UluTanrı, güzel Tanrı

ULU TANRI !

TÜRK milletini lafçı değil, elinden iş gelir insanlar et !

Bir şey söylemek vazife yapmak değildir.

Onu fiilen yapmak ve yaptırmanın vazife olduğunu beyinlere sok !

GÜZEL TANRI !

Sana hepsinden çok yalvardığım şudur :

TÜRK‘ü dalkavukluktan kurtar !

Dalkavukluk ve benzeri vasıtalara zengin olmaktan koru !

TÜRK‘e haksız para kazanma hırsı verme !

Dalkavukları yok et !

AMAN TANRI !

TÜRK aile, töre ve disiplinini her şeyden evvel muhafaza et!

TÜRK toprağında hürler yaşasın.

Adaletten başka bir şey hüküm sürmesin!

Sen TÜRK‘e tabii şeylere tabiata karşı sevgi ver!

TÜRK yurdunda yoksulluk o kadar azalsın ki fakirlik suç sayılsın!

*Oğuz Kağanın duasından alıntıdır

Dirse Han Oğlu Boğaç Han Destanı

Dede Korkut Destanı

Bir gün Kam Gan oğlu Han Bayındır yerinden kalkmıştı. Şami otağını yer yüzüne diktirmişti Alaca gölgeliği gök yüzüne yükselmişti. Bin yerde ipek halıcığı döşenmişti. Hanlar hanı Bayındır yılda bir kerre ziyafet verip Oğuz beylerini misafir ederdi. Gene ziyafet tertip edip attan aygır, deveden erkek deve, koyundan koç kestirmişti. Bir yere ak otağ, bir yere kızıl otağ, bir yere kara otağ kurdurmuştu. Kimin ki oğlu kızı yok, kara otağa kondurun, kara keçe altına döşeyin, kara koyun yahnisinden önüne getirin, yerse yesin, yemezse kalksın gitsin demiştir. Oğlu olanı ak otağa, kızı olanı kızıl otağa kondurun, oğlu kızı olmayana Allah Taala beddua etmiştir, biz de beddua ederiz, belli bilsin demiş idi.

Oğuz beyleri bir bir gelip toplanmağa başladı. Meğer Dirse Han derlerdi bir beyin oğlu kızı yok idi. Söylemiş, görelim hanım ne söylemiş:

Aziz Kırılış / V- Biraz Zaman

“Dostum Areius, yukarıdaki dört makalede yağlar, baharatlar,
ağaçların meyveleri, bakliyat, kökler, usareler ve tohumlardan
bahsettim. Bu makalemde ise çeşitli şaraplardan ve madeni
ilaçlardan bahsedeceğim.” (De Materia Medica- Kitiibü’l-Haşayiş beşinci makale)

Muhsinle yaptığımız(!) daha doğrusu Muhsin’in benimle yaptığı, benim de kabul etmek durumunda kaldığım anlaşmaya göre ben kitabın sırlarına erecek(!), kitabı değilse de mutlaka sırlarını, karışımlar ve droplardan oluşan tarifler gereği iksirlerle birlikte Muhsin’e verecek, Muhsin de beni köşe bucak aradıklarından, ilk fırsatta yazmayı elimden alıp beni hastaneye postalayacaklarından şüphe duymadığım adamlardan koruyacaktı(!) bu anlaşma doğası gereği bazı çelişkiler içeriyor, birincisi ben eczacı değilim, “eczacı kolay, hüüüpppp,” ikincisi Muhsin’i de en az beni tehdit eden ve muhtemelen sahaf’ın ölümüne neden olan adamlar kadar tanımıyorum. Öte yandan Muhsin en azından daha barışçıl(!) çözümler sunarak teklifini kabul etmezsem garanti öldürüleceğimin altını çiziyor..oh..kendimi daha iyi hissediyorum…Eh sen bize göre mürekkep yalamış sayılırsın koçum…kitap ve sırlarına ilişkin hiçbir şey bilmiyorum aslında..yani çok az şey biliyorum…teklifi kabul ettim ve karşılığında Muhsin’den biraz zaman istedim. Biraz zaman! Ne garip daha günler öncesi evde dilediğim aylaklıkta uzanıp kitap okurken, amaçsız gezinip, hava tahmin raporu üzerine kafa yoracak kadar vakit bulurken…bugün…bugün hiç tanımadığım bir adamdan biraz zaman istiyorum… bana biraz zaman verebilir misiniz? Ya da vermelisiniz ya da verseniz iyi olur…sonuçta; Muhsin bence onur kırıcı ve üzücü bu talebi görüşmemiz boyunca yenilenen altıncı fincan kahvesinin höpürtüleri arasında gözlerini kısıp, başını kırkbeş derece kalbine doğru eğerek insanda kalender bir adam olduğu izlenimi verecek şekilde kabul etti… etti mi? Etti sanırım…yine de pis bir şey var bu adamda…bıyıkları olabilir mi?

Penis Paniği

(Koro, Genital Çekilme Sendromu, Shook Yang, Kastrasyon Kaygısı)

Çünkü günü berbat edecek bir şey varsa, o da penisinin çalınmasıdır.

Kendinizi Sınayın

– Penisinizin büyüklüğü gün boyunca değişir mi?
– Penisinizi eksiye kıyasla fark edilir ölçüde küçülmüş buluyor musunuz?
– Penisiniz kayıp mı?
– Penisinizi çalmak için fırsat kollayan herhangi bir büyücü, cadı ya da yabancı tanıyor musunuz?

İç Ses

Pekala, endişeye gerek yok. Kalabalık bir stadyumdasın. Etrafın futbol taraftarlarıyla çevrili. Bundan önceki tesadüftü. Rahatla. Kimse penisini çalmayacak.
Fakat dur.. ya şu futbol taraftarlarından biri aslında kılık değiştirmiş bir büyücüyse? Büyücüler kılık değiştirmekte çok ustadır… adam sende, saçmalıyorsun. İnsanı iki kez yıldırım çarpmaz. Canım, her neyse, dört kez çarpmaz diyelim. Keyfine bak ve maçı izle. Etraf insan dolu, ayrıca burada bulunan bir büyücü herhangi birinin penisini çalabilir. Şu adamınkini mesala. Yakışıklı bir tip, penisi kocamandır muhtemelen. Asıl onun endişelenmesi gerek. Aptal herif, öyle bir penisle futbol maçına gelinir mi hiç! Büyücülerden haberi yok mu?

Neden 13 ay yok?

Dün gece yine kullandığımız bu acaip, ne idüğü bilinmez Gregoryen takvimine takıldı aklım! Epey yıllar önce araştırmıştım ve aslında hala da anlam bulamadığım bir konudur bu!

İmdiii,  bir ay nedir diye sorarsak; “Ay’ın aynı evresinin gökyüzünde tekrar göründüğü zamana kadar geçen süredir” cevabını alırız.

Ayın bir evresi 28 gündür bildiğiniz gibi. Öyleyse neden her bir ayımız 28 gün değildir?! (Bunu bilene bi ödül hazırlıyorum) Her bir ay değişik 30,31,28,29 gibi günler almıştır? Erken gelen mi kapmıştır günleri yani? Bu saçmalıklardan ötürü 12 ay bir yıl edilmiş, yine de yılın toplam günü tutturulamamıştır.

Oysa insanlar çağlardır matematik bilmekteler, her bir ay zaten 28 gün olduğunda, yılda 13 ay eder ve toplamı tastamam 364 gündür. Dün gece aklıma takılıp uykumu açıran gerçekten de bu uyduruk takvimin neden yapılmış olabileceği ve bunun için neden bi sürü şaklabanlığa girildiği üzerineydi. Aklıma ilk gelen cevabi olasılık, tarihte birilerinin AY döngülerini sevmiyor olmasıydı. Ama eğer böyleyse AY’ın ismini hiç anmazdı! Bizde de, İngilizcede de gökteki ay ile zamansal ay aynı kelimedir. Öyleyse ne demeye adını alıp periyodunu yok sayıyorsun?