gidebilirsin buralardan
bir otobiüs garına bir otele
hangisi sana daha yakınsa
ötekilerden ıssız sınırsız sonsuz
olan biten her şeyle
hatıraların içine
yine gidiblirsin
senin çeşmene, senin Sazak soğuna
kalırsan ben sana anlatırm
ayşeyle bir simit paramı paylaştığımı
hatrı sayılır gazetelerden yaptığım kitabımı
katıldığım spor müsabakalarımı
uzunca bir hayatın
kısalmış bir ömre sığdırılmış
bir nebzede olsa mutluluk kokan
acı dolu bavullarında
yine gidebilirsin
Selimiye köyünün
Şarhoş eden kayıklarına
Kalırsan ben sana anlatarım
Bir gülü, bir de dikeni
Sana yazabilirim
Tükenmezliğini yitirmeyen
Hep seni yazmaya alışan kalemimle
Ben seni sevebilirim
Sen beni seversen
Okul çantam alışkındır
Senin sevdiğin romanlara
Ama ben alışkın değilim
Sen olmayan bir mevsimlere….
Castaneda uygulama BAK’ı
Bilindiği gibi, CC serisinde onlarca kavram, yüzlerce olay ve öykü örgüsü içinde anlamlandırılıyor. Kısaca Toltec bilgeliği de denilebilen ancak aramızda Carlos Castaneda izdeşliği olarak gördüğümüz bu konuları okuduk, günlük hayatımızda karşılıklarını bulmaya çabaladık uzun süredir. Bizi buna iten şey hiç bi mecburiyet değildi, yalnızca öğretinin yüreğimizi derinden etkilemesi, bam telimizi titretişi, aşıkçasına bir coşku hissediyor oluşumuzdu.
Avrupa’nın Gözünden Türkiye
Bir Hollandalı’nın Konya ve İslam ile ilgili izlenimlerini anlatan belgesel tadında bir derleme… Mevlevilik ve modern İslam’ın harmanlanmasının yanında Türkiye’nin içinde bulunduğu çatışmayı da anlatıyor.
Konya’da yaşayan bir adama “Mevlana kimdir” diye sorulunca alınan cevap hiç de şaşırtıcı değil : “Ahmet abeeey gel sen cevapla bu soruyu, ben bilmem…”
Temmuz ayında organizaynonunu yaptığım kültürlerin tanıtımı amaçlı, 20 yıldır gelenekleşen Mendocino Müzik ve Dans Kampı’nda farklı etnik kökenli birçok insanı bir araya getirdik.Yahudiler, Araplar, Fransızlar, Kanadalılar, Türkler, Ermeniler, Amerikalılar ve daha sayamayacağım bir sürü farklı insan, müzik ve dans için toplanıp kültürlerini tanıttılar.
BLUEBEAM PROJESİ HAKKINDA DÜŞÜNCELERİNİZ
Bu yazı bir alıntı.Biraz uzun ama okumanızı istiyorum.Bu komplo teorisi ilgimi çekti.Aslında 2012 dahil hiçbirisi inandırıcı değil bu teorilerin ama. Geçen izlediğim bilimsel bir belgeselde insan beyninin inançla ilgili bölgesi yani ,dinle ilgili duygulanma varken aktifleşen bölgeye manyetik dalgalar gönderiliyordu.Bu deney 1 saat sürüyordu.Denek 1saatin sonunda yaşadıklarını anlatırken göz seviyesi ve üzerinde(beynin frontal bölgesinin hayal kurduğu dönemde görüntü aldığımızı sandığımız kısım) olmayan varlıklar imajlar, gördüğünü söylüyordu.Manyetik dalgaların şiddetine göre(yada çeşidine göre sanırım) hissettikleri değişiyordu.Birisinde sıcaklık ve korku hissi bir aradayken diğerinde huzur ve mutluluk algılıyordu.Sonradan önceden saçma gelen bluebeam projesi geldi aklıma.Bu deney çok basit aletlerle yapılmıştı.Daha yüksek bir teknoloji imkanları daha iyi olan bir güç tarafından oluşturulamaz mıydı.Bu bir komplo teorisi sorusu cevaplarınız ilgiyle izleyeceğim.Çok uzun olan yazı için de kusura bakmayın kırpmak istemedim.
Hangi 99
Hangi 99
BirGün’ün bugünkü sayısında (17/10/11) 10. sayfada şöyle bir başlık atılmış: “Yüzde 1’e Karşı 99’un İsyanı”; altında da şöyle devam ediyor haber: “17 Eylül’den beri ABD’de ‘Wall Street’i İşgal Et’ sloganıyla devam eden kapitalizm karşıtı eylemler, dünyaya yayıldı. 83 ülkedeki 951 şehirde yüz binler vahşi kapitalizme karşı sokaklara döküldü.”
Haberdeki fotoğraflardan öfke selinin Roma’dan Londra’ya, Chicago’dan Varşova’ya Hong Kong’dan Frankfurt’a yayıldığını; “Arap Baharı”nın rüzgârının tüm dünya üzerinde esmeye başladığı ve deyim yerindeyse bir “Dünya Baharı”nın yaşandığı duygusuna kapılıyoruz. Temennimiz odur ki bu tür eylemler daha bir yaygınlık kazansın ve sadece iş vandallığa varan boyutta kalmasın, giderek fabrikalara, “yüzde 1”in zenginliğinin yaratıldığı -işçilerce yaratıldığı- üretimin ve bütün bir toplumun hayatının yeniden ve yeniden üretildiği yerlere sıçrasın ve hareketin dümeni işçi sınıfının kontrolüne geçsin. Bugünkü çürümeye yüz tutmuş kapitalist sistemi dönüştürebilecek tek özne, tabi ardına geri kalan “yüzde 99”u taktığı müddetçe, bizce hâlâ işçi sınıfı!