Bundan dört yıl önce ağır bir depresyona girdiğim olaylar dizisi olmuştu. Üzüntü, değersizlik, yanlızlık, intikam duygularını hemen hemen hergün yaşıyordum. Bütün bu duygularım adeta bir yabani ot gibi kök salmış ve giderek büyümüştü. Sınav başarısızlığı, ailemin sorunlarım, terkedildiğim bir ilişkim, beni anlamayan ve arkamdan iş çeviren arkadaşlarım, maddi yetersizliklerim arka arkaya gelmişti. O zamanlar bu tür olayları tanımlamak çok zordu… Üzücü, aptalca, anlaşılmaz, adaletsiz, trajik, gülünç…
Öyle ya da böyle bunu hepimiz yaşıyoruz. Ve yine öyle ya da böyle bu yaşananlara anlamlar yüklüyoruz. Bu anlamlar o anlardan sonra yaşadıklarımızın ana temasını oluşturmaya devam ediyorlar.
Bir hareket öfkeye yol açar, bu öfke arkadaşlıkları sonlandırır. Evlilikleri bitirir. Yıllarca birlikte yaşadığımız ailemizden bizi uzaklaştırır. Yıllarca dost olan kişiler ölseler dahi birbirlerinin cenazelerine katılmayacak duruma gelirler. Akrabalıklar bozulur. ,