Anayasa Değişilik paketine dair sorular

Özetle, eğer bu değişiklik kabul edilirse; kuvvetler ayrılığı tamamen tarihe karışıyor, muhalif ses, eleştiri, tarafsız makam imkanı yok ediliyor. Seçimle geldiği için meclis ve başkan aynı şey değil çünkü başkan toplumun ancak %51 ini temsil ederken meclis %100 ünü temsil ediyor.

Değişik fikirler ve tartışma ortamları fikirlerin barbarlaşmasını, yozlaşmasını önler, bu atalarımızdan beri bulunan yegane barış yoludur fakat anayasanın götürülmek istendiği yolda bu olasılık yok edilip yerine bir kişinin dikte ettiği bir yaşam öneriliyor.
Söylenecek çok şey var ama, örneğin 18 yaşında henüz hayatın başında hem zihinsel hem duygusal olgunluğa ulaşmamış neredeyse hala ergenlik döneminde olan kişilerin halkı temsilen meclise girmeleri ne anlama geliyor? Bu açıkça halkımızın zaten ergenlik çağında kalmış olduğunun aczinin itirafı gibi oluyor. İtiraf etsek bile uygulamayı kanunen bu yöne mi çekmeliyiz yoksa olgunlaşmak için mi niyet etmeliyiz?
Soru çok
Reddedilme ve sevilmeme korkusuyla ne kadar önlem alırsanız alın sorunun kökenini beslemekten başka işe yaramıyacaktır. Son beşyüz yıldır halkımızın içine işlemiş olan çocuk eğitim sistemi zaten bu sorunsalı ortaya çıkardı. Peki şimdi bu sorunu alıp ülke idare modeli haline mi getireceğiz?

Sonuç: Yarı yoldan dönülsün

Bir Dahi: Ted Chiang -2

Önceki Bölüm için Tıklayınız
Yetmiş iki Harf – Ted Chiang
17700 kelime, ilk yayım Tor 2000
**
Nitem: TDK’nın son yıllarda ortaya çıkardığı İLK AD anlamında kullanılmış, ÖN İSİM gibi. Sıfat yerine de kullanıldığı olur.
Gençlik yıllarımdan beri ilk isim ve kelime kaynağını merak etmiştim, imkanlarım ölçüsünde her yere baktım ve bir yaratım-büyü dili diyebileceğim ilk dillerin kaynağı nedir bulamadım. Bazı bilimsel tahminler olsa da bunlar da Big Bang teorisi misali şeyler. Dinler ise detay vermeden, Adem’e bu isimleri verdiğini söylemiş geçmiş gibi görünüyor. İşte Ted bu mükemmel öyküde konuyu ilginç bir şekilde işliyor, kaynağı dert etmiyor sadece ilk isimlerin nasıl kullanıldığına dair bizi düşünmeye zorluyor.
İnsan Biliminin Evrimi: Metainsan-insan ikiliği üzerinden yürüyor. Metainsan, insanın yarattığı bir üst model. İnsan gibi düşünmüyor, çok daha karmaşık işlemler yapabiliyor ve insanlar onların bilimsel buluşlarını ancak tefsir edebiliyor. Chiang’ın yarattığı bir problem de bu; acaba bazı insanların temel özellikleri farklılaşsa bireysel ve toplumsal yaşam nasıl değişir? (Bodoslamadan kitap -alıntı)
Bu kısa öyküde Metainsanlar deneysel araştırmaların üzerinde hakimiyet kurunca bulgularını sadece DST (dijital sinir transferi) üzerinden erişilebilir kılmışlardır.  İnsanların Metainsan durumuna uyumlanabilmesi için embriyo hücre doğumuna başlamadan önce Sugimoto gen tedavisi yapılması gerekiyor fakat aileler çocuklarına bunu yapmak istemiyor çünkü onunla iletişimi kesilecek, toplumun tamamen dışına çıkacak diye metainsan çocuk sahibi olmak göz korkutucu oluyor! Bu durumda insanların zeki olanları  Metainsanların buluşlarının tercümelerini yapmak ve okumakla yetinsin sonucu çıkıyor ve şimdilik bu durum toplumu mutlu etmeye yetiyor.
Tüm öyküleri gibi bu da elmas gibi parlıyor Ted’in. Galaksiler aşkına
*
Gördüğünüzü Beğenmek
Güzel ve çirkin arasında görsel ayrım yapmayı önleyen Uzman teknolojik bir sistemin sizin yerinize karar vermesine müsaade etmek, yetişkinlik anlamına gelmez. Yetişkinlik; farkları görmek ama önemli olmadıklarını fark etmek demektir. Teknolojik bir kestirme yok!
 
burada yola çıktığı konu teknolojik fakat bunu metafor olarak kullanabiliriz de. Tıpkı ahlaki/moral sistemlerin iyi/kötü, doğru/yanlış tespitlerinin bizi yönetmesi de uçağa binmek (uçamıyorum diye uçağa binmekten vaz geçmiyorum sonuçta) gibi, binebilirim tabi ama farkları kendiliğimden görme ve bunların keyfi farklılıklar olduğunu bilmem yerine geçmez. İlki kabul görme, sevilme, ait olma ihtiyacımı görür fakat ikincisi beni yetişkin/olgun yapar.
Yazar alıntıladığım öyküde çok güzel açıklamış, keşke tüm öykülerini yayınlayabilsem bu dahi adamın  Okumanızı önermekten başka yapacak bir şey yok

Bir Dahi: Ted Chiang -1

“…Pragmatizm, bir kurtarıcıya estetikçilikten çok daha fazla yarar sağlar. Dünyayı kurtardıktan sonra -onun-ne yapmayı düşündüğünü merak ediyorum.
KELİMEYİ ve işleyiş biçimini idrak ediyor, ardından yok oluyorum.”
Komut, zihnime saatli bombalar misali yerleştirdiği bir algı zincirinden oluşuyor, tek başlarına zararsızlar. Onlarla ilgili anılarımın oluşturduğu zihinsel yapılan tam şu anda çözülerek yok oluşumu tanımlayan bir örüntü, bir gestalt oluşturuyor. İşte bu KELİMEYİ içgüdüsel olarak anlayarak kendi kendime oluşturuyorum.
Anlamak- Ted Chiang
*
Sibelin notu: Bu durumda pragmatizm, estetizmi yok ederken, onu-estetikçiyi- zaten hep istediği ve merak ettiği konuma gönderiyor; nihai güzelliğe!

Özyineleme (Recursion): Bir fonksiyonun kendisini çağırarak çözüme gitmesine özyineleme (recursion),
böyle çalışan fonksiyonlara da özyinelemeli (recursive) fonksiyonlar denilir.

*

Babil Kulesi:

*Anladığım kadarıyla Babil Kulesi çökmemiş, insanlığın lineer algısı çökmüş. İşte Ted Chiang’ın bu muhteşem kurgusu bana bunu düşündürdü. Lineer algı çöktüğü gün çok boyutluluğun temelleri atılmaya başlamış.

Dünya fantastik bir biçimde, cennet ile yeryüzünün birbirine temas edebileceği bir rulo şeklindeydi. Bu yapı hem O’nun eserine işaret ediyor hem de onu gizliyordu. Ted Chiang-Babil Kulesi
O zamanlar Yahve olarak bilinen Tanrı’nın inceden mesajı: Beni uzaklarda aramayın.

Hiçbir zaman öğrenmedikleri halde mors mesajları alan denizciler gibiyiz.

“Her tarafınızda gözleriniz varken, her yön İLERİSİ olabilirdi”

Ligatür: İki ya da daha fazla harfin birbirine bağlanarak tek bir harf olarak kullanılması.

Heptapotlar için bütün diller edimseldi. Bir dili bilgilendirmek için değil, gerçekleştirmek için kullanıyorlardı. Evet, her sohbette söylenecekleri önceden biliyorlardı, fakat bildiklerinin gerçek olması için o sohbetin yapılması gerekiyordu.

*Sibelin notu: Tıpkı bir zamanlar kendime sorduğum gibi, geleceği önceden mi biliyorum (kahin) yoksa ben söylediğim için mi olmak zorunda kalıyor (büyücü)? Sonunda ne fark eder deyip bu konuyu kapatmıştım 🙂

Bence heptapot dili (hem A hem de B) kadınların anlama ve anlatma diline benziyor. Onu  lineer olarak anlayamazsınız ancak tıpkı heptapot diline benzer bir şeyi bilinçsizce naturel olarak yapıyorlar.

Hayatının Hikayesi (arrival filminin öyküsü); 17600 kelime, ilk kez Starlight 2’de 1998 yılında yayımlanmıştır.

“Sabırlı olun. Geleceğiniz size ulaşacak ve kim olduğunuza bakmaksızın sizi seven ve tanıyan bir köpek gibi ayaklarınızın dibine uzanacak.” Ted Chiang
*
“Geleceğiniz köpeğinizdir, o derece size sadık!” asa

…Devam edecek…

GELİŞ- Ted Chiang Kitap- Monokl Yayınları

Keşke bilseydim, daha önce okusaydım diyebileceğiniz her biri bir film, bir olay bu kurgunun!

Çözümleme biraz zaman alacaktır.

“Zaman geçtikçe Laniakea’nın bir RÜYA GÖRME deneyimini anlattığını fark ediyorum. Şüphesiz ki yazarken ne yaptığımı bilmiyordum. Çok uğraştırdığını, delice enerji tükettiğini biliyordum fakat tıpkı inception filmi gibi görselleştirilmesi mümkün değilmiş gibi görünen bir deneyimi, Castaneda’nın Rüya Görme tekniğini yaşayıp anlatmışım bu kitapta. Bir başka başlangıç yapmışım da diyebiliriz. Bu deneyimin çözümlenmesi biraz zaman alacaktır, normaldir. İnsanın duyduğu en sıradan şeyi bile algılaması için bikaç saniyeye ihtiyacı olur.”
sa
Bir röportajdan

Yılın ilk BAK Performansı.

Dün gerçekleştirdiğimiz BAK performansında, 2017 yılının numerolojik olarak yeni başlangıçları işaret ettiğini ve bunların neler olduğu soruldu Birleşik Alana ve cevap çok sade ve manidardı: Dünyada şefkat ve merhametin düştüğü sancılı durumdan kurtulması icin “tasasızlık” “saydamlıkla” “işbirliği” yapmak durumunda, böylece dans ve neşe başlıyor, yeni bir melodiye geçiliyor.
Bu melodi aslinda soyut alanda işbirligi ile altın ipliklerden cok ince hesapla dokunmuş, sonra bu dunyaya yani somuta indi! (rol sahibi tarafından aynen bu sözcüklere ifade edildi, göz yaşartıcıydı.)
Eril güçün büyük bir yorgunluk ve bitkinlik, anlamsızlık içinde olduğu görüldü, son sahnede diğer bileşenlerce şifa çemberine dahil edildi.
Gaia’nın bilinci, eski kapalı topluluklar,simetrisel şeklinde düzenlemeden vazgeçmek zorunda kaldı çünkü, Saydamlık ve Tasasızlık her şeyin açık olması için işbirliği yaptılar, İşbirliği kümelenmeleri renkli kıldı. Gaia bu gelişmelere boyun eğdi, daha küçük topluluklar halinde ve genele açık bir biçimlenmeye geçti. Son tabloda durumu bu haliyle onurlandırdığı ve yeni melodiye elindeki olanaklarla eşlik ettiği görüldü. Keza Dişi Güç de bu gelişmeyi büyük bir memnuniyetle izledi, sonunda tatmin olmuş gibi görünüyordu.
Ilk defa bu performansa katilan arkadaşlar şahane bicimde rol aldılar, sanki defalarca oynamis gibiydiler.
Sanırım hem performansa katılanlar hem de moderatör olarak ben çok önemli bir durumla karşı karşıya olduğumuzu hissettik. Tüm bu olanların kendimize, ülkemize ve dünyaya şifa getireceğini bildik.
Katılımcılar, his ve deneyimlerini ilave edebilirler. Aloha
Ertesi gün gelen geri dönüşler:
Katılımcı AA: Alanın etkisi çok yoğun. Henüz karar veremediğim bir konuya çok net bir teşhisle uyandım bu sabah. Ayrıca ters düştüğüm bir arkadaşımı esasında nasıl daha iyi anlayacağım konusunda da bir içgörü geldi.
BAK: Mükemmel. Bu deneyimini bizimle paylaştığın için teşekkürler çünkü hala içimizde şüphe kırıntısı kalmış ise bu gölgeler de dağılıp gitsin.Aslında ta Lemuryan atalardan kalan rollendirme adı veilen şifa performanslarını bilmeden -şüphesiz genlerimizde bu hatıra var- modernize ettik. Ve bu sistem gerçekten çalışıyor