zeka sorusu

Bir laf vardır hani “Bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir” diye. Bugün bu sözü düşünürken aklıma birden kaliteli olabileceğini düşündüğüm bir zeka sorusu geldi. Ne kadar zaman gösterir?.. Günde iki kez doğruyu gösteren bu bozuk saat bu doğruyu gösterme durumunda ne kadar süre bulunur?

Şimdi muhtemelen saatin yelkovanının ve/veya akrepin hassasiyetinin önemli olduğunu söyleyeceksiniz. Tamam, hassasiyetimiz sonsuz olsun.

(Saatin saniye sayarı olmasın sadece yelkovan ve akrep olsun)

Öyleyse çıkın, her neredeyseniz dışarı çıkın!

Eğer kopmanın, bir riske girmenin-yasaklanmış yollardan gitmeye cüret etmenin- eşiğindeyseniz, kazarak olası en derin kemikleri çıkarıp havalandırın; kadınların, erkeklerin, çocukların, yeryüzünün vahşi ve doğal yönlerini verimli hale getirin. Ne zaman hırlanılacağını, saldırılacağını, kuvvetli bir vuruş yapılacağını, ne zaman öldürüleceğini, ne zaman geri çekileceğini, ne zaman şafak vaktine kadar ulunacağını bilmek için sevginizi ve iyi içgüdülerinizi kullanın. Bir kadın esrarengiz vahşiye mümkün olduğunca yakın yaşamak için daha fazla toslaşma, daha fazla tıkınma, daha fazla koklayarak sezme, daha fazla yaratıcı hayat,  daha fazla “düşüp-kirlenme,” daha fazla yalnızlık, daha fazla kadınlar topluluğu, daha fazla doğal hayat, daha fazla ateş, daha fazla tin, daha fazla sözcük ve daha fazla fikir pişirmesi yapmalıdır. Kızlar yurdunu daha çok tanımalı, daha fazla tohum ekmeli, daha fazla kök toplayıp saklamalı, erkeklere karşı daha nazik olmalı; daha fazla komşu devrimi, daha fazla şiir, daha fazla masal ve gerçek resimleri yapmalı ve vahşi dişiye çok uzanmalıdır. Daha fazla terörist dikiş nakış grubu ve daha fazla uluma. Ve özellikle de çok daha fazla canto hondo, çok daha fazla derin şarkı.
Postunu silkelemeli, eski patikalardan azametle geçmeli, içgüdüsel bilgisini talep etmelidir. Hepimiz kadim yara izi klanına üye olmayı isteyebiliriz, zamanımızın savaş yaralarını gururla taşıyabiliriz, sırlarımızı duvarlara yazabiliriz, utanmayı reddedebiliriz, her hususta önayak olabiliriz. Öfkeyle fazla zaman harcamayalım. Onun yerine onun aracılığıyla güçlenelim.Özellikle kurnaz olalım ve kadın aklımızı kullanalım.
En iyinin gizlenemeyeceğini ve gizlenmemesi gerektiğini akılda tutalım. Eğer insan bütün hepsini kendine ya da seçtiği bir azınlığa saklıyorsa meditasyonun, eğitimin, bütün düş analizinin, mezarlıktaki bütün bilgilerin hiçbir değeri yoktır. Öyleyse çıkın, her neredeyseniz dışarı çıkın. Derin ayak izleri bırakın, çünkü bunu yapabilirsiniz.
Kurtlarla Koşan Kadınlar

Nefesimi Kesen Bu Sessizliği Parçalamak İstiyorum…

Yapmacık sevinçlerimi, avuntulu gülüşlerimi, gündelik yaşamımı adeta bir yıkıntıya çeviren bu sessizliği parçalamak istiyorum…

Naif düşüncelerim neredesiniz?

Her yeni güne kendimi tamamlamak üzere uyanıp, akşam olduğunda cılızlaşan yaşama isteğimi daha ne kadar kandıracağım bilemiyorum… Birkaç gün sonra çarpık bakışlarımı nasıl toparlayacağımı düşünüyorum. Gözü dönmüş, kendini beğenmiş, can sıkıcı gel – gitlerim size sesleniyorum; dokunmayın bana…

Kaç gündür soğuk bir havanın etkisinde kaldı düşlerim. Bu da yetmezmiş gibi, rüzgâr olağandışı gücüyle sallamakta her bir yanımı. Nisan yağmurları geride kaldı. Ne kadar çok severim oysa Nisan’ı… Bir tek kişinin bile sıkıntımı, kederimi anladığı umuduna boşuna kapılıyorum, biliyorum. El yordamıyla bulduğum umudumu yitirmek üzereyim… Bu sessizlik beni mütemadiyen aykırı davranmaya zorluyor. Her şeye, her kese bir öfke hissetmekteyim şuan… Yalandan erdemlerle uğraşacak ne halim, ne gücüm görünmüyor bir süre daha.

Uganda’da “Eşcinselleri Öldürme” Yasası

Uganda önümüzdeki 24 saat içinde, ülkedeki eşcinsellerin ölüm fermanı anlamına gelecek bir tasarıyı yasalaştırmaya hazırlanıyor. Tasarının kabul görmemesi ve Başkan Musevini’nin veto etmesi için dünya çapında imza toplanıyor:

http://www.allout.org/en/petition/uganda

Şimdiden dünya çapında 450 bin imza toplandı. Yasa tasarısı Cuma günü ülkede oylanacak. Atacağınız imzayla

“Başkan Yoweri Museveni:

Dünya Uganda’daki insan hakları aktivistleri ile bir olmuş durumda sizden “Eşcinsellik-Karşıtlığı” tasarısını veto edeceğinize dair kamu önünde açıklama yapmanızı bekliyor.

Bu kanuna ve ülkenizde insan haklarının kötüleşmesine, Uganda’nın uluslararası toplum önünde dışlanmış bir millet haline gelmesine izin vermeyin.” demiş oluyorsunuz.

-alıntı-