YENİ DEVRİM ŞARKISI(HOŞGELDİN KOMUNALİZM)
kıyas yaptılar-eşitlediler
ve tamam dediler…
namus ve ahlak üzerine..
mani..mani…
platon ve aristo
hepsi bir degilmi
ümeyyeoğulları,manastır-keşiş
ve dahi marks
ipleyelim hepsini
kaşlarını çattılar
oturdular ve hınçla kalktılar..
eşitlik…
anlamsızlık kıskançlıklarda sorun…
güncel olanı yaşamaksa tarihsellik,
ki öyledir mazi ,gazi
evrim-devrim
düzen
efendiler 2 adım ileri
1 adım geriyi bize miras bırakmışlarsa
bize düşen faydayı
baz alıp
kıskançlıkları kaldırıp
dikizlemeyi silmek
bize düşen,
her ne halükarda olursa olsun
eşitliği vaazetmek
yıkılın putlar
hoşgeldin komünalizm,
kahraman ırkıma sızmış ihanet…
hoşgelişler ola m.k.paşa….
askerin ,milletin,bayrağınla çok yaşa..
allahuekber,allahuekber…
fazla söze ne hacet..
kime gider bu yazılar bilmemki…
bu yazıda anlam bozukluklarını gösterebilirmisiniz?
taraf tutup-öfkelenmeden…
Seyirci yoksa sahneye çıkılmaz
Beğenmediğinizi eleştirmeyin, hırslanmayın, kavga etmeyin.
Çünkü bunları yapmak için o şeyi izlemeniz gerekir, bu durumda bilet alıp seyirci koltuğuna oturmuş olursunuz.
Seyirci varsa, perde açılır, oyun başlar.
İzleyerek gücünüzü beğenmediklerinize kaptırmayın.
Ben yokken ne yapıyor acaba diye de endişelenmeyin.
Seyirci yoksa sahneye çıkan da olmaz.
İzlemeden duramayanlara (çok insani bir durum) nacizane tavsiyem, beğendiğiniz, sevdiğiniz, zevk aldığınız oyunlara bilet alın, gücünüz bari onlara gitsin 🙂
Bu arada “yankı” prensibini de unutmayalım. İkincisinde muhtemeln güç kaybınız nerdeyse sıfıra yakın olacak!
Kuantum Teorisinin soyutlanması
http://www.facebook.com/home.php?#!/video/video.php?v=451216833673
Yer çekiminden kurtulmak, görünmezlik, karbon nano tüpler, uzay asansörleri… Eğer bir an önce kuantum teorisinin soyutlanmasını başaramazsak bizi teknolojik boyutu ile ezebilir. neden böyle bir endişe duyuyorum? Aslında burada profesörün farkkında olmadan defalarca tekrarladığı masum bir kelime sebebiyle: “kontrol”.
Tüm bu olanlar he…r zaman bilimkurgu ve fantastik kurgucular sayesinde olabiliyor(profesör de bunu bi kaç yerde belirtmiş), çünkü deneyimden önce kuram,kuramdan önce hayal geliyor. Bu sıralamayı hatırlamakta yarar var. Bu sebeple “kurgucuya” ölmeden önce “iyi biliriz”diyelim lütfen. 🙂
Geç bunları anam babam…
Hayat yönüm, herşeyi bildiğini sanıyor, onun için bilgiç bilgiç konuşuyor ama Ölüm tarafım gülerek şöyle diyor:”geç bunları anam babam, geç bunları”
Bu sebeple öğitmenlik/danışmanlık yapamıyorum artık. Oysa eskiden öğreterek/öğrenerek rahatlıkla para, iltifat kazanabiliyordum. Şimdi kim bana gelip de bişey öğrenmek üstelik bunun için bi bedel ödemek isteyebilir?
Her verdiğim akıl/tavsiyeden sonra şunu da söylediğimi bile bile: “emin ol bunların hepsi saçmalık”
Burada, gerek yorum gerekse özel mesajlarla, saçmaladığımı, aklımın, yazı kabiliyetimin berbat olduğunu söyleyenler, küfürler edenler oluyor. Onlarla hemfikirim, ne diyebilirim :)))
Hep söylediğimiz gibi büyülü kelime: Farketmez…
Farketmeze doğru “yeterince”caddesinde bi süre yürümek, “harikulade” kafesinde bi çay içmek, “saçmalık” kuaförüne uğramak gerekebiliyor 🙂
YEDEB Belirtileri Biliyorum!!!
İyi ki bu hastalığın bir ismi var. Bu şekilde bende olmasına rağmen kendimi daha iyi hissediyorum!

Geçenlerde bana Y.E.D.E.B. tanısı kondu – Yaşla Etkinleşen Dikkat Eksikliği Bozukluğu.
Bunun nasıl bir şey olduğunu şöyle anlatabilirim:
- Bahçeyi sulamaya karar verdim. Hortumu alıp bahçeye çıkarken, garajdaki arabamı görüp yıkanmaya ihtiyacı olduğuna karar verdim.
- Garaja doğru giderken, daha önce posta kutumdan alıp bahçe masama koyduğum bir mektup dikkatimi çekti. Arabamı yıkamadan bu mektuba bakmaya karar verdim.
- Arabanın anahtarını masaya bırakıp zarfı masanın altındaki çöp kutusun atarken çöp kutusunun dolu olduğunu gördüm. Böylece, zarftaki faturaları masaya bırakıp ilk önce çöp kutusunu boşatmaya karar verdim.
- Ama düşündüm ki, nasıl olsa çöp kutusunu boşaltırken posta kutusunun yanından geçerim, bu nedenle ilk önce faturaları ödemeliyim…
- Masadaki çek defterimi aldım, ve yalnızca bir tek çek yaprağının olduğunu fark ettim. Yeni çek defterim çalışma odasındaki masamda idi, çalışma odasına girdiğimde masada içtiğim Kola kutusu gördüm. Çek defterime bakacaktım ama kaza ile dökülmemesi için önce Kola kutusunu oradan kaldırmam gerekiyordu.
- Kola ısınmıştı, soğuması için buzdolabına koymaya karar verdim. Mutfağa, buzdolabına doğru giderken koridordaki rafta çiçek dolu vazoya gözüm takıldı – çiçeklerin suya ihtiyacı vardı.
- Kolayı rafa bırakırken tüm sabah aradığım okuma gözlüklerimin orada olduğunu gördüm. Önce gözlüklerimi masaya geri götürmeye karar verdim, ama önce çiçeklere su verecektim.
- Gözlükleri rafa bırakıp bir kap su doldurdum ve aniden TV kumandasını fark ettim. Biri onu mutfak masasına bırakmıştı.
- Bu akşam TV seyretmek için kumandayı arayacağımı fakat mutfak masasında olduğunu hatırlayamayacağım aklıma gelince, kumandayı olması gereken yere götürmeye karar verdim ama önce çiçeklere su verecektim.
- Çiçeklere biraz su verdim, ama yere biraz su dökülmüştü. Kumandayı rafa bırakıp yeri silmek için bir bez almaya gittim.
Böylece, hole doğru giderken yapmayı planladığım şeyleri hatırlamaya çalışıyordum.