Hüseyin Aktaş’a…

KİM

ölüm diyor şair sanki koca bir dağ yıkılıyor
dağılıyor dağ dağ ağlıyor dağ dağ bir dağ daha
oysa kim avcunda toprak kıyısında çukur
çiğnenmiş bir gelincikten düşen toz kadar ölmeyi biliyor

( Hüseyin Aktaş’a, başsağlığı, sabır ve anıların güzelliklerinin çok hayat değerinde olduğuyla…)

Hayat/Ölüm ve sonrası(?)

Hayat -ölüm ve ölüm sonrası ile ilgili bir ara envanter:

İnsanın bireyselliğinin ölüm sonrasında devam edip etmediği, reenkarnasyon önermesi vs. konularında kendimi yokladığımda iki çeşit tekillik (buna kişi diyelim) hali olduğunu görüyorum:
1. Bizler gibi ölümlü olanlar. Öldüğümüzde bizler (kendimize dair tüm bilgi)
dağılır, kendine ben diyecek ve bunu doğrulayacak bir hikaye kalma…z. Bizden boşalan enerji enrtopik şekilde diğer varlıklarca emilir. Ve fakat bizim hayat boyunca edinmiş olduğumuz gerçek bilgiler (deneyimden oluşan) dalga yönümüz kanalı ile bütünsel bilince her an (yaşarken) aktarılmıştır zaten. Bizden kaybolmayan tek şey budur ve o da ortak bilince aktarılmıştır.
2. Eski öğretilerdekii “büyücü” kavramına uyan kişiler. Bunlar kişisel benliklerinin ölümden sonra kaybolmaması için simya denilebilecek metotlar geliştirmişler ve kendilerini bu hayatta uzun yaşayabilen canlı varlıklar içine projekte edebilmişlerdir. Örneğin bir çınar ağacına, kimbilir 🙂 Fakat yine de sonsuzluğa uzanamazlar. Sadece insan ömründen çoğunu yaşayabilirler ve   kendilerine hizmet dediğimiz yönde ustalaşmışlardır.
Ben başka tekillik bilmiyorum.
Fakat ölümden sonra yaşamaya devam etmenin diğerbir yolu birleşik organizmalar şekline dönüşmektir. Öyle ki, bin, onbin, yüzbin kişi birleşerek tek olabilirler. Bunların içerisindeki kişilerin ayrılıkları kalmamıştır artık, tıpkı bose-einstein yoğunluğunda tarif edildiği gibi, bir olmuş gibi davranmazlar, bir olmuşlardır. Zaten bu durumda bir kişilikten ya da reenkarnasyon önermesinden bahsedilemez. Bu kollektif yaşam biçimlerinin çok uzun zamanlı ömürleri olabilir.
Bunlar muhtemelen aynen film izlerkenki tanıklık durumumuza benzer bir pozisyondadırlar.

Evrensel Holistik Sistem

Evrensel Holistik sistem, şu temel işlevleri gerçekleştirmiş olur:

  1. Duygu ile Bilgiyi birleştirir.
  2. Dış kurallara ya da gurup ilişkilerini dikkate almaksızın, yaşayan (her an update edilen) bir evrensel düzen ortaya çıkarır.
  3. Esneklik, kendiliğindenlik ve işlevselliğin önceliği vardır.
  4. Farklılıklar ve çokluklar bağımsız, doğal akışlarla birleştirilir.
  5. Eşitlikçilik sınıflandırmanın doğal dereceleriyle ve mükemmellikle bağlanır.
  6. Bilgi ve uzmanlık; gücün, statünün ya da gurup duyarlılığının üstünde algılanır.
  7. Bütün spirali kullanır, karşılıklı davranışın çeşitli düzeylerini görür; uyumu, mistik güçleri ve oluşumun içine işleyen kapsamlı-akış durumlarını ortaya çıkarır.
  8. Özetle, kollektif insan evriminin rehberlik eden yanıdır.

24.07.08 – Beylerbeyi-sa

AŞK AİLE KİŞİSEL GELİŞİM SÜRECİNDE İNSANİ DERİNLİK

İlhami Fındıkçı’nın yeni kitabı çıktı

AŞK, AİLE VE KİŞİSEL GELİŞİM SÜRECİNDE
insani derinlik

“Geçmiş yaşantınıza baktığınızda arkasında durur musunuz hayatınızın? Yeniden verilse mesela ömrünüz, sıfırdan başlasa yıllarınız; ne yapardınız, neleri değiştirirdiniz hayatınızda?”

Arka kapaktan:

Aşk bir uyanıştır aslında. Maddi sevgileri aşıp önce kendine sonra diğerlerine uyanış. Sevenle sevileni aynı ateşte buluşturan, katıksız, karşılıksız, yoğun biraz da başı dönmüş bir sevgidir bu. Nihayet aşk, sözün bittiği yerdir. Hiçliği kabullendiğimiz bir insani derinlik yolculuğudur.

Aile için asıl soru şu: Çevrenizde kimler var? Zamanınızı kimlerle harcıyorsunuz? Kimlerin kokusunu, rengini, derinliğini taşıyorsunuz? Başınızı hangi omuzlara yaslayıp icabında ağlıyorsunuz?

Putperest İbadetleri

Ayinler, namaz, oruç, hac, kurban, sünnet, takı, tütsü ve büyüler, ilahiler ve şiirler, sembol ve dövmeler… Tanıdık geldi mi?
Putperestlik, Farsça kökenli bir sözcük olan put sözcüğünden türemiştir. Tanımı şöyledir: Bazı ilkel toplumlarda doğaüstü güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı veya cansız nesne, tapıncak, sanem, fetiş.

Buradan yola çıkarak putperestlik tanımını; doğaüstü güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı veya cansız nesne tapımı, olarak yapabiliriz.

Putperestlik farklı şekillerde tanımlandığı ve farklı çeşitleri olduğu gibi aynı zamanda paganizm ile denk biçimde kullanılmıştır. Fakat paganizm ve putperestlik farklı anlamları içerir.

Paganizm, Latince paganus yani kırsal sözcüğünden türemiştir. Roma dönemi şehirlerde yayılan Hristiyanlığın köylüleri etkileyememesinden dolayı Hristiyanlık dışında kalan inançlar pagan olarak adlandırılmıştır. Günümüzde İbrahimi dinlerin, diğer inançlara verdiği genel isim olup politeizmi, çok tanrıcılığı ve putperestliği kapsar.