1997 yılında Daniel Trujillo Rivas’ın yaptığı “Bilinmeyene Seyahat: Carlos Castaneda’yla Bir Röportaj” ismiyle, Şili ve Arjantin’de çıkan Uno Mismo adlı dergide yayınlanan söyleşinin çevirisi
Don Juan Matus’tan öğrendiğiniz öğreti ve tecrübeleri toplumla paylaşmaya nasıl karar verdiniz?
Don Juan’ın bana ve diğer 3 öğrencisine öğrettikleri tüm insanlığın algısal olanaklarının sınırları içindeydi. Nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini tartıştık. Öğrendiklerimizin bizde saklı kalması doğru olmazdı. Geriye tek bir tercih kalıyordu: Öğretileri paylaşmak. Bu oldukça tehlikeli, riskli ve yorucu olacaktı. Ancak Don Juan’ın değerini topluma yansıtmanın tek yolu buydu.
Don Juan insanı nasıl tanımlıyor?
Don Juan bize onun öğretileri doğrultusunda yaşayan bir insanın yaşantısının çetin örneğini gösterdi. Çetin örnek diyorum çünkü bu örneği taklit etmek, onun gibi olmak çok zordu. Hem parçalanmaz bir bütünlük arz etmek, hem de her şeyle yüzleşecek esnekliğe sahip olmak… Bu, Don Juan’ın yaşam biçimiydi. Bunları göz önüne aldığımızda, bir insanın yapabileceği tek şey, kusursuz bir aracılık, arabuluculuktu. İnsan, kozmik satranç oyununda bir oyuncu değil, bir piyondu. Her şeyi kararlaştıran ise büyücülerin niyet ya da ruh dediği, kişiselliğe sahip olmayan bilinçli enerjiydi.