Tepkiler

Dün yine (son bi kaç aydan beridir bikaç kez başıma geldi ve hayatımda örneği neredeyse yoktu) ani kızgınlık, feveran etme hadisesi yaşadım. Daha öncekiler gibi çok kısa süreliydi. Neredeyse hiç bundan etkilenmeden aynı kişiyle ve aynı konuda sanki o tepkiyi hiç vermemişim gibi normal tonda söyleşimi sürdürdüm. Bu bana çok garip geliyor. Ayrıca bu “parlamalarımı”, üst üste gözden geçirdiğimde konunun “kabul görmeme” olduğunu anlıyorum. Bu  konuda hiç bir tahammülüm kalmamış. Farklı fikirlerde olabiliriz (ki olalım lütfen) ama İletişim kuracaksak beni kendinle eş düzeyde tutacaksın! Lamı cimi yok arkadaş. 🙂

**

Hem-hem leri isteyen annelerimiz. Hem kendi sahip olamadıklarına sahip olalım hem de bunu aynen kendileri gibi olarak başaralım isterler. Meşhur ortalamaya çekilme mekanizmasını işleten anneler olmalı! Yani sizi sınırsızca ileriye doğru fırlatırken aynı anda kendine doğru çekerler. Ne de sarsılmaz bir azimleri vardır onların, çocukları söz konusu olduğunda. Şaşırtıcıdır, hatta korkutucudur bile. 2006 günlükten

**

Bu arada her şey bi hikaye her şey bir rüyadır. Hiç bi bilinen şey bundan muaf değil. Yani Bilimsel buluşla filozofik çıkarım ya da bilim kurgu romanla sultan Süleyman, ya da sizin veya benim ya da bakkal Osmanın hayat öyküsü fark etmaz bunların topuna birden hikaye ya da rüya diiyebilirsiniz 🙂 Ki bunların hepsi kıymetlidir, birbirine öncelikli değil. Her insan çabası ve kararlılığı oranında kendi hikayesinden ve diğer hikayelerden yararlanabilir. Yararlanmak da şart değil fakat evrim çevire döndüre eviriyor sanırım 🙂

**

Etkileyici bi rüya!

“Milyonlarca insan, iç içe geçmiş dairelerde yan yana, bağdaş kurup oturmuşlar. Ben de diğer insanların arasında bir yerde oturuyorum; hepimiz griyiz, genel olarak ortam gri zaten. Önümde oyun tahtasına benzer bir şey var, üstünde daha önce hiç görmediğim anlamda bir oyun duruyor, âdeta hayat gibi bir şey; ve tahtadaki objeler renkli… Hepimiz sırayla kendi tahtamızda bir hareket yapıyoruz, kimse birbiriyle ilgili değil, dikkatimiz önümüzdeki tahtaya yönelik. Ben oyunda bir objeyi öyle bir hareket ettiriyorum ki, muzipçe bir duygu içindeyim; kimsenin bu hamleyi fark etmeyeceğini, belki on hamle önceden düşünülüp bırakılmış bir işaret ışığı gibi olduğunu düşünüyorum, bundan çocukça bir heyecan duyuyorum. Ben biliyorum ya, bana yeter gibi bir duygu içindeyim.

Sonra karşıda bir adamın -bizlerden biri, bağdaş kurmuş gri bir adam- beni izlediğini fark ediyorum, sanki yaptığım yaramaz hamleyi fark etmiş gibi bakıyor. Bunun belli belirsiz beni memnun ettiğini, egomu okşadığını hatırlıyorum.

Rüyadaki ikinci sahnede; yine daire şeklinde, önceki oturduğumuz yerlerin dışında, sanki kale dışına kazılmış bir hendeğin yanındayım; sırayla bu hendeği geçecekmişiz. Önümde, az önce beni fark eden adam var ve atlayışını yapıyor, karşıya tutunamadan hendeğin beton zeminine düşüyor. Çok sert bir düşüş! Sağ tarafımda esmer bir adam var, gözetmen gibi biri. O da düşene bakıyor ve bazı kişilere sesleniyor “onun durumu tamamlandı, şahadet getirmesine izin verin, sonra ölüme yolcu edin!” diyor. Ben o adamı üzüntüyle seyrediyorum, dudaklarının kıpırdadığını görüyorum ve şahadet getirdiğini düşünüyorum. Sonra atlama sırasının bende olduğunu hatırlıyorum, ümitsizce  bakıyorum; o geçemediyse ben hiç geçemem diye düşünüyorum. Fakat sağ tarafımdaki esmer gözetmen benim koluma giriyor, çok olumlu bir havası var, içimi ısıtıyor, bana moral veriyor sanki.

Üçüncü sahnede; bir şekilde o hendeği geçmişim, nasıl yapabildiğimi bilmiyorum. Ortadaki büyük yuvarlak bir platformda, yine gri insanlar olarak, bu sefer daha az sayıda bir kalabalık, ayakta duruyoruz. Yüzümüz dairenin dışına dönük; ve dairenin bitiminde hendek, hendeğin bitiminde ise çepeçevre üç katlı binalar var, bitişik nizam müstakil evler. Havadan zembille inermiş gibi milyonlarca insan indiriliyor, ellerinde bavulları, neşeyle ve hevesle evlere yerleşiyorlar. Onlar bizi görmüyorlar, bize arkaları dönük. Evlerin bulunduğu ortamda renkler var, fakat bizim durduğumuz yer gri. Biz bir şey bekliyoruz, az sonra gelecek ve gideceğiz. Korku ya da merak yok, beklerken evlerine yerleşen insanları seyrediyoruz. Gri üniformalar içinde sessiz bir kalabalık olarak duruşumuzla, sanki bir hayalet ordusu gibiyiz! İşte hepsi bu…”

2002 ·Günlükten

Anasının karnından dizisi

Rüyaları bütünlemek

Fanteziler, rüyaların iki anlamı olabilir, tabii ki. Geceleri gittiğiniz bir yer veya niyetleriniz, fikirleriniz, fantezileriniz, sihrinizin bazıları olabilir. Hayalleri bütünleştirmek. Rüyaları bütünleştirmek – bu yıl sizin için çok önemli.

Bazen hayal ve amaç kavramı biraz birbirinin alanına girer. Ben hedeflerin veya bir sürü planlamanın taraftarı değilim – detaylarını halletmeniz gereken bazı faaliyetlerin olduğunun farkındayım – ama daha geniş bir bakışla. Hedeflerin çok büyük bir taraftarı değilim çünkü kendiniz için genellikle zihinsel ve sıklıkla da gerçekçi olmayan beklentiler belirliyorsunuz.

Ancak hayaller yürekten gelir. Hayaller, belirlenmiş bir sonuca ulaşmak için bir seri adım atmak zorunda kalmadan apaçıktır. Hayallerin arkasında bir kapatma/sınırlama yoktur. Hayaller açıktır. Hedef doğrusalken hayaller genişlemeye devam eder. Bu nedenle hedefler belirli bir noktada durur.

Hayaller birçoğunuz tarafından başka bir âlemde tutulur – hayaller, şeylere olan duyumlar, bir şeyleri hayal etmek- ama onlar orada değiller. Onlar fanusun dışında. Onları içeriye almazsınız.

Hayallerini bütünlemek – çünkü hayallerinizde ruhunuz, bilgeliğiniz, potansiyelleriniz var. Hayaller potansiyellerdir.  Yani hayallerinizi bütünleştirmek, onları bu gerçekliğe geTİRmekTİR.
Bunun gerçekten olması gerekmiyor, bazen aklınız öyle olması gerektiğini söylese de. Yüzeyin altındaki sembolik enerjiyi arayın.
Sembolik enerji daha çok ifade, neşe, şarkı söyleme, insanlarla paylaşım içindir. Sembol budur. Gerçekçi kısmı, “Paris’e gitmem ve şu tiyatroda, şu tarihte yapmam lazım ve…” demektir. Burada gerilim ve kuşku devreye girer, burada da güvensizlik gelir, çünkü eğer olmazsa yanlış bir şey yaptığınızı düşüneceksinizdir.

Hayallerinizi hissettiğinizde ve onlarla bütünleştiğinizde, birden konunun önemli olmadığının farkına varırsınız. Altında yatan enerjiye bakarsınız – şarkı söyleme, neşe, yaratıcılık, enerji, hareket – önemli olan bunlardır. Aniden,  gerçeğin – gerçek olduğunu sandığınız şeyin- belirli bir sayıda insan ile belirli bir yer olmak zorunda olmakla alakasız olduğunun farkına varacaksınız. Alakasız. (a)

Vizyonlar-İfade özgürlüğü-Cesaret

Dün olağanüstü vizyonlar gördüm ve sonrasında çeşit çeşit ilginç bir dizi rüyalarla devam eden tam belirgin olmayan bi kurgu gibiydi. Fakat sözcükler tarife yetmez. Belki – o da bi dereceye kadar -renkler ve sesler yoluyla aktarılabilir. Fakat cesaretimi toplayamadım çünküü o şahaser şeylerii batırmaktan çekiniyorum. Amerikalıların sık sık kullandığı bi kelime var: messed up! İşte ben de bundan çekiniyorum. Aslında bugün şahane parlak bir güneş var, belki beni teşvik etmeli, yüreklendirmeliydi ama, olmadı. Renklerle değil belki ama seslerle denemeye karar verdim şu an. Önce onu kaydedecek bi araç bulayım 🙂
Tam bu mesajı yazarken bi reklam (herhalde tanıtıcı reklam) senaryosu yazmam için öneri telefonu geldi. Allah allaaaah

**

İbrahim: Aşk durumunda bileşim noktasının değişmesine on dört sene önce yaşadığım bir olayı buna örnek olarak verelebilir miyim? Bilemiyorum.Üç arakadaş dışarı da otutruyorduk.Birden arkadaşım gözlerine odaklandım.Gözün renkli kısmındaki açıklık ve koyulukları,çizgileri okuyordum bir göz tarama aleti gibi.Bu tonluk ve çizgilerden çıkan anlam ; kişinin “kalleş” biri olduğu ortaya çıktıBu olayı bir defa yaşadım sadece.Ondan sonra yolda yürürken insan yüzlerini bir dedektör hızıyla anlamaya çalışıyordum.Bu özelliğim bir kaç ayda kaybolduğunu belirtmek istiyorum..Gözün retinasından kişileri tanıyabiliriz artık kaçış yok 🙂

SibelA: İlginç bi deneyim olmuş. Ben de kendi deneyimlerimden öğrendim ki; olağanüstü şeyler ancak hazırlıksız ve bilmeden geliyor insana. Bi daha tekrar etmesi de insanın isteğine odaklanmasına filan bağlı değil, olmuyo!
Fakat bi başka sefer yine BİLMEDEN başka bi şeye daha tanıklık ediyosun.
Belki de bundan çıkarabileceğim sonuç şu güftemde saklı:
Birinci elden deneyerek
oooyooo…heyoo….ooooo
ikinci elden dinleyerek
heyoooo, heyoooo… hoooooo
Bilinmeyenden bilmeyerek
yehooo yehooo hoooo

Nakarat
Birinci elden deneyerek X ikinci elden dinleyerek X Bilinmeyenden bilmeyerek
yeye yeee haye yeee, o yeyeye , hoo ye yeeee

İlki öğrenme, ikincisi hatırlama, üçüncüsü ise işte o sizin dediğinizden galiba 🙂

(TANIKLIK kelimesi de kulağımda çın çın öttü, onu da ekleyeyim)

İbrahim: Yeni bir şeyi getirenler “bağımsız düşünme potansiyeline” sahip aykırı insanlardır.Arkadaşım bana şunu demişti:Bu yaşadıklarımızı unutma tarih yazacaksın demişti.Yüceltici bir cümle!Bunu benim aykırı düşünce tarzıma dayandıyordu belki.Bunu hala onun bir düşüncesi olarak algılıyorum. Kapasitem belli.Ufak sorunlarımı çözmekten ve düşünmekten aciz biriyim.Şu an en iyi yaptığım şey kumar oynamak.Bu bana daha çok heyecan veriyor maddi kayba uğrsam dahi “Mum kenidini yakar etrafına ışık verir” bedeli bu olmalı yeniyi getirenlerin.(Ne kendine ne başkasına kimse zarar vermesin)İzlediğim bir sinema filminde şehrin su şebekesine bir madde bırakılıyordu. Şehirdeki tüm insanlar değişmişti her şeyi dile getiriyorlardı artık.İki insan sadece etkilenmemişti.Çünkü onlar kendilerini olduğu gibi ifade eden insanlardı.Boğazları kilitli değildi.Bunu yapacak cesaretimiz var mı?

SibelA: Siz bir harikasınız İbrahim Bey.
Kendi adıma cesaretim var diyebiliyorum fakat insan kendini pek bilemez, oradan -karşıdan- nasıl görünüyor?

**

Yaşadıkları olağanüstü değişimleri bana özel yorumla gönderen her bi arkadaş, dost ve tanıdığa hitaben:

Harikasın. Keşke şu son yorumunu bu konuyla ilgili duvar yazımın altına yazsaydın. Neden mi? ben zaten biliyorum ve yaşıyorum, senden duymak da hoşuma gidiyor. Peki senin paşkalarıyla paylaşacak cesaretin var mı? Ki böylece içinde az bi şüphe kalmış olanlar da onu silkip atsınlar ve denesinler

Kişisel Rüya Terapi Uygulaması

Her bir rüyanız, kendinizden gizlediğiniz hazineyi toprak altından yukarı size doğru fırlatan olağanüstü bir araç, eşi bulunmaz bir fırsat.

Onları kendiniz olana dahil edebilmek için kişisel terapi uygulamalarımızı değerlendirin. Bu gerçekten de her birimizin eline en zahmetsiz, en tehlikesiz ve en ucuz  olarak verilmiş latif bir olanak.

Rüyaların özel teknikle AYDIRILma işlemi, zihnen öğrendiklerinizle asla kıyas kabul etmez; çünkü her bir rüyanın ayması hücresel aydınlanmaya sebep olur. Hem sizi hem ilişkide olduğunuz her kişiyi ve her olayı etkiler, tüm bedenlerinizdeki rahatsızlığı şifalandırmakla, yeni enerjiye ve bilince uyumlandırır.

Talepleriniz için lütfen buradan yahut mail adresimden randevu alınız.

sevgilerimle

Sibl Atasoy

Rüya görüşmecisi

Not. Rüyalar ve yöntem hakkında daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız.