Hayatınızdaki, yakın çevrenizdeki (birinci dereceden) kişilerin isimlerinii bi saat dairesi gibi yazın, ortaya da kendi isminizi yazın. Sonra tdk isimler sözlüğünü açın netten, isimlerin anlamlarını okuyun, birbiriyle ilişkisini kurduklarınızı bi doğruyla birleştirin. Sonra bi çay ya da kahve alın uzun uzun tabloyu seyredin. Garanti ediyorum ki çok güleceksiniz, üstelik farkındalığınız en az 3 mum ışığı artacak. Garantili servis, memnun kalmayanlara paraları iade edilir :)))
Birinci dereceden akrabalar (ana/baba/kardeş/çocuk) ve eş/ler. Buna ilaveten ilişki düzeyine erişmiş sevgililer bu kapsama girer 🙂
**
Bu tür tezlere hakettiği ilgiyi göstermememizin sebebinin “ırkçı” damgası yeme olasılığımız olduğunu düşünüyorum. Oysa Şu anda bizler, yani türkiye çatısı altındaki bizler ancak dünyanın birçok bölgesindeki farklı isimli halklar kadar türküz:) Aradan öyle çok zaman geçti ve çamlardan öyle çok bardak oldu ki, böyle bi endişe duymamız yersiz 🙂 Kullandığımız Türkçenin bile öztürkçeyle nerdeyse alakası yok. Nerden mi biliyorum? Özbe öz Türkçe konuşan TUVA’lı Huun Huur Tu’nun konserine gittiğimizde ingilizce anlaşmak durumunda kaldık! Söylediklerii tükçe şarkıların bir tek kelimesini bile anlamadık! Olaylara milliyetçilik açısından bakabilmenin artık imkanı kalmamıştır. Böyle yersiz bi korkuyu içimize salanların kendi ırkçılık saplantıları olma ihtimalini söylesem iler igitmiş mi olurum bilemiyorum. Ne de olsa aynalama tekniğini hepimiz artık gayet iyi biliyoruz 🙂 (Tezi görmekiçin tıklayınız)