*Bana çocukken izlediğin çizgi filmi söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim :)

cizgi filmler

*3 yasından küçük çocukların televizyona olan ilgilerinin çok düşük oranda olduğunu herkes gözlemlemiştir.3 yasından sonra ise çocuk televizyonu ve rekli karakterler dünyasını keşfetmeye başlar ve beklenen odak noktası artık bulunmuştur: ÇİZGİ FİLMLER…

***Herkes çocukken izlediği çizgi filmleri paylaşabilir mi bizimle 🙂 ***

–>Yapılan araştırmalara göre 3-6 yaş arasındaki çocuklarda görülen taklit yapma ve etrafındakileri kopyalama yeteneği had safhadadır.Bu dönemde çizgi film dünyasını keşfeden çocuk haliyle gördüğü bütün şeyleri bilinçaltına işleyip kişiliğinin genel çizgilerini şekillendirmeye başlar. Çizgi filmlerin sizi yönlendirmesiyle birlikte “Merhaba sevgili ben” dediğiniz dönem başlar…

Sezgisel Biçimin Eğitimi – 01

Cengiz ERENGİL

Roger Housden, “Rumi’nin İzinde: Kalbin Asıl Arzusunu Bulmaya Dair bir Masal” adlı romanında, arkadaşının okuduğu bir Mevlânâ Celaleddin Rumi şiirinden etkilenen gencin çıktığı hakikat yolculuğunu anlatır. Şiirler gerçekten insanın kalbini etkileyip ruhsal bir uyanışa neden olabilirler. Kişinin yaşama bakışını değiştirebilir, kişiyi derinleştirebilirler. Bu romandaki gencin mistik arayışı da, onun ruhsal gelişimiyle ve iş yolculuğuyla ilgilidir. Türkiye’ye gelir ve Hasan Şuşud ile sohbet etme fırsatı bulur. Sonunda evrenin dişi ilkesiyle, aşkla tanışır. Bir dizi deneyim yaşar. Sezgi ve keşf yolları açılır.

BAK Bİ BAK:)

BAK Bİ BAK-1

bak bugün traş oldum ben
öğleyin oldum hem de ama
bak yakışıklı oldum ama
bak çok güzelim bu gün ben
yok öyle kendi kendime konuştuğum falan yok
hayır çocuklara derse gideceğimden de değil
kendimi seviyorum bu gün çok
içimde sen varsın
nasılsın abi dedi birisi
ayıp değil mi şu bahar vakti
eh iyiyim mi diyeyim
yok hastayım mı diyeyim yani
aşığım dedim
bastı kahkahayı
bak
bana bak
bak bi
bak ama
bak
ben çok güzelim bugün
çok bi-tıfılım ama
içimde sen varsın sen
ah
sen yok musun sen
bu gün herkes gelebilir bana
herkes gidebilir benden
ama sen
sen bu gün
gitme benden…

BAK Bİ BAK-2

Sufizm ya da holistik düşünce katı

Aşağıda sunduğum metin, harikulade holistik bir bakış veya algılayış. Aslında hocam Gurdjieff’in üzerimde ne büyük etki bırakmış olduğunu bir kez daha müşahade etmeme sebep oldu. Aynı şekilde kelimeler tastamam Castaneda terminolojisine de tercüme edilebilir.
Sufizmin, ikinci düşünce katının yani holistik algılamanın deneyimi olduğuna çok uzun zaman önce uyanmıştım.Bu konuda İBN’i Arabi’yi de anmadan geçmek olası değil, olağanüstü çalışmaları tüm insanlığa bir hediye.  Atalara minnet borçluyum. Çok çok teşekkürler, Allah hepsinden razı olsun.
Son olarak (yakın arkadaşlarım hatırlayacaklardır), ekteki belgede verilen şu örneği, konuşma ve yazılarımda defalarca kullandım, hem de dış bilgiden değil bizatihi deneyimimden kaynaklanan bir örneklemeydi: İnayet Han Tanrı ile insanı Güneş ile onun ışınlarına benzetir. Ya da deniz ve dalgalarına. Dalga denizden ayrı değildir de, yükseldiğinde kendini dalga zanneder, ama aşağıya indiğinde geldiği yere döndüğünde denizden ayrı olmadığını fark eder.

*Zorunlu askerlik veya zorunlu kölelik!!!

Her Türk genci asker mi doğar? Vatan borcu namus(!) borcu mudur?

*20 yasında, henüz hayatı öğrenmeye çalışan gençleri toplayıp -zorunlu olarak- askere sürmek…
*Bir de düğünlerle halaylarla uğurlamak…
*Annesinin “Ölse de oğlum vatan sağ olsun!” demesi…
*Askerliği namusla ilişkilendirmek…
*Bir Mehmetçik gider bin Mehmetçik gelir düşüncesi…
*Bir koğuşta bir sürü insanın doluşması…
*Bozulan psikolojiler, intihar edenler, akli dengesini kaybedenler…

Kim ne zaman soracak “NELER OLUYOR BURADA!” diye??