Günlüklerden

 “Birçok Kuzey Avrupa ülkesinde toplu taşıma araclarına binilirken bilet gosterılmez veya bilet kutusu/okuyucu yoktur. Bireyin biletini dısardaki makinalardan alacagına inanılır ve arada spot kontrol yapılır. Bu sistem iyi işlemektedir ki yıllarca devam eder.”

Ben buna özellikle Paris’te şahit oldum. Hatta gayet safdil biçimde bunu yolculara da sordum, “bu ücretsiz bir belediye hizmeti mi” diye..(acaba ben hep bilet alarak yanlışlık mı yapıyordum!) soruma gülüşerek cevap verdiler.. Aslında cevabı net öğrenemedim 🙂 Ve Paris şehrinin insanlara güveninin olduğuna ve ödemeyenlerin de haklı sebepleri olduğuna inandıkları sonucunu çıkardım.

Aslında benim özlemim, bi şeyi yapmak için paran varsa onu harcamaktan mutlu olduğun, eğer yoksa aynı şeyi parasız yapabilmekten mutlu olduğun bir yaşam.

İnsanlarda genel olarak şöyle bir kanı var; sanki parasızlık korkusu olmaz ise insanlar çalışmazlar, tembellikten ölüp giderler gibi. Ben buna katılmıyorum şimdilik;çünkü denenmiş değil, ayrıca mantığıma da uymuyor. Tam aksine parasızlık palası insanın başının üzerinde sallanmaz ise, her bir insanın sanatçı olacağını sanıyorum. Sanatçı dediysem, müzisyen,ressam vs anlaşılmasın. Yine şu anda yapılmakta olan işlerin çoğu yapılmaya devam edilir tek farkla; onların her biri bir sanat eseriymişçesine yapılmış olur; çünkü karşılığında para zorunluluğu olmadığı için zevk onun yerini alır.

Geçenlerde Kavak Yelleri isimli eski dizideki Atakan karakterinin yine çok bilgece bi hamlesini gördük. Konuşma hususunda çekingenliği buna karşılık aşçılık konusundaki becerisi sebebiyle, müstakbel kız ardaşına yaptığı özel bir börekle ilanı aşk etti. Kız arkadaş-Su- börekten daha ilk lokmayı aldığında nefesi farklı ritme geçti, gözleri büyüdü ve az sonra hıçkırıklarla “ben de seni seviyorum Atakan” dedi. Ki o anda Atakan orada bile değildi, sadece temsilcisi börek vardı kadranda!
(Kadran dışında da benim zevk gözyaşlarım vardı)

Aşk, dünyadaki tüm varliklar aracılığı ile mükemmelen ifade edilebilir, yeter ki bi sanatçı-oyuncu bunu yapmaya niyet etsin.

Beklentilere STOP çek!

ADAMUS: Kesinlikle. Yani güven önemli konulardan bir tanesi. Birçok insan burada tökezleyecek. Onlar bir ve ikinciyi aşacaklar ama güvene çarpacaklar. Bunu anlayamazlar. İsteyebilirler. Hoşlarına gidebilir ama anlayamazlar – kendine güvenmek gerçekten nedir– ve sizi bu güvenden uzaklaştıracak bir sürü şey oluyor.

Sanki her şey… Yarattıkları her şeyde, oradaki bu gerçeklik, hepsi güvensizlik hakkında.  Bu seçimler, inanç sistemleri, enerjileri çektikleri yollar aracılıyla yapılıyor, şimdi de kendi güvensizlik dünyalarını yarattılar. Onun içinde yaşıyorlar. Yani her şey onlara güvensizliğin olduğunu, özellikle de kendilerinde olduğunu söylüyor.

Bu çok zor bir şey çünkü enerji bilince oldukça bağlıdır ve güvensizlik olduğunda daha fazla güvensizlik yaratır ve artık güvensizlik dünyasında yaşıyorsunuzdur. Kişi bunun içinden nasıl çıkabilir? Kişi nasıl yeniden kendine güvenmeye başlayabilir? Onlara olan her şey – birden, sizinle güven hakkındaki harika bir konuşmadan uzaklaşırlar, kapıdan çıkarlar, buzda kayarlar ve bacaklarını kırarlar – ne olacağını düşünüyorsunuz? Tabii ki, güvenmemeye geri dönecekler.  “Saçmalık”.

Kaçınızın benzer deneyimleri olmuştur? Bir grupta veya onun gibi bir toplantıda bulundunuz veya ilham veren bir kitap okudunuz ya da hayatınızda sizi etkileyen bir şey oldu ve gerçek anlamda o saniye telefon çaldı ve kötü bir haber aldınız veya kaydınız ve düştünüz ya da neyse o oldu. Sonra ne olur? Tekrar düşünmeye ve güvenmemeye başlarsınız. Sonra merak edersiniz belki bu size göre değildir. Belki Ruh’lar size bir şey söylüyordur.

Yani güven iyidir, ama insan kendine güvenmeyi nasıl öğrenir? Seçim yapın, evet. Şimdi, güvenmekle ilgili bir sürü deneyiminiz olacak. Bir şey falan ispat etmeyeceksiniz, ama sizin güvenmeniz için güvensizlik hakkında bir sürü örneğiniz olacak. Enerjinin çalışma şekli çok ilginçtir.

Kişi kendisine güvenmeyi nasıl öğrenir veya deneyimler? Derin konu. Eğer bunu cevaplayabilirsek, tanrım, başka bir seviyeden daha mezun olacağız.

Bu arada, eğer bir konuşma gibi gelmiyorsa, böyle yaptığımız için, bu Yeni Dünya eğitiminin bir parçası. Bunun gibi sorular sorduğumuzda ne kadar ilerlediğinizi anlamanızın bir parçası ve şu anda içinde bulunduğumuz damıtma sürecinin bir parçası, bunun hakkında kitaplar yazmadan enerjileri damıtmak ve kitaplar, bilirsin, ciltlerle. Her şeyi aslında özüne nasıl indirgersin?

LARA: Bence güven tamamen deneyimlenmeden önce, sonucun ne olacağına dair beklentilerden vazgeçilmeli.

ADAMUS: İşte, teşekkür ederim. Sonucun beklentilerinden vazgeçmek. İnsanlar bunu yapmaya istekli mi?