Yunanlar dikkatlerini insana, akla ve doğaya çevirmişlerdi, bu ilgileri sanatlarında da açıkça görülmektedir. İnsana ve çevrelerindeki doğaya duydukları hayranlık dolu merak kendini gerçekliğin detaylı incelenmesinde göstermektedir. Öte yandan güzelle de tutkuyla bağlıydılar. Bu yüzden gördüklerini idealize ettiler. Klasik Yunan sanatını şekillendiren, doğalcığın ve idealizmin bu karışımıdır.
Mısırlıların aksine Yunan sanatçılar öbür dünya yerine yaşadıkları dünyaya odaklandılar. Zihinsel gelişime duyulan hayranlığın bedensel hünerlerdeki yansıması kendini ilk kez M.Ö. 776 da kayıtlara geçen olimpiyat oyunlarında gösterdi. Zihnin ve bedenin geliştirilmesi ve güçlendirilmesi yaygın bir amaç haline geldi ve popüler arzularn bir karşılığı olarak sanatçılar kusursuz figürler ve çevre tasvirleri üstünde çalıştılar. Tanrıların, ideal insanları andıran varlıklarına duydukları innaç, güzelliğin ve kusursuzluğun yüceltilmesindeki sebeplerinden biriydi.
Güzel olana duyduğumuz tutku bizi aşırılığa götürmez; akla dair şeylere duyduğumuz sevgi bizi yumuşatmaz. ~Pericles
Çoğu kimse, bağımlılıkları esas olarak uyuşturucu maddeler kapsamında düşünür. Oysa insanların bağımlı olduğu ya da olabileceği maddelerin listesi epey uzundur. Bu maddelere alkol, uyarıcılar (kokain gibi), opiyatlar, halüsinojenler, marihuna, tütün ve barbitüratlar da dahildir.
Isac Newton tüm zamanların en önemli, en etkili ve en kavgacı biliminsanlarından biridir. Kalkülüsün icad edilmesini sağlamış, kütleçekimi açıklamış ve beyaz ışığın içerdiği renkleri tanımlamıştır. Golf topunun izlediği eğik rota, viraj alan bir otomobilde kapıya doğru savruluşumuz ve futbol topuna vurduğumuzda hissettiğimiz kuvvet onun ortaya koyduğu üç hareket yasasıyla açıklanır.
Meşhur doktor tavsiyesidir: “Şu iki hapı al ve sabah beni ara.” Doktorlar tüm (fiziksel) tedavilerin hastada fiziksel değişim sağlayacak aktif bileşenler ve prosedürler içerdiğini bilseler de tedavide psikolojik etmenlerin gücünü de göz ardı etmezler. Zihnin maddeye etkisi, sağlık dünyasında yüzyıllardır bilinen bir kavramdır.
Eski Mısır medeniyeti yaklaşık 3000 yıl sürdü ve bu süre içinde Mısır’da sanat neredeyse hiç değişmedi. Erken dönem sanatçıları, her türden tasvirin nasıl yapılması gerektiğine dair bir sistem geliştirdiler ve bu prensipler nesilden nesile aktarıldı, betimlemenin kuralları haline geldi.