Şifa Talebi

İnsan kendinde olmayan bir şeyi dışarıda göremez malum ve görmeye/kendinde olduğunu hatırlamaya hazır olduğu şeyler çevresini sarar, onu anlayıp sindirene kadar çevreyi terk etmez.
Ho’oponopono yu muntazam olarak ve beklentisizce yapmak süreci zahmetsizce hızlandırmak için yeterlidir.
Beklentisizce ne demek? Yani bunu (ho’oponopono) yaparken kişileri, çevreyi acaba şimdi değişti mi, ne değişti, daha mı iyi oldu gibisinden kolaçan etmeyi bir süre bırakmaktır. şifalanmanın gerçekleşmesi için beklentisizlik ve boşluk enerjisi gerekir.
Baştaki niyet ve sabırla/beklentisizce periyodik yapılan Ho’opono pono, DNA’mızın dokuzuncu şifa katmanının beklediği çok-boyutlu talebi gerçekleştirecektir. Talep bir kere şifa merkezine eriştiğinde, iyileşme; aklımızın ve mantığımızın ötesinde mucizevi şekilde belirir. Aloha

Not: Dün akşam yaptığımız BAK uygulamasında Birleşik Alana hastalıklar ve şifa konusu soruldu. Oyunun genel özeti yapıldığında onu da ilave edeceğim ancak Kendimizi ya da bir başkasını mucizevi şekilde nasıl iyileştireceğimizin çok şaşırtıcı ve çok sade cevabı rollerin dağıtımından önce kafamın içinde 3 kez yankılandı: Işık OL

Bildiğimiz gibi kendi buluşum olarak altı yıldır uyguladığımız BAK-Birleşik Alan kullanımı uygulaması/oyunu Lemuryan bir uygulama olarak Hawaii şifacılığında zaten benzer biçimde yer alıyormuş. Hailona, kehanet için rollerin sanatı anlamına gelen, iç seziye uyumlanmayı ifade eden çok eski bir sözcüktür. Daha fazla bilgi için tıklayınız.

Şamanlar sezgiyi, geçmiş/gelecek ve şimdi hakkında, şifalandırma için bilgi toplama amaçlı kullanırlar. Oysa biz biliyoruz ki Gezgin şamanın yolunda geçmiş ve gelecek yoktur, biz sadece sonsuz bir şimdinin üyeleriyiz. O halde Hailona ile alınan cevapların hepsi -soru nasıl sorulmuş olursa olsun- şimdiye aittir.

Sekizinci DNA Katmanı; Akaşayı kazımak

Siz, “bir üstadın deneyim kütüphanesi”ne sahip olsanız da, onu kullanabileceğinize gerçekten inanana dek, o öylece durur. Bu, sadece bir merak değil, sağlam bir inanç olmalıdır. Onun gerçekleşebilmesi için sizin bu kavrama “sahip olmanız” gerekir ve birçok kişinin bunu nasıl yapacağıyla ilgili bir fikri yoktur. Onlar bu fikirden hoşlanır, ama onu nasıl uygulayacaklarını anlayamazlar. Bu bizim öğretebileceğimiz bir şey değildir, çünkü siz ya bu inanç yolundasınızdır ya da değilsinizdir. Birçok kişi bu yolda bulunduklarını söyler, ama onların yaşamları böyle olmadıklarını gösterir. Bu durum bazen korkudan, ama çoğu zaman da onların hazır olmamalarından kaynaklanır.

Hazır olanlar için bu harika bir süreçtir. Bu lineer bir süreç olmadığından, İnsan, “Ben yüz-ikinci enkarnasyonumu aktifleştirmek, o yaşamdaki hatiplik ve yazarlık becerilerimi tekrar kazanmak istiyorum’’ diyemez. O kişi, bir geçmiş-yaşam okuması yaptırdığı için, onun yüz-ikinci yaşamı olduğundan emin olsa bile, tarihin o niteliği artık mevcut değildir. Onun enerjisi sizin bugünkü kimliğinizin çorbasında bulunmaktadır. O, ortaya çıkarılıp tekrar kullanılmaya hazır olarak saklanmaktadır. O bugünkü “siz” değildir, ama çoktan yaşamış ve deneyimlemiş olduğunuz siz’dir; böylece, o gerçekten sizin bir parçanızdır. Dolayısıyla, bu kuantum bir süreçtir ve siz ona şöyle hitap edebilirsiniz: “Sevgili hücresel yapım, ben ‘geçmişimde’ kazanmış olduğum ve şimdiki yaşamımı daha kolaylıkla ve zarafetle yaşayabilmemi sağlayacak niteliklere sahip olmak istiyorum. Daha uzun yaşamamı, işimi daha iyi yapmamı sağlayacak ve yapmayı arzuladığım şeylerle ilgili bana huzur verecek o şeyleri geri çağırmak istiyorum. Bunun için, DNA’mda bulunan Akaşa’yı kazmak istiyorum. ”

Öyleyse, burada neyin yapıldığını görüyor musunuz? Siz hücresel yapınıza talimatlar veriyor, ama onun yapacağı şeyi kesin olarak, ayrıntılarıyla belirtmiyorsunuz. Hangi yaşamlarınızın buna dahil olacağına sizin adınıza “karar vermeyi” DNA’nıza bırakıyorsunuz. Bunun derinliğini anlıyor musunuz?

Tıpkı diğer Lemuryan tabaka gibi, bunun için de Lemurca bir isim vardır: AKEE YAWEE FRACTUS. Bu isim “Bilgelik ve Sorumluluk” anlamına gelir. Bu çok Lemuryan bir anlamdır; çünkü Lemurya toplumu farklı olduklarını, spiritüel olduklarını, boyutlar-arası bir biçimde farkında olduklarını ve spiritüel amacı bulmaktan sorumlu olduklarını bilen İnsanlardan oluşan ilk büyük toplumdu. Onlar, diğerlerine bilgelik aktarmış, en sonunda tüm dünyaya yayılacak olan bilgi tohumunu ekmişlerdi.

Akee Yawee Fractus, kulağa bir formül gibi gelmektedir, öyle değil mi? Aslında öyledir; o, Lemur dilinde(?) bir özdeyişi temsil eder. Bu özdeyiş, Lemuryalılar’ın çevrelerindeki jeolojinin manyetik alanlarıyla ömürlerini uzatabildikleri bir yer olan Gençleşme Tapınağı’nın üzerine yazılmıştı. Bu özdeyişin anlamı şuydu:“Sorunlarınızın çözümü pratik şeylerde bulunur.” Bu o kadar zarif bir özdeyiş değildir, çünkü bu uygarlık henüz o kadar bilgili ve eğitimli değildi. Ama bu özdeyiş, İnsanları, hayatta ezoterik şeylerden önce pratik şeyleri halletmeye teşvik eden bir bilgelik prensibiydi.

Tezahür ettirmenin, sekiz sayısının başlıca unsuru olduğunu gözden kaçırmayın. Diğer kavramlar (sorumluluk, pratiklik, yapı) hep birlikte yaratıcı bir enerjidir ve bu tezahür ettirmektir. Onlar bilgelik tezahür ettirir ve bu en sonunda huzurlu bir İnsan yaratır. Bu tabakanın gerçek içeriği, İnsanın – içindeki tıkanıklıkları nasıl çözüp, karma’nın artık bir sorun olmadığı ve diğer ilişki ve etkileşimlerinin endişe yaratmadığı daha huzurlu bir yaşama nasıl geçeceğiyle ilgili- bulmacasının anahtarıdır. O, ezoterik İnsan ruhunun içindeki -incelenmeyi dileyen, hastalıklara ve dengesizliğe bile çözümler vaat eden- enerjidir. İçinizdeki Akaşik Kayıt, kullanacağınız en büyük gereçlerden biridir.

Bu tabaka, İnsanın sahip olduğu en güçlü spiritüel gereci temsil eder ve o bir ruhun kişisel Akaşik Kaydıdır. Her enkarnasyon ve tüm deneyimler oradadır. O, boyutlar-arasıdır ve aslında DNA’da bulunmamaktadır; o, Yaradılış Mağarası’nda daima var olan çok daha geniş ve derin bir enerji bilgisine direkt bir hat oluşturan dinamik bir talimat dizisidir. Boyutlararası nitelikler bir yere ya da lineerliğe sahip değildir, bu yüzden bu kolayca anlaşılan bir şey değildir. Onlar -en küçük parçaların, hep birlikte, bir olarak tüm yaradılışa aktarıldıkları- “kuantum bir hal” içinde bulunur.

Kryon’dan özetleme-sa

(?) Lemurya dili şu an kullanılmamakla birlikte en yakın temsilcisi Hawaiice ve Japonca karışımıdır denilebilir.

Not: Şimdi ben, algımın şu anda çengellendiği Sibel enkarnasyonunda “8 numerolojisi” ve “YAY kuzey ay düğümü” yol haritasına sahip biri olarak tam bir kazıma işiyle meşgulüm. 🙂

Geçmiş bir yaşama erişmek!

Birçok kişi, tıpkı DNA’nın bir tabakasına erişmek istediği gibi, geçmiş bir yaşama erişmek ister. Onlar, 3B lineer yolunun basitliğini isterler, ama bu mümkün değildir. Bir an için şunu düşünün: Siz büyük bir sanat galerisinde bir tablonun karşısında oturuyorsunuz. Bu tabloyu “George” olarak adlandıralım. Siz bu tabloyu çok beğeniyorsunuz. O, orada tüm ihtişamıyla duruyor ve siz onun canlılığı ve güzelliği karşısında adeta büyüleniyor, ona hayran kalıyorsunuz.

Sonra, sanat hakkında bir şey bilmeyen, o tabloyu bütünlüğü içinde göremeyen biri çıkıp geliyor. Bu kişi, tablonun bölümlerini analiz ediyor ve garip şeyler söylüyor: “George’un şu kırmızı bölgesinde kullanılan rengi görmek isterdim” diyor. “Acaba, boyanın bir kısmını kazıyıp bunu görebilir miyim?” Siz çok şaşırıyorsunuz! Bu rengin, yüz yıl önce bu tabloyu yaparken ressam tarafından boyaları dikkatle karıştırarak elde edildiğini bu kişi bilmiyor mu? O, orijinal rengin diğer renklerle karıştırıldığı ve en sonunda vernikle kaplandığı için çoktan kaybolduğunu bilmiyor mu? Hayır, bilmiyor.

İşte, DNA’nın içinde bir geçmiş yaşamın özünü yakalamaya çalışmak da tıpkı buna benzer. O sizin DNA’nızda bir kutunun içinde ya da bir zaman-çizgisinin üzerinde bulunmaz. O sizin sanat-eserinizin bir parçasıdır. O sizin yaşam özünüzün çorbasının bir parçasıdır ve büyük tablodaki renklerden biridir.

Kryon’dan özet-sa 

Kuantum Enerji Genişlemesi

Evreniniz daima vardı. O daima var olacaktır, ama boyutsal bir döngü de vardır. Bu döngüde evren kendi içine çökmez. Bu döngüde evren, kuantum enerji kurallarından ötürü bölünmesi gereken bir yere kadar genişler. Bu bölünme vuku bulduğunda boyutlar-arası bir değişim meydana gelir ve bu boyutların çarpışması gibi görünür. Gerçekten de o budur, çünkü boyutsal nitelikleri tanımlayan kuantum kurallar enerjiye sahiptir ve kuantum bir hal bile bir türden diğerine dönüşür. 3B’de, bu bir patlama gibi görünebilir.(Big bang teorisini kast ediyor)

Bu meydana geldiğinde, sizin gördüğünüz şey 3B maddesinin kendisini yeniden şekillendirmesidir. Bildiğiniz şekliyle yaşam sona erer ve madde kendini yeni bir boyutsal hal içinde yavaş yavaş yeniden şekillendirdikten sonra yaşam kendini tekrar yaratır. Bir başka deyişle, bir evren bir diğerini kapsayacak şekilde bölünür, ama bu sadece o evrenin daha yüksek bir formda devam etmesidir. Böylece, bir bakıma, evreninizin bugünkü şeklinin gerçekten bir başlangıcı vardır, ama o sadece, daha önce var olanın bir devamıdır. (Başlangıç ve son takıntısı Lineer algıdan kaynaklanır)

Tüm bunların içinde, sizin “kara delikler” dediğiniz, gerçekte her bir galaksinin boyutsal “ebeveynleri” olan şeylerin etkileri saklanmaktadır. Onlar, tüm galaksinin bir olarak hareket etmesini (dönmesini) sağlayan ve onu, henüz keşfetmediğiniz kuantum niteliklerle bir arada tutan dengeli bir itme- çekme enerjisi sağlar.

Karanlık maddenizin, evrenin enerji oranının ve daima bir genişlemenin sürüp gidiyor görünmesinin sırrı bu “kara delikler”dir. Bu, evrenin hacminin gerçekten genişlemesinden daha çok, kuantum bir enerji genişlemesidir. Kuantum bir enerji genişlemesi, hacim olarak değil, boyutsal olarak artan bir enerji niteliğidir. O bunu yaparken, sizin 3B’de mesafe olarak algıladığınız şeyin yerini alır. Bu algılayış sizin henüz boyutlar-arası süreçleri görmemenizden kaynaklanır.

Kryon

*

Yaratıcı çekirdeğinizle (aumakua/kane) ilişkiye geçmek son derece kişiseldir. Yaratıcı kaynağın bir uzantısı olarak giderek daha uyanık olursunuz ve diğer potansiyellerin ve kişisel Tanrınızın inanılmaz sevgisinin farkına varırsınız. Her şeyin bir parçası olduğunuza ayarsınız. Kryon

Karmik Borç mu sınırsız şimdide atıl veriler mi?

Kahunalar geçmişten bugünü etkileyen karmik borca pek prim vermezler çünkü sınırsız şimdide olduğunu biliyorlar ve bu sebeple reenkarnasyona atıl veriler olarak bakıyorlar. Bunlar paralel yansımalardır, kişinin tanışabildiği/ilişkide olduğu herkes o kişinin enkarnasyonu gibi düşünülür.

KU deposunu bir an için bir bilgisayarın hard diski yani sabit diski gibi olduğunu düşünelim. Normalde bilgisayarımızda bulunmasını istemediğimiz programları/dosyaları silebiliyoruz, onlar artık bizim için yoklar ve hatta unutup gidiyoruz ancak silinen bu programların izi/gölgesi işin mütehassısları tarafından bulunabiliyor, geri getirilebiliyor. İşte bu kayıtlara ben urban shaman konseptindeki atıl enkarnasyonlar ismini veriyorum.
Bu konuya neden böylesine dikkat (önem) veriyorum; çünkü eğer çevrenizde gördüğünüz duyduğunuz somut ya da soyut ilişkide olduğunuz kişilerin sizin atıl enkarnasyonlarınız olduğunu anlar ve buna ayarsanız, barış için büyük bir adım olacaktır. öfke/nefret/ayrıştırma yerini şefkat/anlayış ve barışa bırakacaktır. Aloha

Not. Algını her seferinde (her istediğinde) sadece tek bir konuma kaydırabilirsin, yani tüm enkarnasyonlarını aynı anda deneyimleyebilen olamazsın. Bu sebeple algın hangi rol üzerindeyse o an için diğerleri atıl konumda olur.

İlk etapta bizler için önemli olan; ayrılığın bir fayda uğruna, keyfi olarak hazırlandığını içine sindirmek. Algını bilinçli gezdirmek o kadar da önemli değil eğer bir büyücü olma peşinde değilsen ve barış içinde olmak sana yetiyorsa.