Arkadaşlar size zaman zaman bazı masallar göndereceğim yazmaya fırsat buldukça. Bunlar Hint masalları ve oldukça ilginçtir. Çünkü her masalın sonunda bir soru sorulur. Bu sorunun cevabını size aynı gün yazmayacağım, sizden cevaplamanızı isteyeceğim. Cevabı sizin cevaplarınızdan sonra vereceğim. Bu 25 masaldan oluşan bir kitaptan aslında. Size masalları özetleyerek özünü kaybetmeden aktarağım. 25 öykünün bir tanesi, çerçeve öykü. Bu Çerçeve öykü aslında masal içinde masal gibi. Çerçeve öyküyü okumazsanız devamını ve olayın bütünlüğünü anlayamazsınız. İlk yazacağım öykü çerçeve öykü olacak tabiki. Bu masalların sonunda soracağım sorulara katılırsanız, çok eğlenebiliriz. Cünkü masallar çok farklı bir mantıkla bakmamızı saglıyor olaylara ve cok farklı düşünemedigimiz cevaplar çıkabiliyor. Hem düşündürücü hem de eğlendirici olacak kanımca. Hepinizin katılımını bekliyorum J)
Asanı taşa vur!
Biyerde rastladım az önce; “Asanı taşa vur!” tavsiyesinden bahsedilmişti, hoşuma gitti. Şüphesiz sözcükler birer vagon, onların ne taşıyacağı bize bağlı! Elimizde hangi mal varsa onu taşıtacağız 🙂
Bakalım ben ne taşıtacağım?
Asa’ya bilgi, taş’a ise bir nevi oyun hamuru, fiziksel tezahür için serbest potansiyel diyecek olursak, sanırım nereye varacağımı sizler hemen anladınız 🙂
Ben şunu anladım; kıyam vakti geldi evet kişisel kıyamlar her daim olabilirdi fakat kitlesel kıyam için de yıldızlar gerekli yerlerini aldılar, o halde gösteri başlasın! Peki ama nasıl?
“Asanı taşa vur!” kardeşim…
Şu ana kadar oluşturduğun bilgiyi, hamura aktar. Bildiğini düşündüğün her pasta tarifini denemenin zamanıdır, hamurun başına geç ve döktür… Kalıp filan yok artık, hazır kalıplar almanın devri geçti. Özgün tarifler ve kişiye özel kalıplar zamanıdır. Bunu her birimiz yaptığında ortaya daha önce hiç karşılaşmadığımız pastalar çıkacak, şaşkına döneceğiz ya da başımız dönecek ama yine de çok heyecanlı değil mi?
KırkYama’dan haberler
görev dağıtımlı bir toplantı yaptık. Toplantı raportörümüz Hande
tutanağı yakında duyuracaktır. Yapacak çok iş var, o kadar hoş
ve zevkli fikirler var ki avcumuzun içinde onları kotaracak, işbirliği
yapacak arkadaşlarımızı dört gözle bekliyoruz.
Katılanlar hızla artıyor ve sanırım bu rüzgar daha birçok güzel kokuyu
önüne katıp aramıza getirecek. Yakın zamanda amaçlar, projeler ve
hepimizin buluşma merkezi kırkyama sitemiz ile karşınızda
olabileceğiz, bunun için gerçekten sevinçle çalışıyoruz.
Bu fikrin ilk aklıma geldiği gün yazdığım takdim yazısını aşağıda
sunmak istiyorum. Görüşleriniz, önerilleriniz, görev alma isteğiniz ya
da sadece bizlere şevk verecek sözleriniz çok makbule geçecek, bundan
emin olun.
sevgilerimle
s.
Kırk Yama’yı Takdimimdir…
Erkekler şans faktörünü neden sevmezler?
Önceki yazım “karar mekanizması”( https://blog.sonsuz.us/?p=2943 ) , öyle bir yol açtı ki daha yüzlerce konuya değinmek ihtiyacı hissediyorum. Hayatta ya da her hangi bir oyunda karşılaştığım her tür meydan okuma gerektiren durumda erkeklerin şans faktörünü duymak bile istemediklerine çok kez şahit oldum. Örneğin derler ki, bu bilimsel bir şey şansa yer yok, ya da briçte şans yoktur veya satranç şans barındırmaz! Örnekleri sınırsızca çoğaltmak mümkün. Oysa aynı konularda meydan okumaya katılan kadınlar bu tür kesinlik içeren ifadeleri pek etmezler, zaferlerine bile hep bir sakınımla yaklaşırlar ve derler ki, evet başarılı oldum ama şans da benden yanaydı! Gerçi kadınların bu sakınımlı yaklaşımlarını onların ezilmişliğine, kendilerine güveni yitirmişliklerine bağlamak isteyen kadın hakları savunucuları da olabilir, fakat mesele bundan biraz daha karmaşıktır zannımca.
Karar Mekanizması
Topluluklarda yönetim şeklinin ve buna bağlı olarak karar mekanizmasının nasıl olacağı insan var olalı beri tartışılıyor, yeni yöntemler deneniyor. Şimdiye kadar yapılmış tüm önerileri bildiğimi iddia etmeksizin, kendi yaşam deneyimimden çıkarsadığım ve “şimdilik” bana makul gelen durumu anlatmaya çalışacağım.
Demokratik yöntem nedir: Genel kabul gören tanımı aşağı yukarı şöyle: “Demokrasi halkın yönetimi, halkın kendi kendisini yönetmesi anlamına gelen siyasi yönetim biçimi. Genel olarak, temsil, çoğunluğun yönetimi, partiler arası karşıtlık ve yarışma, alternatif hükümet şansı, kontrol, azınlık haklarına saygı gibi temel kavram ve düşüncelerle belirlenen politik sistem.”