Ayrılık İllüzyonu

*Özetlemenin gücü yaşamımızdaki süprüntüleri karıştırıp yüzeye çıkarmasıdır.

*Sınıflandırmaların kendine özgü dünyası canlanır ve sonra hükmeder!

*

AYRILIK illüzyonundan uyanmak için buradayız.
#urbanshaman olarak bunun yolu ayrılığın bir amaç uğruna tesis edilmiş keyfi bir uygulama olduğunu bilmek/inanmak ve KU’muzu buna ikna etmekten geçer. Ayrılık, ona kapılmak için değil onu bir araç olarak kullanmak için tesis edilmiştir. Her şey birdir zaten fakat birlik halindeyken bilinç bebeğini büyütmek için elimizde enstrüman olmaz.

Ayrılık gayrılık

Ayrılık (özneler ve dilin tüm yapılarının oluşturduğu illüzyon) faydalı bir amaç uğruna kurgulanmıştır ve 3,4 ve 5. boyutlar süresince azalan ve derinleşen bir süreçte insanın eğitimine hizmet eder.
Soru: Nedir bu fayda?
Bildiğimiz, bilmediğimiz ve asla bilemeyeceğimiz yaradılış katmanlarının aslında her anlamda BİR olduğuna dair bir anlayış edinmek.
Soru: Peki zaten her şey BİR ise bu zahmete negerek var?
Öncelikle bunu zahmet değil büyük bir eğlence şöleni diyerek başlayalım. O zaman daha anlaşılabilir olacağını sanıyorum.
Bütün bu göz kamaştırıcı ayrılık illüzyonu kurgusu bizlere “özgür irade deneyimi” kazandırmak için planlanmış. Her şeyin zaten BİR olması özgür irade kazanımını değersizleştirmez aksine, tek hedef olan “BİLİNÇin evrilmesi” için olmazsa olmaz bir gerekliliktir (çünkü bu evrim çeşitlenmeyi mutlak surette gereksinir).
Mesele bunu eğlenmek mi yoksa acı çekmek için mi kullandığımızdan daha çok bu ayrılığı mutlak mı zannediyoruz yoksa kurgu olduğunu biliyor muyuz sorusunun cevabı olmalıdır.
Soru:O halde sanki BİRliği anlamak ve kabullenmek bir tercihmiş gibi, özgür irademize bağlıymış gibi yapmak bir aldanma olmuyor mu?
Neden olsun? Zaman da bu kurgunun bir parçası yani mutlak değil, eğer arzu ediyorsan sonsuza kadar bu üç boyutun (3-4 ve 5) kapsamında kalabilirsin, birinden diğerine tırmanabilir ya da uçurumdan aşağı atlayabilirsin. Kimse seni zorla 6.boyuta çekmeyecek. Garanti ediyorum.

*

Castaneda’nın Rüya Görme Sanatından özetle alıntıladığım şu paragraf da konuya oldukça açıklık getiriyor:

Devamını oku “Ayrılık gayrılık” →

İlişki Sağaltımı

“En gerçek inançlarımız, en yakın ilişkilerimizde bize yansıtılırlar” der Braden
İlişkiler, kendimizi hayal edebileceğimiz her şekilde görmenin fırsatıdır.
Sıklıkla bu sayfalarda ele aldığımız urban şamanı da tek cümleyle ifade etmek gerekseydi ona “İlişki Sağaltıcı” denebilirdi.
Peki, hangi ilişkiler? Bunları; zihin ve beden arasındaki, insanlar arasındaki, insanlar ve durumlar arasındaki, insan ve doğa arasındaki ve madde ile mana (ruh) arasındaki ilişkiler şeklinde özetleyebiliriz.
Huna sağaltım bilgeliği; ilişkileri esas alır çünkü ilişki olmaksızın var olamayız.
Huna bilgeliğinde hayat(var olmak)=illüzyon mudur ?
Tüm paralel gerçeklikler, varoluşlar birer illüzyondur, değişik ölçülerde ayrılık temeline dayanırlar. Ayrılık ise bildiğimiz gibi faydalı bir amaç uğruna kurulan yanılsamadır.
İlişki konusu bana kuantum ölçeğinde bozonları anımsattı. Gerçekliğimizin atom altı varlıklarında bu etkiyi gözlemleyebilmiş yeni fizik. Der ki; .Fermiyonlar maddenin yapı taşı olarak bilinirken, bozonlar etkileşimin yapı taşı (kuvvet taşıyıcı) veya radyasyonu meydana getiren olarak bilinirler. Bozonların alanı, kanonik değişim ilişkisine uyan alandır.

Bilinç Titreşimleri

…zaten biz kendi bilinç seviyemizin bir tık altı ya da bir tık yukarısı ile karşılaşabiliriz, yani frekanslarımız daha büyük açıklıkta bilinçlerle bir araya gelmemize fiziki anlamda uygun olmaz. Büyük insan kitlelerinin peygamberler ya da üstatlardan yeterince yararlanamayışının birincil nedenidir bu prensip. Onlardan sadece onun çevresindeki birkaç kişi gerçek anlamda yararlanabilmiştir, diğerleri ise onu anlayamadıkları için (frekans aralığı çok yüksek) o kişiyi putlaştırmakla iktifa ederler.

Mekanizma benim anladığım kadarıyla şöyle işliyor: Öğrenci üstadın merkabah alanındayken onun frekansına uyumlanıyor ve her şeyi apaçık görüyor, fakat bu uyumlanmanın belli aralıklarla disiplinle devam etmesi lazım. Öğrencide bir süre sonra bilinç artışı olur ve kalıcı hale gelir.  Ustanın merkabahını bir şekilde onun hava sahası gibi düşünün, onun içinde bütünlüğünüzle yer aldığınız sürece olan biteni, anlatılanları açık biçimde anlıyorsunuz. O sahadan çıktığınızda birkaç gün içinde kendi birleşim noktanıza (kişisel algı noktası) dönülüyor, üstelik bunun da maalesef farkında olunmuyor, ancak dışarıdan bir gözlemci tarafından anlaşılabiliyor. 

Ben her zamanki gibi olayı fizik olarak düşünmek ve değerlendirmek yanlısıyım. Belki henüz günümüz fizik kanunları içinde resmen yer almayan fakat etkileri gözlemlenebilen ve bazı bilim insanlarınca cesaretle öne sürülen hipotezler ve bunların da ötesinde hayal dünyamızda bile henüz yer almayacak denli çok boyutlu çalışma mekanizması olan gelişmiş bir fizikten söz ediyorum. Mesele kişilerden tabi ki çok öte. Fakat içine düştüğümüz tehlikelerden biri; “tüm ayrılıkların bir amaç uğruna yapılandırılmış bir yanılsama olduğu” bilgisini (ben buna kesinlikle inanıyorum, hiç bir şeyden bundan emin olduğum kadar emin olmadım), henüz bu bilgiyi idraktan çok uzak olan -katman katman bilinç düzeylerinde sıralanmış- insanların kendi evrimleriyle ilgili sorumluluk almaktan kaçınmak adına -egolarınca- kullanılmasının binbir zahmetle oluşturulmuş bu yanılsamadan ibaret varlık aleminin mekanizmasını temellerinden sarsıyor olmasıdır. Uzun bir cümle oldu pek anlaşılabilir de olmayabilir.
Fakat bunu ifade etmekle herhangi bir yanlışlık olduğunu kat’iyen söylemiyorum. Bilincin evrimleşme süreci gerçekten tuhaf diyebileceğimiz yöntemlerin karmaşık çorbasından çıkıyor. Bu sebeple genelde uzatmıyorum ve her şey yolunda diyorum. Bunu tüm inancımla söylüyorum.

Devamını oku “Bilinç Titreşimleri” →

Basit ve mucizevi

Birçok insan hayatının bir evresinde değişiklik ister ve o an ya buna gücü yetmez ya hayaller tamamlanmamıştır, yani zamanı vardır. Bu durumda kişi, mevcut konumundaki yaşamına küser ve her an her cephede sevimsiz şeyler olmaya ve olmaya adeta kendisini her an onaylar biçimde berbat olmaya başlar. kendi kapanına yakalanmak gibi bir şey bu. Oysa insan dileğini, hayalini yapıp unutmalı (o geldiğinde kendini hatırlatır) ve tüm gücünü becerisini yaşam sevincini içinde bulunduğu konuma; evine, işine,çevresine akıtmalıdır, bunun getirisi mucizevidir.

Her gün kahrettiğin bir düzen sana nasıl cevap verir sanıyorsun? Muhtemeldir ki seni onaylar biçimde gelişip gidecektir. Hayalini şu an ve burada gerçekleştirecek gücü bulamadıysan ona şöyle davran (eskiden pehlivanları çayıra salan hakemler gibi): Saldım çayıra, mevlam kayıra!

Ve derhal onu unut ve kendini mevcutlarına çevir onları mutlu etmeye çabala, ta ki YENİ için gücün toparlanana kadar…

*

“Çözümlemeye,bölmeye, şeyler ɑrɑsındɑ kıyɑslɑmɑ yɑpmɑyɑ son verin. Sɑdece evrenin merkezinde olduğunuzu görün, Her şeyi ve her vɑrlığı; Sonsuz bedeninizin bir pɑrçɑsı olɑrɑk kɑbul edin.” Diyor Lao Tzu…
Gezgin şamanın yolundaki ayrılığın; bir amaç uğruna oluşturulmuş keyfi bir şey olduğu ve aslında her şeyin bir olduğu prensibinin iz düşümüdür bu söylem ve tüm coğrafyaların bilgeliğine Lemurya kökünden yansımaktadır. Çok boyutlu düşünmeye çalıştığımızda bu yansımanın çok çok eskiden olmuş bitmiş bir işlem değil halen ve sonsuzca devam etmekte olduğunu çıkarsayabiliriz.