Human Design Sistemi

Yedi sene önce tüm düşünenlerin, teologların ve bilim adamlarının yaptığı gibi ben de dünyanın ve evrenin ne olduğuna dair bir metin (Oyun Kuramı) yazdım. Gerçi bu sadece bir düşünce dizgesinin sonucu değildi. Şüphesiz tüm hayatım boyunca gözlemlediğim, okuduğum ve yaşadıklarımın bir bileşkesi vardı ama yine de ondan daha çoğuydu. Bir gece, altı saat içinde hiç hesapsız ve plansız bir akıştı o metin. Ben bile bazı yerlerini çok daha sonra anlayabildim, kısmen Bir Kadını Öldürmek kitabımda ve kısmen de günlük yazı ve makalelerimde bu metni anlama ve aktarma işlevini sürdürdüm.

İşte “Human Design”, İnsan Tasarımı yöntemi de, mucidi Alan Krakower isimli Kanadalıya benzer bir biçimde ulaştı. 4 Ocak 1987 akşamı, yanında köpeği BB ile evine dönerken, uzaktaki evinin içinde parlak bir ışık gördü. Lambanın içinde gaz olmadığını biliyordu. Eve girdiklerinde BB havlamaya başladı, ardından kendini yere attı. Krakower (sonradan kendine Ra diye hitap edilmeye başlanmış) bu sırada tuhaf içsel bir patlama yaşadığını söylüyor. Bir anda ter içinde kalmış ve bir erkek sesinin bir an önce işe başlaması gerektiğini söylediğini duymuş. Böylece sekiz gün ve gece boyunca yazıp çizmiş. Buna ister ilham, isterseniz kanallık deyiniz, sonuç olarak ortaya Human Design çıkmış.

Cennet / Cehennem Nedir?

Geçenlerde bir radyo programında tartışılıyordu… daha doğrusu, denk geldi tesadüfen… diyordu ki hoca efendi: efenim cennet deyince hemen aklınıza öyle kapısı penceresi, girişi çıkışı olan bir “yer” (veya bir “mekan”) gelmesin… cennet bir yer değildir, bir haldir…

Yani güzel… miş.. ama aynı zamanda tuhaf yahu…

Hakkaten nedir, nasıl birşeydir şu cennet ve cehennem dedikleri? Örneğin cennete giden nereye gitmiş olacak? Gittiği yer (veya girdiği hal) her ne ise, cennetlik kişi orda nasıl varolacak?

Kişisel Erke

Sizce erk ve Kişisel erk nedir?

Popüler kültürümüzde, kişisel erke sahibi olmak için, ne gibi fiziksel ya da mediative aktivitelerde bulunmaktasınız ?

Kişisel erke nasıl edinilir, ya da edinilinirmi, sadece kendiliğinden mi gelir ?

Nedir kişisel erke.

Nasıl biriktirip nasıl hazmedilip nasıl kullanılır ?

Fikirler …?

Ortalamaya gerileme kanunu

Epeyce eski bir günlük notumuz var Ortalamaya gerileme Kanunu hakkında bi gündeme taşıma yapmak istiyorum. Yaşamın ve varoluşumuzun en belirgin mekanizması olduğu halde ne kadar az yazılıp konuşulur, ilginçtir.

İnsan bu kanunu iyi anlarsa yaşamı daha kolay anlar. Anlamaksa huzur anlarını çoğaltır.

Evrende ve uzantısı olarak dünyamızda herşey bir denge içindeyse ki öyle olmalı hem fiziksel hem de felsefi önermeler bu yöndedir, bu durumda çok fazla sivrilen bir yer  mevcutsa çok fazla alçalan bir yer olmaktadır ayni zamanda.

Ve bu sivrilme ve alçalma olayının sınırsız şekilde ilerlediğini varsaysak sonuçta ne olurdu? Buna fizikçilerin cevap vermesi lazım, ben duygularımla bunun bir felaket olacağını hissediyorum!

Sanki bu durum, evrenin kontrolsüz olarak büyümesine neden olurdu gibi geliyor bana. Kontrolsüz genişlemeler felakete neden olur bildiğimiz hayatta!  Evren yasalarının makro düzeyde işleyişleri bizim hayatlarımızdaki mikro işleyişinden farklı olamaz. Çünkü biz BİR ve TEK olanız.

Gaia’dan benden ortaya karışık holografik esintiler

Daha önce yaşanan bir anı tekrar yaşamak uygun değildir. Aksine yeniden yaratılması, yeniden keşfedilmesi ve ateşlenmesi gerekir. Eskiden yeninin doğması gerekir.

*

Üçüncü unsur, önceki ikisini kapsayan ama yepyeni bişey, bir sentez. Evrim budur. Bu süreç işlerliğe kavuşmadan, mücadeleler de bitmez, bir gün inişte akşamna çıkışta olursunuz. Bu böyle sürer gider.

*

Lider koltuğuna oturduklarında, güç onların efendisi olur. Güce verdikleri tepkileri kontrol etmeyi öğrenene kadar, gerçek liderler olamazlar.

*

Atık meselesi ve israf en önemli konuların başında geliyor. Her konuda israf üzerine biraz eğilmeniz lazım. Yaratıcı bir düşünce ürettiğinizde, yaratıcı bir nefes alırsınız, bu şekilde diyafram değişir ve kendini yapılandırır.
Korku ise nefes almanıza izin vermez!