Seni seviyorum Dünya.

Evet herkesi ama illa da maviş dünyamız, sevgilimiz. Seni seviyorum Dünya.

Bu yıl sevgilime ağaç hediye edeceğim(onun hediyeleri yanında hiç kalır ama, çam sakızı çoban armağanı)

TEMA Vakfı ağaç başına 5 TL, Ege Orman Vakfı 4 TL almakta. En azından bir ağaç da olsa gönlünüzden kopsun. Bir sinema bileti yerine 3 ağaç, bir hamburger menüsü yerine 2 ağaç dikebiliriz.
“Biz dünyayı atalarımızdan miras değil, torunlarımızdan ödünç aldık.”

Ben Ege ormanı tercih ettim. 2011 tane değilse de 11 tane güzelcik çam daha dikilsin istedim 🙂
http://www.egeorman.org.tr/orman.aspx

Başka ağaç dikim bağış mercileri varsa lütfen sizler de bu yazıya yorumla haberdar edin.

‎12 Eylül AKLANDI !…

12 Eylül AKLANDI !…
“Nasıl oldu” diyeceksiniz…
Torba Yasa çıktı. Neresinden tutacağımı bilemediğim bu yasanın bir yeri şiddetle dikkatimi çekti:
12 Eylül döneminde göz altına alınmış, hapis yatmış ama beraat etmiş şahıslar, o dönemler için …sigorta primi borçlanıp yatırabilecekler. Aslında o primleri de devletin yatırması gerek ama derdim o da değil.
Burada gözden kaçan, aynı hakkın 12 Eylülde tutuklanarak ceza almış insanlara tanınmayışı… Yani bu durumda 12 Eylül hukuku tarafından ceza almış insanların suçlu olduğunu kabul ederek, 12 Eylül hukunun kararlarını h-AK-lı buluyor AKP hükümeti. Bu 12 Eylül ile hesaplaşacağını söyleyen zihniyet için tam bir AKePazeliktir, iki yüzlülüktür…
Yani bir çoğu işkence altında alınan ifadelere dayalı yargılamaların sonucu olan 12 Eylül hukuku tarafından verilen ceza kararları böylece bu hükümet tarafından onaylanmıştır.
Şimdi, 12 Eylül ile hesaplaşacağız diye referandumda evet diyenlerin gözüne mi sokalım bu durumu yoksa yanlarına mı koyalım? Yedirelim mi, yanında mı yatıralım?
bALIK hafızalara duyuralım…

Porphyre Eglantine

“Porphyre Eglantine

Koca bir çölde
Sonsuz bir kum denizinde,
Arıyorum
Yitik yolu arıyorum
Bulamadığım yolu.
Bir orada, bir burada
Bütün yönlerde ruhum
Bulamıyor aradığını.
Bu korkunç boşlukta
Bu sonsuz boşlukta,
Her yanım kum
Alabildiğine parlak, boğucu
Kumlar uzanıyor çevren’in sonuna değin
Sonra bir ses duyuyorum
Tatlı, gür ve kahredici
Diyor ki bana:
“Yitik bir ruh sanıyorsun kendini sen!
Bir ruh sanıyorsun kendini
Yanılıyorsun. Bir ruh değilsin gerçekte
Yitmiş de değilsin
Bir hiçsin yalnızca
Yoksun sen.”

Porphyre çocukluğundan beri duyguluydu; olmadık şeyleri dert edinirdi kendine. Varolmadığı korkusu sarmıştı yüreğini. Aynaya her bakışında İmgesini görememekten korkardı. Bu korkusunu dağıtmak amacıyla bir felsefe yarattı sonunda… Genellikle kuşkularını bir yana itebiliyordu böylece; ama Hiçliğin Türküsü’ndeki o birden her şeyi yıkan görüntü ozanın bu konudaki başarısızlığını gösteriyor bize. Porphyre bu uğursuz sesi susturmak için her ne pahasına olursa olsun VAROLMAĞA karar verdi.

resmin sonu

Beğenmediği şeyleri yok eder umursamaz kendisi olup biteni adamı hasta eder ama farkında bile değildir olup bitenden kendini bir bok sanar uzun uğraşlar sonucu da anlatamazsın ona hayatın anlamını anlamaz elden bir şey gelmez yapacak bir şey yoktur bilinci çoktan alınmıştır artık ne çare vardır ki ona anlatmaktan bir çile dolar ciğerlerine dumanlı ve pusludur loş ay ışığı gibi bakarsın yutarsın ve birazda ürperirsin bu kısır döngüde anlatacak anlayacak unsurlardan arınmış bir şekilde arkana bakmaktan başka çare yoktur bu dünyada kusarsın burjuvanın sokağına bağdattın kanla boyanmış yollarına duvarlarına dünyanın dağına taşına yattığın yatakta bakarsın göz kapağına kısa bir süre soyutlanırsın bu dünyadan olup bitenden ertesi gün karşıda bir dilenciyle yüz yüze gelmek istemezsin ama bilirsin ki o hep ordadır sen istesen de istemesen de onun acıları diğerinin zevklerinin temelidir ve bir amacıda vardır ki seni yatıştırmak yaşamdan gerçekten kaçırmak göz kapaklarına bakmanı sağlamak yeni zevkler için azizleri tarafından verilmiştir bu kutsal görev ona tanrıda senin gibi sadece bakar ona ama gerçek tanrı uyur onun ruhunda tadını çıkartır acımasızca yine anlamasın sadece boş boş bakarsın dediğim gibi sen sadece anlık kaçışlar yaşarsın kendini tatmin etmeye uğraşırsın ve amacın bu acımasızlıktan pay kapmaktır ve bir gün belki de o karşıya seni geçirmiş olurlar bu iğrenç yarışınızda

Hak nerede?

Bir forumda X kişisi gelerek,
– Ateistler aptaldır, çünkü şundan bundan dolayı bla bla…

şeklinde, gerekçeleriyle birlikte bir cümle kurmuştur. Bunun üzerine aynı forumdan bir başka üye olan Y yanıt olarak,
– Müslümanlar aptaldır, çünkü şundan bundan dolayı bla bla…

şeklinde gerekçeleriyle birlikte bir cevap vermiştir.

Forumun müslüman üyeleri Y nin sözlerinde hakaret olduğu iddiası ile yaygara yapmış ve bu mesajın silinmesini, Y nin de ceza almasını talep etmişlerdir.

Soru: Forumun müslüman üyeleri hakkındaki düşünceniz nedir?