YENİ’den Doğan nedir aslında?

Bu hafta sonu rüya kampımızda arkadaşlarımızdan biri bir rüyanın çözümünden sonra şöyle dedi; şimdi YENİ’den doğanla ESKİ’den doğanı anladım galiba 🙂 Fakat öylesine yoğunduk ki bu farkın ne olduğunu sormayı atlamışım. Belki bi ara bunu bize açıklar.
Günaydınnn frekanslarr ve iyi haftalar.
    • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü

      Frekansım Günaydın 🙂 Kurgu okuma yazma ve ordaki karakterler üzerine konuşuyorduk ,bir karakterin ısrarla ölmediği kendisini doğuran ve geliştiren ve kalemiyle hükmeden yazarına kafa tuttuğu, ölmeyi kabul etmediği hakkındaydı konuşma . Ben aslında New Age rüzgarıyla şişmiş bilinçte acayip bir sekme yaşayacağını ümit edenler için bir YENİDEN DOĞANLAR kulübü kurdun sanmıştım . Benim için mahsuru yoktu. Ben hergün yeniden doğandım( bana göre , mesela yani 🙂 o bakımdan ters gelmedi ( kendini beğenmiş züppe ) . Ama bu hsonu anladım ki , bu adın başka bir boyutu var. Eğer bir kişiliğe dibine kadar saplanırsan aslında sadece yaşayansın . Ve bütün yaşayanlar malesef hayatlarının bir noktasında takılmışlar ,takıldıkları bu basamaktan hayatı yaşamaya devam ediyorlar . Bu bir ilkokul öğrencisiyken tez yazmaya kalmak gibi birşey . Esasında yaşayamıyorlar ,can çekişiyorlar . Ölmeyide kabul etmiyorlar .Kendilerini vareden yazara kafa tutan roman karakterinden farkları yok . Bir ölse ! kurtulacak yada ı eşiği aşabilse kilidi açabilse yaşayacak . Küllerinden yeniden doğacak . Kilidi açmanın yollarından biri şüphesiz Rüyalar , eğer başarırsan Yeniden Doğarsın yada o 40 yaşına gelip hala 16-17 yaşın düğümleri üzerinden hayatı canın acıya acıya travmalarla yaşamaya çalışırsın . Bu hayatı esas yaşayan saplandığınız kişi değil ona hükmeden efendiyi farketmeniz lazım onun sunduğu olasılıkların her biri YENİDEN DOĞAN . İster kabul eder YENİDEN DOĞARSINIZ , ister kabul etmez travmalarla efendinin sizi aydırmak için şaplak atmasına razı olursunuz ,bazen tekme tokat sille artık siz neyden anlayacaksanız o . Yeniden doğan aslında sizin bedeninizde modifiye olmuş, kilitleri açıp özgürleşendir. Efendinin emeli sizi YENİDEN _YENİDEN DOĞMANIZI sağlamaktır . Anlamıyorsanız sizi gerçekten öldürebilir de . Bu noktada ölmeyen roman kahramanı dersini almış ve YENİDEN DOĞANLARDAN biridir 🙂 .
      YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Üsteki yazıyı yazan Yeniden Doğma sürecinde olan Emine Yıldırım dir.
    • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Emineciğim öyle mükemmelce özetlemişsin ki gözlerim yaşardı, diline sağlık.

Sınırsız Potansiyeller Denizi

ESKİ’ye özlem ya da nefret, şu anınızın enerjisini iliklerine kadar sömüren bir vampir. Oysa şu an siz sınırsız olasılıkların denizindesiniz ve onların her biri sizden gelecek talebi bekleşiyor.

**

Deneyimlerimizi paylaşmak bilinçaltı birliğimizi bilince taşır.

**

Kadınlar, YENiyi doğururlar ve bu sadece bilinen anlamıyla çocuk doğurmak değildir, herşeyi doğurabilirsiniz. Örneğin kendinizi, kocanızı, sevgilinizi annenizi babanızı da doğurabilirsiniz. YENİ Dünyayı da siz doğuracaksınız. Bunun bilgisine vakıf olun yeter. Metafor kullanmıyorum neyse onu diyorum.

**

Sözlük anlamı ile “aklı başında” olmak bilgeliğe giden yolu tıkar, işin doğası budur. Aklın her hücreden her gözenekten fışkırması lazım ki, mevcudiyetimizin mucizesine ayalım.

Gülşen G o zaman herbir hücre kendi aklına göre hareket etmek ister sonra da dağılma olmaz mıydı?
Sibel Atasoy Şu anda dağılıyor gibi miyiz? Hayır o düşünce işte o sözlük anlamlı aklı başınalıktan herhalde ta aristodan filan geliyor ve temelinde hiyerarşi vardır. Oysa hücreler heterarşik düzeni benimserler ve sanıyorum ki, yeni dünyada biz de bu yöntemin zevkine varabileceğiz.
**
Başka türlü yapabilselerdi yaparlardı emin olun.
Kızmayın, hırslanmayın, nefret etmeyin azınlık benlerinize.
Bu mümkünlerin oyunudur.

Kendi yok Allahı var.

Günaydın frekanslar, Siyoux’ların dediği gibi hepimiz akrabayız; insanı bitkisi, solucanı, taşı toprağı,denizi. Onları elinizi uzatıp da okşadınız mı hiç bilmiyorum (oturduğunuz yerden bile kolayca yapabilirsiniz), dokunduğunuz an içinize ılık ılk bi şey akar, şaşırtıcı şekilde her seferinde olur bu. İşte sanırım bu sevgi olsa gerek.

**

Freud da bu konuda(rüyalar) çok çabalamış, şimdi kendi yok Allahı var 🙂

Yine de Jung’un tarzı eski geleneklere daha uygun ve insana daha çok saygı duyan bir yöntemdir. Benim uyguladığım analiz yöntemi Jung’un başlattığı ve onun izdeşlerinin geliştirdiği basit ama müthiş etkili bi şekil.
Jung, yöntemlerini bilfiil kendi üzerinde denemeye cüret eden yürekli bi adam. Yazmakta olduğum kitapta onun rüyaları ve vizyonlarına (türkçeye çevrilmemiş) da yer vereceğim kısmetse.

“Kendi yok Allahı var” deriz birinin arkasından yalan söylemeyi ya da bazı gerçekleri reddetmeyi kendimize yasak etmek için. Ne hoş bi sözdür bu.

Hatta Jung’un rüyalarını analiz ederken ben de bu halk sözünün( Kendi yok Allahı var) kuantumcasına tercüme edilmişi olan Birleşik alanı (BAK) kullandım. Başarabildim mi diye sormuyorum, denedim diyebilmek benim için yeterli zevki veriyor.

*

Uyumanın ve uyanmanın sınırlarını hiç bilemeyeceğim galiba.

Temizlik neye iman etmekten gelir?

Kendimi kaptırıp bi şeyler söylerken (konuşma-yazı fark etmez) çok ciddiyim velakin bi an sonra kendimi hiç ciddiye alamıyorum, safi kahkaha atasım geliyo kendime.

  • Elvan Çok hoş görünüyor dışarıdan 🙂

    Sibel Atasoy ‎:))) Bi yandan da ev temizliyorum, her yer toza batmış. Temizlik imandan gelir diye giriştim. Gerçi mısırlılar gibi toza karışsak da olabilir, kararsızım :))))

    Deniz Köker Ne tatlı 🙂 Kahkahanı duydum sanki

    Sibel Atasoy Piyango gibi bi soru daha patlatayım o halde: Temizlik neye iman etmekten gelir?

    Hanife Altuntas simgesel anlamda temizlik, özün görünmesini engelleyen bir sürü ıvır zıvırdan kurtulma çabası gibi geliyor bana hep.

    Sibel Atasoy toza ıvır zıvır mı diyosun sen hemşire?

    Elvan E Şarkı ile el cevap : Beyaz giyme toz olur ,siyah giyme söz olur… :))))

    Hanife Altuntas ehem kem küm:)) bu nereden bakıldığına göre değişir. sanırsam bi hem hem olayıdır. lüzumu vardır ancak bu luzüm her daim almalı anlamında değildir. lüzum durumunu görünce işlevini yitirir ve artık ıvır zıvıra dönüşür gibi gelmekte bana:)

    Sibel Atasoy Pardon tam toz alıyordum (eldiven giydim de, yazamadım dolma parmaklarla!). Yani sonuç olarak temizlik neye iman etmektir?

    Hanife Altuntas toza dermisim;)

    Sibel Atasoy Hahahahahahaha bilemem. Şimdi allah ne diyor (bilmem aslında kim demiş, kitapta mı demiş), “temizlik imandan gelir” di mi? Ben de neye imandan gelir diye soruyorum. Aslında biri peygambere bu soruyu sormalıydı, belki sormuştur , ne fark eder ben şu an soruyorum 🙂

    Sibel Atasoy Ne de olsa Allah şah damargından yakın olduğuna göre ne zaman istersen sorup cevap alabilirsin
  • Elvan E Temizi temiz tutmaya :))

    Sibel Atasoy Tabi şah damarı ancak yaşarken olan bi organ, onu da hatırlatayım 🙂

    Sibel Atasoy Yaşarken sormadıysan yandın gitti!

    Elvan E ‎:)))))

    Sibel Atasoy Haklı değil miyim Elvan hnm?

    İlkay Yılmaz Rüya da ev gördüğümde kişinin kendisiniin sembolüdür derim:)))

    Sibel Atasoy Hımmm ilginç, yani ev temizliği kişilik temizliğidir diyosun? Gerçi ben temizliğin neye iman olduğunu soruyorum

    Sibel Atasoy Her türlü temizlik

    Sibel Atasoy tartı olsa bi kolo vermişimdir ha döktüğüm terden, temizlik çok ter attırıyo

    İlkay Yılmaz Kendine iman oluyor bu durumda.

    Sibel Atasoy Kendin nesin? kendin kişiliğin mi?

    İlkay Yılmaz hem evet hem hayır:))) yaşayanım ve ölen sonrası ..toz zerresi.Hem hİÇ im hem herşeyim:)))

    Sibel Atasoy Her şeysen ve kendineiman ediyosantozlardan ve pislikten kurtulmak için temizlik yapmazdın

    İlkay Yılmaz Ben unutmak diyorum..kendim dediğimi hİÇ OLdurduğumu kat kat katmanlaşmışlığımın ÖZüne ‘varmak’a ulaşma ‘yolu’

    İlkay Yılmaz Ama bu iğrenç kurtulmalıyım anlamında değil bana göre ki;bunu da yapmış olduğuma dair emareler var:)))

    Sibel Atasoy Öyleyse temizliği başka bi şeye imanımızdan yapıyoruz 🙂

    Sibel Atasoy Bu arada ben temizliği bitirdim evde, tatlı bi özgürlük hissine müthişbi yorgunluk hissi eşlik etkemte :))))

    İlkay Yılmaz Bedenimizdeki ölü hücreler dökülür kendiliğinden..bazen kaşınarak atar gitmesine yardım eli uzatırız.Dediğiniz gibi ‘özgürlük hissi’ en dolaysız anlatım bu oldu bana göre.

    İlkay Yılmaz ‎’ellerinize sağlık’ demeyi unuttum:))) şimdi bir fincan kahve iyi gider.

Uyku bir vergi mi?

Farklı bi yerde geceleyene sorarız: Uykunu aldın mı? diye.
Çok önemlidir uyku, bütünsel sağlığımızı en az yiyecek içecek ve izlenimler kadar etkiler.
Acaba uykuyu alıyor muyuz yoksa veriyor muyuz? Bana sanki bu hayatı satın almak için bir bedelmiş gibi de göründü şimdi.
Bazıları uykuda geçen zammanı ziyan gibi görür, öyle ya sınırlı hayat süresinin üçte biridir ve azımsanamaz.
Dün uykusuzluğu akşam saatlerinde aynada gördüğümde nerdeyse korktum 🙂 Ve bu gece tüm açığı kapattım, gerekeni ödeyip kurtulayım neme lazım! :))))

**

Her bir rüyanız deşifre edildiğinde bir ayma yaşarsınız işte bu serap anıdır.
Mutabakat rüyasında (hayat) da seraplar olur, bunlar da simgelerin çözülme anlarıdır.

**

Siyoux kabilesine göre, onlar birer bufalo; çünkü bir bufallo avladıklarında onu bütünüyle içlerinden geçiriyorlar. Minicik bi parçası bile dışta kalmıyor. Bu sebeple bufallonun ruhu onlarda yeniden vücut buluyor.
Aynı şey Kuzey Asya insanlarında (kendi kökümüz) geyik için söz konusuydu. Bu yüzden onlara geyik insanları deniyor.

**

Kendimi kaptırıp bi şeyler söylerken (konuşma-yazı fark etmez) çok ciddiyim velakin bi an sonra kendimi hiç ciddiye alamıyorum. safi kahkaha atasım geliyo kendime.

Sanırım benim eril ve dişil yanlarım ayrı ayrı kendi havalarında gayet uyum içinde yaşayıp gidiyorlar. Bu müessesede patron yok! Buna rağmen son yıllarda hiç tartışma yaşamıyorlar bazen kahkahalarını duyuyorum fakat içeriklerini pek bilmiyorum.

**

Hani güzel bi yetenek görüldüğünde denir ya; “Tanrı vergisi” diye, doğru galiba; bunlar için bi vergi alıyor o!