Castaneda uygulama BAK’ı

Bilindiği gibi, CC serisinde onlarca kavram, yüzlerce olay ve öykü örgüsü içinde anlamlandırılıyor. Kısaca Toltec bilgeliği de denilebilen ancak aramızda Carlos Castaneda izdeşliği olarak gördüğümüz bu konuları okuduk, günlük hayatımızda karşılıklarını bulmaya çabaladık uzun süredir. Bizi buna iten şey hiç bi mecburiyet değildi, yalnızca öğretinin yüreğimizi derinden etkilemesi, bam telimizi titretişi, aşıkçasına bir coşku hissediyor oluşumuzdu.

Avrupa’nın Gözünden Türkiye

Bir Hollandalı’nın Konya ve İslam ile ilgili izlenimlerini anlatan belgesel tadında bir derleme… Mevlevilik ve modern İslam’ın harmanlanmasının yanında Türkiye’nin içinde bulunduğu çatışmayı da anlatıyor.

Konya’da yaşayan bir adama “Mevlana kimdir” diye sorulunca alınan cevap hiç de şaşırtıcı değil : “Ahmet abeeey gel sen cevapla bu soruyu, ben bilmem…”

Temmuz ayında organizaynonunu yaptığım kültürlerin tanıtımı amaçlı, 20 yıldır gelenekleşen Mendocino Müzik ve Dans Kampı’nda farklı etnik kökenli birçok insanı bir araya getirdik.Yahudiler, Araplar, Fransızlar, Kanadalılar, Türkler, Ermeniler, Amerikalılar ve daha sayamayacağım bir sürü farklı insan, müzik ve dans için toplanıp kültürlerini tanıttılar.

BLUEBEAM PROJESİ HAKKINDA DÜŞÜNCELERİNİZ

Bu yazı bir alıntı.Biraz uzun ama okumanızı istiyorum.Bu komplo teorisi ilgimi çekti.Aslında 2012 dahil hiçbirisi inandırıcı değil bu teorilerin ama. Geçen izlediğim bilimsel bir belgeselde insan beyninin inançla ilgili bölgesi yani ,dinle ilgili duygulanma varken aktifleşen bölgeye manyetik dalgalar gönderiliyordu.Bu deney 1 saat sürüyordu.Denek 1saatin sonunda yaşadıklarını anlatırken göz seviyesi ve üzerinde(beynin frontal bölgesinin hayal kurduğu dönemde görüntü aldığımızı sandığımız kısım) olmayan varlıklar imajlar, gördüğünü söylüyordu.Manyetik dalgaların şiddetine göre(yada çeşidine göre sanırım) hissettikleri değişiyordu.Birisinde sıcaklık ve korku hissi bir aradayken diğerinde huzur ve mutluluk algılıyordu.Sonradan önceden saçma gelen bluebeam projesi geldi aklıma.Bu deney çok basit aletlerle yapılmıştı.Daha yüksek bir teknoloji imkanları daha iyi olan bir güç tarafından oluşturulamaz mıydı.Bu bir komplo teorisi sorusu cevaplarınız ilgiyle izleyeceğim.Çok uzun olan yazı için de kusura bakmayın kırpmak istemedim.

Hangi 99

Hangi 99

BirGün’ün bugünkü sayısında (17/10/11) 10. sayfada şöyle bir başlık atılmış: “Yüzde 1’e Karşı 99’un İsyanı”; altında da şöyle devam ediyor haber: “17 Eylül’den beri ABD’de ‘Wall Street’i İşgal Et’ sloganıyla devam eden kapitalizm karşıtı eylemler, dünyaya yayıldı. 83 ülkedeki 951 şehirde yüz binler vahşi kapitalizme karşı sokaklara döküldü.”

Haberdeki fotoğraflardan öfke selinin Roma’dan Londra’ya, Chicago’dan Varşova’ya Hong Kong’dan Frankfurt’a yayıldığını; “Arap Baharı”nın rüzgârının tüm dünya üzerinde esmeye başladığı ve deyim yerindeyse bir “Dünya Baharı”nın yaşandığı duygusuna kapılıyoruz. Temennimiz odur ki bu tür eylemler daha bir yaygınlık kazansın ve sadece iş vandallığa varan boyutta kalmasın, giderek fabrikalara, “yüzde 1”in zenginliğinin yaratıldığı -işçilerce yaratıldığı- üretimin ve bütün bir toplumun hayatının yeniden ve yeniden üretildiği yerlere sıçrasın ve hareketin dümeni işçi sınıfının kontrolüne geçsin. Bugünkü çürümeye yüz tutmuş kapitalist sistemi dönüştürebilecek tek özne, tabi ardına geri kalan “yüzde 99”u taktığı müddetçe, bizce hâlâ işçi sınıfı!

Işık Hızı Gerçekten Aşıldı Mı?

“Işıktan Hızlı Nötrinolar” tartışması sürüyor. Konuyla ilgili yayınlanan bir çalışmada OPERA deneyinde hata yapılmış olabileceği ortaya kondu.

“Işıktan daha hızlı hareket eden nötrinolar” ile ilgili ilk haberin üzerinden üç hafta geçti. Hatırlanacağı üzere, Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN)’den İtalya’da bulunan Gran Sasso Laboratuarı’na gönderilen nötrinoların, yaklaşık 730 km’lik mesafeyi beklenenden 60 nanosaniye kadar erken kat ettikleri duyurulmuştu. İki yıl kadar süreyle elde edilen verilerin, tespit edilebilen tüm hata kaynakları göz önüne alınarak yapılan analizinden çıkan bu ilginç sonuç bilim camiası ve kamuoyuyla da paylaşıldı. Daha ilginç olan bir nokta ise, şu ana kadar konuyla ilgili olarak yazılan ön-yayın (preprint) makalelerin sayısının (ilk hafta içinde on dört olmak üzere) sekseni aşmış olması. Söz konusu ön-yayınlara yeni katılan bir çalışma ise, OPERA deneyinin sonucunun mevcut anlayışla basit bir şekilde açıklanabileceği iddiasını gündeme taşıdı.

Çalışmayı yapan kişi, Hollanda’nın Gröningen Üniversitesi’nden Ronald van Elburg (araştırmacının adresi, makalesinde, Matematik ve Doğa Bilimler Fakültesi, Yapay Zeka Bölümü olarak geçiyor). Van Elburg’un iddiası, mesafe ve zaman ölçümlerinde, referans sistemlerinin birbirine göre hareketinden kaynaklanan farkların yanlış şekilde hesaba katıldığı yönünde. Bu elbette ki, deneyde görev alan bilim insanlarının bir bilgi hatası yaptıkları yönünde bir iddia değil. Ancak nötrinoların 730 km’lik yolculuğunun başlama ve bitiş zamanları ile “730 km”nin ölçümü, Dünya yörüngesinde bulunan uyduların taşıdığı cihazlar sayesinde yapılıyor. Dolayısıyla van Elburg’un iddiası, OPERA grubunun eline geçen verilerde önceden yapılmış olması gereken bir düzeltmenin yapılmadığı anlamına geliyor. Esasen önemli olan konu ise, van Elburg’un hesapladığı düzeltmenin 64 nanosaniye olması. OPERA grubunun yayınladığı sonucun yaklaşık 14 nanosaniyelik bir hata içerdiği düşünüldüğünde, van Elburg’un haklı olabileceği düşüncesi ağırlık kazanıyor. Peki bu hata ne anlama geliyor?