Aslında bu konu fazla özel bir konu olacak ama, zannediyorum ki o kadarda problem etmezsiniz : )
Hissiyatımı paylaşmak, belkide danışmak, belkide iç dökmek, belkide ağlamak bilemiyorum adının ne olduğunu sadece yazmaktayım demiş olduğum üzere.
Herhangi bir inancınız, idealiniz, isteğiniz ya da hayaliniz bulunmaktamı ?
Ben uzun süre önce inanç kelimesini istekli, isteksiz bir şekilde lugatımdan sildim. Neden derseniz herkesde olduğu gibi benimde kendimce deneyimlerim oldu etti, hah çokda önemliya yaşadığım hissettiğim şeyler bu kadar sildi.
Özür dileyerek kelimelerimi dikkatli seçmeye çalışıyorum çünkü şu anda hissiyatımı kelimeler ile dökmeye çalışmaktayım, ne de sıkıcı bir eylemdir değilmi bu hal : )
herhangi bir varlığı kabul etmiyorum, fakat bunu mantığım değil hissiyatım ile var demekteyim, adına tanrı diğin başka birşey diğin, birşey var ya da yok, hissettiğim hal sadece “O” dediğim hal. Kendimce zamanında abuk subuk ya da mükemmel güzel diye kategorilere sokacağınız şeylere giriştim ettim bittim gittim: ) herkesde olduğu gibi. Şu anda bedenim sıkkın değil, ruhum deseniz ee o da değil. fakat bu kategorileri ayırmak o kadar saçma bir hal almaya başladıki, sadece bütünlüğün içindeki salak bir bebe gibiyim. Fakat o bebe ben değil, yani “sucu” lakaplı olan değil, ama bu mistisizm ile uğraşanlar olsun spiritual lik ile ilgili olanlar olsun ya da matematik, fizik, ya da yoga, tai-chi gibi hissettiren hobiler olsun onların cevaplandırdığı gibi, 2 ayrı hal hissetmemekteyim “1” sadece teklik var. Bazıları hala bunu algılamak için belkide uğraşıyor ediyordur, nicede algılayanların röportajlarını yazılarını okuyup dinliyorsunuz bende karşıma çıktıkça dinliyorum okuyorum. fakat işin hoşuma gitmeyen kısmı ise, bu hep böyle devam etmekte, her an her salise, kendiniz ile savaşıp kendinize meydan okumadığınız takdirde bu hal öyle güçlü bir şekilde sizi tüketiyor ki, bildiğiniz anladığınız ve sonucunun ne olacağını kesinkez bildiğiniz halde durduramıyorsunuz… etrafınızdaki insanlar ölüyor, onları toprağa veriyorsunuz, toprak candır hissi ile birlikte belkide sizi sadece yaşadığınız nefes aldığınız için seven birinin gidişine üzülüyorsunuz. Ama bu hissedilen teklik hali içindeyken numara yapmak bir o kadar zor…
Üzülüyorsunuz ama üzülme sebebinizi o anda düşünüyorsunuz, geliyor iç ses diyor boşluk var, bağ koptu diyor, geliyor zihin, biberonun yani alışkanlığın alındı diyor. daha sonra eskilerden alınan bir öğreti cümlesi kafanıza geliyor gelen giden yok diyor… Bunlar o kadar saçma o kadar anlamsız ve hissiyatsız gelmekte ki sormayın gitsin: )
Bir yol aramıyorum aslında, bu hali ne çözebilir gibi bir yol ya da bir hoca aradığımda yok çünkü bunlarda anlamsız, kim algımı bilir ve algımın yanlış olduğunu farzedip onu düzenli hale getireceğini iddaa eder, ya da hangi yol bana çıkar ? çok anlamsız ve deli saçması… Dünya birbirine giriyor bir yandan, bir yandan Türkiye bunun dışındaymış gibi kendini gösterip, şakacı üslup ile ilginç vaazlar verip ilginç vaatler ile hayal kurdurmaya çalışıyor. Buda anlamsız geliyor, tüm yaşananlar, şu anda yazdığım bu sayfa kendi kurguladığım bir oyun olduğunu biliyorum diyemiyorum çünkü, oyun içersinde bir amaç olmalı, bir kurtarma olmalı, diyeceksinki sadece eğlenmek için oyna o halde… o değil.. başka birşey var….
Çevreme bakıyorum, herkes o kadar aynı, o kadar görmekteki, ama bir uğraşlar birşeyler üzerine uğraşıp para harcayıp, adına aydınlanma dedikleri şey olmaya çalışıyorlar. ee O zaman annelerimizin öğrettiği dinlerimiz ya da öğretmediği dinlerimiz zaten mükemmel olmazmı. hazır din var aradığın bu ise…
Fakat ne arıyorum, hayat misyonun senin şu şu diyenler oldu, fakat kendi algıladığını söylediği kadarı ile bunu dedi, ya beni kendi değer yargıları ya da anılarının onu bir heykeltraşın yontması gibi onu yontupta beni o şekilde yorumluyorsa… doğru veya yanlış yok bunu zaten bilmekteyiz… yaşa bea dostum boşverr deniyor.. iyide kafam göre yaşayınca hastalanıyorum. fakat ben yolda öyle yürüyüp havalara bakıp güzel kadınların vücut hatlarına bakıp bundan keyif almayı, güzel bir kadının gözümün içine bakarak beni heyecanlandırmasından hoşlanıyorum… Fakat bu değil, bu da dahil ama değil… dedimya tüm “O” ne yazık ki lanet olsa gerek bu : )
Diyorum gel içelim kapışalım diyorum ama bana verdiği cevap daha çok toysun oluyor.. iyide bu “o” mu yoksa benim kendi zıttımın ama hissel hallerinin aynı olduğu “o” mu ?
Çok uzattım ve karıştırdım: ) illa ki biride içini dökmek ister üşenmeyip okursa:D