- Evet, inanırım.
- Hayır, inanmam.
ERK için ulaşılabilir olmak
Rüzgar aslında rüzgar değil, tatarcık böceği böcek değil, peyote töreninde oynaştığı köpek aslında köpek değil!
DJ, erk anlarında; sıradan işler dünyasının var olmadığını, hiç bi şeye kesin gözle bakılamayacağını, tüm o bilindiği Sanılan şeylerin içinde -içerilen- erk ya da kutsal varlığın, yaşama geçtiğini söyler.
Erk anları, peyote vs bi takım maddelerle geçilebilen yerler olmakla birlikte esasen dış yardım CC gibi aşırı gerçekçiler icin baş vurulacak bi çare gibi görünmekte, değilse iç sessizliğin sağlanması ERK anlarına geçişi kolayca sağlayabiliyor.
**
“Büyücülüğün en büyük projelerinden birine başlamanın zamanıdır” dedi
“Ne projesinden bahsediyorsun Don Juan?” diye sordum
“Ona özetleme denir” dedi. (Sonsuzluğun Etkin Yanı-Müjdeci bölümünde geniş olarak yer almaktadır)
*
Sonsuzluk bizi hep o korkunç (!) seçim yapma konumuna sokar. Sonsuzluğu isteriz ama aynı zamanda ondan kaçmak da isteriz.CC
Sadece birini istiyor olma halini hiç düşündünüz mü? Çok komik bi his 🙂
*
Sanki sessizliğin doğasında var olan her şeyin ortak lisanı var, özetleme yapıldığında evvelce vakit olmadığından ya da senin lisanın elvermediğinden veya çok baskın olduğundan evrensel lisana tercüme edemediğin olayı, yeniden ele almış oluyorsun. Aynı olayı her özetleme girişiminde o lisana biraz daha yaklaştırıyorsun veeee sonunda yaşadığın o şyi evrensl lisana itiveriyorsun! Bitti gitti oluyor. Artık karanlığın denizi senin peşine düşmek için bulamıyor çünkü yaşadığını onun lisanına tam olarak tercüme ettin, o da seni tercüman olarak alakoymak zorunda değil artık. Bence bu açıklama tarzım, ünlü özetleme kavramı için oldukça neşeli bir versiyon oldu, hatta tiz bi senaryoda kullanıla 🙂
Rekürsiyon nedir?

Rekürsif fonksiyonlar, kısaca kendi kendini oluşturan fonksiyonları betimler. Rekürsiyon aslında problem çözme stratejilerinden bir tanesidir. Prensip olarak genel bir sorunu daha küçük ve basit soruna indirgeyerek sorun çözme yöntemidir. Program yazılımcılar tarafından çok zevkle kullanılan yöntem çoğu problemlere de ışık tutar. Prensip olarak rekürsif fonksiyonlar şöyle tanımlanır: Bir fonsiyonun f(n+1) değeri ondan önceki hesaplanmış f(n), f(n-1), … değerleri tarafından belirlenir. Bu tür fonksiyonlar kendi başlarına bırakılırsa sonsuza kadar devam ederler. Bu nedenle önceden belirlenmiş sınırlar ulaşıldığında rekürsif fonksiyonu hesabı sonlandırır.
Fibonaccı serisi klasik rekürsif bir fonksiyondur. Bilinen sayılar şöyledir:
0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34,….
Başlangıç değerleri ile fib(0)=0 ve fib(1)=1 fibonaccı serisi için şöyle bir fonksiyon verilebilir:
fib(n)=fib(n-1)+fib(n-2), n>1.
Örnek fib(3):
fib(2)=fib(1)+fib(0)=1+0;
fib(3)=fib(2)+fib(1)=1+1=2;
fib(4)=fib(3)+fib(2)=2+1=3
fib(5)=fib(4)+fib(3)=3+2=5;
Rekürsif fonksiyonların önemi fraktal fonsiyonlarda da görülmektedir. Mesela Pitagoras ağacı diye de anlandırılan ağaç rekürsif yapılmıştır.
Bu resimlere baktığımızda şöyle yargıya varmak pek de şaşırtıcı olmamalı: büyük problemler küçük problemlere indirgenebiliyor. Daha da ilginç olan taraf iterasyon ilerledikçe öne serilen resim o kadar netleşiyor ki bu resmin kendi kendi tarafından oluşacağına inanmak zorlaşıyor. Bu resim mutlaka bir “ressam” tarafından yapılmış olmalı diyoruz.
Hayata baktığımızda da iterasyonun başlangıcı sadece bir döllenmiş yumartadır. Ondan sonra yumurta bölünüyor ve bölünün hücreler de bölünüyor. En kısa zamanda esrarengiz bir hal alıyor. Hücrelerdeki bölünme olayı yukardaki anlatılan rekürşif olaydan biraz daha karmaşık, çünkü hücreler bulunduğu bölgelerden de geri bildirim alarak kaotik bir bölünme sergilemiyorlar. O aldıkları enformasyonlarla hangi genlerin açılıp kapanacağını öğreniyorlar, bu da bölünmeye yön veriyor.
Biliyorum burada çok eksikler var ama sizin de katkınız ile eksik yerleri tamamlayabiliriz.
Güvercin yumurtaları ve BKÖ
Gecen hafta ben KRMSL’DE kuslu kadın resmini yaparken benim güvercinler buradaki evin balkonunun coktan göz koydukları kösesine yuva yapmışlar. Bu ciftin-ki çok uzun süredir tanışıyoruz, daha ufakca ve siyah ağırlıklı olanina KARA diye hitap ederdim, meger yumurtalarin sahibi de oymuş? Simdi gece günduz o gizli köşesinde yumurtalari ısitmakla meşgul. Artik gürültu konuşma, moklama filan yok balkonda! Sanırim bu yumurta işi çok saygı görüyor kuşlar diyarinda. Acaba kac gün sürecek yavrulari görmemiz?
Bu yumurtalardaki bebisler sabahin korunden geceye kadar dünyanin müzigine yolculuk ediyorler benimle cunku aramizda yalnizca bir metre mesafe var. Ayrıca yine ayni mesafeden uyuyup rüya gormekteyiz, anneleri KARA, yavrular ve ben, ruyalarda tanıs çıkabiliriz 🙂
X
Kim bir kadını öldürmek istememiştir ki?!“Bir Kadını Öldürmek” kitabında birçok açıdan yenilikler var. Yazar hem içerik hem de aktarım şekli açısından farklı yöntemler deniyor. Kitabı okuyup bitirdiğinizde belki bunun farkına varmayabilirsiniz, ancak bana öyle geldi ki Sibel Atasoy gözlerinizden beninize ulaşarak onların odak noktasıyla oynuyor.Aslında bu işlemi yaparken bir art niyeti de yok, çünkü ne yaptığını net biçimde size söylüyor;“Gözlerinizi odaklamayı öğrendiğinizde her şey apaçık hale geliyor…” Kitapta rekor sayıda tekrarlanan kelimeler var, fakat okuyucunun keyfini bozmamak için kopya vermemeyi tercih ediyorum.“Bir Kadını Öldürmek” kitabı, bir erkeğin, bir kadını öldürme niyetini açık eden oldukça sarsıcı cümlelerle başlıyor. Kahraman, bu kadının nesi olduğunu söylemekte gönülsüz olmakla birlikte onun neden öldürülmesi gerektiğini ve öldüreceği kadının açık tarifini net olarak yapıyor. Sonra sahneye öldürülmesi gereken kadın dahil oluyor. Müstakbel katil ile kurbanının ilişkilerine kısaca göz atma fırsatı buluyoruz. Fakat yazarın bu konumda rahat etmemizi planlamadığı bir gerçek. Çünkü bizi güncel ortamdan alıp erkeğin aşık olduğu kadınlara sürüklüyor. Bu, adeta kahramanımızın bir günah çıkarma seansı gibi. Onun kadınlarında nasıl var olduğunu, ama daha önce nasıl her birinde ölmüş olduğunu seyretmeye başlıyoruz.Rakam bölümlerinin sonuna yaklaştıkça, girişte karşılaştığımız ve öldürüleceğinden emin olduğumuz kadını gözden yitirmeye başlıyoruz. Neredeyse bu cürmün işleneceğine dair ön bilgimiz aklımızdan uçup gidiyor.Bu noktada yazar hafızamızı tazelemeye karar veriyor ve bizi aniden “Bölüm Kırmızı” ile yüzleştiriyor ki burada gerçekten ölü bir kadın var! Bu kadının kim olduğuna dair en ufak bir fikriniz olmadığına şaşırıyorsunuz. En azından ben şaşırdım.
Radikal kitap eki söyleşiden
Bir Kadını Öldürmek kitapçılarda, tükenmeden bi tane edinin diye hatırlatıyorum.
X
ANLAM icindeki cok/hiç boyutlulugu gormeden önce zaman ve mekan enstrümani olmadan bi seyi anla-t-mak mümkün olmuyordu. Boşaltmadığın bardağı örnek vermek elzem oluyordu 🙂 Doğru mu doğru, estetik, etkin bi ornek, bi o kadar da uzuuuun bi yol! Yapacak bisey yok, asamasız bi algı genişlemesi ancak bi kazayla ve de cok düşük hayatta kalma oranıyla mümkünmuş gibi.
Öncelik sırası, bu cok-hic boyutlulugu anlamak icin daha kolay bir kavram, tıpkı bir sihirbazin sapkasinda belirivermek gibi, abra kadabra!
Günaydın ve bayramınız kutlu olsun frekanslarrr…
1 Mayıs İşçi Bayramı’na arabası olanlar katılabilecek

Bu yıl İstanbul’da yapılacak 1 Mayıs İşçi Bayramı’na sadece arabası olanlar katılabilecek. Toplu ulaşım araçları, otobüs, metrobüs gibi araçlar devre dışı kaldığı için Nişantaşı’nda kutlanılacak İşçi Bayramı’na arabasıyla katılacaklar için geniş park yerleri ve valeler ayarlandı. Bu konuda yetkililer, “Araba sahiplerine en iyi hizmeti vermeye çalışacağız, tam beş bin vale ve bayram kutlamaları esnasında size içecek ve pasta dağıtacak 900 garson görevlendirilmiştir” şeklinde açıklama yaptı.
Arabayla gelecekler bu durumdan oldukça hoşnut. Toplu taşıma araçları iptal olduğu için 1 Mayıs İşçi Bayramı’na katılamayacaklar ise seneye mutlaka taksitle de olsa araba almak gerektiği konusunda hemfikir.