scaphoid insanlar

Scaphoid insanlar,düzensizlik gibi görünse bile,karmaşıklık doğrultusunda tercihlere sahiptirler.

Scaphoid insanlar tanımsal olarak uyumlu değildirler.Ancak uyumsuzlukları davranışlarından çok düşüncelerindedir.Kararsız,dağınık ya da bohem değildirler,sadece ayrıktırlar.

Düşünce alanında uyumlu olmasalar da,sosyal davranışları itibariyle hemen hemen diğer insanlara benzerler.

Scaphoid insanlar için en güçlü değerler estetik ve teorik değerlerdir.Çelişkili olmaya yatkın kabul edilebilecek bu değerlerin tüm scaphoid insanlarda aynı güçte bulunması oldukça şaşırtıcıdır.Bu durum schaphoid insanların çelişik değerlere sahip olmanın yarattığı iç gerginliklere dayanabildiklerini,belki de çelişkiyi bir şekilde çözebildiklerini gösterir.

Bu ve benzeri bulgular,scaphoid insanların kendi karakterlerinin zıt yönlerini açıklamaya,ayrıca makulle makul olmayanı,bilinçle bilinçsizliği,ve de bilimle sanatı uzlaştırmaya daha fazla muktedir oldukları savını desteklemektedir.

Eski/Yeni Dünya -4

Çarşı her şeye karşı demezseniz, “düşünüyorum öyleyse varım” önerisine ilk duyduğumdan beri karşıyım. Aslında çocukken ve büyürken de buna benzer uyarılarla karşılaştık; “düşünmeden hareket etme!” gibi. Bu ve benzeri harekete geçmeyi zorlaştırıcı tedbirler, zaman içinde doğal refleksimiz halini aldı ve biz sadece düşünen ve konuşanlar olduk. Hareket yok, dinleme yok! Bildiğiniz gibi biz insanların üç besin maddesi var; su/yemek ve izlenimler. Daha sonra bahsedeceğim insanın merkezleri konusu da besinlerimizle son derece alakalı. Üst merkezlerle temasa geçebilmek inceltilmiş(kaba karşıtı olarak) besin tüketimi ile sağlanabiliyor. Özellikle biz şehir insanının su ve yiyecek konusunda seçim şansı çok düşük olsa da “izlenim” kısmı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. İnceltilmiş izlenimlerle beslenmeyi başarabiliriz bence.

Eski ve yeni Dünya-3

Gelelim akıl ve zihne, bunları günlük hayatta birbirlerinin yerine ikamet edercesine kullandığımızı görüyorum, hatta bir de zekâ ve mantık kelimeleri var, hepsi de oldukça belirsiz şeyler. Akıl, bana göre bir denge mekanizmasına benziyor. İnsana dair tüm veçhelerin uygun değer sağlayacak şekilde ilişki içinde olmalarını sağlıyor. Bu sebeple de varlığı en az duygular ve beden kadar kıymetli. Genelde konuşma lisanımız içinde “mantık” kelimesiyle birlikte ya da birbirlerini ikame eder şekilde kullanılmasını çok da yerinde bulmaz gibiyim. Mantık, ölçü birimleri cetveli gibi görünüyor bana. İçinde farkında bile olmadığımız sayısız ölçü değerleri var ve bence –kullanış şeklimize bakılacak olursa- akıldan çok daha ilişkili olduğu kelime zihin olmalıydı.

Rüyalar- Akşam Gazetesi

AKŞAM | CUMARTESI | 23 OCAK 2010, CUMARTESİ

Rüyalarınızı çözerek bilinçaltınızı rahatlatın

Gördüğümüz ilginç bir rüyayı yorumlatmak, o rüyanın mesajlarını keşfetmek isteriz.  Biyoenerji uzmanı ve rüya analisti Sibel Atasoy, 0-6 yaş arasında şekillenen bilinçaltımızın rüyalarımızla verdiği mesajları anlamanın yollarını öğretiyor. Bu yöntem kişisel farkındalığı artırıyor.


Uzun yıllar finans sektöründe üst düzey yönetici olarak çalıştıktan sonra bir anda sahip olduğu her şeyi bırakıp Fethiye’de bir adada yaşamaya karar veriyor Sibel Atasoy. Orada hem kendini dinliyor hem de düşünmek için bol bol vakti oluyor. Doğal yaşamla kucaklaşma ve sessizleşme dönemi olarak adlandırdığı bu süreç 7 yıl sürüyor ve bu arada birkaç tane kitap yazıyor. Ardından İstanbul’a dönüyor. Bir arkadaşının vasıtasıyla rüya analizi yapmayı öğreniyor, biyoenerji alanında çalışıyor… Biz, onunla rüya analizi ile ilgili yaptığı çalışmalar nedeniyle bir araya geldik. Ve her zaman ilgi duyulan rüyalar dünyasına yolculuğa çıktık.

Sen ve Ben

Sen yine de gitme kal,
Burada, bu şehirde
Belki biraz kar yağar da,
Seninle karşılıklı geçer,
Üstüne bir şeyler yazarız

Anormalliklerle sınırlı hayatımız
Sözsüzleştirip, özgürleştirdik ya hislerimizi
Hani kurşun geçirmiyor ya sevdamız
Belki sabahlara kadar oturur,
Gün doğacak mı diye yazı tura atarız

Aslında sen ve ben,
Telefonlarımızı kapatıp,
Ruhlarımızı nadasa bırakmalıyız
Bu izdiham sürecek olursa
Sanki çok fena çarpık kentleşiriz