çarp[ış]ma

Beş kere altı (5 X 6) beşin altı ile çarpılması mıdır, yoksa altı tane beş’in birbiri ile toplanması mıdır?

Eğer ikisi aynı şeyse, o zaman çarpı simgesinin varlık sebebi birbiri üstüne toplanarak gidecek olan bu işlemler zincirinin doğal uzunluğunu yine kendi dili içerisinde sadeleştirip kısaltma isteğinin bir yansıması mıdır? Yoksa daha başka ilave sebepler de var mıdır?

Peki “dil” tüm bunların neresinde kalır?

Farz-ı misal;

Altı çarpı sıfır (6 X 0) işleminin sonucu olarak karşımıza çıkan sıfır, altı adet sıfırın toplamı olarak oluşmuş bir sıfır mıdır..yoksa sıfırın çarp[ış]tığı her sayıyı yutan ve kendine indirgeyen özelliklerinin bir sonucu mudur?

Bu anlamların ikisi de aynı mıdır? Aynı değilse nerede ve nasıl bir fark vardır?

Matematik konuşmaz ama insan konuşur…

Kedilere mama vermek iyilik mi?

Sevgili dostlar, geçenlerde bir arkadaşımızın dükkanının arka bahçesinde oturmuş, bir yandan kahve içiyor bir yandan da dünyanın gidişatındaki komik unsurları ayıklamaya çalışıyorduk. Ancak bu girişimimiz pek başarılı olmadı. Çünkü apartmanlar arasında kalan bu bahçemsi alanda bir sürü kedi yaşıyordu. Bu garip yaratıklar bizim oturduğumuz yerlere göz dikmiş, içtiğimizi adeta elimizden almak için pusuda bekliyorlardı. Haliyle biz de gerildik. O kadar pervasız ve salak bir haldeydi ki bu kediler, yanımızda bulunan ve mahallede hiç kimseye ve hiçbir varlığa en ufak merhamet duymamasıyla ünlü Zehirli Sinan’a bile yaklaşma gafletinde bulundular. Oysa bizim bildiğimiz kediler tetikte gezen yaratıklardı ve tedbirsizliğin bu kadarına asla yanaşmazlardı. Peki bu kedilere neler oluyordu da onlara zarar verme ihtimali olan insanlara bu kadar (yavşak sayılabilecek derecede) yanaşıyorlardı düşünmeksizin.

değiniler


Kitap nasıl okunmalı ve hayata geçirilmeli?
Kitap nediri yanıtlamak lazım herşeyden önce…..
varlıgın ve sürecin öz ve etkinliginin insan zihin ve bünyesinde keşfedilerek kagıda dökülmesidir…
varlıgın-sürecin öz etkinligine dair saptamalar..
varlıgın her hangi kesitinden belirlemeler
aslolan kagıt degil;zihinin varlık içindeki yeri…
açıklamaları yapan zihnin…
eylemi yaratır zihin,soyut olarak degerlendirilmemeli…
partileşme ,anayasal reform hareketleri ,programı nedir sizce;
mevcut strüktürn öz zihnini okumak gerekir önce…
hangi bütünlük ve kesitlik içinde kavramlaştırma muvazenesinde…
m.h.p-ak.p-d.t.p-c.h.p birleştilermi kavramlarda sizce?
tespit ettikleri öz egrilermi kavlince?
ekonomi-siyasa-konuşlandırıldımı yerli yerince?
çözülmüşmü insan denilen bilmece
her şeyden önce…
farklımı milliyetçilik-sosyalizm-dini ve ladinice bildirge…
yoksa her şeymi eyyamice?
yamukmu bakıyoruz ne?
sanat nedir be kardeşler…
varlıgın etkileşiminin insan içinde -duygusunda dogması degilmi?
varlık akümülasyonun insan içinde tahakkuku ….
Topragın-cografyanın-üzerine bina edilen evrensellik…
yoksa mı acep karman -çorman benlik..
başı bir tarafta kıçı bir tarafta kimliksizlik?
siz hayat varlıgındanmı alıyorsunuz söylemlerinizi…
avrupa varlıgındanmı…
sivilciler,demokratlar,sosyalistler,dinciler,nasyonalistler…
söyleyin bakayım hangi kitap sizi varediyor?
hangi kitaba baglısınız?
hangi Kurana?
marks gerçekten onumu kastetti tersinden özgürlükçü hee…
yoksa siz hegelistmiydiniz?
Kabe nerde duruyor bilirmiydiniz?
üstat hacıbektaşmıydı piriniz?
yoksa selçuklu- osmanlı içinmi dövündüğünüz?
sovyetlermi acep endekslendiğiniz?
ebu-hanifemi gecelediginiz?
öfkelendiğiniz?
siz kimsiniz
söylermisiniz?
neymiş muvazene sizce..
aşırmadan öte…
varmı kendince olma-birleştirme….
hakkaten cografyanın tarifini yaparmısınız…
kendi dilinizce…
nedir kürt-türk-alevi-europa-america…
dans-halay-opera-pop-ilahi haddince….
gevezelikten öte….
neymiş efendim sosyalizm;
emek-sermaye çatışmaları ideolojisiymiş…gülmece…
yapın hele bunların açıklamalarını üstatlar dinice…
yapısalcılar-feministler,eksisyantalistler sözüm aynı zamanda size
strüktüalistler…
anlatın bakıyım hikayenizi…
nerden nereye….
biz kimiz ha…söylermisiniz…
yalnız bıraktıgınız aydınlardan öte…
zihin nereye kadar sürer
kesilirmi bölgece?
ademi merkeziyet net degilmi böylece?
insanlıkbilimininde
kendini bulur hayatiyet ve varlık
böylece biline….

Dolunay Meditasyonu

26 Haziran Cumartesi akşamı saat 20:30 da TuVa Sanatta “Dolunay Meditasyonu” yapmaya niyetliyiz.
Daha önce 12 Haziran da yapılan “Yeni Ay Meditasyonu” formatında olacak.
Uygulamamız Yönlendirilmiş Meditasyon formatında olacak, amaç daha önce böyle bir uygulamaya katılmayanların da yapabilmeleri.
Uygulama [ 20:30 dan 22:00 ) ye kadar sürecek… 20:30 ile 21:00 arasında yöntem ile ilgili kısa açıklamalar yapacağız ve 21:00 ile 21:30 arasında Meditasyonumuz olacak, sonraki yarım saati deneyimleri paylaşmak için ayıracağız.
Katılacakların meditasyon saatinden en az 2 saat öncesine kadar ağır bir yemek yememeleri, zihinsel bulanıklık yaratmayacak miktar alkol almamaları, yorgun olmamaları ve bedenlerini sıkmayacak bir giysi ile gelmeleri daha doğru olacaktır.
Ayrıca, oturmak yerine yatarak meditasyon yapmayı tercih ediyorsanız (ki benim önerim budur) üstünde uzanabileceğiniz bir mat veya küçük battaniye ve üstünüze örtebileceğiniz şal benzeri ince bir örtü tedarik ederek gelmenizi öneririm.
Sevgiler & Selamlar,

Çocuklardan Tanrı’ya Mektuplar

Avrupa ve Amerika’da 2-9 yaş çocuklara Tanrı’ya ilişkin düşüncelerini sormuşlar. Dinsel eğitimin bir parçası olarak çocuklara Tanrı’ya bir mektup yazın ve duygularınızı isteklerinizi anlatın demişler.

1) Sevgili Tanrı, şu andaki eksiklerimi yazıyorum: Yeni bir bisiklet, ir kimya seti, köpek, film makinesi, beyzbol eldiveni. Hepsini gönderemezsen birazı da olur.
Seni seven Eric –5 yaşında-
Not: Noel Baba’nın olmadığını biliyorum.

2) Canım canım Tanrı,
Astronotları öyle yukari firlatip firfir döndürmelerinden ödüm kopuyor. N’olur onların bizim evin çatısına düşmelerine izin verme.
Dostun Norman –4.5 yaşında-

3) Sevgili Tanrım,
insanlarin ölmelerine izin verip yenilerini yapmak yerine neden
elindekileri tutmuyorsun? Jane –6 yaşında-