|
|
Öndeyiş, s. 7-11
Masallar, mitler, halk hikâyeleri, ortak (kolektif) bilinçdışının ürünleridir; ait olduğu topluluğun bireye sunduğu, binyıllar boyunca yaşanagelmiş, sınanmış zihin modellerini sahnelerler. Bireysel-psikolojik düzlemde rüyalarla benzerlikleri vardır. Rüyaların temel dokusu birincil düşünce süreçlerine indirgenebilir. Bu ortak ürünlerde ise, bilinçdışı dinamiklerin oluşumunu belirleyen birincil düşünce süreçleri, dış gerçekliği gözeten ikincil düşünce süreçleriyle bağlantı içinde işlenmiştir. Yani iç ve dış gerçekliklerin birbirini “doğrulayan” biraradalıkları söz konusudur. Özellikle mitler, insan ruhunun yaratıcı eylemlerle yaptığı sıçramaları, nesiller boyunca canlılığını koruyan, ileriye açık kazanımlar şeklinde yansıtmaktadır. Bu ortak ürünler, insan bilincinin gelişim öyküsünü ve bu zorlu süreç içindeki korku, kaygı, umut, coşku gibi yaşantılarını aynalar. Gerek birey ve gerek kültür olarak insanı anlamak, mitlerin müziğine kulak vermekten geçer. Yaratılış ve kahramanlık mitleri, evrenin ve insanın oluşum sürecinin, insan ruhunun eylemlerinin yansısıdır. Savaşçının el kitabı-2/devam-Öncesi için: Tıklayınız
Hazırlayan: Hanife Altuntaş Kendimiz ve çevreDüşünce, duygular ve bu doğrultuda sesli ya da sessiz olarak yayınladığımız frekans, bedenimizi ve onun içinde yaşadığı ortamı oluşturuyor. İlk söylediğimiz yıllarda oldukça uçuk geliyordu ama sanırım artık anlaşılabilir bi şey oldu. Yine de bu olguyu zihnen olumlamış birçok insanın günlük yaşam realitesinde bu bilgiyi hiç duymamış gibi adeta trans halindeymiş gibi davranmakta olduklarını gözlemliyorum. Muhtemelen bana da oluyordur zaman zaman (her zaman değil, çoğu kez dedektif iş başında). Az önce beş sene öncesinde kendi uyguladığım bir pratiğe rastladım Google’da bişey ararken, vardır bir hikmet diyerek burayailiştiriyorum: Kendinizi anlamak istiyor musunuz?26/11/2005 · Bir prova alır mıydınız…(damat fısıltılı bir sinirle kendini sahneye atar.gelin derdini anlatmak istercesine onu takip eder)Ne demek ya ? Gelin: Aydıncım evet hayatımı sonsuza dek seninle ve tek eşli geçirmek istiyorum fakat bunu yapamıycam..? (izleyicileri mahcup birbakışla selamlayarak-el sallayıp şirinliği abartabilir) (kararlı)bunu yapamıycam. Damat:(Derin nefes alıp yerinde huzursuz birkaç devinimden sonra) Nurancım, canım bana bir daha söyler misin neyi yapamayacaksın ?burada insanlar da duysun. Gelin:Sakin değilsin ama sen. Damat: yook… yookk çok sakinim(sahte bir cesaret verircesine) hadi hayatım (derin nefes alıp huzursuz devinime devam ederek) Gelin: Peki. (izleyicilere yine mahcup bir yarım bakışla) sahne fobisi olmalı. Damat: (neredeyse çıldırarak) duydunuz mu? Sahne fobisi diyor üstelik bir tiyatrocu . Kan Kusuyor Öfkemkan kusuyor öfke istanbul gecelerinde karnaval havası çok mu uzak? öfkem kan kustu bu akşam kan kustu öfkem sanadır ben sende(n) gitmeyi unuttum. |