4 KADIN MESELESİ (#1998)
Geçen günlerde yine bir tv kanalında… bir gazeteci ve tv ya da radyo yöneticisi iki eşi olduğunu iddia ederek yayına gelmişti ve Allahtan, Kurandan, islamiyetten bahsedip çok eşliliğin bir hak olduğunu savunup kendini haklıya çıkarma gayretinde idi ve ne üzücü ki
Kuran araştırmacısı olduğunu söyleyen bir abimiz ona yeterli
yanıtı vermekten aciz kalmıştı. Çok üzülmüştüm ve 4 kadın ya da çok eşlilik konusunda yazma gereği duydum. Bu konuyu nerede konuşsam haklı olduğumun kanıtları ile karşılaştırıyorum. O tv kanalında ve o tartışmada olmayı ve gerçekleri anlatmayı isterdim. Neymiş o gerçekler hep beraber bakalım mı?
Hristiyanlık, musevilik ve müslümanlık hangisinde olursanız olun bilinen bir gerçek vardır ki hepimiz ilk insan olan hz. Ademden vedan geldiğimize inanırız ve Kuranda da anlatılan budur.. Şimdi soruyorum: Allah kainatı yaratmış ve dünyayı bütün tabiatı
hz Havva
ve sonrada ilk insan yani Ademi yaratmış…. Dünyada erkek olarak tek
insan Adem ve dünya üzerinde üremeye çoğalmaya en çok hak
sahibi olan bu insana bile Allah tek eş yaratmamış mı?
Kuranda şunu mu okudunuz yoksa: Allah Ademi yarattı ona da
eşleri olan ayşe yi, fatmayı, zehrayı ve havvayımı yarattım diye
yazmış ?..
Dünyada üremeye çoğalmaya en çok hak sahibi olması
gereken hz. Ademe bile tek eşi uygun gören Allah, ne olmuştudu
sonraları çok eşlilikten bahsetmiştir.
Kuranı kerimde çok eşlilikle ilgili bahis: sure nisa suresininn 3. ayetidir
ve ademin yaratılışınıda aynı surenin 1. ayetinde anlatır
Kuranı açıp okumayanlar için o ayetleri buraya taşımak istiyorum:tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir.
Nisa suresi 1. ayet.
Diyanet Vakfı 1. Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah
Nisa suresi 3. ayet
Yaşar Nuri Öztürk: Yetimler konusunda adaleti koruyamayacağınızdan korkarsanız, sizin için temiz kılınan kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. Eğer bu durumda adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, bir tek kadınla yahut yeminlerinizin/sağ ellerinizin sahip olduklarıyla yetinin. İşte bu, haksızlığa sapmamanız için en uygun yoldur.
Şimdi öncelikle ayetin başında yetimler hakkında diyor.. öncelikle bu gün bile bazı şeyhler bazı insanlar ve bırakın onu Bazı milletvekilleri bile birden fazla eş alıyorlar…
Onlara soruyorum: eşleriniz yetim midir ?
Sonra da 1400 yıl önceye dönüyorum.
Biliyorsunuz hz. Muhammed 40 yaşında idi ve 22 kusur sene parça parça Kuran vahy oldu. Yani savaşlar oldu, olaylar 0ldu
ve o olaylarla ilgili ve savaşlarla ilgilide ayetler indi..
O zamanın toplumuna bakalım şimdi de sadece o topluma değil diğer benzer toplumlarda ataerkil bir yaşam kadına hiç denecek kadar iş sahası yok. Kadın çocukların bakımı ve ev ve yemek işleri
erkek de barınma.. gıda.. ve koruma işlerini paylaşmış. Örnek vermek gerekirse şöyle yapalım diyelim ki
tek eşliler ve bu topluluk 30, 000 kişi ve 10 bin kadın ile 10 bin erkek evli ve tek eşli ve diğer 10 bin de çocuklar yaşlılar ama hayatın gerçeği savaşlar var ve savaş çıktı. 3000 erkek kadınların korunması için orda kaldı 7. 000 erkek savaşa gitti ve büyük bozguna uğradılar ve 5000 i
öldü.. anlaşma yaptılar ve karşı devlete 50000 altın vergi verecekler ve geri döndüler… 5000 kadın dul ve bunların yetim kızlarınıda düşünürseniz en az 10000 dul ve yetim… Şimdi hayat devam ediyor ve beslenmeleri gerek ne yapmaları lazım kadın olarak ?
1. seçenek: : çalışmaları lazım ama iş sahaları yok….
2. seçenek. hırsızlık yapabilirler… ama hem suç hem büyük günah cehennem sonu olan büyük günah..
3. seçenek. kandilerini satıp fuhuş yapabilirler.. ama bu daha da büyük günah ve suç.
4. seçenek yapacak bir şey yok intihar etmeleri gerek… büyük günah ve sonu cehennem..
Bakın dostlar 4 tarafları dikenli tel olan bir durum var ve lütfen bu kadınlara bir çıkış yolu gösterin… Bu çıkış Kuranda şartlara bağlanmış ve Nisa suresinin 3. ayeti inmiş.. Bakın çok eş alan ve Kuranı gösterenlere ve bunlara cevap veremeyen İlahiyatçılara Nisa suresinin ilk ayetini ve hz Ademe neden çok eş verilmediği halde bu ayette çok eşliliğe izin verildiğini ve bu ayetin başında da yetimler hakkında diyor. bunu gösterin ve onlara sorun. Onların bahanesi şu ki geçenlerde yine beyaz hocaya sordular çok eşliliği. İlahiyatçı olacak bu şahıs efendim cahiliyede erkekler 10 ve fazlası hatta 50 kadın alıyordu. Allah bunun sayısını 4 e indirmiş. ya dostum... Allaha nasıl hesap vereceksiniz lütfen o ayetleri okuyun ve benim yorumumu okuyun ve 14 asır evele zaman yolculuğu yapın da sorunu anlayın lütfen.
Şimdi bu olay işine gelmiş yada yanlış anlamış insanlara
sorarsanız şöyle diyeceklerdir efendim 1400 yıldır çok evlilik var islamiyette diye.
Ama ben yemin ediyorum ki onlar babalarından dedelerinden böyle gördü ve bu ayetlerin aslını anlamak işlerine gelmedi
Sözdebilim
Sözdebilim veya sahte bilim (İngilizce pseudoscience) bilimsel olarak tanımlanmakla birlikte bilimsel çalışmaların gerektirdiği standartları taşımayan veya yeterli bilimsel araştırma ile desteklenmeyen bilgi, metodoloji, inanç ve pratikler bütününe verilen addır.
Terimin Doğuşu
Sözdebilim anlamına gelen batı dillerindeki pseudoscience ifadesi Yunanca’da sahte, sözde anlamına gelen pseudo köküyle Latince’deki bilgi veya bilgi alanı anlamına gelen scientia teriminin biraraya getirilmesiyle türetilmiştir. İlk kez 1843 yılında kullanılmıştır. Kelime genellikle negatif bir bağlamda kullanılmaktadır ve bilim olarak etiketlendiği halde bilim alanına girdiği düşünülmeyen şeylerle ilgili küçümseyici bir yan anlamı da içermektedir. Sözdebilim yapmakla eleştirilen kişiler, doğal olarak bu sınıflandırmayı kabul etmemektedirler.
Eski/Yeni Dünya -6
Bazı öğretilerde Yeryüzü’nün canlı olduğu yazılıdır. Bunu kendi içimden de kuvvetle hissediyorum. Gezegenimizin yüzeyindeki diğer canlılar (bitki hayvan ve insanlar), tıpkı bir insan bedenindeki “kıllar” gibi dışarıdan gelen etkileri çekmek ve bedene iletmekle yükümlü organlar gibi görünüyorlar. Yeryüzü, biz canlılar yolu ile diğer gök cisimlerinden gönderilen haberleri kendi bilincine aktarıyor. Tabi bu bilgiler/etkiler, biz canlıların her biri tarafından kendi işlevimiz ve yetkinliğimiz gereğince işlenir ve Yeryüzü’ne aktarılır. Bu gezegende yaşayan hepimizi bir çeşit haberci/ulak gibi hissediyorum. Eski zaman büyücüleri (şamanlar) sanırım bu durumdan haberliydiler ve diğer canlıların taşıdığı her bir haberi de Yeryüzü ananın yapacağı gibi deşifre etmeyi öğrenmişlerdi. Böylece çiçekle, böcekle, ayıyla hatta taşla bile konuşup anlaşabiliyorlardı.
Okyanus Damlacıkları
Bütüün varlıklar tek bir ruhtan ne şekilde bölünmüşlerdi?
Herşey bittikten sonra tek bir yerde nasıl biraraya geleceklerdi?
Havsalası bir türlü almıyordu yavru ördeklerin.
Su kenarında bitiverdi karga bilge istek üzerine
Anlattı saatlerce.
Ve en sonunda kapattırdı gözlerini
Tekrar ettirdi öğrettiklerini yüksek sesle…
-Nesiniz hadi söyleyin bakalım?
-OKYANUSTA SU DAMLALARIYIZ
-Var mı birbirinizden farkınız?
-HAYIIIR. HEPİMİZ SAF SU TANECİKLERİYİZ.
-Kirli sulara ne demeli?
-SU, HEP SAF, HEP TEMİZDİR.
KİR. SUYA KABUK BAĞLAMIŞ, GEÇİCİ BİR ŞEYDİR.
-Güzel. Peki söyleyin bakalım okyanustaki su damlacıkları,,
Sonsuz okyanusun içinden sizi alıp,
küçük bir kaba sizi doldursam ne olursunuz siz?
Dipnot-1
Dipnot1. Örtük:
Örtük, adı üstünde üstü örtülmüş olan ama yine de içinde başka bişey olduğu bilgisine sahip olduğumuz anlamına geliyor. Eğer içindeki şeyi gerçek belleğimiz bilmiyor olsaydı ona “örtük” diyemezdik. Hemen hemen aynı anlamlarda kullanılan “içrek” kelimesi de genel olarak ezoterik, batini konularda kullanılagelmiştir.