Allah ve Şeytan’ın 99 Adı, hadi bakalım.

Şeytan’ n 99 adı;

1- abaddon (ibranice) helak edici demektir.
2- adramelech; eski filistin’de bir şehir halkı olan sâmiriler’de şeytan.
3- ahpuch; eskiden orta amerika yerlilerinin ileri uygarlığa sahip bir aşireti olan mayalar’da şeytan.
4- lucifer; latince ”ışık taşıyıcı”, ”ışık getirici” anlamlarına gelen lucifer, sabah yıldızı olarak bilinip adı venüs gezegenine verilse de sonradan şeytan olarak kabul edilmiştir.
5- amon; eski mısırlılar’ın koç-başlı hayat ve üreme tanrısı.
6- apollyon; şeytan’ın yunanca eş anlamlısı, baş şeytan. apollon’un adı ”yok etme” anlamına gelen apollumi’den türemiştir.
7- asmodeus; ibranice şehvet ve lüks şeytanı, menşe itibarıyla ”adaletin yaratıcısı”.
8- astaroth; fenikeliler’in şehvet tanrıçası, babilliler’in iştar’ının dengi.
9- azazel; (ibranice) insana savaş silahlarını yapmayı öğreten, her türlü güzelleştiriciyi ortaya çıkarıp tanıtan iblis.
10- baalberith; kenanlılar’ın ahid tanrısı, -ki o daha sonra bir şeytan olarak telakki edilmiştir.
11- balaam; ibranice hırs ve tamah şeytanı.
12- baphomet; templier şövalyeleri tarafından şeytan’ın sembolü olarak tapınılmıştır.
13- bast; eski mısırlılar’ın, kedi tarafından temsil edilen zevk tanrıçası.
14- beelzebub; (ibranice) sinekler’in tanrısı, eski mısırlılar’ın kutsal saydıkları bokböceği (scarab) sembolizminden alınmıştır.
15- behemoth; çöllerde yaşayan bir canavar olarak leviathan’la
ilişkilidir, şeytan’ın bir fil şeklinde ibranice şahıslaşmışıdır.
16- beherit; şeytan’ın süryanice ismidir.
17- bile; keltçe cehennem tanrısı demektir.
18- chemosh; moabitler’in ulusal tanrısıdır, daha sonra
bir şeytan olmuştur.
19- cimeries; siyah bir ata biner ve afrika’yı yönetir.
20- coyote; amerika kızılderilileri’ne ait bir şeytan.
21- dagon; eski filistinlilere ait deniz intikam şeytanı.
22- damballa; zencilere ait yılan tanrı.
23- demogorgon; şeytanın yunanca ismidir, ölümlüler tarafından bilinemeyeceği söylenmiştir.
24- diabolus; (yunanca) ”aşağı doğru akıcı” demektir.
25- dracula; şeytan’ın romalılara ait ismi.
26- emma-o; japonca cehennem’in idarecisi demektir.
27- euronymous; yunanlılar’da ölüm prensi.
28- fenriz; loki’nin oğlu, bir kurt olarak tanımlanmıştır.
29- gorgo; demogorgon’ın belirsiz şekli, şeytan’ın yunanca ismi.
30- haborym; şeytan’ın ibranice eş anlamlısı.
31- hecate; yunanlılar’a ait yeraltı dünyası ve büyücülük tanrıçası.
32- ishtar; babilliler’e ait verimlilik tanrıçası.
33- kali; (hindu) şiva’nın kızı, eşkıyalar’ın baş rahibesi.
34- lilith; ibranice dişi şeytan demektir, âdem’in, kendisine ipleri öğreten ilk eşi olduğu söylenmektedir.
35- loki; felemenkliler’e ait şeytan, iskandinav mitinde thor’un üvey kardeşi, odin’in oğlu. thor’un çekici mjolnir’i alarak gücüne sahip olmak ister.
36- mammon; aram veya eski suriye’ye ait zenginlik ve kazanç tanrısı.
37- mania; etrüskler’in cehennem tanrıçası.
38- mantus; etrüskler’in cehennem tanrısı.
39- marduk; babilliler’in şehir tanrısı.
40- mastema; şeytan’ın ibranice eş anlamlısı.
41- melek taus; yezîdîlerde şeytan.
42- mephistopheles; (yunanca) aydınlıktan sakınan demektir. goethe’nin faust adlı eserinde şeytan’ın eş anlamlısı olarak adı geçer.
43- metztli; aztekler’de karanlık (gece) tanrıçası.
44- mictian; aztekler’de ölüm tanrısı.
45- midgard; loki’nin oğlu, bir yılan olarak tasvir edilmiştir.
46- milcom; ammoniler’de şeytan.
47- moloch; fenikeliler’de ve kenanlılar’da şeytan.
48- mormo; (yunanca) cadıların kralı, hecate’nin eşi.
49- naamah; ibranice dişi baştan çıkarma şeytanı.
50- nergal; babilliler’de hades tanrısı.
51- nihasa; amerika kızılderilileri’nde şeytan.
52- nija; polonyalılar’da yeraltı dünyası tanrısı.
53- o-yama; şeytan’ın japonca ismi.
54- pan; yunanlılar’da şehvet tanrısı, daha sonra şeytana isim olarak verilmiştir. yeraltına yakın tanrılardan hermes’in oğlu.
55- pluto; yunanlılar’da yer altı dünyası tanrısı (bir diğer adı ‘hades’). bir yer adı olarak da geçer, hades ülkesinde tanrı hades lanetli ruhları cezalandırır.
56- proserpine; yunanlılar’da yer altı dünyası tanrıçası.
57- pwcca; şeytan’ın galliler’e özgü adı.
58- rimmon; eski suriyeliler’e ait şam’da tapınılan şeytan.
59- sabazios; frigya kökenli olup dionysus ile özdeşleştirilmiştir, yılan tapınımıdır.
60- saitan; şeytan’ın, idris’in dilindeki karşılığıdır.
61- sammael; (ibranice) ”tanrı’nın zehiri” demektir.
62- samnu; orta asyalılar’da şeytan.
63- sedit; amerika kızılderilileri’nde şeytan.
64- sekhmet; eski mısırlılar’da intikam tanrıçası.
65- seth; eski mısırlılar’da şeytan.
66- shaitan; şeytan’ın arapça ismidir.
67- shiva; (hindu) yok edici demektir.
68- supay; ınkalar’da yer altı dünyası tanrısı.
69- t’an-mo; çinliler’de şeytan’ın, açgözlülügün ve isteğin
karşılığıdır.
70- dickens, eski ingilizcede şeytanı refere eder.
71- tlacolteutl; meksika’da, dışkıyla beslenen gunah tanrıçası.
72- ciuacoatl; meksika’da, geceleri dolaşan ve inlemeleriyle sefalet ve savaşı çağıran, suratının yarısı kırmızı yarısı siyah dişi tanrıça.
73- artemis; (grek) aynı anda hem bakire, hem bereket tanrıçası hem de büyücüdür. adı ”dokunulmamış, bozulmamış” anlamına gelen artemes’ten ya da ”kasap”, ”yok edici” anlamına gelen artamos’tan türetilmiş olabilir.
74- chicomecoatl; (meksika) vahşi yılan tanrıça. aynı zamanda insanlara yiyecekleri ve çiçekleri bahşeder.
75- coatlicue; (meksika) guneşin gelini ay tanrıça. aynı zamanda hem çok güzel hem korkunç derecede çirkin, sevecen ve acımasız, meltem ve fırtına, yaşam ve ölümdür.
76- namuci; (hindu) asla bırakmayan demektir. yalan, şer
ve nefret tanrısı olmasının yanı sıra, ölüm ve karanlıklar tanrısıdır.
77- muzungu maya; mozakbik’te ‘kötü beyaz adam’ anlamına gelen demon.
78- ouroboros; en eski çağlardan kalan yılan imgesi, sonsuz bir döngü icinde kendi kendini takip eder, tıpkı yin ve yang gibi zıtların buluşmasıdır. yılan iyileştirebilir ve yardım edebilir; yılan yok edebilir.
79- mara; (ölüm ya da susuzluk) budist mitolojide baştan çıkarıcı.
80- 2. asurbanipal; 9.yy mezopotamyası’nda acımasızlıkları ve işkenceleriyle ün salmış olan asurlular’ın katliamcı imparatoru (askerlerin bacaklarını kestirip yagmaladığı yerlerdeki insanların derilerini yüzdürüyor, cesetlerini ya da can cekişen bedenlerini güneş altında çürümek uzere yığınlar halinde bırakıyordu).
81- tiamat; yeryuzunun ilk denizlerinin ya da kaosun tanrıçası.
82- ereşkigal; eski babil’de ‘karanlıkların kraliçesi’. ıshtar’ın kızkardeşidir.
83- mot; (ibranice) kenan mitinde ölüm tanrısı.
84- angra mainyu(ya da ehrimen); zerdüşt dininde mutlak kötülük.
85- ares; eski yunan’da fırtınaların, acımasızlıkların ve köru körüne savaşın tanrısı.
86- hekate; eski yunan’da chthonic ayinler ve kara büyü tanrıçası; yeraltı, toprak ve hava üzerindeki gücünü simgeleyen üç yüzü vardı.
87- poseidon; zeus’un oğlu (artemis ve apollon’un kardeşi), denizler hakimi tanrı. deniz, toprak ve gökyüzü üzerinde sahip olduğu gücünü simgeleyen üç çatallı mızrak, şeytan ikonografisine modern ”tırmık” olarak aktarılmıştır.
88- nemesis; zeus tarafından görevlendirilen kutsal korunun (nemos) tanrıçası, cezalandırıcı.
89- typhon; eski yunan’da devasa korkunç ekhidna ile evlenerek kerberos, hydra, khimaira, sphinks, nemea aslanı ve çok sayıda canavarın doğmas|na yol acan dev. yeraltında yaşar ve büyük patlamalarla lav püskürtür. zeus’la sonu gelmez bir savaşa girer. (hydra beş ya da yüz başlı dev bir yılandı ve hades’in (pluto) kapısında bekçilik yapan köpek kerberos’un kimi zaman üç, kimi zaman elli ağzı vardı).
90- medusa; eski yunan’da sivri dişli ve yılan saçlı demon. yeraltında ya da denizin derinliklerinde yaşayan 3 gorgo’dan biri, sirenler ve harpyalar’la akraba deniz canavarıdırlar.
91- minotauros; bir boğayla pasiphae’den doğan minos donemi girit’inin iki boynuzlu canavarı.
92- kharon; etruskler’in ölüm tanrısı. genellikle elinde bir tokmak taşımaktadır ve bununla ölmek uzere olan insanın başına vurur.
93- belial; (ibranice) şeytan’ın apokaliptik dönemdeki çeşitli isimlerinden biri; mastema, azazel, satanail, sammael, semyaza ya da iblis.bu adların kökenleri farklıdır ve imledikleri varlıklar da, köken ve işlev yönünden birbirinden farklıdır (tum bu adlar arasında en büyükleri iblis’tir).
94- leviathan; kenanlı lotan’dan türetilen ve babil mitolojisindeki tiamat ve yunan mitolojisindeki hydra’yla ilişkili olan, denizlerde dolaşan yedi başlı ejderha.
95- erinys; eski yunan’da öç alma tanrıçaları, intikam peşindeki hayalet alastor’la birlikte insanları korkuturlardı.
96- deccal; apokaliptik yazında iblis’le eşanlamlı olarak kullanılan ve kötülüğün guçlerinin tinsel lideri olan beliar’dan gelir.
97- demon; yeni ahit’te düşmüş meleklerdir.
98- haris; arapça şeytan demektir., ”bekçi” anlamına gelir. diğer isimleri ise; garur, vesvas, hannas, marid, taif, fatin, mezmum, medhur, mekzuf, kefur, kafir, mel’un, hazul, aduvv, mudill ve merid’dir.
99- satan; ibranice şeytan.

Allah’ n 99 Adı;

1-ALLAH Her şeyin gerçek mabudu
2-RAHMAN Dünyada bütün mahlukatı rızıklandıran
3-RAHİM Ahirette yalnız dostlarına rahmet edecek
4-MELİK Bütün mevcudatın gerçek sahibi ve hükümdarı
5-KUDDÜS C.C. Bütün mahlukatı maddi ve manevi kirlerden arındıran
6-SELAM Her türlü tehlikeden kullarını selamette kılan
7-MÜMİN Kalplerde iman nurunu yakan ve kullarına güven veren
8-MÜHEYMİN Bütün varlıkları ilim ve kontrolu altında tutan
9-AZİZ Sonsuz izzet sahibi olan
10-CEBBAR C.C. İstediğini zorla yaptıran
11-MÜTEKEBBİR Sonsuz büyüklük ve azamet sahibi
12-HALİK Her şeyi yoktan yaratan
13-BARİ Eşyayı ve herşeyin aza, cihazatını birbirine uygun yaratan
14-MUSAVVİR Her varlığa münasip şekil giydiren
15-GAFFAR C.C. Çok affeden
16-KAHHAR Her şeye galip gelen ve bütün düşmanlarını kahreden
17-VEHHAP Bol bol hediyeler veren
18-REZZAK Bütün rızka muhtaç olanları rızıklandıran
19-FETTAH Her şeyi hikmetle açan
20-ALİM C.C. Her şeyi hakkıyla bilen
21-KABİD İstediğinin maddi ve manevi rızkını daraltan
22-BASİT İstediğinin maddi ve manevi rızkını genişleten
23-RAFİD İstediği kulunu şeref sahibi iken rezil rüsvay eden
24-RAFİ Dilediklerinin mertebesini yükselten
25-MUİZZ C.C. İstediğine izzet veren ve şereflendiren
26-MÜZİLL İstediğini zelil kılan
27-SEMİ Gizli açık her sesi işiten
28-BASİR Her şeyi bütün incelikleriyle gören
29-HAKEM Hükmeden hakkı yerine getiren
30-ADL C.C. Tam adaletli, Allah adildir zalimleri sevmez
31-LATİF Lutfu keremi bol olan
32-HABİR Her şeyden haberdar olan
33-HALİM Yaratıklarına son derece yumuşak muamele eden
34-AZİM Kendisine büyük ümitler beslenen
35-GAFUR C.C. Kullarının günahlarını bağışlayan
36-ŞEKUR Rızası için yapılan işleri bol sevapla karşılayan
37-ALİYY Her şeyiyle yüce olan
38-KEBİR Varlığının kemaline hudut yoktur
39-HAFIZ Her şeyi muhafaza eden
40-MUKİT C.C. Her türlü mahlukata münasip rızık veren
41-HASİB Kullarının bütün fiillerinin hesabını gören
42-CELİL Yücelik ve ululuk sahibi
43-KERİM İyilik ve ikramı bol olan
44-RAKİB Bütün varlıklar üzerinde gözcü
45-MUCİB C.C. Kullarının dualarına cevap veren
46-VASİ İlim ve insanı her şeyi içine alan
47-HAKİM Her şeyi yerli yerinde yapan
48-VEDÜD İtaatkar kullarını çok seven
49-MECİD Azamet şeref ve hakimiyeti sonsuz
50-BAİS C.C. Peygamberler gönderen ve ölüleri dirilten
51-ŞEHİD Kullarının her yaptığını gören
52-HAKK Varlığı hiç değişmeden duran, daima sabit
53-VEKİL Kendine güvenen kullarının işini en iyi yoluna koyan
54-KAVİY Güç ve kuvveti sonsuz olan
55-METİN C.C. Hiçbirşey hükmünü sarsmayan ve kendisine güvenilen
56-VELİY Müminlerin dostu olan
57-HAMİD En çok övülen ve en çok övgüye layık olan
58-MUHSİ Her şeyin sayısını bir bir bilen
59-MÜBDİ Mahlukatı örneksiz ve yoktan yaratan
60-MÜİD C.C. Mahlukatı öldükten sonra yeniden dirilten
61-MUHYİ Canlılara hayat veren
62-MÜMİT Canlı bir mahlukun ölümünü yaratan
63-HAYY Gerçek hayat sahibi olan
64-KAYYUM Gökleri yeri ve bütün mahlukatı ayakta tutan
65-VACİD C.C. İstediğini bulan
66-MACİD Sonsuz şan ve yücelik sahibi
67-VAHİD İsimlerinde sıfatlarında ve fiillerinde ortağı olmayan
68-SAMED Her şey kendisine muhtaç, O kimseye muhtaç değil
69-KADİR Sonsuz kudret sahibi olan
70-MUKTEDİR C.C. Her şeye gücü yeten
71-MUKADDİM Dilediğini öne geçiren
72-MUAHHİR İstediğini arkaya bırakan
73-EVVEL Herşeyden önce olan
74-AHİR Herşeyden sonra olan
75-ZAHİR C.C. Varlığı apaçık görünen
76-BATIN Herşeyin iç yüzünden haberdar olan
77-VALİ Mahlukatın işlerini yoluna koyan
78-MÜTEALİ Ali, büyük
79-BERR Herkesten fazla iyilik yapan
80-TEVVAB C.C. Bütün tevbeleri kabul eden
81-MÜNTEKİN Suçluları müstehak oldukları cezaya çarptıran
82-AFÜVY Kullarını çok çok affeden
83-RAUF Kullarına çok şefkat edip esirgeyen
84-MALİKÜLMÜLK Hakiki mülk sahibi O dur. Dilediğine verir, dilediğinden alır
85-ZÜLCELALVELİKRAM Büyüklük, fazl ve kerem sahibi
86-MUKSİT Bütün işleri denk, birbirine uygun
87-CAMİ İstediğini istediği şekilde toplayan
88-GANİY Gerçek zenginlik sahibi ve hiçbir şeye muhtaç olmayan
89-MUĞNİ Mahlukatının ihtiyacını giderip zengin kılan
90-MANİ C.C. İstediği şeyin meydana gelmesine engel olan
91-DARR Hikmeti gereği elem ve zarar verici şeyleri yaratan
92-NAFİ Faydalı şeyleri yaratan
93-NUR Alemleri, istediği simaları ve gönülleri
94-HADİ Kullarına hidayet veren
95-BEDİ C.C. Eser ve insanıyla varlığı apaçık görünen
96-BAKİ Varlığının sonu olmayan
97-VARİS Bütün mülk ve servetlerin hakiki sahibi
98-REŞİD Bütün işlerini ezeli hikmetine göre neticeye ulaştıran
99-SABUR C.C. Asileri hemen cezalandırmayıp çok sabreden

ÖZLEDİM…

Bak yine geçti zaman…

Ben seni yine özlemekteyim.

Öyle özledim ki seni… Hatta sesindeki tınıyı…

Alışamadığım tek şey bu senin özlemin…

Her şeye alışıyor da insan, içindeki özlemi bir türlü söz geçiremiyor…

İçime bakınca neler gördüğümü bir bilsen…

Öyle özledim ki seni…

Beni sevme şeklini öyle özledim ki…

Bana sorsan sana olan özlemimi…

Bende belki tam anlatamam sana olan hasretimi…

Her gece seni düşünerek uyuyorum, ne kadar uyumak denirse ona…

Belki rüyama gelirsin diye düşlüyorum…

Ama yine yoksun işte… Yine gelmezsin rüyalarıma…

Canımın taaaa içi, öyle özledim ki seni…

Herkese adil olmak istiyorum, hiç değilse bize zarar vermemeyi,

Huzurlu olmayı, bu arada mutlu da olmayı ya…

Niye hiçbiri bir arada olmuyor, yüreğimi susturamıyorum…

İçimde sürekli senin eksikliğin ve özlem çığlıklarıyla dolu…

Biliyor musun bu yazıların içine ruhumu da koyup göndermek isterdim sana…

Nasılsa bana bir hayrı yok, yaramaz bir çocuk gibi söz dinlemiyor ya…

Öyle ya da böyle, işte özledim ben seni…

Sendeki beni, bendeki seni, yüreğimizdeki bizi…

Ne çok özlemişim fark edebildin mi???

Işıl

Sigara Farkındalığı

Dün bir hastanenin göğüs cerrahisinde bir kaç saat geçirdim ve akciğer operasyonlarının ne kadar sancılı, acılı olduğunu gördüm ve sonra dışarı çıktığımda öbek öbek birikmiş insanların nasıl o yağmur ve soğukta acele acele sigara içtiklerini gördüm.
Ben de bir zaman sigara kullandım ama hızlı ve geri dönüşsüz bırakmamın sebebini sigaraya bağımlı olmamaya bağlıyorum.Yani hiç bir zaman kendimi sıkıntıya sokarak sigara içmem gerek içmezsem kötü hissederim durumuna girmedim 7-8 yıldır hiç sigara içmedim ve şu an sigaralı ortamlara tahammül edemiyorum 🙂

Düşünce yapısını değiştirerek bir çok şeyin üstesinden gelinebileceğine inanıyorum.Mesela kilo vermem gerek dedikçe verilmez ve hep kilo alırken bulursunuz kendinizi.Sigarayı bırak diye baskı yapılınca size sizin daha bir içesinizi gelir.
Ya da kendiniz kendinize baskı yaptıkça o sorun inatçılaşır yapışır üstünüze.Kuantuma bağlayıp haydi hayatımızı yaratalıma bağlamayacağım ama kendinizle ilgili değişikliklere farklı bakış açılarıyla kapılar açabilirsiniz.

Kendinizle olan savaş işi zorlaştırırken uyumluluk, kabullenme ve serbest bırakma sonucunda artık o sorunun sizinle olmadığını farkedebilirsiniz.

Bununla ilgili Osho’ nun sigara meditasyonunu farklı bakış açısı olarak yorumluyorum ve sigarayı bırakmak isteyen dostlara bir deneyin diyorum 🙂

“Adamın biri bana geldi. 30 yıldır zincirleme sigara içmenin sıkıntısını yaşıyordu;hastaydı ve doktorlar ona :

’’Sigarayı bırakmazsan,hiç bir zaman sağlıklı olamayacaksın” demişlerdi.

Ama o bir sigara tiryakisiydi; elinden gelmedi bu.Çaba harcadı, harcamadı değil, çok, caba harcadı,caba harcarken de çok sıkıntı çekti; ama 1-2 gün dayanıyor, sonra dürtü çok güçlü bir sekilde gelip onu sürüklüyordu.Yine ayni yinelenen duruma düşüyordu…

Bu sigara içme yüzünden, özgüvenini yitirmişti; en ufak bir şeyi yapamadığını, sigarayı bırakamadığını biliyordu. Kendi gözünde değerini yitirmişti.kendini dünyanın en işe yaramaz adamı olarak görüyordu.

Kendine saygısı yoktu…Bana geldi.

”Ne yapabilirim? Sigarayı nasıl bırakabilirim?” dedi…

”Sigarayı kimse bırakamaz”dedim ona.

”Bunu anlamalısın.

Sigara içmek,su anda yalnızca senin kararın değildir.

Senin alışkanlıklar alemine girmiş bu;kok salmış. 30 yıl uzun bir zamandır.

Bedeninde ,kimyanda kök salmış bu; her yana yayılmış.

Kafandan verilen karar sorunu değil sadece; kafan hiçbir şey yapamaz…

Kafa güçsüz kalır; bir şeyleri başlatır ama onları kolayca durduramaz.Buna bir kez başladın mı, bu kadar uzun sure uyguladın mı, büyük bir yogisin sen.-30 yıl sigara içmeyi uygulamak!!

Sigara içme kendiliğindenleşti; onu otomatikten çıkartmak zorunda kalacaksın” kontejyan.com

”Otomatiklikten çıkartmakla ne demek istiyorsun?” diye sordu adam…

Meditasyon tamamen kendiliğinden oluştan çıkmakla ilgilidir…

”Bir şey yaparsın”dedim…”Bırakmayı kafandan çıkart.Buna gerek yok.

30 yıl sigara içtin ve yaşadın; kuskusuz bir sıkıntı çektin,ama buna da alıştın.Sigara içmeden ölmektense bir kaç saat önce ölmenin ne önemi var?

Burada ne yapacaksın?Ne yaptın?

Onun için, sorun ne-şu yıl, bu yıl, pazartesi, ya da salı, ya da pazar öldün-,ne önemi var bunun?”

”Evet bu doğru,önemi yok ” dedi.

O zaman dedim ki,”Sigarayı bırakmayı unut gitsin; onu hiç durduramayacağız.

Daha ziyade, onu anlayacağız.

Şu halde, gelecek defa bir meditasyon yap bunu.

”Sigara içmekten çıkan bir meditasyon mu?”diye sordu.

”Evet”dedim.”Zen mensupları çay içerken meditasyon yapabiliyorsa ve bundan bir tören yaratabiliyorsa, neden olmasın?

Sigara içiş güzel bir meditasyon olabilir”

Dehşet içinde baktı ”Ne diyorsunuz?” diye sordu.

Sonra birden canlandı ”Meditasyon mu? Hemen söyleyin bana-bekleyemem”dedi.

Ona meditasyon unu verdim.

”Bir şey yap”dedim.

”Cebinden sigara paketini çıkardığın zaman,yavaş yavaş hareket et.Keyfini çıkar,aceleye gerek yok.

Bilinçli,tetikte, farkında ol; tam farkındalık içinde onu yavaşça çıkar.

Sonra ,sigarayı paketten tam farkındalıkla, yavaşça çıkar; eski telaşlı biçimde ,bilinçsiz, mekanik biçimde değil.

Sonra sigarayı paketine hafifçe vurmaya başla-ama, çok tetikte durarak.

Sesini dinle; aynen Zen mensuplarının semaverin mırıltısına, cayın kaynamaya başlamasına e…aromasına yaptıkları zaman gibi.

Sonra da ,sigarayı ve ondaki güzelliği kokla…”

”NE diyorsunuz siz? Güzellik mi?” dedi adam.

‘Evet,güzeldir o.Tütün de her şey gibi tanrısaldır. Kokla onu;Tanrının rayihasıdır o.”

Biraz şaşırmış gibi baktı bana.”Ne? Şaka mi yapıyorsunuz?”dedi..

”Hayır şaka yapmıyorum.Şaka yaptığım zaman bile,saka yapmam.Çok ciddiyimdir ben”

”Sonra da sigarayı tam farkındalıkla ağzına koy,onu tam farkındalıkla yak.

Her eylemin,her küçük eylemin keyfini çıkart ;mümkün olduğunca çok sayıda eyleme böl bunu. Böylece, gitgide daha çok farkında olabilirsin..”

”ilk nefeste elde ettiğin,duman biçimindeki Tanrı’dır.Hintliler ‘Annam Brahm’der -‘Yiyecek Tanrı’dır.Neden sigara içmek de olmasın?

Her şey Tanrı’dır.Ciğerlerini derinliğine doldur-bir pranayam’dir bu.

Yeni çağın yeni yogasını sunuyorum sana!

Sonra dumanı salıver,rahatla, bir başka nefes çek ve çok yavaşça sürdür bunu”

”Bunu yapabilirsen,hayret edeceksin; yakında bu yaptığının budalalığını göreceksin. Başkaları budalaca olduğunu söylediği için,kötülüğünü söylediği için değil.Kendin göreceksin bunu.

Bu görüş sadece aklın aydınlatılmasıyla olmayacak.Tüm varlığından kaynaklanacak; bütünlüğünün görüşü olacak.Günün birinde eğer sigarayı bırakırsan bırakırsın,sürdürürsen sürdürürsün.Bunun için kaygılanmana gerek yok”

-Adam 3 ay sonra geldi ve ”Sigarayı bıraktım”dedi..

”Şimdi de”dedim ona,”bunu diğerlerine de dene”

Gizem budur; gizem otomatiklikten çıkmaktır …

Yürürken yavaş,gözlemleyerek yürüyün.

Bakarken ,gözlemleyerek bakın, ağaçları olmadıkları kadar daha yeşil,gülleri hiç olmadıkları kadar daha pembe göreceksiniz.

Dinleyin! Birisi konuşuyor,dedikodu yapıyor: Dinleyin,dikkatli dinleyin…

Konuştuğunuz zaman,dikkatli konuşun. Bırakın tüm uyanıklık eylemleriniz otomatiklikten kurtulsun”
“

Bana Biraz Hüzün Ver Usta, Sek Olsun!

bana biraz huzur,
bir duble de rakı getir usta
bir de değiştir şu plağı
canım bugün içli şarkılar dinlemek istiyor
hani şu damar dediklerinden
ortaya da birkaç meze koy,
kafi…
hiç yiyesim yok aslında
masa zengin görünsün…

ağlarsam eğer sakın endişe etme
bir sevdiğim vardır,
ondandır..
çok tanık olmuşsundur böyle şeylere elbet
ben de olmuştum bir vakitler
teselli ettiğim bile oldu
anlamak için yaşamak gerekiyormuş
teselliye ihtiyacım yok,
sakın deneme
sen bardağı boş bırakma yeter
bu gece sarhoş olasım var,
bu gece içesim var be usta..!

sakın ha,
o resme dokunma!
o adam işte hala sevdiğim
onsuz rakı içememde
bilir misin,
resimde gördüğünden daha güzeldir
biz ne rakılar içtik onunla,
bana mısın demedi
soframızı görsen
sen de kıskanırdın elbet
ama sofra değildi önemli olan
sohbet be usta,
sohbet..!
bizi hep o sohbetler sarhoş ederdi,
sen bilmezsin..

içim yanıyor usta içim
hala bilmem neden gittiğini
oysa kimsenin sevmediği kadar sevmiştim onu
ve kimsenin beklemediği kadar,
bekliyorum onu….
gelmeyecek biliyorum
bunu bilmek daha da acı

pardon,
gurur mu dedin..?
yok be abicim,
o ben de kalmadı
başkasından sor istersen
bende olan her şeyi ona vermiştim,
bir daha geri gelmedi
ya, sen beni dinlerken ihmal ediyorsun
doldursana be usta,
koysana rakı…
hesaplar peşin,
sakın endişe etme
içip içip de naralar atan,
ortalığı dağıtan tiplerden değilim ben
alt tarafı biraz sendelerim
ama düşmem..
ha, bir de şarkılar mırıldanırım
şarkıların içinde çağıl çağıl akarım
istersen kapat şu pilağı,
ben senin sevdiğin namelerde de dolaşırım…

yanlış görmedin ağlıyorum işte
sorun yok,
rahat ol…
ağlayabilmek her yiğidin harcı değil
hem sen bilir misin,
asildir gözyaşları,
hiç yere düşmedikleri için
benimkiler de asil,
sevdiğim adamın gönlüne bile düşmediği için..

bakıyorum,
seni de efkar bastı
eeee, gönül kadınıyım ben
ukalaca bir itiraf gibi gelmesin sana
konuşurken ve severken,
yüreğimi koyarım ortaya
cebimdeki bozukluk sevişmelerin hepsini koyarım,
bütünlensin diye…
o bunları görmek istemedi
isteseydi kendimi de verirdim ona
nedense hepsi birden,
fazla geldi…

yapma be usta
bu şarkı söylenir mi şimdi…?
“beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın”
eh yani,
tam da damarıma bastın
ben şimdi sitem etmez miyim aşka..?
bu şarkı için dibini görürüm bardağın ama,
bana daha fazla efkar yapma..!

vakit doldu
biz biliriz nerde durmamız gerektiğini
demek sen de farkettin
gözüm hep telefondaydı, doğru
ama çalmadı
üzülme,
çalmaz..
süs eşyası olarak kullanıyorum zaten artık onu
bir hatırlayanım bile yok gördüğün gibi
eğer o arasaydı,
dudaklarım kilitlenirdi
belki de hiç konuşamazdım…

yok be usta,
hesaba niye itiraz edeyim
zaten şarkılarda ve sohbette indirim yapmışsın
senden daha başka ne isteyeyim..?
gönlünü ferah tut,
evin yolunu bulurum elbet
tamam anlaştık
bir gün yanlışla dönerse bana,
beraber geliriz…

seni unutur muyum hiç
beni dinleyen kaç kişi var ki çevremde
yine gel demen hoşuma gitti,
şımarttın gönlümü
gelirim elbet,
hiç kafanı yorma..
sen sadece şarkılara iyi bak
rakıyı soğuk tut
gönlünü ferah…

kendine iyi bak kafi
usta dedik bağrımıza bastık
aşk bizi terketse bile,
sohbetimiz baki…

PELIN ONAY

Hangi Adalet?

Hangi Adalet?

“Adalet Devletin Temelidir.” Adaletin ne olup olmadığı konusunu özetleyen çok özlü bir söz bu…
Hrant Dink davasının gündemdeki yeri işgal etmesiyle beraber adalet kavramı ve onun “doğası” üzerine birkaç değinmede bulunmak yararlı olabilir.

Devlet, toplumun sınıflara bölünmüş durumunun bir sonucu olduğu gibi, tarihsel süreç içinde her zaman egemen sınıfın egemenliğini sürdürme aracından da başka bir şey olmamıştır. Bu, sosyolojik bir gerçeklik… Adalet’in mülkün ya da devletin temeli olduğunun söylenmesi bu gerçeklikle birebir örtüşür. Dolayısıyla her şeyin egemenlere göre belirlendiği bir sistemde adaletin “tecelli” etmesini beklemek boş bir beklenti değil mi?

Hrant Dink davası, bizlere tarihte buna benzer, yani adaletin tecelli etmediği sayısız örnek sunmakta: örneğin Dreyfus Davası, örneğin Sacco ile Vanzetti Davası, örneğin Haymarket Davası vs. vs. Bunlar sadece en bilinen örnekler. Adalet denilen şey bu davalarda da tecelli etmemiş ve davalarda yargılanan kişi ya da kişiler adaletin sözüm ona “doğru” tecelli etmesinin kurbanları olmuşlardır. Burjuva hukuku ve adaletinin nasıl tecelli ettiğinin –ve bunun günümüzde de devam ettiğinin- en bariz örnekleridir bu davalar. Bu söylenenler burası (Türkiye) için de geçerlidir tabii. Bakınız KCK davaları, bakınız Hrant Dink davası. Burjuva hukuk sisteminde adalet işte böyle tecelli ediyor! Hâl böyle iken; tüm bu saçma sapan uygulamalara, hukuksuzluklara, gerçek adalet adına tepki göstermek insanlık onuru için olmazsa olmaz bir şey. Zira sokakları doldurmadan adalet falan tecelli etmiyor, edemez! Üzerinden 5 yıl geçen Hrant Dink davası karşısında insanların sokaklara dökülmesi ve adalet talep etmesini elbette anlamlı buluyorum. Ama birilerinin çıkıp da bilinçsizce bu dava ve sokaklarda yürüyenlere karşı faşizan bir tavır içinde tepki göstermeleri, kendilerini etrafındaki kişilere karşı “politik” davrandıkları konusunda ikna etmeye çalışmaları son derece acı, zira bu yaptıkları olsa olsa tek bir şeye hizmet eder: Egemen sınıfın egemen hukuk anlayışını savunmak.

Sistemin asıl istediği de, kendisine bu tür “savunucular” bularak kaleyi içten fethetmektir. Sistem bunu milliyetçilik ve ırkçılık duygusunu kullanarak yapmakta, bizler de beyinlerimize chip takılmış (içimize milliyetçilik duygusu zerk edilmiş) gibi bizlere ne söylenirse harfiyen yerine getiren basit birer robotlara dönüşmekteyiz. Hrant Dink davasında karşı kutupta yer alanların bu durumu göz önüne almaları gerektiğini düşünerek yazıma burada son veriyorum.

22.01.2012

[Hrant Dink belgeseli için bkz.: Hrant için Adalet için, 19 Ocak’tan 19 Ocak’a.

]