Ruh Nedir?

Sitemizde bir çok konuda “ruh” kavramı ortaya çıkıyor. Fakat ne ortak bir tanımı var ne de mahiyeti hakkında bir bilgi. Bu başlık altında çeşitli dinlerden gelen inançlar olsun, bazı bilimsel olduğu iddia edilen bilgiler olsun, ontolojik ve epistolojik açıdan ruhun ne olduğuna dair düşüncelerimizi paylaşalım.

Ortak bir tanıma ulaşamasak da , birbirimizin ruh dediğinde neyi kastettiğini anlayalım en azından. Her insanın ruh tanımı farklı oluyor.

Aşağıdaki sorular tanımlamalarınıza yardımcı olabilir.

Ruh sizce nedir?
İnsanlarda ruh var mıdır?
Hayvanlarda ruh var mıdır?
Ruh ölçülebilir mi, gözlemlenebilir mi?
Ruh enerji midir?
Yapısı nasıldır?
Tanrısal mıdır?

Kendi sorumluluğunu almak

ADAMUS:  Bir birey kendi gücünü neden başka bir şeye teslim eder?

EDITH: Böylesi belki daha kolaydır.

ADAMUS: Tanrı dahil…. Tanrı  dahil.

EDITH: Aynen, aynen.

ADAMUS: Ve uzaylılar.

EDITH: Ha, o zaman kendilerinin sorumluluk alması gerekmez.

ADAMUS: Hah! Biliyormuşun işte, sevgilim! Sorumluluk alman gerekmez! (izleyiciler alkışlar) Bilinçsiz olmayı südürebilirsin. Devam edip…

..

ADAMUS: Pekâla, evet, sorumluluk almak zorunda kalmamak için. O bilinçsizlik kuşağında kalabilirler. Kendilerini – Larry – sevmek zorunda değiller. Direksiyon başında – hemen buradaki yaşamın büyük direksiyonunun başında uyuya kalabilirler. Ama bu olduğu zaman onlar – siz – çok şey kaçırırsınız. Çok şey kaçırırsınız.

Nefes; bir başka küçük döngüden geçelim. Vaay! Ne kadar kolay olduğunu görüyor musunuz. Ah! Onu düşünmekten çok daha kolay. Ah!

Gurdjieff ve Kars

Alıntı: http://vedat.akcayoz.net/yazilarim/tekilkonular/gurdjieff.html

Acaba kaç kişi Gurdjieff’i tanımaktadır bilemiyorum; ama Kars’ın gizli kalmış değerlerini mutlaka öğrenmemiz gerekmektedir.

GURDJİEFF;
* Aklımızı, “Okuma” ile
* Duygularımızı “Müzik” ile
* Fiziksel bedenimizi “Hareket” ile

Geliştirebiliriz diyen bir görüşe sahip olan “Kars’ın çok kültürlü pınarlarında su içmiş” dünyanın en ünlü öğreti ustalarındandır.

“Yüreğin gerçeğini özleyen, arayan, hayatın getirdiği problemleri çözmeye çabalayan, şeylerin ve olayların özüne ve kendi varlıklarının içine nüfuz etmeye çalışan sorgulayıcı zihinler vardır.

Bir insan sağlam şekilde muhakeme eder ve düşünürse, bu problemleri çözerken hangi yolu takip ederse etsin, kaçınılmaz şekilde kendisine dönmeli ve işe, kendisinin ne olduğu ve içinde bulunduğu dünyadaki yerinin ne olduğu probleminin çözümüyle başlamalıdır.”

Hüsamettin ve Bilimsellik

Benim Hüsamettin adında bir arkadaşım vardı. Ortaokulda aynı sınıflarda okuduk bir dönem. Hüsamettin tartışmayı sever, öğretmenlerin söylediği şeylere karşı çıkıp uzattıkça uzatırdı. Gerçi benim de benzer bir yapım vardı. Ama aramızda ikna olmakla ilgili bir farklılık vardı. Hüsamettin ne kadar haksız olursa olsun bir türlü ikna olmazdı. Bilgiyi ve tartışmayı seviyordu. Aslında onun gelecekte iyi bir yerlere gelebileceğinden ümitliydim. Hırslı ve inatçıydı.

Neyse, liseye geldiğimizde ben Fen lisesinden sayısal bölümden devam ettim. Hüsamettinin babasının bir elbise yapım-satım dükkanı olduğundan bu işi oğluna devretmeyi planlamış olacak ki ticaret lisesine gönderdi. Ardından üniversiteyi kazanamadı tabi. Askere gidip evlendi ve babasının dükkanında işleri devam ettirdi.

Aradan yıllar geçti ama Hüsamettin bilime ve bilgiye olan ilgisini kaybetmedi. Bilim ve Teknik dergilerini okur, üniversiteden mühendislik hocaları oturur kalkar ahbap olur. Bilimsel tartışmalarını devam ettirirdi. Elbette arkadaş sayısı bu oranda azalma gösteriyordu. Üniversitede öğretim görevlisi olan kuzenimle arkadaş olmuştu, her görüştüklerinde böyle konular açtığından bahsetti kuzenim. En son görüştüğümüzde (geçen yaz) ben de bir iki defa oturup sohbet etme fırsatı buldum kendisiyle.

hayalinizdeki TANRI nasıl olmalıydı ?

Şayet Tanrı, yani bir yaratıcı olsaydı dünya böyle olmazdı… yada
şayet Tanrı olsaydı…. gibi başlıyan yazıları yazanlar Şayet gerçekten bir TANRI olsaydı diye düşünenler ; Dünya ve insanlar nasıl olmalıydı ? yada Siz TANRI olsaydınız ne yapardınız diye düşündüm? Çünki herkesin kafasında farklı TANRI modelleri var. Atesitlerin bile inanmasalar dahi Tanrı olsa şöyle bir olay olmazdı gibi teorilerinin başlangıç düşüncesi nedir ?
Tanrıya inanmamakta bir inanç sistemimidir ?
ideal TANRI tipi nasıl olmalıydı ?
Siz TANRI olsaydınız cennet ve cehennemi yaratırmıydınız ?
Peygamberleriniz olurmuydu örneğin ?
Kitap gönderirmiydiniz ?
ilk çağlardaki insanlara nasıl ? sonraki bilgi çağında yaşayanlara nasıl hitap ederdiniz? Aradaki uçurumu nasıl kapardınız ? İlk çağlara hitap ettiğiniz kitapları sonraki gelenler nasıl anlardı.
Ciddi düşüncelerinizi bekliyorum. saygılar..