ile temizledik, hayatımızı sadeleştirdik, duygusal blokajlarımızı, özetlemeler ve rüya analizleri ile hafiflettik. Yani biz eski biz değiliz, kim korkar hain kurttan! şaka tabi o hain filan değil, O, retronun ısıtıp önümüze koyduğu eski halledilmemiş bitmemiş konuların şu an üstesinden gelebilecek kadar güçlendik. Hadi hayırlı olsun kurtuluşumuz demek geliyor içimden.

Bugün anneler günü ve bir arkadaşım sabahın erken saatinde şöyle kutlama yazmış bana:

“Bu kadar çok kapsayıcı bir anne olarak anneler gününü kutluyorum. Ne kadar çok kişiye annelik ediyorsun.
Ne mutlu sana 🙂
 
Kibele (demeter) arketipinin hakkını veriyorsun. 
Çocuklar gezip geliyor hiç kızmıyorsun 🙂 “
Teşekkür ediyorum, bunları duymak da ödülümün bir parçası olsa gerek. Sevgili annemle az sonra buluşacağım ve elini öperek bu güzel dünyaya beni kazandırdığı, dünyayı da bana kazandırdığı için teşekkür edeceğim. Tüm annelere hediye ettiğim Laniakea romanımı da takdim edeceğim ona, sevincini maviş gözlerinden yakalamak için dikkat kesileceğim. Mucukksssss ve alohaaaaaa