Hepimiz Aynı Kovandayız

ARILARIN HAYATINI TEHDİT EDEN NE?

Arıların faydaları, balın çok ötesinde. Arılar olmazsa, soframıza gelen tarımsal gıdaların 3’te 1’i ya daha az miktarda ya da çok daha pahalı etiketle olurdu. Oradan oraya uçarken tozlaşma sağlayan arılar, yaşam dengesinin vazgeçilmezi.

Tarımsal ilaçlamada kullanılan ve neonikotinoid adıyla sınıflandırılan maddeler, arıların hayatını tehdit ediyor! Bunun sonucunda sinir sistemleri etkilenen arılar, kovanlarının yolunu bulamıyor ve ölüyorlar. 2017’de Adana’da olduğu gibi arılarda koloni kayıpları da %80 oranına kadar çıkabiliyor. Eğer bu durum böyle devam ederse, tarımsal üretim düşecek, fiyatlar yükselecek ve çeşitlilik azalacak.

Arıları korumazsak yarınları da koruyamayız.

Avrupa Birliği, arı sayısındaki azalmaya sebep olan üç neonikotinoidin açık alanlarda kullanılmasını yasakladı.

Bal üretiminde dünya ikincisi olan Türkiye’de de neonikotinoidlerin yasaklanması için harekete geç ve sen de kampanyamıza katıl!

147.802 KİŞİ KATILDI. SEN DE HAREKETE GEÇ, KAMPANYAYA KATIL.

Niyet ve Ağ Bağlantısı

J.Searle, Zihnin Yeniden keşfi Kitabında şöyle der:

Arka plan tezi basitçe şöyledir: Anlamlar anlayışlar, yorumlar, inançlar, istekler ve deneyimler gibi niyetli fenomenler sadece kendiliklerinde niyetli olmayan bir Arka plan yetileri kümesi içinde işlerler. Bu nedenle, ortada farklı Arka plan yetileri bulunduğunda, aynı niyetli durum farklı karşılama şartlarını belirleyebilir. Ve eğer uygun bir arka plan ile bağıntılı olarak uygulanmaz ise, niyetli bir durum hiçbir karşılama şartını belirlemiyecektir.

Bir inanca veya isteğe sahip olmam için, diğer inançların ve isteklerin tüm bir Ağ Bağlantısına sahip olmam gerekir. Dahası Ağ Bağlantısının tümünün bir Arka plana ihtiyacı vardır. Çünkü Ağ Bağlantısının öğeleri kendi kendilerini yorumlayamaz veya kendi kendilerini uygulayamaz.

Öncelikle YENİ ye nasıl ulaşılır bir bakalım;

Dinlemeyi bileceksin, boşluğa girebilip orada vakit geçireceksin, ne çok istekli ne de isteksiz olmayacaksın, zorlamayacaksın. Doğada amaçsız ve zevk alarak yürüyeceksin. Ve mümkünse uykuya geçiş anını hatırlamaya çalışacaksın. İşte bu aralarda bi yerlerde o kendini Fuji dağının bulutlar ardından görünüşü gibi gösterebilir fakat bu o YENİ’ye sahip olduğun anlamına gelmez. O da ayrı bir hikaye 🙂

İşte Yeni’ye ulaşmanın sistematiğini bence Arka plan Tezi anlatmaya çalışıyor. Ben bunu bir yandan Kuantum Fiziğindeki “Sonsuz potansiyeller Denizi” kavramına, diğer yandan Panenteizmin tarifindeki Tanrının hem değişen hem de değişmeyen yanının izahını anlamaya yardımcı olacağını sanıyorum.

Ağ bağlantısı (Bu kavramın kuantum fiziğindeki bağlamsallık ilkesiyle de ilişkili olduğunu düşünüyorum) üzerine de düşünmeliyiz tabi, bunu bir örnekle açıklamaya çalışırsak:

Devamını oku “Niyet ve Ağ Bağlantısı” →

Bir şey yedin mi? Evet, dedim. Ve kasemi yıkadım.

Tekrar ve tekrar
Sonsuz dalgalar gibi,
Yüreğim uzaklara sürüklenir
Onu çalan kişinin
Hatıralarıyla.

Demiş Kokinshu bu dizelerinde. Oysa dalgalar bırakın uzakları, hiç bir yere gitmez. Demek ki Yüreğini çalan kişinin hatırası hep şimdi ve buradaymış sonucunu çıkarıyorum.
Acaba Kokinshu gerçekten bu anlamı, bariz bir yanlışın (ya da romantizmin sislerinin) ardına mı gizlemiş? yoksa bu dizeleri yazdığı zamanlarda dalgaların uzaklara doğru hareket ettiği mi sanılıyormuş merak ettim.
Belki de bende şiir anlayabilecek hassasiyet yok 

*

Bir şey yedin mi?
Evet, dedim. Ve kasemi yıkadım.
Yani artık boş, dedi. Hiçbir şeyin tadını çıkartabilirsin.
Zen Koanı
Muhteşem bir Koan. Bu arada Hiçbir şey onlarda MU kelimesi ile ifade ediliyormuş. Bu bana ilginç geldi.
*
Söğütü söğütten, çamı çamdan öğrenin. Şiir, burada, tam şimdi, şu anda olan şeydir.
Basho
*

Bilgelik arayışındaki yolculuğunuzda yorgunluğa teslim olmayın. Gündüze ve geceye kayıtsız olun. Sıcak ya da soğuk korkusu Duymayın. Düşüncelerinizin amaçsızca dağılmasına izin vermeyin. Sağa veya sola, geriye ya da ileriye bakmayın. Yürümeye devam edin.
ZEN öğretisinin büyük bir klasiği olan Zen engeline karşı öğrencileri teşvik etmek kitabından rastgele bir sayfa.

Bilge kaisen derki.: Eğer egonu fethettiysen serinlik ateşten bile yükselir!

*

Devamını oku “Bir şey yedin mi? Evet, dedim. Ve kasemi yıkadım.” →

Zaman olgusu ve Haiku Denemeleri

Zaman illüzyondur çıkarımı üzerine…
Zaman olgusunun açılması bence insan nesline zihin ilavesiyle olmuştur, yani bu bir sihir değil bence. Fakat zihin hangi yolla insana eklendi o konu biraz karışık; bunu kimileri dünya dışı varlıkların yaptığını söylüyor, ya da dünyanın doğal evrimi yapmış da olabilir. Dünya gezegeninde bizim bildiğimiz tarihin çok çok öncelerinde yaşamış olan yüksek medeniyetlerin olduğu artık pek de reddedilemeyen bir sav oldu. Her geçen gün yeni bir delil bulunuyor. Belki onlar bu işlemi yaptılar kim bilir! Peki onlar kimdiler?
Elon Musk’ı tanıyorsunuzdur, şimdi onun insanın yapay zeka ile birleşip sayborga dönüşmesi projesine baktığımızda, zamanın kendi üzerine kapanan yapısını görür gibi oluyorum!

*

Dün birkaç tane haiku alıştırmam oldu. Biraz uzunlar normal haiku şiiriyle kıyaslayınca ama olsun ben de acemiyim zaten 🙂

Sığırcıklar enerjik ahenkli
İnsanlar, yorgun telaşlı
gece sessiz
rüya eşsiz

*

Gece ortasından kaldı
kalkıp yazamadım

*

Devamını oku “Zaman olgusu ve Haiku Denemeleri” →

Zamanın Oku

Zamanın oku hep ileri doğru gider diye lineer ve bilimsel bir çıkarımla büyüdük fakat bu bana hiç de makul gelmiyor;üstelik son derece sade biçimde bunun tersini çıkarsayabiliyorum.
Şöyle ki;
Şimdi, benim atalarım kimlerdir? Anne babamdan geriye doğru, örneğin Oğuzlara, ya da Lemurya’ya kadar geri gidebilir ve her birine benim atam diyebilirim. Diğer taraftan ben dedemin ya da Oğuzların ve bütün varlıkları  tüm deneyimlerinin sonucunun ortaya konduğu bir genetik UÇ değil miyim? Öyleyse ben onların bizatihi atası oluyorum!
Bu fikri ilk kez Laniekea’daki Hawaili şaman Koa dile getirmişti, ben de oradan öğrendim 🙂
Yeri gelmişken şu bilgiyi de paylaşayım; burada anlatıldığına bakarak MAYAlar bizim atamız mı? Yoksa onlar ataları olarak bizden mi bahsediyorlar?
(Alıntı foto, Tanrıların Büyücüleri kitabından)
*

Devamını oku “Zamanın Oku” →