Hizmetkâr lider

DOM tezi (İsmet Gedik) için M.Akın Yılmaz’ın ek ve genişletme mesajı:

‘liderlik’le ilgili cümlenize (mesaj eskimeden) ekler yapmak istiyorum.

… doğada tepede bulunan ve her şeyi yönlendiren liderlik gibi bir durumun bulunmaması. Bu nedenle insanlığın tüm sorunlarının nedeni de bu tepeye bağımlılık sistemidir. …

Doğadaki ‘liderlik’ olgusunun değişik türler için farklı biçimlerde var olabildiğine dair tezler hatırlıyorum. Örneğin, kurt ve yabani köpek sürülerinde, en güçlü/dövüşken olan –ve bu sayede sürüyü ‘en iyi koruyan’–  hayvanın ‘lider’ olarak benimsendiğini… fakat bir tehlike anında bu lider kaçar/korkar ise derhal liderlikten kovulduğunu, bir hayvan-psikolojisi uzmanından dinlemiştim… (Burada konu dışına çıkarak, salt zihnimizin ‘sorular hanesi’nde kalsın diye, bir ek yapacağım: Dikkat edin; sürümüz o lideri ‘en güçlü’ diye seçiyor; fakat kaçtığını görünce, onun “en güçlü” olduğunu unutmuşçasına, HEP-BİRLİKTE üzerine çullanarak onu kovalıyorlar! Bu bana, isyancıların kırdığı Saddam heykelini hatırlatıyor :)…

SANMAK…

Bir şey sandığınız şey o şey değilse ne olur?
Bir şey sanmadığınız şey, bir şey olursa ne olur?
60-70 km. hızla giderken, göğüs hizasında, yolun bir tarafından diğer tarafına çekilmiş bir teli fark ettiğimde tel ile aramda bir kaç metre kalmıştı… Aniden frenlere bastım… Frene basmasam tele takılıp biçileceğim ya da ne olacağım meçhul… Ama düşersem belki biraz ezik sıyrık sahibi olacağım… Düşmek diğer olasılıklardan daha tercih edilebilir. Bu durumda tele biçilmektense düşmeyi göze alarak, fren yaparak, eğilerek, yan yatarak altından geçeyim derken, motor benden önce ve benden bağımsız bir kararla(!) yan yatıp sürüklenmeye başladı. Beni de “kolları” arasına sıkıştırıp; “Seni biraz ezeceğim ama korkma yere çakılmaktan, kırıklardan çatlaklardan kurtaracağım” diyerek sevgili motorsikletimle beraberce sürüklendik…

Hücrem ve Ben

İsmet Bey,

yazılarınız -şaşırtıcı biçimde- içimde sebebini bilmediğim bir coşku uyandırıyor. Öncelikle bunun için teşekkür ediyorum. Sebebini bilmesem de sanırım yakında anlayabileceğim. Önceki başlık iç içe fazla döngü oluşturduğu için yeni biir başlık açtım ve son mesajınızdan yola çıkarak bazı sorular (7 adet çıktı şimdilik) yöneltiyorum:

Öncelikle bilgi teriminden ne anladığımı tanımlayarak başlayacağım. Bilgi, enerjinin nerden nereye aktarılacağını belirleyen ve varlıkların yapısal-dokusal durumlarında (anizotropi, simetri, polarizasyon, vs. şeklinde) kayıt altına alınan sinyal sistemidir. Enerji bu bilgi sinyallerine göre aktıkça, kuvvet dediğimiz faktör ortaya çıkar ve o kuvvet yardımıyla da varlıklar bir yerden bir yere aktarılarak, doğadaki oluşumlar gerçekleşir.

Dünyadan-Bizden

Tapınak şovalyeleri bir kere -görünüşte-yıkıldılar ancak onların kurduğu bankacılık sistemi hep güçlenerek bin yıl hüküm sürdü! Bu kez gerçekten mi yıkılıyorlar meraktayım?

Biz BAKa sorduğumuz bir konunun rolleri arasında rastlamıştık bankacılığa ve onun sistem dışı kaldığını gözlemledik, kapitalizm kendini evrimleştiriyordu, çok etkileyiciydi. Henüz neye evrileceği kesinleşmemişti, fakat kesin olan şuydu, merkezde olmaya kesin irade koymuştu ancak eski enstrümanlarından hiç birini yanına çekmeyi başaramadı. Böylece boşlukta ama tam niyetle salınıyordu. Yanında bi iki şey vardı ama onları şu an hatırlayamadım belki katılan arkadaşlar hatırlar.

Çeşitliliğe ve bireysel özgürlüğe kapı açan kapitalizmin, toplumun tüm fertlerinin sorumluluğunu yüklenmeme dolayısı ile ekonomik ve sosyal dengesizliğe sebep oluşu ile ilgili hastalığı tedavi olmayacak bi şey değil sanki. Gördüğüm kadarıyla (ben dahil) herşey hasta! Hemen hastalardan vaz mı geçeceğiz, kendilerini onarmaları için fırsat vermeliyiz sanki 🙂