Tao te Ching’den Seçmeler 2

“kutlu kişi edimsizlikte kalır sözsüz öğretiye uyar dünyadaki bin bir türü hor görmez yaratır benim demez yaptığına bel bağlamaz yarar verir orada durmaz…” (2) “edimsizlik eder ve düzelmemiş bir şey kalmaz”

Tao’dan olduğunu bilmesem CC söylemiş sanacağım 🙂

Göğün altında bilince herkes Güzelliğini güzelin Doğdu çirkin Ve bilince herkes İyiliğini iyinin Doğdu kötü Demek Varlık yokluk birbirini doğurur Zorla kolay birbirini tamamlar Uzun kısa birlikte biçim olur Yüksek alçak birlikte eğim olur sesle tını birlikte uyum olur ön ile art birlikte dizi olur Gerçekten de kutlu kişi Edimsizlikte kalır Sözsüz öğretiye uyar Bin bir tür önüne çıkar Hor görmez Yaratır benim demez Yaptığına bel bağlamaz Yarar verir orada Kalmaz Ve orada olmayınca Yüz çevirmezler ondan

Müziğin Kadim Yolculuğu

“Bu kitapta ‘Müziğin diğer sanatlardan farkı nedir ve neden insanı etkiler?’, ‘Karmaşık nota sistemlerinin temeli hangi basit gerçeklere dayanıyor?’ gibi soruların cevapları tarihin ve bilimin derinliklerinde aranırken; okur, müzik ve gökbilim ilişkisinin insanlık tarihi kadar eski olduğu gerçeğiyle yüz yüze geliyor.
Binlerce yıl önce atalarımız belki de bugün bütün bütün yitirmekte olduğumuz harmoniye sahiplerdi. Kitapta antik çağa ait müzik teorileri, müzikten matematiğin doğma ihtimali, ‘göklerin/kürelerin müziği’ gibi konular ve bu düşüncelerin günümüz bilimi üzerindeki etkisiyle bu düşüncelerin nasıl bir temeli olduğunun araştırması bulunuyor.
Eser, bugün medeniyetin zirvesinde olunduğu düşüncesini defalarca sorgulatırken, ister ana rahmi, ister ilahi birlik olsun birlik ve bütünlük arayanlara, onun gökler kadar uzak, müzik kadar yakın olabildiğini hatırlatıyor.
Hareketin kendisi somut değildir ancak somut dünyanın hem yapısı hem de algısını oluşturur. Sesin tanımı, belirli frekanslardaki hareketlere, müziğin tanımı ise belirli ‘uyumlu’ ve ‘uyumsuz’ seslere bağlı olarak yapılır. Çeşitli mistik ekoller de müziğin bu harekete dayalı kendisi görülmeyen ancak görülen dünyayı etkileyen ve düzenleyen gizemli yapısını konu edinmişlerdir.”

 

Tao te Ching’den Seçmeler 1

Gösterebildiğin yol asıl yol değil
Ad verebildiğin ad asıl ad değil
Adlandırılmazsa o kaynağı göğün yerin
Adlandırılırsa o anası bin bir türün

Demek
Hep tutkusuz olanlar görür onun özünü
Hep tutkulu olanlar görür onun yüzünü
Bu ikisi birlikte doğar
Ve adlandırılınca ayrılır
Sırdır birlik
Sırlar sırrı
Kapısı sayısız mucizenin.
(Tao te Ching)

Galiba şimdiye kadar söylediğim milyarlarca sözü içeriyor Tao’nun bu minik dizesi 

*

Ödüllendirme yetenekliyi
Halk kavga etmesin
Değer verme değerli mala
Gösterme istenmeye değer olanı
Huzursuz olmasın halkın yüreği

Demek kutlu kişinin düzeni
Yürekleri boşaltıp
Karınları doldurur
İstenci zayfılatıp
Kemikleri pekiştirir
Halkı bilgisiz kılar
Ve tutkusuz
Bilenleri cesaretsiz kılar
Ve edimsiz
Edimsizlik eder
Ve düzelmemiş bişey kalmaz…

Evrilme hangi yöne?

Düşünüyorum da, insanın birleşiklikten ayrılıp tekil (birey) hale gelebilmesi muazzam bir çaba gerektirmiş olmalı. Tüm duyu organlarını kısıtlamak, sınırlamak, her türlü biliş hissini yok saymak ve yok yerden şüpheler geliştirebilmek için insan nesli binlerce yılda olağanüstü uğraşmış gibi geliyor artık bana. Zaten eski mitleri okuduğum zamanlarda “birey olma” mücadelesini derinden hissetmiştim, içim sızlamıştı fakat o zamanlar bunu birazcık “yükselme” gibi algılıyordum sanırım yani lineer bir bakış açısıyla, bitki-hayvan ve insan gibi bi sıralama içerisinde zorlukla tırmanılan bir aşama gibi görmekteydim birey olmayı.

Oysa şimdi Birey olmanın tekilliğini, çok boyutluluktan bir kısıtlama, birleşiklikten, sonsuz şefkat ve güvenden geriye düşen bir sınırlama hali olarak da algılamaya başladım. Şüphesiz her ikisi de bir evrilme durumu, sadece başlangıç gelişme ve sonuç bölümlerinde bir değişim var, daha doğrusu her iki hissim de aynı anda doğru; çünkü olayı daha bir bütünsel görebilmeye başladım.

Altın Çiçeğin Gizi

Doğallığa Yol denir. Yol’un adı ve biçimi yoktur; sadece özdür o, sadece ilksel ruhtur.

İlk olarak toplumda günlük işler için sağlam bir zemin oluştur. Ancak ondan sonra gerçekliği değerlendirip özü anlayabilirsin

Evren açısından insanlar mayıs sineği gibidir; ancak Yol açısından da evren geçici bir yansımadır. Sadece esas ruhun gerçek özü ilksel düzenlemeyi aşar ve onun üstüne çıkar.

Her şeye boş vermiş olsan bile, uyanık ve kendine hakim ol. Fakat deneyim kazanmak için fazla hevesli olma. (Gerçeklik çok fazla ciddiye alınırsa kolayca heyecanlanılabilir. Bu, gerçekliğe aldırmamalısın anlamına gelmez, ancak gerçekliğin ritmi varlıkla yokluğun sınırında salınır. Fazla hevesli olmayan bir niyetle gerçekliğe ulaşabilirsin)

Ruhsal ilaç nedir? Bunun anlamı her durumda unutkan olmaktır. Taoculuğun büyük sırrı “yıkanmaktır” (zihnin boşaltılması). Bir evre içinde üç evre bulunur. İlki boşluktur; her şeyi boş olarak görürsün. İkincisi Koşullara bağlılıktır; nesnelerin boş olduğunu bilsen de, boşluğun ortasındaki her durumda yapısal bir özellik varsaymak dışında, nesnelerin bütünlüğünü bozmazsın. Nesneleri ne bozar ne de onlara saplanıp kalırsın. Bu merkezin düşünmeye (üçüncü evre) dalmasıdır.