Kent Şifacılarından izlenimler -4

İki haftadır “İKE” ile haşır neşirdim Dünya Düşündüğün şeydir. Bu iki hafta boyunca dünyadan beklentime ona hangi anlam yükledigime bana neleri göstereceğini bekledim durdum,Bir şey söylemedi anladım ki Dünya ile ilgili yorum yapmaya beklenti kurmaya anlamaya anlam katmaya gerek yokmuş “Doğarsın Büyürsün ve Ölürsün “derler bu aradaki yaşadıkların anlamlaştırıyormuş dünyanı benimse dünya ya anlam katmak için hiç çaba sarfetme me gerek duymamışım yaşantımı anlamlaştırmak için uğraşıyormuş… Bu hafta yeni bir başlangıç olsun diye “PONO” Doğrunun ölçüsü etkinliğinde oyunlar oynamak anlam kazanmak istiyorum. ALOHA-KH

*

Merhaba 20 Nisan haftasinda prensip olarak MANA demistim. Bir hafta derken 2 hafta ayrilamadim. KABUL ETTIGIMI SANDIGIM olaylar yasadim. Yeni farkindaliklar kazandim. Sancili ve muhtesem bir dogum yaptim. Bugun uyandigimda yeni bir prensip ne secmeliyim dedigimde bu MANAWA oldu. Bakalim ne guzellikler geliyor. GTE

*

Bekliyorum….
Bir de
Beklenmeyeni beklentisiz bekleyebilsem. EY

Aslında çok kolay Ertuğrul. Sebebi de gayet analitik; iç rüyamızın bileşenlerini tam olarak bilemiyoruz, öylesine detaylı bir program! o sebeple LONO’n ile beklediğin şeyin bilincinin diğer iki bölümüne ve iç rüyandaki sayısız kabul ve kararlarına uygun olup olmadığını bilemezsin! İşte bu bilinmezlik durumunu (kuantum alan) içine sindirmen ve “bilmiyorum” diyebilmen seni boşluğa yani beklentisizliğe alır. Lono ile beklenti bir dilek olarak durur sadece Senin bütünsel iç rüyanın niyeti ile uyuştuğu taktirde olacak, uyuşmuyorsa olmayacaktır. Her halikarda karlı çıkan sen olursun. Her şeyin mükemmel oluşu ile ilgili söylentiler bu sebeple mantıklıdır.

*

Sevgili Preshaman kardeşlerim günaydın, yeni bir prensibe geçiyorum. Farkına vardığım ilk konu ; Birinci prensipten itibaren bir türlü gününde başlayamamış olmanın bir ALIŞKANLIK haline gelmeye başlamış olması :)))) Bunu önümüzdeki haftalarda bozmaya, yani alışkanlık haline gelmeden düzenli olmaya karar verdim. Kendi içimde ise şu ana kadar izleyebildiklerim şunlar; MANA güç içeriden gelir çok uzun, ALOHA sevgi sevinçle birlikte büyümektir baya kısa zamana ihtiyaç duydu. En etkileyici ve sonuç veren çalışma KALA Limit yok oldu. İKE ise bir muamma :)))) İKE çalışmış olup deneyimlerini bir kez daha hatırlamak isteyen var mı? ŞE

2 haftadır IKE çalışıyorum. Bu hafta 3üncüsü. Hem var hem yok gibi.. Hem çalışıyorum hem de çalışmıyorum gibi. Kendini bir gösteriyor bir unutturuyor gibi. Ama çalışmaktan da vaz geçemiyorum. Bir sonrakine atlama gibi bir istek yok veplan yapamıyorum. IKE içinde salınıp duruyorum…IKE biraz sahipkar ve de kıskanç. Sorgulatmıyor da. Ancak Bunları yazdığımda IKE hakkında ilk defa bu kadar derin düşündüğümü anladım. EY

Aynen İKE et mi balık mı pek anlayamadım :))) Bi gariplik var ama Bu nedenle sürdürmek yerine başka bir şeye geçeyim dedim. Fakat sanırım yeni prensip çalışmak yerine 1 hafta hazır da tatil çalışma karışımı bir şey yapacakken MAKİA ya geçmek yerine bir süre tohum “sevgi- özür ve teşekkür” de dinlenmek daha iyi olacak gibi geldi. ŞE

*

ALOHA
Geçen hafta ilk prensip olarak MAKİA yı uyguladım. Sorunlu olduğum kişi üzerinden dikkatimi ççççektim. aramızdaki gerilim azaldı ve enerjim yükseldi ilk günden. bu hafta İKE ile başladım sanırım görmek istediğimi yaratıyorum. MÇ

*

Dostlar, ne yazık ki bütün izlenimlerimi / deneyimlerimi yazabilecek durumda değilim şu haftalar ne yazık ki, affola…
Ben Hoca’nın sözünden çıktım, tümdengelim yerine tümevarım yaptım. Yani dikkatimi çeken deneyimlerin hangi ilkeye (ya da alt-ilke’ye) referansta bulunuyor olabileceğini anlamaya çalıştım / ya da o zaten anlattı kendini.
İki örnek: Henüz pazartesi günü sadece bir ezgi vardı zihnimde onu dinlemek istiyordum evden çıkmadan, “ay aman” diyordum, “nasıl bulacağım şimdi, vivaldi mi bach mı, hangi cd’de…” dedim “ben iyisi mi, onu arayıp bulacağım diye çatlamayayım da iyi-kötü bir şey dinleyeyim”.
Koydum bir cd’yi, dakika bir, ilk sırada o çalmaya başladı, zihnimdeki: Branderburg Konçertosu, “merabaaaa, yaaaaa, bendim işte!” dedi…
“Dünya, düşündüğündür…”
Bu da böyle bir anım işte dostlar. AA

Etki Alanları

Ana prensiplerin çoğu bize her şeyin birbirini etkilemekte olduğunu söylüyor, değişen yalnızca etkileme oranları. Geçerli gözlemler KU’nun güçlü, yakın ve rezonansı yüksek alanlardan etkilendiğini göstermektedir.
İnsanın etki alanı olan Aura’nın Hawaiicesi HOAKAdır ve hem fiziksel hem de fiziksel olmayan alanlardan oluşur.

*

Morfik rezonans teorisi gerçekten işliyorsa, toplumlardaki ya da sadece bir insanın içindeki kritik kütlenin aşılması sonucu oluşan yeni davranış hatta belki yeni majör enerji kalıbı sebebiyle bir Bay Orr durumu meydana geliyordur, yani önceki davranış modelini sana ait bi şey olarak hatırlamıyorsun! O başkalarına(!) ait bi davranış şekli oluyor.

İşte her zaman bahsettiğim faydalı “ayrılık yanılsaması”, morfik rezonansın bireysel ve kitlesel işleyişinden ortaya çıkıyor olabilir.
Öylesine sahici bir kırılma oluyor ki artık daha öncesine ait kayıt KU’dan bütünüyle silinmiş oluyor. Bir majör enerji kalıbını oluşturan kimbilir kaç tane minör enerji kalıbı aynı anda depodan hiç olmamışçasına boşalıyor!

Fakat KU deposunu bir an için bir bilgisayarın hard diski yani sabit diski gibi olduğunu düşünelim. Normalde bilgisayarımızda bulunmasını istemediğimiz programları/dosyaları silebiliyoruz, onlar artık bizim için yoklar ve hatta unutup gidiyoruz ancak silinen bu programların izi/gölgesi işin mütehassısları tarafından bulunabiliyor, geri getirilebiliyor (işin tekniğini bilmiyorum). İşte bu kayıtlara ben urban shaman konseptindeki atıl enkarnasyonlar ismini veriyorum.

Bu konuya neden böylesine dikkat (önem) veriyorum; çünkü eğer çevrenizde gördüğünüz duyduğunuz somut ya da soyut ilişkide olduğunuz kişilerin sizin atıl enkarnasyonlarınız olduğunu anlar ve buna ayarsanız, barış için büyük bir adım olacaktır. öfke/nefret/ayrıştırma yerini şefkat/anlayış ve barışa bırakacaktır.

Edge of Tomorrow isimli 2014 yapımı bir bilimkurgu filmi var, onu izlemenizi öneriyorum (gürültüyü biraz sineye çekin artık!). Eğer orada baş rol oyuncusu (Tom Cruese) rüyalarını hatırlamasaydı bu durum dünyada şu andaki yedi milyar insanın yaşadığı tek kişinin hikayesi olacaktı!

*

Gerçeklik bulunmaz, atanır. sa
Yani önce atanır (iç rüyan tarafından), sonra bulunur (Lono’n tarafından)

Hayallerimiz ve bazı bildiğimiz başka şeyler (KU’nun depoladığı tüm minör enerji kalıpları) iç rüyaya dahildir ancak onun tüm bileşenleri ve birleşim oranları bütünlüğümüzce (muhteşem bir aşçıdır) pişirilen bir çorbadır, bu sebeple yemek tarifi verilemez ancak bir shaman bazen bu içeriklerin arasında dolanıp sadece bir durum için geçerli olan tek seferlik bir tespit yapabilir. Tabi ki bu başka durum/zaman ve kişiler için tekrar edilebilir bir reçete olamayacaktır.

not: Bütünlüğümüz; KU, KANE ve LONO’dan oluşmaktadır.
Bilincimizin bu üç yönü, hiçbirinden vazgeçilemeyecek, birbiriyle kıyaslanamayacak muazzam işlevlere sahip. Sevgili pre-shamanların bu içeriğe yoğun dikkat yöneltmelerini -hatırlatma amaçlı- önermekteyim.

*

 

Bağlantı Kuruldu!

Kitap ilerliyor. Zaten beni şok eden bir başlangıç yaptı ve ne olacak giderek meraktayım üstelik öyle eş-zamanlılıklar var ki akıl alacak gibi değil. Tam oturup bi bölüm yazıyorum, aşağı yukarı bin kelime kadar, yorulup bırakıyorum ve elime aldığım ilk şey, ilk konuşma ya da tv de herhangi bir programın ilk sahneleri nerdeyse benim yazdığım şeyler! Aman tanrım diyorum, ben bunu niye yazıyorum ki, oturup rahat rahat izleyeyim daha iyi. Nerdeyse yazmaktan vazgeçecek gibi oluyorum (duygu olarak, yoksa karar süreçlerim duygularıma bağlı değildir), sonra eşzamanlılığın doğasına yöneliyorum ve kahkaha atıyorum tabi, deli miyim neyim! Eskiden de olurdu böyle şeyler ama bunun için yıllar geçmesi gerekebilirdi… Tuhaf zamanlar bunlar…

Sen yazdığın için mi oluyor yoksa olacağını sezdiğin için mi yazdın fark etmez diyor Serge hocamız, olan şudur; bağlantı kuruldu!

Düşünmek, söylemek, yazmak, oynamak; yaratıcı imgelemin dört atlısı 🙂 ilk üçü kutuplandırır, dördüncüsü nötürler! Sen sağ ben selamet

*

Sorumlulugu % 100 almak; çok boyutlu bir işlemdir. sizin zaten sorumlulugu %100 alan bir bilinc bolümünüz var, biz onun adina hawaii’ce KANE diyoruz. Simdi sizin bu sorumlulugu almaniz demek LONOnuzun bu tarihi karari vermesidir ve fakat komiktir de bir yandan; cunku bu, şu an oldugunuz kisinin etki alanindan cikmaniz demektir, siz bi kere o rolden cikinca cevrede bi sürü eski rolunuzden insan gormeye baslarsiniz, acaip bilimkurgu bir haldir bu! Ve tabi o gördugunuz eski rollerinizi kullanmakta olan insanlara derin bir şefkat duymaniz da normaldir. 🙂

*

Hawaii bilgisinde tüm zamanlar aynı anda yaratılmıştır, sadece sonsuz bir şimdi vardır. Bu sebeple karma, reenkarnasyon gibi zamanın lineerliğini gerektiren inançlar -batıda bilindiği şekliyle- burada bulunmaz. Şimdi gücün bulunduğu yerdir, farkında olabildiğiniz her şeyi isteğinize göre düzenleyebilirsiniz. Aloha

Huna bilgisinde geçmişten gelen karma yükleri yoktur, iç rüyamızı oluşturan inançlar ve tavırlarımızdan oluşan milyonlarca minör enerji kalıbımız var ve bunlar gömülü sistemler mantığı ile sonsuza kadar çalışmak üzere (KU’muzun muhtelif bölümlerinde depolanmaktadır) programlanmış, şimdi bunlarda bir değişiklik yapılmadığında senin yani bilincinin bütün bu programcıklara onayın olduğu varsayılıyor. isterse dinozorlardan isterse marstan gelsin ve istersen sadece hayal kurmuş ol aralarında fark gözetmiyor, zaman ve özne bilmiyor, hepsi şu anda tıkır tıkır çalışıyor   Dolayısı ile bizde reenkarnasyon tam şu anda mevcuttur, hepimiz birbirimizin atıl yönlerini kullanan enkarnasyonlarıyız. Çok boyutluluğun vizyonunu yaşayanlar için izah gerekmez ancak bu olgunun yaşamayanların güncel kullanımına girmesi ancak çok keskin bir karar vermelerini ve sonra da makul bir süre bunu dikkatleriyle beslemelerini gerektirir.

5. Prensibin Masalı

Maui alohanin ruhu – 5.prensibin masalı
Çok çoook eski zamanlarda Maui (masal kahramani genc delikanlinin ismi- muhtemelen türkce mavi rengi) bir gün annesi Hina’yı aglarken bulmus, sebebi ise gunesin cok hizli gecip onun sepetindeki yıkanmis çamasirlari kurutamamis olmasiymiş. Maui iyi bir evlat olarak hemen çözüm aramis ve önce kardesleriyle cok guzel ve saglam bir ağ örmüş ve sabah olmadan günesin evi olarak bilinen Halekala dagina çıkıp günese pusu kurmuslar. Tam gunes kendini gostereceginde ağı üzerine atip onu yakalamak istemisler ancak ağ yanip kul olmus ve hiç işe yaramamis.
Bu durumda Maui ikinci care olarak kızkardesi Hinaya gidip onun sihirli saclarindan istemis. Bu saclarla yeni bir ağ örmusler ve bu kez gunesi yakalamislar ancak bu kez de tepede sabitlenen gunes kizgin isiklarıyla köyde ne var ne yoksa yakip küle döndürmüş.
Bu durumda Moui büyükannesi Hina’ya gidip onun tavsiyesini sormuş. Hina ona Ho’oponopono yapmayi onermis (cok eski uzlasma baris sanati). Moui hemen köydeki insanlari ve gunesi toplantiya cagirmıs, uzun saatler tartisma ve görüşmeden sonra anlasmaya varilmis, şöyle ki; Guneş 6 ay gökte daha yavaş gecmeye razı olmuş, insanlar da geri kalan 6 ay onun hizli gecmesini kabul etmisler.
Onlar ermis muradina biz cikalim kerevetine.
♡★♥☆
Fikirler tartışilmadiğında barbarlaşır. Hawaii atasözü

Huna bilgisi, Hawaii masalları yoluyla kahramanın sonsuz yolculuğundaki gençlere şunu önerir; önce kendi kabiliyet ve çabanla yolundaki engeli kaldırmaya çalış (1.ci farkındalık düzeyi), olmadı mı? Öyleyse Kızkardeşlerinin sihirli saçlarına(psişik kabiliyetler-2.farkındalık düzeyi) başvur, çoğu kez amacına ulaşırsın ama eğer olmadıysa bu kez büyükannenin bilgeliğine(3.farkındalık düzeyi-içindeki aumakua) başvur.
Bilincimiz bütünsel kullanılabildiğinde mucizeler olağanlaşır.

Arınma Hayatidir

Gezgin shaman dahil hemen tüm öğretilerin ortak yanı “arınma”dır, sebebi de açık değil mi? Boşaltamadığın bardağa yeni ne koyabilirsin?
Çiftçi yeni bir ürünü toprağına ekmeden önce onun boşaldığından rahatladığından, havalandığından emin olmak ister. Annemiz yeni bir yemek yapmak için önce tencereyi iyice bir yıkar, dibine yapışan şeyler kalmasın diye onu ovar parlatır.
İnançlarımız birbirlerine kimyevi etkiler yapabilecek, hatta ayrı ayrıyken faydalıyken biraraya geldiklerinde zehirli bileşimler yaratabilecek güçtedirler. Arınma hayatidir sevgili pre-shamanlar.

Bu arada arınma, yukardaki fiziki örneklerdeki gibi temizleme, dışa atmaya metaforik olarak benzer ancak sevgi, kabul ve teşekkür ile yapılır.

Haydi daha çok ho’oponopono yapmaya 🙂

*

Sönmüş bir gerçekliğe gitmek, pasif hale geçmiş bir yanardağı ziyaret etmek gibidir. Ne tür bağlantıları harekete geçireceği tahmin edilemez. sa

*

“Sen dünyalar arasında dolaşan birisin, bir arabulucu, bir şaman… Uzun süre bu düşünceye karşı geldiğini biliyoruz ama tasalanma; bu sana ve karşılaştığın diğer insanlara saadet ve mutluluk getiriyor; çünkü sen denge ve uyumu özlüyorsun. Her şeyin alt üst olduğu yerlerdeki dengeyi bile yeniden sağlamak için doğru yolu ve doğru çareleri buluyorsun. Çok olan şeyleri azalt ve az olup büyümeye yüz tutmuş şeyleri güçlendir. Bunu yaparken en doğru olan anı seç ve zorlamaya çalışma. Doğa kendiliğinden zorlar, fakat o ustanın ellerindeki bir güvercin gibidir. Sen tüm bunlarla büyü yapabilirsin; eğer onun yasalarını anlar, şarkısını söyler ve söylediğin anda sesin hoş çıkarsa. O zaman dağlar eriyip suya dönüşür, buzlar açan çiçekler haline gelir ve hastalar iyileşir. Seninle aramızda bir bağ olduğu için, sen her şeyi söylediğimiz gibi etkilersin. Biz kuvvetiz, bilgiyiz. Bizi çağır o zaman sana yardıma geliriz.” Diye fısıldadı ataların sesi.
Ateşin Efendisi Şaman Kitabından