Öncelik Sırası

AKP’nin seçim şarkısını pazar gecesi ve bugün duydum, ne kadar güzel ve özenli bir seçim olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

Zaten sadece şarkıları değil her şekilde profesyonel bir organizasyon sunuyorlar, bu işi gerçekten çok ciddiye alıyorlar.

Kim ki “öncelik sırası” denen sihri keşfeder, başarı onunla olacaktır bu kaçınılmaz.

BENIM ADIM ASK

Beni sevmesini bilirsen eger,
Kimi zaman sevgiden gülümseyen biriyim.
Kimi zamanda dönerek düsen bir yaprak.
Benim adim ask…….

Bazen usul usul yagan yagmurum.
Bazen deli deli savuran bir rüzgar.
Kimi zamanda köseden gülümseyen günes.
Benim adim ask…….

Sayet beni cicege benzetmek istersen.
Ben bembeyaz papatyayim,yoncayim.
Koparmak istersen usulca kopar derindeyim.
Benim adim ask…….

Beni bir renge benzetmek istersen,
Ne beyaz kadar saf ve duru,nede siyah kadar net ve asilim.
Ortasindayim renklerin berrakiyim.
Benim adim ask………..

Beni sevgiye benzetmek istersen,
Bebegin gülüsü kadar ictenim,sadeyim.
Günesin dogusu kadar muhtesemim.
Benim adim ask………
SELAMI SAGIR- ALMANYA
14 HAZIRAN 2010
Not: $iir kösesi bulamadigim icin buraya yazdim.

Domuz Eti, Kumar, İçki ve Fal

Kuran’ı Kerim’de her türlü alkolün kullanımı yasak edilmiştir ve haramdır.Ama ne yazık ki ölümden sonra iyi müslümanlara şarap sunumu hemde giymalar( oğlanlar ) tarafından gerçek müslümanlara sunulacak. Kumar Bakara Suresi Ayet 219 kumar günah sayılmıştır.Ne yazık ki Türkiye’nin kahvehaneleri kumar yuvası Her türlü fal Allah tarafından günah denilmiş ve şıh kosmak denilmiş.Maşallah Türkiye’nin % 80 Fala bakıyor. Faiz haramdır Müslümanlar için, ama Türkiye cumhuriyeti faizle birlikte yürütülüyor. Zina günahtır, Türkiye’nin çoğu köşelerinde genelev ve randevu evleri dolup taşıyor.

Hatırlayanız varmı bilmiyorum” Karaköy genelevinin ” Patroniçesi ” Manukyanın ” verdiği vergilerle. Türkiye Cumhuriyetinin memurunun,işçisinin aylıkları ödendi.Nasıl aldınız bu aylıklara sayın Müslüman kardeşlerim. Ve ne tasadüf bilinmez bu kadar günaha, harama batmış bir dinin yorumcuları ” Domuz eti” Haram denir ve yemezler.

Tevrat, Zebur ve İncil

Yahudiler, Tevrat’ın Yahve’nin sözü ve Musa’nın eliyle yazıldığına inanır. Fakat burada müslümanların bilgisizliğinin bir etkisi mi nedir bilmiyorum, yanlış bazı bilgiler vardır. Yahve’nin sözü Musa’nın eliyle yazılan kitap yahudilerin Tora dediği kitaptır, yani müslümanların Tevrat dediği kitap. Ama yahudilerin kutsal kitabı bundan ibaret değildir. Tamamına Tanah derler. Tanah’ta, Tora haricinde kalan kısımlarda İsrailoğullarının tarih boyunca başından geçenlerin anlatıldığı, tarihi kaynak olarak da belki görülebilecek bölümler ve son kısmında da değişik peygamberlerin ve kralların yazdığı şiirler vardır. Müslümanların Zebur dediği Mezmurlar da bu şiirsel olan son kısmın küçük bir parçasıdır. Bu sözünü ettiğim Tora haricindeki metinlerin tanrı sözü olduğunu hiç kimse iddia etmemektedir. Yazarları bellidir. Mezmurlar da kral Davut ve Süleyman’ın aşk üzerine falan yazdığı şiirlerdir. Oysaki müslümanlara sorsanız Zebur’u(Mezmurlar) Davut peygamere Allah indirdi derler. Oysaki kral Davut’un kendisinin bile böyle bir iddiası yoktur, şiirler kendi imzasını taşımaktadır. Müslümanların cahilliği. Muhammed Tanah’ı eline alıp bir kere olsun Mezmurları okumuş olsaydı böyle Allah’ın indirdiği bir Zebur’dan falan bahsedemezdi. Son olarak şunu da ekleyeyim Tanah içinde Tora(Tevrat) küçük bir bölüm olarak kalmaktadır.

hayatta bir koltuk mu olmak istersin yoksa koltuğa oturan izleyici mi?

hislerimin bana öğrettiklerinden ve anneannemin anlattıklarından aklımda kalan güzel bir yaşamımın olmayaşıdır. hayat herzaman bana çocukluğumdan bu yana serin sularla mücadele etmeyi öğretmişti. ancak büyümeye başladığım yıllarda anladımki bazı şeyler ellerimin bulaşıklı olup olmamasına aldırış etmeden içeri giriveriyor. oysa bazı şeyler beklenmeli yada bekletilmeliydi. işte yıllardan beri ağzımdan düşürmediğim inatla çalan hayat kornası bana koltuk mücadelesi ettirdi. şimdi ise kendimi hayat telaşından kurtaramadım. bitmek bilmeyen belediye otobüsü sıraları, spor müsabakaları, pazar telaşları derken farketmeden bir koltuk olup hayatı izliyorum. oysa hayalim izleyici olmak değildi. artık ölüyorum ve giderken arkamda bıraktığım bir yudum insan, bir yudum su ve koltuğun iskeletinden yapılmış yatağım. iyi hayatlar olsun arkadaşlar. hoşçakalın.