Açıl susam Açıl!

Susamı her zaman çok sevmişimdir (her zamanki gibi nedenini bilmeyerek), belki bu sebeple de tam bi simit canavarıyım 🙂

Az önce kahvaltımı yaparken, yediğim şeylerin her birini dalında yerinde hayal ederken (epey süredir bir yandan yer bir yandan hepsini gözümde canlandırır, teşekkür ve hürmetimi sunarım) susamın bitkisini hiç görmediğimi neye benzediğini bilmediğimi fark ederek çok utandım. Hemen iste-versin googledan fotoğraflarına baktım. Çok naif çok hoş bi varlıkmış.

Bu arada ister istemez hakkında bi kaç şey de öğrenmiş oldum:)

Nerden Nereye

Bi kişisel BAK yapıp, iyonosferin ısıtılması konusunu Tesla’ya sormayı planlıyorum.Ortadan kaybolursam nereye gittiğim bilinsin diye söylüyorum (iz bırakıyorum) http://tr.wikipedia.org/wiki/HAARP

Hani annesini ya da arkadaşını arayıp bindiği taksinin plakasını verir ya kadınlar :))))

Varınca ararım anne!

**

Seri katillerin (aslında tekillern de) içinde hep yakalanma isteği olduğu söylenir. Yakalanmamak için akla gelebilen her çareyi, yöntemi denerken, arka planda yakalanmayı ve durdurulmayı istemek, bu dünyanın hemen her edimimizde kendini gösteren şakası değilse nedir?

HAARP da yakalanmak istiyor mu? Ne dersiniz 🙂

**

İnternet, dişil ağ bağlantısının erilce taklitidir.
Bilimsel anlamda tüm buluşlar (ve uzantısı teknoloji) hep doğanın zekice taklit edilmesidir. Hepsi şahane, tek bi eksik kaldı…

İzlemek

“Sırrı söylemedim, onları oyun diye kandırdım” demiş özür dilercesine. “Anlamıştım demiş adam, peki robot yakalayıcısıyla neler oldu?”  (Bakınız Robot Konuşuyor)

**

Burada insan olarak farkında olmadan tanrıcılık oynuyoruz. Tanrı da kainatı kendini izlemek için yaratmamış mı? Buradaki izlemenin hiç bir “yargı” taşımaması işte bu sebepledir. Eski Dünya öğretilerinde “izleyen” yargı doludur. İyi ve kötüyü ayırmaya çalışır, iyiler için ödül, kötüler için cezalar verir. Öyle ki eski öğretilerin izleyicisi sanki daha büyük kapsamlı bir robot olmuştur! Hani Terminatör Sarah Connor dizisindeki gibi robottan gelisip süper robot olan o kadını hatırlayacaksınız (küçük kızı olan, istediği an sıvıya dönüşen).
Oysa masalımızdaki izleyici yanlızca izler hatta bundan zevk alır. Tek gayesi izlemektir. Yargılayan olamaz çünkü amacı robot izlemektir.

Etrüskler ilgimi çekiyor

Sebebi gayet basit; MÖ altıyüz yıllarında cumhuriyet ile idare edilen (hele de Tektanrılı dinlerden öncesinin cahiliye devri olarak sunulduğunu hatırlayınca) bir ülke-halk nerden nasıl böyle bir bilince ulaştılar?

Daha önceleri bi kaç kez bahsettiğim gibi aynı şekilde Hatti Uygarlığı da çok merak ettiklerim arasında. Her şeyin nerdeyse başlangıcı diye sunulan Sümerlerin bile saygı duyup bi çok değerini muhafaza ettikleri Hattiler kimdi?

Etrüskler ile Hattilerin bu kadar yakın bir coğrafyada yaşamaları ilgimi çekiyor. Bu konuda etraflı bilgiye sahip olanları davet ediyorum, lütfen beni aydınlatın.

Bağlantılar

Ben bir hamurdum, beni bir kurabiye kalıbı ile “kırt” diye kestiler ve pişirdiler.

**

Bazıları AĞ kurar ve ama bunu herkesin kullanımı için yapar. Ağ bağlantısını kullanamayanların doğada şansı olmaz.

**

Yani varlıklar arası ilişkiler karşılıklı etkileşimlere dayanılarak oluşturulur. İnsanlar ise tepedeki birilerinin görüşüne göre davranışını belirlediğinden, asla (arılar, karıncalardaki gibi) doğal sisteme uygun bir toplumsal hayat modeli ortaya çıkamamaktadır.(Bakınız)

**

Dünya nüfusunun %95inin değişik seviyelerde nevroz vakası olduklarını biliyor muydunuz?

Bunun sebebi, hücrelerinize zorla (ihtiyaçları olmayan) yönergeler vermeye çalışmanızdır. Hücrelerimizin içindeki salınımcılar,d oğadaki diğer salınımcılarla uyum içinde akmalıdırlar,  zira ortak-evrensel bir enerji ağı içindedirler.