Sevgiyle dürtüklemek

Acele karar vermeyin. Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar; aklın durması halidir. Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur. Buna rağmen akıl, insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar. Bir kapı kapanırken, başkası açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz. Ceng Tzu
 

Urban shaman eğitimi almış olanlar bu konuyu anımsayacaklardır. Her karar ve her seçim sınır belirleme harekatıdır ve varlık alemlerinde bulunabilmek bu eylemi gerektirir. Devamını oku “Sevgiyle dürtüklemek” →

Laniakea imza gününden

Zamanda yolculuk, Teleportasyon ve hatta soyut boyutların, altınızda süper gelişmiş bir uzay gemisi olmadan bile nasıl ulaşılabilir olup iç içe sürebildiklerinin şaşırtıcı kurgusudur bu kitap. Şüphesiz bu olayları yaşayan ana karakterimiz Serap Doğan için yaşananlara anlam biçebilmek, algısını yönetebilmeyi başarmak ve bu sayede hayatta kalabilmek hiç de kolay olmadı.  Çeşitli zaman, yer ve konumlardaki kahramanların hepsi hiç tanımadıkları Serap’ın dördüncü boyut lineer algısından çıkıp çok boyutlu alanlara geçmesi için büyük bir çaba gösterdiler. Tabi Borsacı Serap’tan, duvarlardan geçebilen Hawaii’li psikolog Harmonia’ya bağlanan bu fantastik dönüşümün önemli bir diğer unsuru da kahuna Koa’nın tam zamanında devreye girebilmesi ve 2014 yılı dünyasının henüz duymaya hazır olmadığı gelişmeleri ustalıkla tolere edebilmesiydi.
Bileşik sistemin bütünlükçü bir özelliği olan kuantum dolanıklık kavramının üzerine yapılandırılan roman, paralel dünyaların varlığına dair çok boyutlu bir anlatı çabasıdır.
-Tanıtımdan

İmza gününden yeni kareler

‘Sorun bana, sorun bana’ halim

”Yine ‘bir şey bilmiyorum’ günümdeyim. Oysa bazen de ‘her şeyi biliyorum’ günlerinde oluyorum. Bu birbirine zıt görünen her iki hali de sırasıyla ve üstelik araya uzun zaman dilimleri girmeden yaşıyor olmam acaba normal mi? Yoksa psikoloji biliminde bunun bir ismi var mı? Her neyse…

Biri içe çöküş, diğeri genişleyerek kaplama hissi veriyor. Her ikisi de tam bir memnuniyet durumu değil, tam memnuniyete bir çentik kalmış gibi.

Ha bazen de ‘sorun bana, sorun bana’ halim oluyor. Bu çok heyecanlı bir hal, onu seviyorum; çünkü o anda sorulacak soruların cevabını bilen bir kaynağa bağlı olduğumu hissediyorum. O cevapları deli gibi merak ediyorum. Gel gör ki bu halimi değerlendirecek ve guzel sorular soracak biri çevremde olmayabiliyor ve çoğunlukla o şanslı hal, boşa akip giden cesme suyu gibi lavabonun karanlık deliginde kaybolup gidiyor. Aşık kadın halim, şifaci halim, cadi halim, tembelligin dorugu halim ve uykulu hallerim hepsi arada sırada uğrayıp hatır sorarlar.

Bu halleri birbirinden şıp diye ayırıyorum. Sabah uyanıyorum, bugün hangi elbisedeyim diye bakıyorum, sonra gece yatana kadar birkaç elbise değiştiriyorum. Bazen aynı elbiseyle bir hafta, bir ay yatıp kalktigim oluyor. Bunlar tuhaf görünüyor olabilir ama durum böyle.. Bu hallerin her biri sanki bir bilgisayar oyunu karakteri gibi programlanmış. Jung’un söylediği gibi belki bunlar birer arketiptirler. ”

Sibel Atasoy Yeni’den Doğanlara

Yazarın Laniakea’dan bir önceki kitabından alıntı

Jose Argüelles’ten MAYA Kehanet yorumu

Kadim uygarlıklar, onların ritüelleri ve mistisizmi konularında fikirleriyle tanınan Jose Argüelles, MAYA kehanetlerinden yedisini yorumlayarak; bu kehanetlerden ders alarak yok oluşu değil, altın bir bilinç çağına geçişi seçebileceğimizi savunmuştur.
Maya kültüne Anayurt Lemurya’nın ilk kolonilerinden biri olduğu için zaman zaman değiniyoruz, dileğim o ki dikkatimizin birleşik etkisi ile onların da bize değme ihtimali artmıyor olduğundan bu sayede yeni keşifler/derinliğine anlayışlar ortaya çıkabilsin.
Jose Argülles’in yapıcı kehanet yorumlarını sevdiğim için bu konudaki bağlayıcı son yorumunu fotoğrafta sizlere sunmaktan memnunum.
Üçlememizin ilk kitabı, konunun belirişini anlatan Laniakea’yı okudunuz mu? İzlenimlerinizi sayfamızda paylaşmanızdan mutluluk duyarız. aloha

Bir fantastik bilim kurgu romanı: Laniakea

2000’li yılların başında ülkemizde fantastik ve gerilim dalında yazan yeni yazarları desteklemek için kurulan Xasiork Ölümsüz Öykü Kulübü’nün oluşumunda kurucu ortaklık yapan Sibel Atasoy, fantastik bilim kurgu alanında bir başyapıt olan Laniakea’yı yayımlandı.

bir-fantastik-bilim-kurgu-romani-laniakea

İçinde savaş olmayan bir bilim kurgu romanı olan Laniakea aynı zamanda Anayurt Lemurya Üçlemesi’nin ilk kitabı ve günümüz kadar 2037 yılı Türkiyesi’nden de bizlere merhaba diyor.
Devamını oku “Bir fantastik bilim kurgu romanı: Laniakea” →