Laniakea-Üst Dünya

Üst Dünya, ilham veren ve AKUA tarafından ilahi şekilde desteklenen bir yerdir (ya da konumdur). Akua ise “bütünüyle biçimlendirilmiş eylem halindeki düşünce, zeki bir enerji özü” anlamında kullanılmaktadır.
Shaman kaynaklarda bahsi geçen güç hayvanları burada bulunur, hepsi birçok rol ve form altında değişimin kişiselleşmiş güçleridir.

Bir güç hayvanı, Akua’nın hayvan formu olup, ruhsal bir oluştur ve size birçok rüya yolculuğunda rehberlik edebilir. Onları bulmak için çeşitli yollar önerilmiştir. Onlarla iyi arkadaş olun ve bahçenizi her ziyaret edişinizde Laniakea‘ya geçip güç hayvanınızla buluşun. Böylece KU’nuz bunu hoş bir alışkanlık olarak kaydedecektir.

*

Dün yani 19 ekim imiş (ben 17 sanıyordum) gün boyunca zaman çizgisinde bazı sallantılar oldu. Tıpkı Castaneda’nın aynı yaprağın düşüşünü üst üste bi kaç kez izlemesi gibi, bazı anlar tekrar etti! Özellikle internet kullanımı veya TV, tlf gibi araçlarda bariz oldu. Acaba böyle şeylere şahit olan var mı?
Günaydın sevgili frekanslar
Şimdi fark ettim ki,dünkü tarih zaten her şekilde özel bir numeroloji sunuyormuş: 19.10.2015 =19
matrixin kedisi durumu yaşandı mevcut gerçeklikte. Bunu onurlandırıp bildiğimiz her şeyi ve özellikle duygularla saklananları nötürleyelim bugün, bakalım revize edilmiş gerçeklik bize neler sunuyor?

Acemi Şansı nedir?

Eğer şimdiye kadar keşfetmediyseniz, siz duyguların duyusallığa kıyasla ne kadar ucuz ve sahte olduklarını ve güç yüklü olduklarını keşfedeceksiniz. Kim gerçek duyusallığa, hissetme yeteneğine – gerçekten hissetme yeteneğine – fiziksel duyuların ötesindeki her farklı düzeye sahip olup da duygulara ihtiyaç duyar?
“Siz Ben’imin armağanlarını aldığınızda…ve ben onun duyguları nötralize ettiği konusunda son derece ciddiyim. O enerjileri çekiyor. O size istediğiniz her yerde olma olanağı sağlıyor, onun hakkına düşünmeden, hokkabazlık yapmadan veya hayal etmeden çünkü edemezsiniz. İnsan edemez. O zaman bırakın Ben’im gerçek Sen’in öne çıksın. O ne yapacağını biliyor. O, geri tutmadan, enerji için güç kullanmadan, kusurlu, sınırlı insan arzuları olmadan kesinlikle ne yapacağını bilir. o, tüm o enerji ile ne yapacağını bilir”. Diyor Adamus.
İşte bizim BAK uygulamasında yaptığımız da tam olarak budur; Ben’imin yolundan çekilmek ve bunun için de basitçe “bilmiyorum” kelimesini kullanıyoruz. Çünkü gerçekten de bilmiyoruz, ne ihtiyacımız olduğunu, niyetimizin ne olduğunu bilmiyoruz, lineer düşünebiliyoruz sadece.

Konuyu bilmediğinin farkında olan insan yetkiyi otomatikman içindeki Ben’im/yüksek benlik/tanrıya bırakır. Tabi bu durumda her şey çok boyutlu düzlemde değerlendirilir ve biz burada lineer bakışla bir mucizeye tanık oluruz… Ve bunun adına acemi şansı deriz 🙂

*

“Tanrıya ne yapacağını söylemeyi bırak!” der Bohr
Kime söyler bunu? ”
“Tanrı zar atmaz” diyen Einstein’e tabi
Dünya başlı başına bir şans oyunudur. Eğer kesin ve mutlak gerçeklikler peşindeyseniz kuantum mekaniğinin olasılıklar dünyasına iltifat etmeniz sürpriz olur.
Kuantum hakkında yapılan çok sayıda video var, bu paylaştığım gerçekten biraz uzun -45 dk- ama hiç sıkmayan, gayet güzel bir özet.

https://www.youtube.com/watch?v=0vc9XzKtKUY

 

Değişim

5 sayısı numerolojik olarak, Özgürlük-aktif olmak- geliştiricilik-devrimcilik-çok yönlülük ve değişimleri kabullenmek olarak tanımlanıyor. Kryon ise buna kısaca; “DEĞİŞİM” diyor ve [2 + 6 + 7 + 8 + 9 =32=5] rakamlarının kuantumsal ruhu olduğunu ima ediyor.
Bu rakamlar DNA katmanlarının çok boyutlu işlerliği içinde düşünülmeli fakat ifade ederken lineer lisana muhtaç kalıyoruz.
Özetleyecek olursam; Ebediyen sizinle birlikte olan Ben’im/yüksek benliğiniz’in(6) şu anda yaşanmakta olan capcanlı akaşik kayıtlarınızın (7 ve 8) içerdiği hayat derslerini (2) şifalandırma sürecidir (9) DEĞİŞİM (5).
Eski matematikçilerden kim kaldı :))))

Sizi güdüleyen nedir?
Bazılarınız buraya geldiklerinde hücreleri mesaj veren bir şarkı söyler, “Yalnız olmak istemiyorum.” Hayat dersinizin ne olduğunu düşünüyorsunuz? Yalnız olmak!
Adil görünmüyor değil mi? Fakat hayat dersinin (2) enerjisi budur. Kryon

Tabi dünyaya geldiğimde ben ve hücrelerim diye ayrım olmadığından bu şarkıyı duymamıştım! Fakat hayatımdaki dönüm noktalarının birinde (2003-2004) hiç beklenmedik şekilde birlik duygusunu yaşadım, çok kısa sürdü fakat unutulmaz bi görü oldu benim için. Bu görüden şimdiki dikkat alanına döndüğümde tamamen bilinçsizce şöyle bağırdığımı duydu kulaklarım: “her şey yalan (illüzyon) olsa bile ben çokluğa razıyım.”
Cümlenin gerisinde söylenmeyen duygu şuydu yalnızlık korkunç bi şey, tahayyül edilmez bir hüzün, yaşamaya değmez ebedi bir hapishane. Evet duygular böyleydi.
Varın siz değerlendirin şimdi.

Gevezelik günü

Dışarda şahane bir bahar havası var, örnek düzeyde.Lakin ben sadece balkondan iletişim kurabiliyorum çünkü üç gündür tam bir nezle atağı geçirmekteyim, göz, burun birbirine karıştı. Yıllardır olmamıştı, o sebeple biraz da şaşkınım. Nezlenin bastırılmış ağlama isteği olduğunu bildiğimizden buna yol açan durumlara hemen bi göz attım tabi :))) Son iki haftadır üst üste şanssız çakışmaların yaşandığını ve bunlara ağlamak yerine sinir sinir güldüğümü seyredince, vayyy sibel dedim, her şeyin yeri ayrı keşke ağlasaymışın bi yi dedim. Neyse, bio sistem bize gerekeni süper bi şekilde çözüyor nasılsa. İyi haftalar olsun sevgili frekanslar.

Digi ikinci gösterimler kuşağında taze biten fringe’den boşalan yere Heroes’u koymuş, bugün başlıyor. Seyretmemiş olanlara öneririm, tadı güzeldir.
Oysa ben LOST’u koymasını dilemiştim, neyse.
Nezle akıntıları ve baş ağrısı sebebiyle dün gece yeni dizilere baktım yattiğım yerden. Sifi kuşağına bi komedi dizisi koymuşlar; Deadbeat… İşte komedisi böyle olur bilimkurgunun, tabi ille yapılacaksa. bizim senaristlere izlemelerini öneririm.
Ayrıca drama kuşağına da yeni bir astronot dizisi koymuşlar bugün başlıyor şimdi gördüm, umarım biraz boşluk doldurucu kalitede olur. İyi seyirler keyifler olsun

*

Üç kişilik salata yapmışım kendime, harika olmuş ama ancak iki kişiliğini yiyebildim. Tadını bilseniz 300-500 km sine bakmaz koşar gelirsiniz :))) Niye bu kadar çok yaptıysam diye sorunca, canım çok istemişti cevabını aldım… hımmm bu c vitamini deposudur, demek ki bünye ihtiyaç sinyali vermiş dedi çok bilmiş zihnim 🙂 Hep çıkarım hep çıkarım, aman tanrım sen bizi koru 🙂
Zaten vitamin hapları almıyorum diye annem başımda boza pişiriyor ben de ona ama doktorum sağlıklı beslenen birine vitamin gerekmez diyor, reçeteye yazmıyor diyorum. Annem ona da itiraz ediyor zaten gittin kendin gibi bi doktor buldun diyor hahahahahahaa Yahu acile kaldırılmışken sabahın dördünde doktor bulma şansın var mı! Adamcağız yani benim prof doktorum sabah amerikaya kongreye gidecekmiş, hastanenin acil çağrısına hemen cevap vermiş, sonra da geçerken bi uğrayıp stentini takmış, hepsi bu. kimse kimseyi bulmadı lineer planda ama çok boyutlulukta bir tanıdıklığımız olduğunun tam olarak bilincindeyim.
Doktorum hiç konuşmaz, yılda bir kere kontrol için buluştuğumuzda gözleri hep bilgisayarının ekranında olur, tahlil sonuçlarına baktığını ima eder şekildedir. ben zaten gerekmedikçe konuşmam (yazarken geveze olduğuma bakmayın!) yanılıp şaşıp bi şey sorarsam ki muhtemelen o soru annemindir bana defalarca tembih etmiştir hahaahahah… O zaman yüzünü bana çevirip şöyle bir bakar ve hemen ekranına döner ve en kestirme cevabını verip sessizliğine avdet eder. Allah razı olsun. Bazen içinde neler olup bitiyor merak ediyorum, doktorlarda çok cevher vardır, çoğu içinde hapsetse de bi kısmı da dışarı döküp bizleri şaşırtır. Belki benim profun da içinde bi Asimov yaşıyordur, sessiz sedasız, utangaç bi Asimov! Kim bilir 🙂 Aloha

İyileştiren frekanslar

Organları iyileştiren hz lerin bile belirlendiğini hatta sevgi/şifa frekansının 528 hz olduğunu söyleyen bir paylaşım okudum az önce, tepe çakra ile ilgili bir titreşimmiş.Bu konuda tedavi uygulayan bir doktor arkadaşım vardı, ondan beridir pek de resmi bir tedavi kanalı oldu mu duymadım. Seslerin üzerimizdeki etkisini anlayabilmek için de etkili bir haberdir bu. Sanki yeterince ciddiye alınmıyor mu acaba diye düşündüğüm oluyor.
Paylaştığım haberde dünyadan ve zamanlardan bu tür bir özetleme yapmış:http://onedio.com/haber/muzigin-iyilestirici-gucu-rahatlama-ve-dinginlik-verecek-icinize-isleyen-14-mistik-enstruman-491896

528 Hz ile ilgili şu örneği de 45 dk dinledim:

https://www.youtube.com/watch?v=6xpI00ShS4M

otuzuncu dakikaya kadar hoş olmayan beden tepkileri ve mide bulantısı vardı, şimdi başımda özellikle sol yanında bazı tepkiler var ve ısınmaya başladım, nerdeyse terledim. Kırkbeş dakika sonunda kendimi çok daha her şeyi yapabilme gücünde hissediyorum, adeta çevremdeki ışık arttı. Gerçi sabah oluyor bunlar belki ışık zaten artmıştı 🙂 Bir süre her gün bu 45 dklık dozu alacağım, gelişmeleri bilahare yazarım.

Benim istanbulda evde bir rüzgar çanı var (aslında pek yakınımda bulundurmayı sevmem onları çünkü sessizlik severim ve tekrarlayan sesler beni yorar ve sinirlendirir, hatta ilk gençlikte siren sesleri filan bayıltıyordu.) bu güzel şey adeta canlı, inanılmaz hoş bir şarkı söylüyor. Zaten şarkısıyla Katarda dikkatimi çekmişti ve sevgili sahibesi tarafından bana hediye edildi. Ben bu kadar nazik ve güzel şarkılar söyleyen bir başka çan görmedim. 🙂

Benim güzel kompozitörün bi ara sesini almıştım ama bu hiç de onun mükemmel ve birbirinden farklı şarkılarını yansıtmıyor. Belki de sesini kaydettiğim için utanmıştı!   https://www.facebook.com/sibel.atasoy.58/videos/vb.100000352852204/862427530445667/?type=3&theater