Burcu, ben feci dağıldım yani!”

İnsan gerçekten de ne oldum değil ne olacağım demeliymiş.  Eski yıllarda reklamların tek karesi bile sinirimi oynatırdı! Beyin yıkama ve para harcatmaya dolayısı ile kölevari çalışmaya mecbur ediyorlar diye sevmezdim. Üstelik yüksek ses, tekrar eden cıngıllar beni neredeyse bayılacak kadar fena ederdi.

Onaltı yıl önce TV seyretmeyi, gazeteyi dergiyi terk ettim. Son bikaç yıldır bazı Amerikan dizileri izliyorum ama hala gündelik yayınlarla ilişkim yok. Fakat bu arada çok sevdiğim bir arkadaşım sayesinde reklamlara başka türlü bakmaya başladım. Bunlar sanki başka bir frekansta başka bi yayın yapıyorlardı! Bilimkurgu gibi olacak ama gerçekten öyle. Hatta bikaç yıl önce bi Vichy reklamı izlerken birden başka şeyler dinlemeye ve görmeye başladığımı hissetmiş ve çok şaşırmıştım. İste versin google’dan aradım, hemen adresi verdi:

Entegral Bakış

Eski/Yeni Dünya -9

Bilincin, natürel enerjinin bir sapması olduğunu söylemekle başlayacağım. RA Bilgilerinde, bizim sistemimizin natürel enerjisinin sevgi olduğundan bahsedilmişti. Sonrasında bu akıştan sapmalar, alt sapmalar oluştu. Sapma kelimesinin kültürümüzde hoş bir anlamı olduğunu sanmıyorum. TDK’nın “Sapma” için fizik terimleri dışında verdiği tanım şöyle: İşlemlerin olağan sırasını bozarak, denetimi, adresi belirtilen bir işleme geçiren herhangi bir komut. İşte bizim bilinçlilik hali dediğimiz bireysel bilince geçiş, bu anlamda bir sapınç; ancak bunun, ne amaçlı bir edim (tarifteki gibi), ne de yanlışlık olduğunu söyleyebilecek konumda olduğumuzu sanmıyorum. Ben, kişisel olarak, bu sapmanın olduğunu kabul ettiğim yerden sonraki gelişmelere ve sonuçlara bakma yanlısıyım.

Oyun Kuramı sorulara cevaplar

Her şey neden Böyledir 2. Kısım 

Oyunlarda sezgisel bilgi çok önemlidir.

Önceki ile sonraki an arasında bir aralık vardır.

Bu aralık düşünce sürecinin bir parçası değildir. Bu aralıktan sezgi yoluyla “yeni” BİR malzemeleri çıkar.

“Yeni” oyun malzemeleri, kapsayıcı üst oyunlardan gelen “dokungaçlar” yoluyla olabileceği gibi yine kaza eseri oyuna düşmüş de olabilirler.

Böylece çıkan YENİler düşünce evreninin ham hamuru olur.

Bu aralıktan birşeyler girebileceği gibi bir şeyler de çıkabilir.

Dünya diline çevirecek olursak, bu bir nevi koruma kalkanının kapsamadığı daracık bir yarık gibidir.

Yeri neresi diye sorarsanız;

Tekrar eden her iki şeyin arasındadır. İki notanın, iki sayının, iki film karesinin vs… ve aslında ALDIĞIN/VERDİĞİN NEFES aralığındadır.

Tek Hikayenin Tehlikesi

http://www.ted.com/talks/lang/tur/chimamanda_adichie_the_danger_of_a_single_story.html

Nijeryalı kadın yazarın bu 18 dakikalık konuşması dünyanın tüm gizlerini açığa çıkaracak denli samimi ve hakiki. Umarı çok değerli olduğunu ümid ettiğim zamanınızdan birazını ayırabilirsiniz.

Tek hikaye tehlikelidir diyor özetle ama ben daha fazlasını söylemeyeceğim, gerçeğin “bütünüyle” size çarpması için, onun sesi, onun anlatımı ve beden dili gerekir bence. Öykülerin önemini Meksikalı Clarissa Estes gibi bir başka açıdan anlamış bir kadınla tanışmak harikaydı benim açımdan.

Konuşmayı dinlerken oyun kuramını yazdığım sıralarda onun hakkında gelen sorulara verdiğim cevaplar aklıma geldi, eski laptopta olsa da arayıp buldum bu yazıdan sonra onu da yayımlayacağım. Ger çi bu metnin bazı parçalarını zaman içinde günlükten paylaşmıştım aama böyle yekpare değildi sanırım. Aradan altı yıl geçmiş ve ben o zamanki cevaplarıma ilavelerim oldu mu bilemiyorum. Malum ne söylesek EKSİK olur 🙂

Deneyin!

Bir fikre, bir takıma ya da guruba, bir cinsiyete, hiç bişeye ait olmadan görmeyi ve duymayı denediniz mi hiç?

Yalnız kalmaktan korkmayın, deneyin, şaşıracaksınız.