Yeni Dünya-Yeni Dönem

Üç yıl önce yazılmış bu yazı gerçekten ilginç. Gerçi o Sibelden sonra bi çok sibel geldi geçti şimdi farklı şeyler, ilaveler de yapmak mümkün, acaba sizler ne düşünecek, neler ekleyip çıkaracaksınıız frekanslar? Gurubumuz bizatihi YENİ olanla ilgilidir bu sebeple fikirleriniz hepimiz için tazeleyici olacak ve sevinçle karşılanacak 🙂
“Bildiğimiz gibi yeni bir şey öncelikle imajinasyon/hayal olarak oluşuyor, bunu en güzel ifade eden Feynnman’dır:
“daha önce hiç görmediğiniz bir şey olacak, daha önce görülmüş, ele alınmış her detayı kapsayacak, o ana kadar düşünülmüş olandan farklı olacak ve daha da ötede; kesin olacak ve herhangi bir muğlaklık içermeyecek.”” (yazının bütünü için tıklayınız)

te: Sibel YENI konusunda simdi ne düsünüyorsun? YENIyi bulma/görme ögrenilebilir mi? Bilim adamlarinin da yapabildilerine göre görme teknigi olmasi lazim…..

sa: Ana temaya katılıyorum ancak  şimdi yazsaydım (şu anda) Castaneda kavramlarını (birleşim noktası,nagual,ikinci dikkat gibi) kullanmazdım; çünkü CC bilmeyenler için yazı yarı anlaşılır duruma düşüyor! Bu biir. İkincisi, YENİ’leri dar aralıktan geçirmeyi başaranlar için bunu ifade temek ve hatta yaşamak, özellikle 2011 den beri kolaylaştı; çünkü büyük gök cisimlerinin dizilimleri eskiyi tarumar etmeye başladılar ve yeniler bu fırsattan faydalanacaklar ve eskisi kadar darbe almayacaklar. Tabi bu geçici bi rahatlama, ne kadar sürer bilinmez. Bu frekans, üçboyutlu eski dünyamız gibi kısa ömürlü değil (bitmekte olan dönemin 75000 yıl olduğu söylenirdi bazı kaynaklarda), süresini tahmin etmek zor insani ölçülerimize göre oldukça uzun diyelim. Ama her şeyin sonu gelir! Çünkü bu bi spiral:) Bu dönemin de bir yerinden sonra YENİ’leri getirmek, ifade etmek yine zorlaşabilir. Fakat bu bizim işimiz değil şimdiden hahahahaha

**

Az önce bi kahvaltı molası verdim. Artık tüm yediklerim ve içtiklerimi Yaşayan belirliyor. Onun bügünün kahvaltısı için seçtiği menü şöyleydi: Rafadan bi yumurta (sütten sonra en çok bunu seviyor), küçük bi dil peynirli tost, iki sap roka, bir tane ceviz ve bi tane siyah zeytin. 🙂 Üstüne yarım fincan filtre kahve (tabi bunu ben seçtim ama o da onaylıyor)

**

Beklentilere stop, anda olmaya setup

**

Özgürleşmekiçin: aslında çok kolay, sadece bi “karar” verirsin olur. Zor olan o kararı verdirmeyen “öteki” kendinden gizlediğin arzular. Olsun boşver o kararı, ne yapsan etsen bişey kaybedemezsin. Levazye kulağın çınlasın

**

Güneşle aşkımız hep sürdü, sanırım 4.999.999.996 yıl daha var 🙂 Ben sıkılırım öyle sonsuz şeylerden :)))

**

ESKİ şeyleri muhafaza ederek YENİ’den doğamayacağınızı biliyosunuz değil mi? Salın, dağıtın o tüm “DOĞRU”larınızı, onları bekleyenler de var sırada. Size lazım değil artık onlar frekanslarım, canlarım benim.

Azıcık konuşsanız (ya da yazsanız), içinizden dışarı çıkan o nefes, sizi YEM olmaktan kurtaracak. Neden yapmıyosunuz? Korkacak ne var ki? Nereye kadar susacaksınız? Evrim sizi d-evirmeden, bu kez Ç-evrime girmeden, kurtulun dostlarım. Konuşun, bağırın, çağırın küfredin, ben buradayım, alınmam, küsmem, seviyorum çünkü

Bilgelik yolunda

Bundan onbeş yıl önce, çok sevdiğim bi arkadaşıma; “bi gün gelecek biz insanlar birbirimizin aklından ve yüreğinden geçenleri aynen -bi araca gereksinmeksizin-bileceğiz. Gel seninle bunun pratiğini yapmaya başlayalım. Bu ayrılık nereye kadar?” demiştim hatta sesim titremişti, öylesine içten bi talepti. Gizleyecek bişeyim yoktu sadece birazcık korkutucuydu, yine de bunu denemeye gerçekten cesaret etmeyi teklif ederken sonuna kadar samimiydim. Arkadaşım mutfak tezgahında yapmak olduğu işi bıraktı ve bi an için yüzüme baktı ve “Yoo hayır Sibel buna hazır değilim” dedi. Bu denemeyi yapamadık. Ama şimdi dünya öyle bir yere geldi ki (Yaşayan’ın rüyasında gördüğü dünyanın hediye fiyongu aklıma geldi), artık gizlenebilecek hiç bir yer ve zaman yok. Çok çıplağız. Umarım bunu dilediğim için pişman olmam. Gerçi hiç bişeyden pişman olmadım bugüne kadar. sa

**

Bir Bilgelik yolundaki savaşçı, her zaman yapmanın gücünü, onu yap-mamaya çevirerek dengeler.

Sıradan insan, her şeyin, doğru yada yanlış olmasına inanmıştır. Ama bir Bilgelik yolundaki savaşçı öyle yapmaz. Sıradan insani doğru olduğu bildiği şeylerle ilgili belli bir şekilde, doğru olmadığını düşündükleriyle ilgili de başka bir şekilde davranır. Şayet kimi şeylerin doğru olduğu söyleniyorsa, o kimse belli bir takım eylemlere geçer ve yaptığı şeylere inanır. Ama kimi şeylerin doğru olmadığı söyleniyorsa, o takdirde o kimse eyleme geçmeye gerek görmez ya da yapmakta olduğu şeye inanmaz. Öte yandan, bir savaşçı her iki durumda da eyleme geçer, Şayet kimi şeylerin doğru olduğu söylenmekteyse, “yapma” amacıyla eyleme geçecektir. Şayet kimi şeylerin doğru olmadığı söyleniyorsa, bu kez “yap-mama” amacıyla, gene eyleme geçecektir. (cc)

**

Sevgiyle ya da endişeyle (her ikisi de aynı) ilgi gösterdiğimiz her şey güçlenir, tıpkı güneş onları okşamış gibi. sa

**

İşte, gerçek deneyimlenen (deneyimi yaşayan) zihin değil, Ben, yani her şeyin onun içinde meydana çiktigi, gorundugu ışıktır. Ben, tüm deneyimlerin kökenindeki ortak faktördür; içinde her şeyin vaki olduğu (meydana geldiği) farkındalıktır.

BU “Ben-im”lik, bilincin bilincinde olmak, kendinin farkında olmaktır. Ve o tanımlanamaz, nitelendirilemez olandır, çünkü onun sıfat ve nitelikleri yoktur. (Maharaj)

**

İnsan sadece kendini incelemenin ve müşahadenin değil fakat kendisini değiştirmek amacıyla kendi üzerinde çalışmanın gerekli olduğunu anlamalı “her şeyi bir bütün halinde BAŞKALARININ ONU GÖRDÜĞÜ GİBİ kendisini bütünüyle görmelidir.”

Bu amaçla insan, hayatının farklı anlarına, farklı duygusal durumlarına ait kendisinin “mantal fotoğraflarını” çekmeyi öğrenmelidir.  Eğer bir insan bir şeyi hatırlarsa onun için hatırlanması daha önemli olan diğer on şeyi unutur. Ve özellikle kendisi ile ilgili olan şeyleri, belki evvelce çektiği o “mantal fotoğrafları” kolaylıkla unutur. (Gurdjieff)

**

“Jung, Yoga çalışıp, hastaların astrolojik horoskoplarını çıkartarak terapiden önce incelermiş. Simya ve diğer okült bilimlerin yorumlarıyla ilgili eserler yazmıştır. Geliştirdiği psikolojik kavramlar ile okült ilimler ve çağdaş ilimler arasında köprü kurmuştur.” “Jung psikolojisinde dört bilinç işlevi vardır: duygu, düşünce(akıl), sezgi, duyum(duyu). Eğer bir karakterde düşünce gelişmişse, bastırılan duygular histeri olarak geri döner. Duygusal olarak gelişmişse, bastırılan düşünce, fobi olarak geri döner.” “Mars gezegenine ulaşmak, kendi kendine ulaşmaktan daha kolaydır.” diyor Jung.

**

“DÜŞÜNENİ İZLEMEK” YERİNE, ayrıca dikkatinizi Şimdi’ye yönelterek de düşünce akışında bir kesinti, bir boşluk yaratabilirsiniz. Sadece içinde bulunduğunuz anın yoğun bir biçimde bilincinde olun.

GÜNLÜK YAŞAMINIZDA bunu, normalde bir vasıta olan rutin bir faaliyete tüm dikkatinizi vererek, böylece onu kendi başına bir amaç haline getirerek uygulayabilirsiniz. Örneğin; evinizde ya da işyerinizde merdivenleri inip çıktığınız her seferinde her adımınızda, her hareketinize, hatta soluk alıp verişinize bile çok dikkat edin. Tümüyle orada olun.

Ya da, ellerinizi yıkarken, bu faaliyetle ilişkili tüm duygusal algılara, suyun sesine ve verdiği hisse, ellerinizin hareketine, sabunun kokusuna vs. dikkat edin.

Veya arabınıza bindiğinizde, kapıyı kapattıktan sonra, birkaç saniye durun ve nefesinizin akışını izleyin. Sessiz ama güçlü bir mevcudiyet duygusunun farkında olun.

Bu uygulamada başarınızı tek bir ölçütle ölçebilirsiniz: içinizde duyduğunuz huzurun derecesiyle.

(E.Tolle)

**

“Anlam, nehri geçerken üzerine bastığınız her bir taş gibidir.

O yalnızca üstüne basmak içindir, yapışıp kalmak için değil.

Basın ve sekin!..” sa

**

Ozan Sıtkı Baba bir nefesinde, Gruhü Naci’yi ve onun manevi dünyasının açılımlarını şöyle tabir eder:

Ondört bin yıl gezdim pervanelikte
Sıtkı ismin buldum divanelikte
İçtim şarabını mestanelikte
Kırkların ceminde dara düş oldum

Güruhu Naci’ye özümü kattım
İnsan sıfatında çok geldim gittim
Bülbül oldum bir dost bağında öttüm
Bir zaman gül için zara düş oldum

Bu kapıya gelip, Hakla Hak olmuş kişi, Hakikatın dil yoluyla anlatımının mümkün olmadığı bilir ve gerçeği mecaz ve sembollerle anlatmaya çalışır. Aynı mertebeye gelmiş bir insan bu mecazlardan, içindeki Hakikatı ve ozanın ne söylemek istediğini hemen anlar.

**

Her devirde tüm dünyada elle sayılabilecek kadar az mürşid bulunduğunu ancak bunların etki alanlarının tüm dünyayı bi şekilde dönüştürme kapasitesi olduğunu sanıyorum. Zaten mürşidlikten se talebe (talep eden) olmak daha zevkli değil mi? :)))



Neleri seyrediyorum? Yeni gerçeklikler

Tabi çevremdeki her bi şeyi (kendim dahil) seyretmeye çalışıyorum. Fakat burda mevzubahis ettiğim televizyon kutusundakilerdi 🙂

The Big Bang Theory’nin eski bölümleri hafta içi her gün comedymax’de, bilginiz olsun 🙂 Yenileri de CnbcE’de pazartesileri. Bu arada Fringe ve The Mentalist’in yeni sezon bölümleri de başladı. Neyse yani, az buçuk seyredecek bişeyler çıktı sayılır 🙂 Demages’i de saymadan olmaz. Glen Close acaip bi kadın! Yenidizilerden;Person of interest, Unforgettable… Henüz isimlerini ezberleyemediğim daha bi sürü doğaüstü kaymaklı yeni gerçeklikler.

**

Işığı sürekli görse de gözümüz, o aslında kesiklidir. iki foton kesiği arasında göremediğimiz kimbilir neler oluyor?

**

Günaydınn frekanslarrr, harika yeni bi gün doğdu doğacak 🙂
Yabancı senaristler, mevcut fizik kurallarını kolayca yıktılar, hem de ağız birliği etmişçesine, gayet eminmişlercesine yıktılar ve yeni fizik kuralları yerleştiriyorlar dünyaya. Bu güzel. Fakat etik kuralları geçemiyorlar bi türlü, hümanizm, iyicillik filan gibi değerlerle yeni fizik kuralları arasına sıkışıp kaldırlar! Bu sebeple yeni ama yine dualitik bi gerçeklik tasarlamaya başladılar! Bir insanın içindeki aydınlık ve karanlığı kucaklamaya hazır değil gibiler. Onlar insanları iyiler ve kötüler olarak ayırıyorlar ki bu şimdi ki gerçeklikten farksız. Aradaki tek fark bu insanlar tıpkı eski nefilimler ya da gözcülerr gibi doğaüstü denebilecek güçlere sahip. Onların dünyası ile sıradan insanların dünyası kesin çizgilerle ayrılıyor. Bu yeni insan tiplemelerinin tek farkı bişey yapmak istediklerinde araca  (silah, ya da çiçek vs)ihtiyaç duymuyorlar, Ol deyince her şey oluveriyor. Tuhaf bi gerçekliğe doğru iteleniyoruz.

İpucu, nerdeyse tüm dizimax ve cnbce dizilerinde mevcut. Merak ediyosanız önce biraz takip etmelisiniz. İzleyenler (muhtemelen gençler) ne demek istediğimi anlayacaklardır. Gerçeklikleri her zaman kurgu’cular oluşturur. Fizikte de böyledir bu, önce kuram sonra deney gelir. Bunlar uzunca süre flört ederler sonuçta evlenir ve nurtopu gibi bi çocukları olur, isimleri değişse de soyadları aynıdır:Kanun :)))

Eskiden (30 sene filan önce) bu tür filmlere ve romanlara bilimkurgu denirdi ve kimse bunları bi gerçekliğin habercisi gibi izlemezdi. Sadece bilim adamları bilirdi bunların yeni gerçekliğin habercileri olduğunu. Artık şimdi öyle bir sınıflama dahi yapılmıyor, bilmem dikkatinizi çekti mi bu ayrıntı? (bu bir ayrıntı değil devasa bi yaptırım aslında)

Peki yeni sorum şu: “sizler yeni dünyada böylesine keskin bi dualite istiyor musunuz?” (senaristlerin kurguladığı gibi) ve ikinci sorum şu: Onları böylesine basit bi gerçeği görmezden gelmeye iten sebepler nelerdir? (Çünkü bu insanlar çok zekiler)

Anja su: insanın kendine memnun hale gelmesi sancıları içindeyiz….tasavvufta son mertebe vardır…iyiliği bırakmak…iyiliği bırakmak aslında gerçekten egoyu bırakmaktır… etik olarak en zor şey de iyiliği bırakmaktır…o kimliği bırakmak anlamını da taşır ki ölmekdir. ölmeden ölmek…ve kendine aşık olmak…ki kendine aşık olan ancak sevmeyi bilebilir…yeni etik bunu istiyor… cevap veriyorum yeni dünyada böylesi bi dualite olamaz durumun kendisi gereği….böylesi bütünlük ve yaratım halinde zıtlık doğal<olarak olamaz…onları görmez hale getiren ne olabilir??? birincisi kendi mutlulukları ve anlayışları içinde olmaları ve zamansal hiyerarşiyi farkında oluşları….ikincisi…..pardon ..ikincisi olamaz çünkü bu anlayışa ulaşmadan bilinçli yaratım olamaz:)) Peki Dualitenin etkisinde kalmadığımız bir oyun nasıl olur????

sa: Bu 65000 pesoluk bi soru! ben bu kadar kazık sormuyordum.

Önce 2005 yılında yazdığım şu kurguyu okuyalım: https://blog.sonsuz.us/?p=74 belki bu kazık soruya olası bi cevap doğabilir içimize (garantisi yok)

Anja Su: uff ya niye daha önce okumamımışım…ne kadar muhteşem ne diyimmm bilemedim..maharajın 2011 versiyonu ….kontrat bittiii….ellerine sağlık sibelcim…emeklerine sağlık ..

sa: Epeydir okumamıştım, şimdi ben de okudum ve çok derin bir hüzne kapıldım. Tahmin edebileceğiniz gibi bu bir kurgu değildi, gerçekten olmuştu. Sabah olduğunda Nursel aklında kalanları aceleyle yazdı ve bütün bunlara şahit olan adama okuttu. O da aynıyla vaki olduğunu onayladıktan sonra, bunu bi öykü(!) olarak yayımladı.

Yeni dünyada olmasını istediklerimiz(2)

Son durum şöyle oldu:
Aşağıdaki “Yeni dünyada olmasını istediklerimiz” başlığındaki liste, kamuya açık mekanlarda tamamen farklı kişilerce oluşturulmuştur. Siz de hemen yakında geçmekte olduğumuz YENİ DÜNYA’da olmasını istediğiniz herhangi birşeyi (öncekilerle çelişmeyen ve dilbilgisi anlamında olumsuzlama içermeyen, şimdiki zaman kipiyle) hemen ekleyin, dünyamız sizinle daha zengin olacak.

Not: Burada yapmaya çalıştığımız entellektüalizmden tamamen uzak, içinde olmayı safça arzu ettiğimiz durumların art arda sıralanmasıdır sadece. Okurların da bu niyetimizi aynı basitlikle algılayacaklarını umarız. Bu girişimin iki esas amacı vardı; Birincisi, insanlara lisan gereği olumsuzlama yapmaksızın en çok istediği şeyi söyleme pratiği kazandırmak. İkincisi, kendi isteğinin başkalarının oluşturduğu istekler arasında yer aldığının farkında olmak.

1.Kuşlar gibi aracısız uçmak istiyoruz

  1. Hem gerçek hem de metaforik anlamları ile duvarlardan rahatça geçebilmek istiyoruz.

  2. Telepatik iletişim güçlensin ve birincil iletişim halini alsın.

  3. Sezgi gücümüz ve onu kaale alışımız artsın.

  4. Gücünün ve onun gerektirdiği sorumluluğun farkında olan kadınlar çoğalsın.

  5. Çocuklar hepimizin olsun.

  6. Dünyadaki tüm insanları Yeni Dünya’ya dahil edebilmek için, ucuz, bol, doğayla uyumlu yeni enerji kaynakları keşfedilsin ve insanlığın tümünün kullanımına sunulsun.

  7. Ölüm, şimdiki gibi tercihlidir; ancak Yeni dünya insanı bunun bilincinde olsun.

  8. Yeni Dünya’da insanlar yaşamda kaldıkları süre içinde hep sağlıklıdır, hücre yenilenmesi hiç ara vermeden sürer, hep genç kalırlar.

10.Yaşlanmak isteyen için izin verilmiştir.

  1. Yeni Dünya’da dualite işlevsel olarak kullanılır, tüm insanlar bunun bir mekanizma olduğunun bilincindedir.

  2. Dünyayı ve evreni paylaştığımız, insan dışındaki tüm varlıklarla da kendimizi BİR tutuyoruz, varolma haklarına saygılıyız, onlarla eşit düzeyde iletişim kurmayı kabul ediyor, herşeyin özündeki zeki enerjiyle rahatça ve bilinçli olarak iletişim kuruyoruz.

  3. Barış, aşk, sevgi, kardeşlik ve yaşama saygı olsun. Düşünceleri ifade etmeye saygı olsun. Doğal yaşam korunsun.

  4. Yeni Dünya’da matematik, oyunun işlevsel bir parçası olarak ilgi ve sevgi görecek şekilde konumlansın.

  5. Eğitim sistemi toptan değişiyor.Ansiklopedik ve dogmatik , ezbere dayalı eğitimin yerine, çocukların özgürce kendilerini gerçekleştirebilecekleri ve yaratma güçlerininin önünü açacak koşullar temin ediliyor.Yani müfredat, çocukların katılımı ile oluşturulup, öncelikle uygulamaya konuluyor.

  6. Yeni dünya’da insanlar hem kendilerinden vazgeçmedikleri için hem de dünyanın kaynakları açısından diğer varlıklara saygılı olduklarından, çocuk yapma konusunu hassasiyetle düşünürler.

17.Uzayda kot ve t-shirt le gezebilelim,nefes almak sorun olmasın, ışınlanmak sureti ile jüpiterin yörüngesinde sevdiğimizle bi şampanya içebilelim.

  1. Kurt kuzuyla gezer olsun.

  2. Tüm insanlar “İnsan-i Kâmil” olsun.

  3. Bütün insanlar Cennet ve Cehennemi halen yaşamakta olduklarını bilir, güven içinde yaşarlar.

  4. İnsanlar çift cinsiyeti kapsayacak şekilde doğarlar, hayatları süresince tercihleri gereğince, istedikleri her an potansiyellerinden birini ya da diğerini kullanırlar. Böylece bir insan; bir çocuğunun babası diğer çocuğunun annesi durumunda olabilir.

  5. Yeni Dünya’daki insanlar, tüm potansiyellerini sonuna kadar kullanırlar ve ancak ondan sonra yeni bir çıkış elzem olduğunda bir çocuğun doğması için ortak karar verirler.

  6. Yağmur hep güzel yağsın. Herkes istediği lezzeti tadabilsin. Kahvaltılar açık büfe olsun. İsteyen istediği yerde yaşasın.

  7. yeni dünyada içimiz dışımız bir olacak.Herkes kendinde varolan tüm kapasiteyi bilecek ve bunu maksimum kullanacak.

  8. Yeni Dünyada maddi ve manevi refah olacak, herkes en sevdiği işi yapacak, dinlenme hakkı isteyene tanınacak, herkes topluluktaki diğer kişilerin mutluluğunu hedef aldığından, huzur ve sevinç en yüksek duygulanımlar olacktır.

26.İnsanlar rüyalarını kaydedip daha sonra seyredebilsin. Hatta bu rüyaları isteyen başka insanlara seyretmesi için sinema benzeri yerlere versin. Gidip başkalarının rüyalarınıda seyredelim. Oscarlar en iyi rüyalara verilsin.

27.Yeni dünyada, birlikte var olabilmenin büyüsünü kavrayabilen,sevgi içinde var olmasını bilen insanlar olsun…

  1. İnsanlar “aklı eren” olsun.İdrâk ettiklerini tatbik edebilenler olsun.

  2. Yeni Dünya’da kişisel ve toplumsal aidiyet duygusu ve sahiplenme güdüsü yer bulmaz, bu insanlar evrendeki tüm varlıklarla katılım ve iletişim içindeolduklarını bilirler.

  3. Bu listede yazdığımız özellikler halen yaşamakta olduğumuz dünyada, değişik düzeylere yayılmış olarak vardı ve var. Yeni Dünya insanı, mevcudiyetini bu listede yer almayan bir çok alt katmana borçlu olduğunun bilincindedir. Alt katmanların kendi olgunlaşma süreçlerini en ideal ve rahat ortamlarda geçirmesi için gereken yapmakta tereddüt etmez.

Tekamül/bilinçlenme döngüsünün bir süreç olduğunu bilir, bu sebeple elma ile armutu eşitlemeye çalışmaz.

31.Gündelik yaşamda kullanacağımız bazı bilgi ve uygulama yöntemleri için birebir efor ve zaman harcanması gerekli değil.Örneğin; araba kullanmak, bilgisayar kullanmak yada yemek yapmayı öğrenmek için, herkesin kolaylıkla ulaşabileceği yükleme cd leri olacak..Hemen birkaç dakika içinde bu bilgileri kendimize “load” edebileceğiz.Böylelikle zaman ve enerjiden

tasarruf edebileceğiz. Söz konusu bilgilerin halen bildiğimiz yöntemle yapılmasını daha zevkli bulanlar için de bir engel yok.

  1. Herkesin birbirini takdir ettiği ve onurlandırdığı bu sistemde, “mutlu” bir isim değil mutluluğun kendisi oldugunu bilir..

  2. Yeni Dünya’da hakim seviye samimiyet olduğundan, kullandığımız lisan (telapatik iletişim haricinde gerektiğinde)yeniden gözden geçirilir, tüm insanlar kelimenin büyüsünün farkındadır. Bu sebeple çocuğa isim vermek büyük onur/sorumluluktur. (bu ritüelin gereği ve açılımı bilahare yapılmalı.)

34.yeni dünyada, insanlar duygularının farkında olsunlar ama duyguları OLmadıklarını da bilsinler isterim..istekler arzular umutlar elbette harika ama “akalım bakalım” anlayışı, onlara tutunmadan da yaşamayı mümkün kılar.

  1. Sağlık, yaşlılık, ölüm ve savaş gibi çok sayıda istihdam sağlayan sektörler olmayacağından, sanata ve oyuna yönelik iş alanları artacak, yerleşim birimleri ikiyüzbin kişiyi geçmeyen doğayla uyumlu yerler olacak.

  2. insanlar,yaşam alanlarında, birbirlerinden enerjisel olarak beslenmek yerine kendi enerjilerini doğayla karsilikli alip verme bicimine donusturmektedir.

Böylece,sahip oldukları doganin enerjisini alma, depolama, dönüstürme ve geri verme bilgisi ile kurdukları ilişkiler de dahil olmak üzere, tüm üretim modellerini değiştirmişlerdir.

Örneğin;daha az yemek yemek, daha çok enerji biriktirmek,bu enerji ile mesafeler arasında araçsız hareket etmek mümkündür.

  1. Yeni Dünya’da insanlar, AN’da gerekeni yaparlar, acımasızdırlar (kendine acımanın tersi olarak), bu sebeple pişmanlık duymaz, şikayet etmezler. Sadece gerekeni yaparlar (bir dağ aslanı gibi örneğin).

  2. Binlerce yıllık insanlık öyküsünde ve hatta çok daha eskilerde yaşanmış ve kollektif bilinç havuzuna atılmış tüm bilgilere, ihtiyaç duyduğumuz an ve “bilinçli” bir şekilde ulaşabileceğiz.Bu , tüm insanlığın kullanımına açık çok büyük bir kütüphane gibi iş görecek..

39.Ağızdan çıkan sözleri, bir kelime işlemci programına yazı olarak aktaran teknolojik gelişmeler. Kafamızda oluşturduğumuz imajı, resimi, vizyonu, vs görüntü olarak aktaran cihazlar olsun.

40.Ne hissettiğimiz bilinsin, karşımızdakileri de biz bilelim..auraları görelim, bedenin ötesindeki enerjiyi görelim

  1. Aracı kavramları kaldıralım, nihai hedefimizi istemeyi öğrenelim.

  2. Yeni dünyada geçmiş ve gelecek şimdi’nin içinde olacak. 1 mm’lik adım farkının yarattığı değişim gözlemlenebilecek. An’da karar verip uygulayacağız yine ama şimdi’nin içinde oynama imkanı olacak.

  3. Cinsiyet ayrımı gözetilmeksizin,cinslerin birbirini maddi ve manevi olarak sömürmeyeceği, çocuklarımızın, modern, barışcıl, yenilikçi, soru sormaya dayalı ,tamamen özgür bir eğitimle tanışacağı, İnsanların sevgi yolu sonuna kadar açık,paylaşımcı bir yaratımla desteklenen, eşitlikçi bir evrensel kültürün sevgi ışığı altında dans ettiği kocaman bir pist olsun isterim yeni dünya.

  4. yeni dünyada sevginin herşeyin üstesinden geleceğine inanıyorum. Evrensel sevgiyle bütünleşmiş yürekler istiyorum.

  5. Yeni dünyada hayvanlar özgürce dolaşsın, yaşama hakları titizlikle gözetilsin. Onların yaşam şartlarının mükemmelliğine ayrılacak çaba insanlarkine ayrılan ile eşit olsun.

  6. Umut mutlaka olsun.. yılmadan yıkılmadan, umut hep olsun.. umut edersem güvenirim, güvenirsem üzerine herşeyi inşa edebilirim..gücüm beslenir, bilgim beslenir.. ben de çevremdeki herşeyi beslerim, ben bizlerin toprak hava ve sudan oluştuğumuzu düşünüyorum ve insanoğlu var olanı düşünür diyorum..biz istedikçe de olacak biliyorum…

  7. Yeni dünyaya enkarne olanlar, tüm anlaşma ve derslerini hatırlasınlar ve birbirlerini yürekleriyle tanısınlar,öğrensinler ve sevsinler.

  8. Herkesin bilgisi ve sevgisi birbirine yansısın,olması gereken dengeler kurulsun.

  9. İnsanlar gelişimden yana, meraklı olsunlar ve tüm bunları ödül ve ceza olmaksızın kendiliğinden yapsınlar.

  10. dilediğimiz enerji düzeyinde yaşabildiğimiz gibi dilediğimiz boyuta ve “madde haline” dönüşebilelim. güzel bir kayanın yanında bir kaya olarak yaşamayı tercih edebileceğimiz gibi bir karıncayı evinde ziyaret edip “ay bu kış da ne çok hazırlanmışın” dememiz mümkün olsun. Koku ya da tat olabilelim. evrene dahil oluşumuz görüntümüzden bağımsız fakat bize özgü tanımlanabilir olsun..renk skalası gibi, bir kokuya yereşip “anne ben burdayım bundan sonra budur enerjim bir koku olarak dahil olucam evrene, benim için endişelenme. PS. seni çok seven kızın” diyebilelim

  11. Yeni Dünya’da insanlar etkili dinleme yaparlar. Dinlemek bir sanata dönüşmüştür ve büyük bir zevk unsurudur.

52.Şu olagan dunyada, olagan dogal kosullarda, mevcudun en iyi, yani, herkes ve her sey için en hayirli olacak bicimde degerlendirebildigim(iz)den emin olmak isterim.

  1. Olumlu şeyler dilerken çektiğimiz zorluk bir yana, burada dilediğimiz/dileyebileceğimiz tüm olumlu şeyleri dilemeye gerek bırakmayacak, çünkü zaten gerçekleşmiş olduğu bir dünya/insanlık dilerdim. Ama asıl dileğim tüm bu dileyebildiklerimiz gerçekleştikten sonra da, hala dilenebilecek sonsuz şeyin kaldığını görebilmek. Kısaca; “tüm olumlu şeyleri diledikten sonra dileyecek birşey kalmayacak” kısır düşüncesinden kurtulmayı diliyorum.

  2. Yeni dünyada evrenin sonsuzluğunda yolculuk yapmak isterdim.Uçsuz bucaksız karanlığın sonunu görebilelim.Kendimizde tanrıyı keşfedelim.

  3. bana ait; aklımdan geçenlere dilim, elim yetişebilsin, bize ait; kontrollü iyiler olmasın, korkumla merağıma ait; tüm olasılıklar aynı anda 1 olsun

  4. Rüyalarda uyanalım, o zaman bütün bu dilekler kendiliğinden gerçekleşebilir.

  5. Zaman var oldukça boşluğa basamak dizdiğimizi bilerek, sırf zevk almak için basamak dizmeye devam edelim. Sonra basamakları seyredelim keyifle.

  6. Hiç kimse adına dilekte bulunmadan, sadece kendimde gerçekleştirip, değiştirebileceğim, tüm gayriinsani özelliklerimin insani olması ve değiştirebileceklerim hakkında hemen bir şey yaparak uygulamaya karar verdiklerimi devam ettirme kararlılığı,
    Dilek tutmak yerine harekete geçme iradesi,
    Tüm bunların ötesinde sadece kendimin değişmesi ile tüm dünyanın değişebileceği gerçeğine kendimi ikna ederek yaşayakalmak.

  7. Yeni Dünya’nın temeli şüphesiz sevgi ve uyum olacaktır.
    Ben buna ek olarak;
    -Bu dünya’nın bir yaratıcılık ve tam anlamıyla hizmet dünyası olmasını düşlüyorum..
    -Her bireysel yaratımın toplum adına ve her toplumsal yaratım’ın ( aslında birey demek toplum demek olacak orada herhalde ) tüm hizmet talep eden varlıklar adına kullanılabilmesini düşlüyorum..
    -Çalışmak kavramının özünün hizmet ve yaratım olacağı ve adeta bir imece usulü şeklinde üretim yapılacağı bir toplum düşlüyorum….. Devamını Gör
    -Kendi sistemimiz içindeki tüm bize benzeyen ya da benzemeyen varlıklarla adeta bir yakın akrabalık ilişkisi içinde olmayı ve tüm evrendeki tüm varlıkların açıkça farkında olunacağı bir dünya düşlüyorum..Daha az ilerlemiş varlıklara tüm sevgi, şefkat ve merhamet duygularıyla hizmet eden ve bizden daha ilerde olan varlıkların istenen her an desteğini alan bir yaşam düşlüyorum..
    -Ağır kimyasa bedenlerden kurtulmuş, binlerce yıl yaşayacak, hiçbir fiziksel acının olmadığı bir yaşam düşlüyorum..
    -Tüm geçmiş yaşamlar üzerinden keyifle sohbet edip özgürce gülebileceğimiz bir yaşam bir dünya düşlüyorum..
    -Yemek yemenin yalnızca bir zorunluluk olacağı ve onun dışında o dünya üzerinde yaşayan tüm varlıklarla yaşamı paylaşmak adına ilişkinin olduğu bir dünya düşlüyorum..
    -Bu dünya’da asla para gibi bir mefhumun olmayacağını biliyorum:)
    -Rüyalarımız rüya olmaktan çıkacağı ve gerçekliğimizin bir parçası olacağı bir dünya düşlüyorum..
    -Güneşimizi daha yakından ve bilmediğimiz yönleriyle tanımayı düşlüyorum..
    -İletişimin artık sözlere sözcüklere gerek olmadan yürüyeceği ve müziğinde kimseyi rahatsız etmeyecek şekilde dinleneceği:) bir dünya düşlüyorum…
    -Bu dünya’da yer alacak tüm varlıkların başkalarına hizmet yoluyla ilerlemeye devam edecekleri ve sevgi ile bilgeliğin derslerini öğrenirken meditasyon ya da başka şekillerde tüm varoluşla iletişim içinde olacakları bir dünya düşlüyorum..
    -Ve şimdilik son olarak, tüm kaygı, endişe, beklenti ve korkulardan özgürleşmiş varlıklardan oluşan ve ilerlemişliğin bir üstünlük olarak görülmediği bir dünya düşlüyorum ve böyle olacağını biliyorum..

  8. Yeni Dünya’da kendimden güzel bir kendim yaratabileyim ve diğer güzelleri de güzel göreyim…Ne kadar çok güzel olursa o kadar güzel olur dünya…:-)

  9. Bir Dünya özlüyorum evet, nasıl uyum içindeyse ağaçlar,kuşlar,toprak ana ve tabiat. Dostluğu,özdeşliği,kardeşliği gibi,mavi deniz,mavi göğün.Bir Dünya özlüyorum aynı uyumla;ulaşıldığı yerde içsel özgürlüğün.

  10. Yeni Dünya sakinleri, tüm gerçekliklerin, birer illüzyon olduğunu bilir, hepsi boşluğa basamak dizmektir onların. Buna karşın hepsini onurlandırır, o an hangisini istiyorsa onda oturur.

  11. Ben bütün canlılara sevgiyle ve saygıyla davranılmasını ve herkesin benim gibi vejeteryan olmasını istiyorum.

  12. ilk okulda çocuğa biz sana ali yada zeynep diyoruz ama sen bundan ibaret değilsin…arkadaşında bundan ibaret değil dersi konsun

65…İlk öğretimde “anadolu kültürü” isimli bir ders ilk sınıftan son sınıfa kadar olsun istiyorum. Kültür teması içine giren her öge -halk oyunundan, sanatına,atasözüne, öykülerine, mitlerine vb- acele etmeden sakince işlensin, özel ilgi duyan çocuklara ek kurslar-projelerle imkanlar sunulsun. Böyle bir uygulama gerçekten de büyük bi eksikliği giderebilecek, bizi bütünlüğümüze doğru ivmelendirecek kolay ve ucuz bir yöntem gibi geliyor.

66…istediğimiz ,hayal ettiğimiz bitkileri imgelediğimizde onlar var olsun.dilediğimiz çeşitte çiçek ve bitki olmalı.hayalimizin sınırlarını aşan renkler olmalı ve onlarla oynayabilmeliyiz.onları var ettiğimiz şeylerde kullanabilmeliyiz.her isteyenin kendi doğal alanı olmalı,tasarlayıp var ettikleri eserlerini konumlandırabileceği alanlar.ben binlerce dönümlük bir dağ arazisinde renkler ve bitkilerden hayallerin ötesinde bir sanat oluşturmayı isterim.dileyenin dilediği anda bir istekle ziyaret edip görebileceği bir yer.

  1. yeni dünyada küçük köyler olsun herkesin birarada yaşadığı, insanların birbiriyle daha çok iletişimde ve yaplaşımda bulunduğu köyler. Burada çocuklar herkesin çocugu olsun cok anne ve babaları olsun. Hep beraber sanat ve yaratım yapılsın:) ve olacak…

68.paranın anlamı değişsin ,ya da hiç olmasın, barter geçerli olsun.Böylece kimse çalışmak zorunda kalmadan istediği işi yapsın! Sonra çocukların sınıfları açık havada olabilir, çok eğlenceli olsun ki öğrenebilsinler… Sonra herkes kendi istediği hayatı yaşasın ve kabulde olsun

69. Hastalık diye bir şey kalmasın insanlar ruhları bu dünyada işi bittiğinde kendiliğinden bedenlerini terk etsinler.

70. Gerçekten bunu istiyorum, yazın akşamları 20-21, gündüzleri 25-26 derece

71…

Not. Siz de Yeni dünya’yı oluşturmaya bilinçli katılımda bulunun, şimdiden teşekkürler

Yeni eski şeyler

Çürütemediğin fikrin, -velev ki en büyük başarın olsun- seni çürütür! Bundan emin ol. 🙂

Böcekler bekliyor.

Soru: Fikilerin kulanım süresi ne kadardır?

7-14 yıllık döngüler, ilk yedide yapamadıysan ikincide yapmalısın çünkü 14 den sonrası seni yemeye başlar!

**

Hayat çizgisel değil, organiktir. Keşke çocuklarımıza rehberlik ederken bunu hatırlayabilsek.

**

http://www.ted.com/talks/lang/tur/sir_ken_robinson_bring_on_the_revolution.html

Frekans kardeşim Ken’i dinleyin çok seveceksiniz, hatta belki
başkalarına da dinletmek isteyeceksinizz. Malum paylaştıkça zevkimiz
artar bizim 🙂

Onun ilk konuşması da çok güzeldi. Yeni dünya ve eğitim gerçekten de şu an en kritik konu. Çocukların hayalleri üzerine basıyoruz, mesele onları ayakkabılarımızın altında ezecek miyiz yoksa bizi yükseltmeleri için hafifleyecek miyiz?

**

Her şey boşluğa basamak dizmektir ve bütün öğretmenler de (kendi
derecelerine göre böyle yaptıklarını bilebilir ya da bilemezler)
boşluğa basamak dizerler. Amaç basamaklarla bi yere çıkmak değil,
basamaklar arasında ya da basamaksız boşlukta gezebilme kıvraklığı ve
özgürlüğü elde edebilmektir (Bakınız Kandırıkçı varlığımız)

**

Teoriye göre arkaplan yetileri denenmeden bilinemez. Bilinebilseydi ne kadar sıkıcı bi dünyamız olurdu düşünsenize 🙂
O halde her şeyi deneyecek miyiz? Buna vaktimiz (yeni ömrümüz-erkimiz) yeter mi?
Ben bu soruyla otuzuma varmadan bi kaç yıl önce ciddi olarak yüzleştim. Ve bi karar verdim, yalnızca hoşuma gidenleri, bende aşk benzeri bir coşku uyandıranları denemeye karar verdim ve öylece yaşayıp gidiyorum. 🙂
Aynı zamanda Çinlilerin I ching sisteminin (64 hegzagramdan oluşan) bu tür sorulara cevap verebildiği söylenir. Bu sebeple Human design sistemini önemsiyorum (https://blog.sonsuz.us/?p=4696 ), oradaki 64 kapıdan hangilerinin açık olduğu sizdeki yetenekler hakkında önemli ipuçları veriyor gibi…

**

Dozaj konusunda hep bi hassasiyetim olmuştur. Daha çok zevk, daha çok bişey için miktar artışının çare olmadığını hatta ters etki yaratacağını düşünüyorum.
Sebebi de basit, her şeye alışabilen ve uyumlanabilen bi yapımız var 🙂

**

Jung’a göre, kötülüğü de bilmek (yapmak değil) zorundayız.Kendini her yönü ile tanıma ancak bu şekilde gerçekleşebilecektir. Bütünleşmiş ancak birey olmanın farkındalığını da aynı zamanda hissedebilmiş bilinci yaşamaktır amaç. “Ölülere yedi vaaz”da şöyle geçer: “Kendimizi karşıt çiftlerden nasıl birer ayrı varlık haline getireceğimizi bilirsek kurtuluşa ulaştık demektir. İnsan Tanrıların özünü paylaşandır, tanrılardan gelir, tanrılara gider.”

“İnsanlar(yığınlar) zayıftır ve kendi çeşitliliklerini, farklılıklarını taşıyamazlar.”(sürüden ayrılanlar hariç)

**