tanrı inancı nasıl oluşuyor, nasıl bu kadar emin olunuyor?

Hep gördük, hep yazdık, hep tartıştık. Tanrı yoktur. Hayır vardır. Ama nasıl olur? Niye olmasın? Bence olmaz. Sen daha bu yolda devam et. Sana mı soracağım? Sorma canım, ama o gün geldiğindeee… diye:)

Ama ben diyorum ki olumsuzu olumlamak dışında damardan girelim bu sefer. Beni aydınlatın lütfen.

Tanrıya inanan arkadaşlarımız bunu nasıl başardılar? Ne tür verileri birleştirerek bu sonuca vardılar? Tartışmayalım, sadece not düşelim, ben çok meraktayım, duymak istiyorum, umarım lütfedersiniz.

Hangi tanrı, hangi peygamber, hangi kitap, böyle detayları önemsemiyorum. Ama gerçekten merak ediyorum. Nasıl ?Bir insanı tanrı inancına götüren şey nasıl bir şey? Tanrıdan sadece bir olasılık olarak bahsetmiyorum. Bir insanı mutlak bir biçimde tanrı inancına götüren, kesinlikle götüren, hiç şüphesiz, gram tereddütsüz götüren faktörler, deliller nelerdir?

Kuantum Denemeler -2

Kuantum Denemeler -2

İlk kısım için bakınız: https://blog.sonsuz.us/?p=203

  1. Hücre zarları kendilerini B_E Yoğunluğuna getirecek yeterlilikte titreştiklerinde, doğada en tutarlı düzen şekli olan bozulmamış bütünlüğün düzenini yaratırlar. Bu belki de yaşamın, termonidamiğin ikinci kanununu (entropi) çiğnediği mekanizma olabilir.

  2. Son derece bütünleşmiş zihin/beden ilişkisinde dalga/parçacık ikiliği iyi bir metafor oluşturur. Fakat bilincin, beynin kuantum sistemindeki tutarlı sanal foton düzeninden (B_E Yoğunluğu) doğduğu fikrine bakılırsa bu, metafordan daha fazla bir şeydir.

  3. İki ya da daha fazla parçacıkla herhangi bir kuantum sisteminde her parçacık, hem “şeylik” hem de “bağıntılılık” özelliğine sahiptir. Birincisi parçacık olmasından, ikincisi de dalga olmasından kaynaklanır.

KABUL ETMEK YA DA REDDETMEK ÖĞRENMENİN DURDUĞU NOKTADIR…

Öğrenme, araştırıp gözlem yaparak hatta deney imleyerek davranışlarımızın izlediği bir değişimdir. Öğrenmenin ilk temeli ailede atılır, daha sonra okul, çevre ve kendi eğilimlerimizle devam eder.

İnsanlar hayatları boyunca bir çok şey öğrenir. Bu bilgiler, bilgi dağarcığında biriktirilir. Kimi zaman kullanılır, kimi zaman unutulur. Bilgiye ulaşma isteği öğrenmenin büyük bir parçasıdır. Öğrenmenin ne yaşı ne de zamanı yoktur, her yaşta her zamanda yanı başımızda durur.

Bazen öğrendiklerimiz yanlış bilgiler de olabilir. Bilginin bulunabilen kaynağını araştırma bu bağlamda bize yol gösterici olabilir. Hatta tartışıp irdelemek, fikirlerine güven duyduğumuz insanların bu konudaki düşüncelerini almak, bakış açısını genişletebilir. Sonuç olarak edindiğimiz bilgileri kendi inandıklarımızla da birleştirip doğruya ulaşılabileceği kanısındayım. Bu arada belgeler doğru öğrenme açısından çok önemlidir. Sonuçta varsayımlar belgelenmediği sürece doğru sayılmaz.

Köpek, Kedi ve Tanrı fıkrası

Köpek der ki; “Sahibim benimle oynar, bana yatacak yer ve yemek verir, hayatımın güzel olması için uğraşır. Demek ki, sahibim kesinlikle Tanrı olmalı!”

Kedi ise der ki; “Sahibim benimle oynar, bana yatacak yer ve yemek verir, hayatımı güzel olması için uğraşır. Demek ki, BEN Tanrı olmalıyım!”

Aynı durum için iki farklı tepki, kafamızdaki çelişkiler değil mi? …

Sevgiler & Selamlar,
Aki

Saçmalık ve parçacık/Dalga konumu

Saçmalık ve parçacık/Dalga konumu

Zaman zaman söyleyip yapmakta olduğumuz şeylerin saçmalamaktan ibaret olduğunu söyleriz. Şimdi neden saçmalamak zorunda olduğumuzu kanıtlamak için biraz daha saçmalayacağım.

Boş boş (düşünmeden) bir şeyler yaptığımız, örneğin müzik dinlerken, temizlik yaparken, yemek yaparken ya da öyle amaçsızca yürürken birden aklımıza bir fikir (A fikri olsun)gelir, onu kafamızda evirip çevirmeye başlarız. Bazen de hemen söyleriz veya yazarız. Bunların çoğu boş bulundum yaptım diyebileceğimiz tepkisel anlık şeylerdir. İşte o fikrin geldiği an, kuantum açısından dalganın çöktüğü ve parçacık konumuna geçtiğimiz andır.

Parçacık konumundayken, 360 derecelik TAMlığın bir noktasındayızdır. Bir başka deyişle dışımızda tam sayı cinsinden 359 nokta daha vardır (eğer bir sınır koymayacaksak halen sonsuz alternatifle çevriliyiz demektir). Şu an kendimi ifade edebilmeyi başarma arzusuyla dolu olduğum için, izin verin sınırın içinde kalıp 359 benden farklı konumun olduğunu varsayayım.