Büyük Bir aileyiz.

Hepimiz birbirimize bağlıyız. Büyük bir aileyiz evrende.
Eski zamanın şamanları zamanla bugünün meslekleri halini aldı. Örneğin Onların Duygucuları; spor, politika, ticaret, savaş ve kurumsal dinlerin muhtelif isimli mesleklerine dağıldılar.
Şamanların Entellektüelleri diyebileceğimiz kesimi; Doktorlar, cerrahlar, mühendisler, mimarlar, denizciler, çiftçiler, astronomlar,astrologlar, eczacılar, biyologlar, çeşitli bilim vs. kollarındaki mesleklere dağıldı.
Şamanların Kane bölümü, Sezgiciler ise; pragmatik filozoflar olarak daha az sayıdaydı ve bazı isimler altında genelde saklandılar ve çoğu kez faaliyetlerini telapatik olarak sürdürdüler..
Özellikle üçbin yıllık son dönemde güç Duygucuların elinde olduğundan, entellektüeller gurubu oldukça sıkıntı çekmiş görünüyor. Ancak şimdi tüm mesleklerdeki insanlar asıllarını ve ilişkilerini, birlikteliğin anlamını ve zevkini giderek daha büyük bir hızla hatırlamaya başladılar.
*
Bizi birbirimizle, dünyamızla ve evrenle birleştiren nedir?
Cevap: ŞEFKAT

Şekil Değiştirme -Shapeshifting

Eski insanlar ve şekil değiştiriciler enerjiye daha basit bir perspektiften bakar. Bilirler ki ateş yakmak için kibrit fabrikası kurmana gerek yoktur. Ateş ormanın içindedir ve tüm yapman gereken, iki çubuğu şekil değiştirerek ateşe dönüşene kadar birbirine sürtmektir.
*
“Şekil değiştiriciler öncelikle üstün birer gözlemcidir.”
Kendi enerji alanının, dönüşmek istediğin varlığın özelliklerini alması gerekir. Onun enerji bedenini derinlemesine biliyor olmalısın. Unutmaman gereken; her şey enerji, her şeyle aynı şeysin. Enerjinin bazı akışkan özellikleri vardır.
Sence Maya piramitleri nasıl yapıldı?
Niyet, inanç, gözlem ve korkuyu bırakmak.
“Mikroplar öldürmez, algılar öldürür” demişti büyükannem, bilimin yanlış gerçekleri dediği şeyle dalga geçen tek kişi oydu. Ve “Dünya iyileştirir” dedi nehir bana”Ondan korkma. Ona dön.”
14102257_1251592511529165_6658797950116143207_n
Buna benzer bir durumda sifaya aracılık etmek üzere bilmediğim alana girdiğimde içimde bir ses güçlü bir biçimde 3 kez “yaşamak istiyor musun? “Diye bağırdı. Ben şaşırdım ama şüpheye düşmeden soruyu hastaya dillendirdim. Maalesef paylaştığım bu sayfadaki cevabı alamadım. Shapeshifter’daki bu bölümü okuyunca aslında tüm şifa sürecinin bu soru ve cevabıyla işleme konulduğunu anlıyorum.
14088438_1253414331346983_5854416306996700064_n
Hastanın gerçek arzularına açık ol, bırak gerisini evren halletsin.
Yazar, yağmur ormanlarında birlikte çalıştığı yerli kabilelerinden birinde hafif bir ayahuska içiminden sonra şu soruyu sorar evrene:
“Hepimiz şaman kültürlerinden geldik. Peki ne oldu? O hayalden neden vazgeçtik? Bu dünyayı onurlandırıcı yaşam tarzını neden şu anda türümüzü yok etmekte olan ticari anlayış ve materyalizmle değiştirdik?”
Sorunun cevabı zaman mekan üstü bir gezintiyle kendisine gösterilir. Cevap özetle şudur:

Devamını oku “Şekil Değiştirme -Shapeshifting” →

Ekoloji Düşüncesi Nedir?

İlk kez lisans yıllarında Çevre Sosyolojisi dersinde Feryal Turan hocamın tatlı ve sistematik anlatımlarıyla çevre konularına ilgi duymaya başlamıştım. Daha sonra Kubilay Aysevener hocadan aldığım Çevre ve Teknoloji Felsefeleri dersinde bir dönem boyunca Murray Bookchin’in eserlerini okuyup tartışmıştık. Feryal hocanın dersinde kurduğu anlatım şemasına bağlı kalarak ve onun ders notlarından bazı bölümlerden de yararlanarak Çevre ve Ekoloji sorunlarına ilgi duyanlara giriş düzeyinde bilgiler içeren bir metin düzenledim. Çevre sosyolojisi derslerinin içeriği artık çok çeşitli ve zengin kuşkusuz. Özellikle Batı üniversitelerinde bu alanda gelişen yeni okumalar kayda değer. Wisconsin’de derslerine katıldığım William Cronon’un çevre tarihçiliği alanındaki yenilikçi yayınları ilk başta sayılması gerekenlerden. Yine Nelson Enstitüsü bünyesinde yapılan çalışmalar coğrafya, ekoloji, tarih ve sosyoloji arasındaki disipliner ayrımlara meydan okur nitelikte. 2010 yılında Madison Sosyoloji Bölümü Havens Center’da Michael Lowy Ekososyalizm Nedir ve Ekososyalizm ve Demokratik Planlama başlıklı iki güzel sunum yapmıştı. Dinlemiş, istifade etmiştik. Ders kitabı örneği olarak John A. Hannigan’ın Environmental Sociology: A Social Constructionist Perspective kitabı sistematik bir giriş çalışması.
Devamını oku “Ekoloji Düşüncesi Nedir?” →

Felsefeye İhtiyacımız Var mı?

felsefe

Şunu sorma isteği duyuyor olabilirsiniz: “Eee, ne olmuş yani?” Bilimin ve felsefenin karmaşık sorunlarını dert etmemiz gerçekten gerekli mi? Böyle bir soruya iki ayrı cevap verilebilir. Eğer kastedilen: gündelik yaşantımızı sürdürmek için böyle şeyleri bilmemizin gerekip gerekmediği ise, yanıt açık olarak hayırdır. Ama eğer içinde yaşadığımız dünyayı ve doğada, toplumda ve kendi düşünce biçimimizde işlemekte olan temel süreçleri akılcı bir şekilde kavramak istiyorsak, o zaman mesele bambaşka bir ışık altında görünür. Gariptir ama, herkesin bir “felsefesi” vardır. Bir felsefe dünyaya bir bakış tarzıdır. Hepimiz doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden nasıl ayıracağımızı bildiğimize inanırız. Oysa bu konular tarihin en büyük kafalarını meşgul eden oldukça karmaşık konulardır.

Hiçbir felsefelerinin olmadığını inatla savunanlar yanılmaktadırlar. Doğa boşluktan nefret eder.
Devamını oku “Felsefeye İhtiyacımız Var mı?” →

Bukalemunlar

bukalemun
Bulundukları ortama uymak için renk değiştirmezler.

Bunu hiç yapmamışlardır; hiçbir zamanda yapmayacaklardır. Bu tamamen bir mittir. Tümüyle uydurmadır. Koca bir yalandır.

Bukalemunlar değişik duygusal haller sonucunda renk değiştirirler. Eğer bu ortamla aynı renge denk geliyorsa tamamen tesadüftür.

Bukalemunlar, korktuklarında, bir tehlike atlattıklarında yada bir kavgada kazandıklarında renk değiştirirler. Bazen karşı cinsten bir bukalemunu gördüklerinde de renk değiştirirler. Bazende ısı ve ışıktaki değişikliklerde renk değiştirirler.

Bukalemunların ortama uymak için renk değiştirdikleri düşüncesinin bu kadar ısrarcı olması tuhaftır. Bu uydurmaca ilk defa Antigonos adlı bir yunanlı yazarın M.Ö. 240 civarında yazdığı eserinde görülür.

Bukalemunlar hakkında bildiğimiz tek şeyin yanlış olması bu konuyu kısa devre bölümüne almama sebep olmuştur.