RUHUMUN DİĞER YARISINA GÜNAYDIN

Ruhumun diğer yarısına günaydın
çiçekli yollardan geldim
şebboylar , sümbüller sürdü izimi
bilinmez yollarda
şimdi uzak ülkelerden getirdiğim
efsunlu söylencelerle
ışığa doğru
sana geldim
karanfilin kokusunu
başucuna bıraktım
senin nehirde öptüğüm
boynunu
sallanan göğüslerini
nefesimle sana uzattım
sevdalı,sevdasız davaların
uçsuz bucaksız gölgelerinde
güneşine koştum
küf kokulu peynir tenekelerinden
köyümde yapılan eriştelerden
saf erguvandan
içine bıraktım.
kadeh tutan ellerinde
şarap olmaya geldim
tanrıya inat
senin olmaya geldim

”PERSPEKTİVİST”

Teknoloji ve Mutsuzluk

Teknolojiyle ilgili çok yerinde tespitleri bünyesinde barındıran güzel bir yazı çarptı gözüme. Bu Xenix’e bir cevap olarak değil de daha çok teknolojiye bir bakış açısı olması açısından koymayı düşündüğüm bir yazı. Bazı yerleri eledim, konun temeli sarsılmasın diye. Yazının tamamını şu linkten okuyabilirsiniz: http://www.nihilizm.net/?p=263

MODERN İNSAN NEDEN MUTSUZ

Modern insan hem varlık sebebi hususunda şüphe içindedir, hem de yeryüzünü yok etme gücüne sahiptir. Böylece kendi varlığı kendisi için bir problem olmaktadır. Rahatsızlığının başlıca belirtilerinden biri aşkınlık ihtiyacını yitirişidir. Varlığın vakur ve kutsal olduğu bilinci çağdaş dünyada giderek artan ölçüde gölgede kalmakta ve yerini işlev fikrine bırakmaktadır. Kendimizi ve başkalarını karmaşık, bağlantılı işlev sistemleri olarak görmekteyiz: Biyolojik, zihinsel, toplumsal sistemler. Vakar ve liyakat duygumuz, sadece insan olmakta doğal bir kutluluk bulunduğu bilincine değil, toplum içinde yerine getirdiğimiz işlevlere dayanmaktadır. İnsanın ne yapıyorsa o olduğu, değerinin yaptığı işe eşit olduğu yargısına varılınca, ontolojik duygu yitirilir.

Enerji Evreni

Son tartıştığımız teknoloji ve ahlak konusundan esinlenerek bu konudaki fikirlerimi daha derli toplu yazma gereği hissettim.

Aslında tüm evren enerji ve enerjinin kullanımı üzerine kuruludur. Enerjinin verimli kullanılması veya enerji kazanmak üzerine olan bu savaş canlı-cansız her şeyin temel davranışlarını belirler.

Teknolojinin en büyük yararı aslında rutin şeyler için insana az enerji harcatmasıdır. 3-4 günde gittiğiniz yolları bir kaç saate indirmiştir. Saatlerce uğraştığınız bir şeyi dakikalara indirmiştir. Dolayısı ile size zaman ve enerji kazandırmıştır. Bu zaman ve enerjiyi düşünerek veya sanatla doldurabilirsiniz.

Eski çağlara baktığımızda gördüğümüz budur aslında. Filozofların zamanı olan kişilerden olması, sanatçıların da yine maddi sorunlar yaşamayan insanlar arasında daha verimli olduğu tamamen enerjisini kullanmakla ilgilidir.

Uyutan konuşmalar

“Rize Valisi, eğitim-öğretim yılının planlanması ile ilgili 20 dakika konuştu. Onu dinlemeye gelen Milli Eğitim Müdürü ile okul müdürleri mışıl mışıl uyudu. Müdürlerin kimi başını öne eğdi kimi de eğilerek koltuğun arkasına gizlendi. Bazıları ise başını öndeki koltuğa yaslayarak uyudu.
“


Hiç anlamam bürokrasi bu kadar ne söyler diye. Ta ilkokul sıralarından beri müdürlerin, öğretmenlerin neden bu kadar çok konuştuklarını anlayamamışımdır. Buna politikacılar, başbakanlar, gevezeler dahil- ama bu tipler biraz daha gündem dışı-. Bürokrasi ne anlatır, neyi söyler? Bu Rize Valisi, neden mesela bir Steve Jobs gibi “Aç Kal, Budala Kal” konuşması yapamaz? 20 dakika boyunca ne anlatır? Asıl merak ettiğim; bir insan 20 dakika boyunca boş konuşmayı nasıl başarır? Devleti temsil eden insanlar, neden uyutur?